Allah Teala Herkese, Ancak Gücü Yettiği Kadar Yükler

mihrimah

Talebe
155946202551811591536815112717046184180171.jpg

Biz Ehl-i Beyt dostları, Allah’ın adil olduğuna inandığımızdan, Allah Teala’nın insanları güçleri yetmediği şeylerden sorumlu tutmadığına inanıyoruz. Yani, Allah Teala herkesten kudret ve gücü oranında bir takım ödevler istemiş, kimseyi imkan ve yeteneğinden fazlasıyla görevlendirmemiştir. Yine inanıyoruz ki, Rahman ve Rahim olan Allah, herkese kendi eliyle kazandığını verir; hiç kimseyi başkasının suçuyla cezalandırmaz. Herkesin yaptığını kendisinden sorar ve halkı hükmünü açıklamadığı şeylerle kıyamet günü sorguya çekmez.

"Hiç bir günahkar diğerinin günahını yüklenmez." [1] "Kim bir zerre ağırlığında iyilik yapmışsa, onu görür. Kim de bir zerre ağırlığında kötülük yapmışsa onu görür." [2]İşte bu amaçla iman edenleri cennetle müjdelemeleri, inkarcıları ise cehennemle korkutmaları için peygamberler göndermiş, insanlar aralarında ayrılığa düştükleri şeyde hak üzere hükmetsinler ve doğru yolu bulsunlar diye, o peygamberlerle birlikte kitap ve ölçek de indirmiş ki, bunların gelişinden sonra insanların, yarın kıyamette "Bizi imana çağıran olmadı" diye Allah’a karşı bir hüccet ve özürleri olmasın. "Eğer onları ondan önce bir azaba uğratarak yok etseydik: "Rabbimiz! bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmazdan önce ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?" diyeceklerdi." [3] Kimseyi hakikati kabullenmeye zorlamadığı gibi, hakikati bulmak isteyenlerin karşısına zorluk da çıkarmamıştır. Seçim hakkını, gerçek yolu gösterdikten sonra herkesin kendine bırakmıştır. Dileyen şükredenlerden olup Allah’ın yolunu seçer, ya da nankörlük edenlerden olup şeytanın yolunu seçer.

"Biz ona (insana) yol gösterdik. İster şükreder, isterse de nankör olur." [4] Hz. İmam Cafer Sadık (a.s)’dan şöyle rivayet edilmiştir: "Allah’ın, kullarını günahlara zorladığına veya onları güçleri yetmediği şeylerle görevlendirdiğine inanan bir kimsenin kestiği etten yemeyin, şahitliğini kabul etmeyin, arkasında namaza durmayın ve ona zekâttan hiçbir şey vermeyin." [5] İbrahim bin Ebu Mahmut diyor: "Hz. İmam Rıza (a.s)’a: "Acaba Allah, kullarına güçleri yetmediği şeyleri teklif eder mi? (onlardan ister mi?)" diye sordum. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurdu: "Bunu nasıl yapar? Halbuki kendisi Kur’an’da: "Ve Rabbin asla kullara zulmedici değildir" [6] buyurmuştur." [7] İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yemin ederim o Allah’a ki, kullarına güçlerinin yettiği miktardan daha aşağı şeyleri teklif etmiştir. Güçleri daha fazla olduğu halde onlara, gece ve gündüzde ancak beş vakit namaz kılmayı, yılda sadece bir ay oruç tutmayı ve ömür boyu ancak bir defa hacca gitmeyi vacip kılmıştır."
[8]Zümer: 7
[2]- Zelzele: 7, 8
[3]- Tâhâ: 134
[4]- İnsan: 3
[5]- Vesail-uş Şia c.5 s.391)
[6]- Hac: 10
[7]- Bihar-ül Envar c. 5 s. 11
[8]- Vesail-uş Şia c.1 s.15 ]
 

elfaz

Well-known member
Mukaddes davada kişinin şahsi itibariyle iyi sindirmesi gereken mülahazalardan bu hakikat..İstihdam edildiği her nere ise, bunu liyakat olarak algılama nefsi bir tuzak; yada yapamıyorum nidasıyla 'terk etmek' mevcut hakikatle bire bir çelişmekdir..

Allah kimseye kaldıramayacağı yükle mükellef tutmaz..Sinelere ne kadar inşirah salan bir ifade.Ahir zamanın getirilerinden zaman zaman şikayet ederiz ya, etmemek daha isabetli demekki..Zira kulluğu bu dönemde eda edebilecek potansiyeli Allah lutfetmiş ki, bizleri bu zamanda halk etmeyi takdir buyurmuş..

Tevfik Allah'dan, sa'y kuldan..
 

Eyvàh!

Talebe
Allah Teala mutlak Kemal dir
mutlak Kudret sahibidir.diledigini onunde hicbir engel olmaksizin yapar. kullarina zulmu iradi etmez cunku aklinda hukmettigi gibi zulum
Allah in adelet ve hikmetine aykiri olan bir seydir

Alemlerin Rabbi olan Allah Teala ya binlerce sukur olsun ...

sevin ...
kendinizi ...
cok sevin o ruhu ve bedeni ...
seveceksiniz o zaman tum dunyayi ve insanlari ..yani beni :009:
 

Tarihci

Marmara Tarih
"""Hükmünde hikmet sahibi olan Aziz Allah, bir de son din olan İslam dinini kamil kılmak amacıyla Resulullah (s.a.a)’dan sonra, Hz. Ali (a.s) ilki olmak üzere, masum imamlar tayin etmiş, böylece herkese doğru ve yanlış yolu göstermiştir."""

