Allah Rızasını Bilmenin Anahtarı: Vicdan

bizar

Well-known member
Allah Rızasını Bilmenin Anahtarı: Vicdan

Mümin, hayatının her aşamasında, karşısındaki alternatifler arasından Allah’ın rızasının en çoğunu seçmek durumundadır. Allah’ın rızasının en çok hangi alternatifte olduğunu tespit etmek için elinde olan en önemli değerlerden biri vicdanıdır.

Müminleri diğer insanlardan ayıran farklardan bir diğeri, müminlerin vicdanlarına, iman etmeyenlerin ise nefislerinin emrettiği kötülüklere tabi olmalarıdır. Dolayısıyla müminin doğal hali, vicdanı ile düşündüğü zamanki halidir.

Ama bu, nefsin müminin üzerinde etkisi olmadığı anlamına gelmez. Bir ayette bildirildiği üzere “gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir”. (Yusuf Suresi, 53) Bu nedenle nefs mümine de Allah’ın rızasına uygun olmayan alternatifleri emredecektir. İşte mümin, nefsin bu oyunlarından vicdanı ile kurtulur. Müminin bir seçim durumunda ilk düşünüp-yöneldiği, Allah’ın rızasının en çoğudur. Aksi takdirde nefs devreye girerek diğer alternatifleri süslü göstermeye, bazı “tevil”lerle (bahane tarzı açıklamalarla) bu alternatifleri meşrulaştırmaya çalışacaktır. Mümin, bu tevillere fırsat vermeden, vicdanının ona gösterdiği ilk ve kesin doğruyu uygulamalıdır.

Allah’ın Rızasına Uymak İnsanı Tüm Sıkıntı ve Zorluklardan Kurtarır

Din ahlakı, insanların üzerindeki tüm külfeti, kısıtlayıcı ve sınırlayıcı, insanlara zorluk getiren ağırlıkları kaldırır. İnsana düşen sadece sonsuz merhametli, şefkatli, bağışlayıcı, salih kulları için herşeyi hayırla yaratan, tüm gücün sahibi olan Allah’ın kendisi için belirlediği kadere teslim olmak, herşeyde sadece O’nun rızasını arayarak O’na yönelmek ve O’nun razı olacağı hayatı yaşamaktır. Allah, Kuran’da din ahlakının kolay olduğunu, bu ahlaka tabi olanların işlerini kolaylaştıracağını şöyle bildirmiştir:

“… O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir, güçlük yüklememiştir atanız İbrahim’in dini(nde olduğu gibi)...” (Hac Suresi, 78)

Hayatıyla tüm Müslümanlara güzel bir örnek olan Bedüizzaman Said Nursi insanın davranışlarında Allah’ın rızasını gözetmesinin önemini şu güzel sözüyle ifade etmiştir:

“Amelinizde rıza-yı İlâhî (Allah rızası) olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse (gerekirse), sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder. Onun için, bu hizmette, doğrudan doğruya, yalnız Cenâb-ı Hakk’ın rızasını esas maksat yapmak gerektir.”( Risale-i Nur Külliyatı, 21. Lema)
ilmi araştırma
 
Üst