ALLAH dostlarindan inciler..Hikmet esintileri..

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



''Kör cehalet çirkefleştirir insanları !
Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek bir cevabım var.
Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım 'adam' mı diye''

Hz.Mevlana
 

Kul ihlas sahibi olmayınca hakikata eremez.

Çünki beşeri sıfatlar ancak zati tecelli ile sana erer.

Cehaletin ortadan kalkması Allah-ü teâlanın zatına karşı irfan sahibi olmakla olur.

Buda tahsille elde edilmez.

Allah-ü teâla vasıtasız öğretir.

Tıpkı hızır nebiye olduğu gibi.

Kendi katından ilim verir,oda verdiği o duygu ile arif olur ve ihsanlada ibadet eder.


Abdülkadir-i Geylâni
 


Gaflet ağacı cehalet suyu ile büyür.

Uyanıklık ve marifet ağacı fikir ve tefekkürle büyür.

Tevbe ağacı nedamet pişmanlıkla büyür.

Muhabbetullah ağacı ise takdir-i ilahiyeye gönül rızasıyla teslimiyyetle büyür.

Abdülkadir-i Geylani
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.


İ'lem eyyühe'1-azîz!

Bizler uzun bir seferdeyiz. Buradan kabre, kabirden haşre, haşirden ebed memleketine gitmek üzereyiz. O yollarda zulümatı dağıtacak bir nur ve bir erzak lazımdır. Güvendiğimiz akıl ve ilimden ümit yok. Ancak Kur'ân'ın güneşinden, Rahmanın hazinesinden tedarik edilebilir.

Bediüzzaman Said Nursî
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



Mü'min yumuşak olur


Mü'min uysal ve yumuşak olur, emin ve güvenilir olur. İlim, yumuşak huyun esasıdır. İlmin başı rıfk ve bilimdir. Bereket rıfk iledir. Hilmin başı kızgınlığını yenmek ve tahammüldür.
Hikmetin başı insanlarla iyi geçinmektir. İnsanın rıfk ve cömertliği düşmanına kendini sevdirir. Hilmin zekâtı güzel idaredir. İlmin zekâtı zeki insanlara öğretmektir.
İlmin süsü hilim ve rızadır. Hilmin süsü eziyete katlanmaktır. Kudretin süsü insaf ve adalettir. Nimetin süsü akraba ziyaretine gitmektir.

İbrahim Hakkı Hazretieri
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.


Laf taşıyan nasıl çalışır?


Boşboğaz ve aşağılık birçok kişiler vardır ki söz taşımak için hızlı hızlı solurlar, koşarlar...
Ta ki bir an önce başkalarına yetiştirmek için oturamaz ve yeni getirdiği dedikodu haberini söylemedikçe duramaz.
Nefsine iki nefeslik bir zaman bile sahip olup, hiç olmazsa o meselenin açılmasını beklemeye de sabredemez.
Dağarcığında her ne varsa hemen boşaltıverir. Heybesinin hemen başını aşağı getiriverir.
Ne duyduysa tamı tamına nakleder; hatta birazını da kendi kesesinden uydurur.
Laf taşıyıcı, bir sirke tulumuna benzer ki söz taşımazsa çatlar gider.
Gammaz, bedava gönüllü olarak kedere bulaşmıştır, başkasında gördüğü bir dert ile ortak olmuştur.
Başkalarının sıkıntısından o zevk alır. Kimde bir keder görse kendisi sevinir.
Dili bir kurşun; haşin ağzı da bir tüfek... Bir nefeste savaş kıvılcımları koparır.
Onu ateşlemeye başladığı zaman, birini de bozgunculuk için saklar.
Anlatacaklarını bitirdiği zaman artık duramaz ve hızla oradan da ayrılır.
Bu sefer canını başka bir meclise atar, her ne yapıldıysa orada da satar.
Böyle böyle laf taşıyarak akşama kadar bütün şehri baştan sona dolaşır.
Onun huyu, âdeti ve işi budur. Gece gündüz biricik düşüncesi budur.
O soysuz, böyle halkın arasına düşmanlık bırakır ve o huyu; evladı ve neslinde de fasılasız devanı eder.
Böylece iki topluluk sıkıntı ve üzüntüleri hedef olur. Artık aralarında sulh bile olsa işin tadı kaçmıştır.
Onun yaptığı bozgunculuk dillere düşer ve bu arada kendisi de satılır gider.
Onun ahiretteki tek işi inleyiş ve çığlıktır. Çünki Allah "Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha şiddetlidir" buyurdu. Nice eşekler, nice haber ve hadiseler için ağızlarını ve kulaklarını bunlara vakfetmişlerdir.
Sakın böylesi kötülüklere bulaşmayasın ki iki cihanda rahat olasın!


