ALLAH dostlarindan inciler..Hikmet esintileri..

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Oruç tutmakta bağnaz olma

Ey oğul!
Oruç tutmak yılda bir ay olan bir ibadettir, yılda bir ay olan kulluğu dahi eksiklikle geçiren gayet namert olur, akıllı olan namert olmayı kendine reva görmez
Oruç tutmakta bağnaz olma Yani şehrin kadısı, hatibi ve bütün güvenilir kişileri ne zaman oruç tutarlarsa, sen de o zaman tut; onlar ne zaman yerse sen de ye, cahillere uyma Bilmiş ol ki, Yüce ALLAH'ın senin açlığına, tokluğuna ihtiyacı yoktur Orucun gayesi, kulun ağzını ALLAH'ın mühürlemesidir Bu mührü bütün bedenine vurmalısın Yalnız ağzına mühür vurunca, diline, gözüne, ayağına, eteğine de vurmalısın ki oruç senden razı olsun Oruç tutmanın faydası odur ki, sabahleyin yiyeceğini bir yoksula veresin, tâ ki açlık zahmetini çekmenin sana faydası dokunsun

Kabusnâme


 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Şahsiyetini kendi gayretinle elde et..

Ey oğul!
Şahsiyetini ananın babanın verdiği adla değil de, kendi gayretinle kazanmaya çalış Çünkü anan ve baban sana bir ad verdi: Ya Ahmet, ya Mahmut, ya falan, ya da filan Oysa senin kazandığın ad, ya bilgin, ya bilge, ya üstat, ya öğretici, ya da becerikli olacaktır
Böyle olunca, öteki adın, babanın ve ananın yanında makbul olduğunun alametidir, bu sonraki adlar da halk arasında makbul olduğunun nişanıdır


Kabusnâme

 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Tatlı dille konuş
Ey oğul!
Tatlı dille konuşmayı alışkanlık haline getir Nitekim demişler: "Her kimin dili tatlı olursa, dostları çok olur" Ne kadar tatlı söylersen söyle, sözün yerini bilmedikçe söyleme Çünkü yerinde söylenmeyen söz tatlı ve güzel de olsa acı ve çirkin görünür Seni sıkıntıya sokacak sözü söyleme.. Bu durumda susmak daha iyidir Halka güzel sözler söyle ki, güzel cevaplar işitesin




Kabusnâme


 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Kimsenin üzüntüsüne sevinme


Ey oğul!
Kimsenin üzüntüsüne sevinme, böylece kimse de senin üzüntüne sevinmez
Senden aşağı olanlara zulmetme, adalet göster, böylece sen de, senden büyük olanlardan zulüm görmezsin, adalet bulursun



Kabusnâme








 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Çorak yere tohum ekme


Ey oğul!

Çorak yere tohum ekme ve ağaç dikme, çünkü ürün vermez Yani nankör kişiye iyilik etme
Çorak yerde tohum nasıl boşa giderse, nankör kişiye yapılan iyilik de öyle boşa gider Fakat iyiliği, lâyık olandan esirgeme
Elinden iyilik etmek gelmezse, bari halkı iyiliğe yönelt.. Demişlerdir ki, "eddâllü ale'l-hayri kefâilihî", yani "Bir kişi bir kişiyi hayra yönlendirirse, o hayrı işlemiş gibi olur"

Kabusnâme



 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Konuşursan doğru konuş..

Doğruluk keramettir.Yalan aşağılıktır.Kurtuluş doğruluktadır.Yalancı ve hileci şeytandır.Lâkin görünüşte insandır.Yalan söyleyen kimseden hayır umulmaz.Boş laflar ve şakalar zarara yol açar;ömrü boşa gecirmektir.Gıybet ve koğuculuktan sakın ki,bunlar insanı halktan ve Haktan uzak ederler..

Erzurumlu ibrahim hakki Hz KS
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Cimri ve korkakla istişare etme..

Meşveret sana rahattır.İstişare rahmettir.Cimri ve korkakla istişare etme.İyi insan güzel hareketleri kendi üzerine borç bilir ve bunları yerine getirir.Başa kakıcı alçak insanlar ise geçmişte yaptıkları iyilikleri halk üzerinde bir borç bilip almaya çalışırlar.Mü'min,insanların eziyetlerine katlanır,ondan ise kimse incinmez.

Erzurumlu ibrahim hakki Hz KS
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Ahmed Er-Rufai Hazretlerinden Tavsiyeler




İlminin fazla, amelinin çok olması ile gurura kapılan kimse, marifet sahibi değildir. Çünkü şeytan da pek fazla bilgiye sahipti. mantık yürütmek suretiyle, ateşin topraktan daha hayırlı olduğunu iddia etti. Halbuki meleklere hocalık yapıyordu. Sonunda kendi nefsinin üstün olduğunu söyleyip kibirlendi. Böylece Allahü tealanın gadabına uğradı ve lanete müstehak oldu.Ebedi olarak rahmet dergahından kovuldu.


