müdavim
Üye Sorumlusu
Akademi A. Heyeti
Allah'ın Emir ve Yasaklarının Hikmeti
İslâm dini insan hayatını her yönüyle bir bütün olarak ele alır. İnsana, dünyada ve ahirette mutluluğa, huzura götürecek yolları gösterir, rehberlik eder.
İnsanın inanç dünyası, ibadet hayatı, yeme içme, giyinme, beşeri münasebetler ve sosyal hayat gibi hayatın değişik alanlarıyla ilgili bilgi ve düzenlemeler yapmıştır.
Bu bilgilendirme ve düzenleme, insanın yapısına ve donanımına aykırı bir yük, insanın onurunu kırıcı bir müdahale değil aksine onu destekleyen, ona metafizik bir güç ve anlam kazandıran Allah'ın rahmetinin ayrı bir boyutta tecellisinden ibarettir.
Zira insanı yoktan yaradan Allah, onun için faydalı ve zararlı olan şeyleri de en iyi bilendir.
Allah'ın büyük gördüğü şeyleri büyük görmek, küçük gördüğü şeyleri de küçük görüp öylece kabul etmek kalbin Allah ile irtibatının, takva dairesinde yaşamasının alâmetidir.. Bu, İslâm'ın temel bir kuralıdır. Bu hakikat Kur'ân'da şöyle ifade edilmiştir;
"Bu böyledir. Kim Allah'ın şeairini tazim ederse, şüphe yok ki bu, kalplerin takvâsındandır."(Hacc, 22/32)
Bu itibarla Allah'ın emir ve yasaklarını kendi ölçüleri içinde kabullenme ve hayata taşıma, Allah'a olan imanın, O'nunla irtibatın önemli bir göstergesidir.
Allah, insanı yoktan yaratmış ve onu sayısız nimetlerle donatmıştır. Bu nimetler insana bizzat bahşedilenlerle sınırlı değildir; göklerde ve yerde olan her şey insanın istifadesine hazırlanmış hatta onun emrine verilmiştir. Bu hakikat Kur'ân'da şu şekilde ifade edilmiştir:
"Görmüyor musunuz ki Allah göklerde ve yerde olan şeyleri sizin hizmetinize vermiş. Görünen görünmeyen bunca nimete sizi gark etmiş? Yine de, öyle insanlar var ki hiçbir bilgiye, yol gösterici bir rehbere veya aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıp durur."(Lokman, 31/20)
"Allah gökleri ve yeri yaratandır. Gökten yağmur indirip size rızık olsun diye, onunla türlü türlü meyveler, ürünler çıkarandır. İzni ile denizde dolaşmak üzere gemileri size râm eden, akan suları da, ırmakları da sizin hizmetinize verendir. Mûtad seyirlerini yapan Güneş ile Ay'ı size âmade kılan, geceyi ve gündüzü istifadenize veren de O'dur. Hâsılı O, Kendisinden dilediğiniz her şeyi verdi. Öyle ki Allah'ın size verdiği nimetleri birer birer saymaya kalkarsanız, mümkün değil, onları toptan olarak bile sayamazsınız. Gerçekten insan zalim ve nankördür."(İbrahim, 14/32-34)
"O (Allah)'dır ki yeryüzünde bulunan her şeyi sizin için yarattı."(Bakara, 2/29)
Allah'ın Emir ve Yasaklarının Hikmeti
İslâm dini insan hayatını her yönüyle bir bütün olarak ele alır. İnsana, dünyada ve ahirette mutluluğa, huzura götürecek yolları gösterir, rehberlik eder.
İnsanın inanç dünyası, ibadet hayatı, yeme içme, giyinme, beşeri münasebetler ve sosyal hayat gibi hayatın değişik alanlarıyla ilgili bilgi ve düzenlemeler yapmıştır.
Bu bilgilendirme ve düzenleme, insanın yapısına ve donanımına aykırı bir yük, insanın onurunu kırıcı bir müdahale değil aksine onu destekleyen, ona metafizik bir güç ve anlam kazandıran Allah'ın rahmetinin ayrı bir boyutta tecellisinden ibarettir.
Zira insanı yoktan yaradan Allah, onun için faydalı ve zararlı olan şeyleri de en iyi bilendir.
Allah'ın büyük gördüğü şeyleri büyük görmek, küçük gördüğü şeyleri de küçük görüp öylece kabul etmek kalbin Allah ile irtibatının, takva dairesinde yaşamasının alâmetidir.. Bu, İslâm'ın temel bir kuralıdır. Bu hakikat Kur'ân'da şöyle ifade edilmiştir;
"Bu böyledir. Kim Allah'ın şeairini tazim ederse, şüphe yok ki bu, kalplerin takvâsındandır."(Hacc, 22/32)
Bu itibarla Allah'ın emir ve yasaklarını kendi ölçüleri içinde kabullenme ve hayata taşıma, Allah'a olan imanın, O'nunla irtibatın önemli bir göstergesidir.
Allah, insanı yoktan yaratmış ve onu sayısız nimetlerle donatmıştır. Bu nimetler insana bizzat bahşedilenlerle sınırlı değildir; göklerde ve yerde olan her şey insanın istifadesine hazırlanmış hatta onun emrine verilmiştir. Bu hakikat Kur'ân'da şu şekilde ifade edilmiştir:
"Görmüyor musunuz ki Allah göklerde ve yerde olan şeyleri sizin hizmetinize vermiş. Görünen görünmeyen bunca nimete sizi gark etmiş? Yine de, öyle insanlar var ki hiçbir bilgiye, yol gösterici bir rehbere veya aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıp durur."(Lokman, 31/20)
"Allah gökleri ve yeri yaratandır. Gökten yağmur indirip size rızık olsun diye, onunla türlü türlü meyveler, ürünler çıkarandır. İzni ile denizde dolaşmak üzere gemileri size râm eden, akan suları da, ırmakları da sizin hizmetinize verendir. Mûtad seyirlerini yapan Güneş ile Ay'ı size âmade kılan, geceyi ve gündüzü istifadenize veren de O'dur. Hâsılı O, Kendisinden dilediğiniz her şeyi verdi. Öyle ki Allah'ın size verdiği nimetleri birer birer saymaya kalkarsanız, mümkün değil, onları toptan olarak bile sayamazsınız. Gerçekten insan zalim ve nankördür."(İbrahim, 14/32-34)
"O (Allah)'dır ki yeryüzünde bulunan her şeyi sizin için yarattı."(Bakara, 2/29)