Nabi
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
:

Dünya bir seraptır

Ey oğul!
Bu dünya imtihan yeridir. Onun yüzü yaldızla ve çeşitli yüzlerle süslenmiştir. Sureti nakışlıdır. Çirkin bir kadın gibi kaşı çekilmiş, yanakları boyanmış. İlk bakışta tatlı gelir, göze tazelik ve canlılık hayali verir; lâkin gerçekte o üzerine koku sürülmüş cifeye benzer.
Sineklerin ve kurtların içine dolduğu bir çöplük gibidir. Su gibi görünür, o bir seraptır, Şeker suretinde zehirdir. İçi harap ve çok kötüdür. Bu süsü ve hayasızlığı ile söylenenlerin ve anlatılanların hepsinden şerlidir.
Onun aşıkı sefih ve büyülüdür. Fitneye düşmüş, çıldırmış ve aldatılmıştır. Kim onun görünüşüne aldanırsa ebedi kayıp zehiri ile zehirlenmiştir. Kim onun tazeliğine ve tadına bakarsa sonsuzluğa kadar pişmanlık duyar.
Resul-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Dünya ve âhiret iki kuma gibidir; birini razı etsen, diğeri darılır."

İmam Rabbani
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
N



Nefis putunu kır


Putların anası, bir put olan nefsinizdir; çünkü put yılandır; nefis putuysa ejderhâ.
Nefis demirle taş gibidir; put o çakmaktaşından sıçrayan kıvılcımdır; o kıvılcım suyla söner gider.
Fakat çakmaktaşıyla demir, ne vakit suyla söner? İnsanoğlu, bu ikisi, kendisiyle oldukça nasıl esenliğe ulaşır?
Put, testide gizli duran kara sudur; nefsi ise, bu kara suya kaynak bil.
O yontulmuş put, kara sele benzer; put yonan nefisse anayoldaki kaynaktır.
Bir parçası yüzlerce testiyi kırar, ama kaynağın suyu durmadan dinlenmeden coşar kaynar.
Put kırmak kolaydır, pek kolay; fakat nefsi kırıp geçirmeyi kolay görmek bilgisizliktir, bilgisizlik.

Hazret-i Mevlânâ'
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
N

Ne zaman haya varsa, iman da var


Ey ciğerköşem!
Birkaç iyi iş vardır, kişi onları âdet edinip sürdürürse, hem insanların katında, hem de Allah katında itibar görür: İlim, edep, tevazu, zâhitlik, doğruluk, sözde ve fiilde dini temiz tutma, namusluluk; halkı incitmemek, halkın güçlüğünü götürmek. Bunların hepsinin sermayesi hayadır. Nitekim Peygamberimiz buyurur: "El-hayâü mi-ne'1-iman", "Ne zaman haya varsa iman da var." Ne zaman iman var, o iyi işlerin hepsi de olur.