Ey oğlum! Sakın! Çok sakın! iyi ibadetlerine, yüksek ilmine aldanma. Çünkü Bel´am-ı Baura ve Bersisa en çok ibadet edenlerdendirler. Fakat sonunda, nefs ve şeytana uyarak dünyaya bağlandılar. Ahiretlerini ziyan ettiler. Rezil rüsva oldular.


Ey oğlum! Kalbinde ufak bir leke görürsen, oruç tut. Gitmezse, az konuşmaya bak. Gitmezse, günahlardan şiddetle kaç. Yine gitmezse, her hali iyi bilen Allahü tealaya yalvarmaya, sızlanmaya başla.


Bilgisizlik ölümdür. Allahü teala ilim verdikçe canlanmaya başlar. Her bilgi bir vebaldir. Bu vebalden kurtulmak amel etmekle mümkün olur. Her amel fayda vermez. Fayda vermesi Allahü teala için yapılmaya bağlıdır. İhlas elde edilmedikçe, kurtuluşa erilmez.


Salih müslümanlar, Allahü tealanın hükmüne boyun eğerler, gelen şiddet ve belalara sabrederler, aza kanaat ederler. Allahü tealadan başkasından korkmazlar ve kimseden bir şey beklemezler. Ancak Allahü tealadan isterler. İnsana, yüksek makamları veren, aşağı düşüren aziz ve zelil edenin Allahü teala olduğunu bilirler.


Salih müslümanlar, Peygamber efendimizin sünnet-i şerifine tam uyarlar. Onların korkusu, son nefes içindir. Onlar, az konuşurlar. Öfkelerini tutarlar, şehvetlerini yenerler. Nefislerinin arzularını yapmazlar. Allahü tealayı unutturacak bütün engelleri ortadan kaldırarak. hep o´nunla beraber olmaya bakarlar. Böylece nefislerini alçaltıp, ruhlarını yükseltirler.


Nefse, Allahü tealanın kaza ve kaderine rıza göstermek kadar zor gelen bir şey yoktur. çünkü, kadere razı olmak, Allahü tealanın hükmüne boyun eğmek, nefsin isteklerine zıttır. Nefs bunları istemez. Saadete kavuşmak, nefsin rızasını terk edip, Allahü tealanın rızasına koşmakla mümkündür. Saadete kavuşanlara müjdeler olsun.

 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
kıyamcicek.jpg

Bize doğru yolu gösteren, bizi kötülüklerden alıkoyan namaz, beş vakitte kılınır. Halbuki âşıklar, daima namazdadırlar! O gönüllerindeki aşk, başlarındaki ilahi sevgi, ne beş vakitle yatışır, ne de beş yüz bin vakitle geçer gider! “Beni az ziyaret et!” sözü, âşıklara göre değildir. Gerçek âşıkların canları pek susuzdur! “Beni az ziyaret et!” sözü balıklara uyar mı? Onların canları, deniz olmadıkça yaşayabilir mi? Bu denizin suyu pek korkunçtur; ama balıkların mahmurluğuna göre bir yudumcuktur! Bir an için ayrı düşmek, aşığa bin sene gibi gelir.”
Mevlana Hazretleri (K.S),
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Ahmed ziyauddin gümüşhanevi rahmetullahi aleyh müridlerine bir sohbetinde şöyle der;

“Allah, insana kocaman bir vücud, ufacık bir ağız vermiştir İnsanların bütün organları üretici, bir tek ağzı tüketicidir.
Her Müslüman, her müridan vücudu kadar düşünüp, ağzı kadar tüketse herkesin geliri giderinden fazla olur, dünyada fakir kalmaz Yine insanlar, vücudu kadar düşünüp, ağzı kadar konuşsa her hareketleri akıl ve şuurla olacağından o insan başarılı olur.

Oysa insanların çoğu, ağzı kadar bile üretmiyor ama vücudunun iki üç katı kadar tüketiyor Bu nedenle “az yemek, az uyumak ve az konuşmak prensiplerine bağlı kalmalıyız”
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Hasan basri hazretlerinin müritleri şikayet ettiler;

"Yâ Şeyh! dediler Şeytandan gayet incindik Hep bizi yaramaz işlere kışkırtıyor
Elinize geçen dünyayı sıkı tutun, size lazım olacak diyor ve bizi hayırdan men ediyor"

Hazreti şeyh, gülümsedi:
Şimdi iblis burada idi, o da sizden şikayet etti Dedi ki:
"Şu adem oğullarına nasihat eyle de, benim hakıma tamah etmesinler Kendi haklarına razı olsunlar
Ne zaman ki, Hak Teâlâ beni huzurundan kovdu, dünya ve cehennemi bana mülk eyledi
Cenneti ve kanaatı onlara verdi Şimdi, bunlar kendi haklarını bıraktılar, benim mülküme tamah ediyorlar

Ben de, onların imanlarını almayınca dünyayı kendilerine vermiyorum"

Müridleri, başlarını önlerine eğerek huzurundan çıktılar
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Diger elin de acik olsaydi