Bu ibare sizlerden hiçbirinizi rahatsız etmedi mi? Yoksa, tamamını okumadan mı katıldığınızı belirttiniz?
 

mihrimah

Talebe
"Ey mü'minler!
"Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabi Kur-ân-ı Kerim ve diğeri Ehl-i Beyt'im itretimdir.(sav)
 

mihrimah

Talebe
amenna... Bu beyan, Hz.Ebubekir, Hz.Ömer ve Hz.Osman ın masum imam olmadığını mı ispatlıyor?
Hiçbir zaman öyle bir iddiada bulunmadım sizde takdir edersiniz ki bulunamaya hakkım yok çünkü Allah Rasulu sav öyle görmemiş ben kim oluyorum?.....
Diğer cümleye gelince ben tasik etmediğim yazıyı buraya eklemem, bir yazıyı herkes okuduğunda aynı düşünceye sahip olamayabilir siz bu konuda benden çok daha iyi bilgiye sahip olduğunuz için benim acizane aklım, sizin gördüğünüzü görememiş yada ben hep olumlu yönden düşünmeye çalıştığından ötürü farkedememişim. Siz hoş olmayan bir tabir diyorsanız; burada doğru olduğunu açıklayıcı cümleler sarfetmem nezdinizde hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini bildiğim için o cümleyi kaldırıyorum inş. Biz muhabbet feyileriyiz husumete vaktimiz yoktur, yapılan tenkitlere ne gönül koyarız nede kin güderiz, nezdimizde dostluk bakidir, dava doslarımız arasında ki gerginliği, yaşanan yerde bırakır yola devam ederiz.
Ya baki entel baki...
Selam ve dua ile..
 

Tarihci

Marmara Tarih
Hiçbir zaman öyle bir iddiada bulunmadım sizde takdir edersiniz ki bulunamaya hakkım yok çünkü Allah Rasulu sav öyle görmemiş ben kim oluyorum?.....
Diğer cümleye gelince ben tasik etmediğim yazıyı buraya eklemem, bir yazıyı herkes okuduğunda aynı düşünceye sahip olamayabilir siz bu konuda benden çok daha iyi bilgiye sahip olduğunuz için benim acizane aklım, sizin gördüğünüzü görememiş yada ben hep olumlu yönden düşünmeye çalıştığından ötürü farkedememişim. Siz hoş olmayan bir tabir diyorsanız; burada doğru olduğunu açıklayıcı cümleler sarfetmem nezdinizde hiçbir şeyi değiştirmeyeceğimi bildiğim için o cümleyi kaldırıyorum inş.
Selam ve dua ile..

Evet, hiçbirimizin ve hiç kimsenin öyle bir iddada bulunmaya hakkı yoktur. Bir yazıyı okuyunca elbette herkes aynı düşünceye sahip olmayabilir amenna.. Ancak bir yazıdan mantıkla çıkarılabilecek hükmler de vardır. Okuyanlar ve siz de iyi bilirsiniz ben bilmeyenler için örnekleyeyim.

"Ben kırmızı hariç hiçbir rengi sevmem." Bu cümle fiilinden ötürü olumsuz bir cümle. Ancak burda "kırmızı hariç" denilerek olumlu bir cümlecik de genelin içine gizlenmiş. Bu cümlede "seviyorum" fiilini görmesek de mantık ile "ben kırmızıyı seviyorum" manasını da anlıyoruz.

Tıpkı örnekte olduğu gibi, burdan da: "Hz. Ali (a.s) ilki olmak üzere, masum imamlar..." denilirken şunların da kastedildiğini anlayabiliyoruz. Bildiğindiği üzre Hz.Ali den önce: Hz.Ebubekir,Hz.Ömer,Hz.Osman imamlardı.. "İlki Hz.Ali olmak üzre" denildiği takdirde, "Hz.Ali den öncekiler hariçtir" manası çıkmaktadır. Cümlenin devamında Hz.Ali ye "masum imam" sıfatı verilmiş, dolayısıyla öncesinde "hariç" tutulan diğer İmamların da yani Hz.Ebubekir,Hz.Ömer ve Hz.Osman ın da "masum görülmediği" manası çıkmaktadır.

Şayet bu manayı anlayarak bu cümleyi de tasdik edenler varsa veya olduysa yazık... Mezkür cümle Hz.Ebubekir,Hz.Ömer ve Hz.Osman ın haklarına ve masumiyetlerine tecavüzdür. Kaldırılması haktır. Sakın yanlış anlaşılmasın, Hz.Ali ve Rasulallah ın ehli beyti başımızın tacıdır ancak O ndan evvelki Hz.Ebubekir,Hz.Ömer ve Hz.Osman da başımızın taçlarıdır.
 
Üst