Kabusname
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Ş



Şu kadınla da hayatını kur

Ey oğul
Kadınların bir kısmı da sevimli ve merhametlidir. Bereketli ve feyizlidir. Soylu çocuk doğurur.
Kendisine her zaman güvenilir. Komşuları arasında itibarlıdır.
Aile sırlarım korur, kimsenin yanında açmaz.
Cömerttir, eli açıktır. Bağırıp çağırmaz, alçak sesle konuşur.
Evi ter temizdir. Çocukları çiçek gibi, gönül alıcıdır. Hayrı süreklidir. Kocası da o nisbette yumuşak huyludur.
Namus onun şiarı, terbiye değişmez vasfıdır.

İmam-ı Gazâlî'
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
,


Peygamberimize salavat getir


Ey oğul!
Kıyamet günü Arşın gölgesinde oturup mahşerin dehşetinden emin olmak istersen, Peygamberimize salavat getirmeye devam et.
Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
"Yâ Ebâ Hüreyre! Mahşerde Arşın gölgesinde benimle beraber bulunup musafaha etmek istersen, bana günde yüz defa salavat getir. Mahşerde benim havuzumdan içmek istersen, mü'min kardeşinle üç günden fazla küsülü durma. Şarap içenden ve haram yiyenden kendini uzak tut."

Ebû Hüreyre'
 

Ehli imân meclisinde aradım kıldım taleb.

Her hüner makbûl ise de illâ edeb illâ edeb.

Edebin manası: Hakka karşı ve halk arasında had ve nisbet ve münasebetini bilmektir.
Edebin menşei: Kendisindeki acz ve fakr, naks ve kusura intikaldir.

Mârifetullahta edeb: Bu edebe riâyet, gafletin terki ile olabilir. Tenkid ve tereddüd ve hırs,edebi ve fıtri ahvâli bozar. Mâna ışık ve nur gizlenir. Mânevi gözle görülecek nuru, maddi gözle görmeğe çalışmak ve ondan istemek gaflet veya hırstır.Veya nazarı maddidir. Hırs girerse sebeb olur o nur gizlenir. Ehli tabiatın yolu budur.

[SUP]Hulûsi Yahyagil[/SUP]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
B
407548_10150609984893887_76302888886_9040220_982216951_n.jpg
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.




Şu iki şey hâriç dünyâda safâ kalmadı:

1. Kardeşlerle karşılaşmak ve onlarla sohbet etmek,

2. Teheccüd namazına kalkmak ve o feyizli vakitte doya doya zikir ve Kur’ân ile meşgûl olmak.

Malik Bin Dinar -kuddise sirruh- (v. 748)​
 

HAYAL ET

Well-known member
BENDE KASTAMONU'NUN YÜZLERCE EVLİYALARINDAN BİRTANESİNİN ŞEYH ŞABAN-I VELİ HAZRETLERİNDEN BİR PARÇA SUNAYIM;

Pir Şaban-ı Velî Hazretleri

Hz. Pir hakkında pek çok kitaplar yazılmıştır. Duyulmasını istemediği hâl ve keramatı, birçok kişi tarafından zahir olmuştur. Bunlardan biri, şöyle anlatılır :
Kastamonu'ya varınca bir dergâh açmış, halktan birisi gelip
-Sen ne iş görürsün, demiş?

Pir Şaban-ı Velî Hazretleri:

-Kalp kalaylarım, diye buyurmuş.

Vatandaş, onu kap kalaylarım diye anlamış ve evine gidip bir çuval bakır kap getirerek:

-Şunları kalaylayıver, demiş.

Pir Şaban-ı Velî Hazretleri:

-Biz kalp dedik, ama sen kap anlamışsın. Neyse zahmet etmişsin, getirmişsin. O işi de görüverelim. Yarın gel, al demiş. Ertesi günü çuvalın ağzı bile açılmadığı halde çuvalın içindeki kapların pırıl pırıl olduğu görülmüş.