Ebu Suleyman Darani hazretleri anlatiyor :

Bir gece mescidde bulunuyordum, soguk canima tak etmis, bende rahatlik diye bir sey kalmamisti Dua edecegim zaman elimin birini koynuma soktum, öbürünü semaya dogru actim Bu el yoluyla bana muazzam bir rahatlik ulasti Uyudugumda hafiften ses geldi:

- Ey Ebu suleyman ! Su semaya acilan ele nasibini verdim, öbürünü de semaya kaldirsaydi onun da kismetini verirdik, dedi

Ebu Suleyman
- Iste bunun üzerine, ister soguk, ister sicak olsun, bir daha elimi havaya kaldirmadan asla dua etmeyecegim, diye and ictim, diyor ve ekliyor :

- Tenzih ve takdir ederim O Allah'i ki, bir nasip ve murad talebinde bulunmadan da O, kendi lütfunu bize ihsan etmistir !
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.

Behlül Dânâ rahmetullahi aleyh hazretleri , bir mezarlıkta bulduğu üç kurukafayı zembiline koymuş ve para getirip :

-- Satıyorum , diye bağırmaya başlamış Satıyorum , alan var mı ?


Meraklılar başına toplanıp fiyatını sormuşlar :

-- Birincisi parasız , ikincisi ise sudan ucuzdur , demiş Ama üçüncüsünü hiç sormayın O , ağırlığınca paradır

Sebebini merak etmişler Behlül hazretleri :

-- Bu gördüğünüz " Taşkafa " dır demiş , nasihata bile yanaşmazdı O yüzden beş para etmez

İkincisi de " Boşkafa " dır , nasîhat istemesine rağmen onları tutmazdı ; üç-beş kuruş verenin elinde kalır

Üçüncüsü ise " Hoşkafa " dır ki , buna " Kâmil kafa " da diyebiliriz Hem ameli , hem de ihlâsı vardı ; hedefi ise Allah rızâsıydı O yüzden kurusu bile Altın değerindedir " demiş
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



Hak Yolunda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil.

Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil.

Nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil!

Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma.

Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar.

Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var.

Şükret! istediğini elde edince şükretmek kolaydır.

Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.

Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir.

Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir.

Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder.

Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir...

Şemsi Tebrizi Hz.
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
“Dikkat ediniz! Kişi güneşe yüzünü döndü mü, gölgesi arkasında kalır
Artık o nereye giderse gitsin, gölgesi hep peşinden gelir

Lakin kişi güneşe arkasını dönerse gölgesi hep önünde kalır
Ne kadar uğraşsa da gölgesini yakalayamaz
İste bunun gibi, insan,

Allah'a yüzünü dönerse, mal-mülk, aile ve çoluk çocuğu aynı gölgesi gibi onun peşinden koşar

Fakat kişi Allah'a arkasını dönerse o kişi mal ve iyalim peşinden ne kadar koşarsa koşsun,
gölgesini tutamayacağı gibi onlara nail de olamaz”



Abdullah Gürbüz Kuddise sirruh
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Bir buluttan bir damla yağmur düştü.Bu damla denizin genişliğini görünce utandı:
” Şu deniz denilen yerde ben kim oluyorum? Eğer deniz buysa gerçekten ben hiçim dedi.

Damlakendisini hor görünce sedefin biri onu koynuna alıp seve seve besledi.
Felek de onun işini öyle düzgün yürüttü ki nihayet padişahlara yaraşan namlı bir inci oldu.
Hasılı bu yüceliği kurumsuz olmakla buldu; Yokluk kapısını çaldığı için var oldu.


(Şeyh Sadi-i Şirazi’nin Gülistan’ından)
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Madem ben de bu vatanın bir evlâdıyım, bu vatanın saadetine hizmet etmek benim için farzdır. ” (105)

emirdağ lahikası





BEDİÜZZAMAN
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Kurtulus dogruluktadir

Ey aziz!
Konusursan dogru konus. Dogruluk keramettir. Yalan asagiliktir. Kurtulus dogruluktadir. Yalanci ve hileci seytandir. Lâkin görünüste insandir. Yalan söyleyen kimseden hayir umulmaz.
Bos laflar ve sakalar zarara yol açar; ömrü bosa geçirmektir. Giybet ve koguculuktan sakin ki, bunlar insani halktan ve Haktan uzak ederler.


Erzurumlu ibrahim hakki hazretleri
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Hakkın karşına çıkardığı değişimleredirenmek yerine
teslim ol
Bırak hayat sana rağmen değil
seninle beraber aksın
“düzenim bozulur
hayatım alt üst olur”
diye endişe etme Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden iyi olmayacağını??

~ Tebrizli Şems ~
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Nefsinin Arzularını Kurban Et


Hasan-ı Basrî (k.s) şöyle demiştir:

"Minâ'da kurban kesen bir mümin, eğer nefsinin bütün arzularını boğazlamazsa
kurban kesmiş olmaz"
 
Üst