Allah'ın âşık ve sâdık gönül dostlarından biri olan Pir Şaban-ı Velî Hazretleri (k.s.) hakkında gerek halifeleri gerek dervişleri arasında yıllarca pek çok methiyeler söylenmiş ve yazılmıştır.
Seher vaktinin yeliyiz
Sırr-ı hakikat diliyiz
Mecnûn'a Leyla eliyiz
Biz Şa'bânî bülbülüyüz
Vahdet bağının gülüyüz

Bize gelen irfan olur
Hayvan iken insân olur
Sırr-ı cana canan olur
Biz Şa'bânî bülbülüyüz
Vahdet bağının gülüyüz

Yaktık aşka can u teni
Komadık dilde gümânı
Hakk'tır bugün dil mihmânı
Biz Şa'bânî bülbülüyüz
Vahdet bağının gülüyüz

Varlığımız yoktur bizim
Meydânımız pâkdır bizim
Didârımız Hakk'tır bizim
Biz Şa'bânî bülbülüyüz
Vahdet bağının gülüyüz

Şerîatsız yol değiliz
Ma'rifetsiz kul değiliz
Hakîkatden dür değiliz
Biz Şa'bânî bülbülüyüz
Vahdet bağının gülüyüz

Kırklarla halvete girdik
Yedilerle sohbet ettik
Üçlerle birliğe yettik
Biz Şa'bânî bülbülüyüz
Vahdet bağının gülüyüz

Halveti'dir şöhretimiz
Vahdet kıldık kesretimiz
Mahviyettir maksadımız
Biz Şa'bânî bülbülüyüz
Vahdet bağının gülüyüz

Döneriz biz yane yane
Aşk meyine kane kane
Mestlikte erdik bu deme
Biz Şa' bânî bülbülüyüz
Vahdet bağının gülüyüz

Sanmasınlar biz mülhidiz
Hem müminiz hem müslimiz
Mucid değil muvahhidiz
Biz Şa'bânî bülbülüyüz
Vahdet bağının gülüyüz

Pîrimizdir Şeyh-i Şa'bân
Erkânıdır mağz-ı Kur'ân
Yolunda canımız kurbân
Biz Şa'bânî bülbülüyüz
Vahdet bağının gülüyüz

Sayılmayız parmak ile
Tükenmeyiz kırmak ile
Bir acayip dilhanemiz
Biz Şa'bânî bülbülüyüz
Vahdet bağının gülüyüz

Derviş Sâdık harabattır
Özü Hakk'a müstağraktır
Zikri fikri zât-ı Hakk'tır
Biz Şa'bânî bülbülüyüz
Vahdet bağının gülüyüz

eş Şeyh Sâdık
el Halveti eş Şa'bânî
Büyük edebiyatçılarımızdan Süleyman Nazif, Hz. Pir için :
"Huzûr-ı Pîr'e yüz sür i'tilâ isterse vicdanın" diyerek övgüde bulunmuştur.

Bugün Hz. Pir'in külliyesi, çok müzeyyen ve bakımlıdır. On iki ay uzaktan yakından ziyaretçisi eksik olmaz. Külliyenin cami, faal bir durumda olup beş vakit namaz kılınmaktadır. Caminin içinde iki tane halvet vardır. Birincisi, kapıdan girince soldadır ve bu halvete "Kanlı halvet" ismi verilir. Bu ismin veriliş sebebi bu yolun büyükleri tarafından şöyle izah edilmiştir:

Yetişen halifeler, bu halvete girerler. Girmeden önce camin görevlilerine cenaze kaldırmak için bir miktar para verirler. Sonra kanlı halvete girerler. Kanlı halvetteki dervişlerin vücudundan hatta tüylerinin dibinden kan çıkarmış.
Kanlı halvetten sağ çıkanlar, gerçek mürşid-i kâmillerdir. Çıkamayanlar olur ise, görevlilere verdikleri para dervişin cenaze masraflarında kullanılırmış.
gvİkinci halvet, cami'ye girince sağdaki taraftadır. Orası Hz. Pîr'in kendi, halvetidir. Bugün bu halvetin kapısı üzerinde bulunan levhada Hz. Pîr'in şu sözü yazılıdır:

Âşıkânın Kâ'be'sidir bu makam
Kim ki nakıs gelse bunda olur tamâm
Hz. Pir'in "halvet" hakkında şu hikâyeyi anlattığı rivayet edilir:

Bir gün Hz. Pir'e sorarlar:

-Bu bir bardak şerbet ve bir yufka size yetiyor mu, dediklerin de Hz. Pir:

-Farelerle beraber idare ediyoruz, buyurur.

Cami-i şerifin ikinci ve üçüncü katında dervişlerin çok sayıda halvethaneleri mevcut olup halen ziyaret edilmektedir.
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Haramı terk etmek vâcibdir.
Şüphelileri terk etmek sünnettir.
Buna takvâ denir.
Zühd, helâlin azıyla kanâat etmektir.
Verâ, mübahları ihtiyaç mikdârı kullanmaktır.
Bu zâhire âit zühddür.
Bir de mânevî zühd vardır.
O ise dünyâ sevgisini terk etmek, gönlü dünyâ sevgisinden temizlemek
ve âhiret ile meşgûl olmaktır.

(Hz. Sâfiyüddîn-i Erdebîlî Kuddise-i Sirrühû)
 

HAYAL ET

Well-known member
Gel, cana can ver, imâna imân, Gel vuslatı hasretinden güç olan..
Dillerde senin adın. gönüllerde sen...
Umutsuzlara umut, çaresizlere çare sen.. Her yüzde sen, her yönde sen.
Ey köpük köpük aşk olup coşan
Ey semâ semâ dökülen, taşan..
Gel.. Ölümsüzlük tahtından haber ver bize..
Bizi bizden al götür, O Mesnevi ummanına. O İlâhî aşk kervanına.
Ey yılları yıllara ulayıp aşan,
Ey nesillerden nesillere ulaşan..
Doyumsuz sevgine doymuyor ihvan.. Sulha, sükûna susamış cihan..
Yetiş imdada aman ey büyük dost.. Ey koca Sultan. Bir kerre değil asla, bin kerre gel. Yine de gel, yine de gel, yine gel.
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
Hz. Ömer (r.a.) Nasihatler


1. Sana kötülük yapan kimseyi ona iyilik yaparak cezâlandır.

2. Hakîkatı anlayana kadar din kardeşinin davranışını iyiye yor.

3. Müslüman kardeşinin ağzından çıkan bir lakırdıyı iyiye yor mümkün oldukça kötüye yorma.

4. Kendini töhmet altında bırakacak işlere mübâşeret eden, kendisi hakkında kötü düşünenleri kınamasın.

5. Sırrını gizleyen murâdına erer.

6. Sâdık arkadaşlar edin, gölgelerinde yaşarsın. Çünkü sâdık dostlar, huzurlu anlarda süs, sıkıntılı demlerde silahtır.

7. Seni ölüme götürse de doğruluktan ayrılma.

8. Seni ilgilendirmeyen işe karışma.

9. Henüz vukû’ bulmamış şeylerden sorma.

10. İhtiyâcını, onu gidermeni istemeyenlere iletme.

11. Yalan yere yemîni hafîfe alma, Allah seni helâk eder.

12. Kötülüklerini öğrenmek düşüncesiyle de olsa fâcirlerle arkadaş olma.

13. Düşmanlarından uzak dur.

14. Güvenmediğin dostlarından sakın. Güvenilir kimse de Allah’tan korkandır.

15. Mezarlıklarda derin saygı içinde ol.

16. Tâat ânında kendini zavallı gör.

17. Günah işlemek istersen sonunu düşün.

18. Herhangi bir işinde, Allah’tan korkanlarla istişâre et. Zîrâ Allah: Meâlen “Allah’tan, kulları arasında yalnız âlimler korkar,” buyurur.

(Hayatü’s-Sahâbe )

 
Üst