Apartman yöneticisinden başörtü yasağı

NuruAhsen

Sonsuz Temâþâ
64145.jpg


Apartman yöneticisi, kapıcının ailesine başörtüsü yasağı koydu.

İzmir'de kıyafet ve inanç özgürlüğünü zedeleyen ilginç bir olay yaşandı. Konak ilçesi Yağhaneler semtindeki bir apartmanın yöneticisi, 'kapıcılık hizmet yönetmeliği'ne başörtüsü yasağını da soktu. Başörtüsünü 'siyasi simge' olarak değerlendiren kadın yönetici, uyulmaması halinde işten atılma gerekçesi sayılan yönetmeliğe şunları yazdı:

"Kendisi, eşi ve çocukları takke, şalvar, takunya, kötü terlikle dolaşamaz. Eşi ve kızları, siyasal simge haline gelen türban ve benzerlerini kullanamaz. Dinî inanç ve ibadetini herkesin gözü önünde yapamaz, işlerine mazeret olarak gösteremez."

Olay Eskiizmir Caddesi'ndeki Öz-Ter Apartmanı'nda yaşandı. Çorumlu Naki Seriner, 2002 yılında göç ettiği Çeşme'de güvenlik görevlisi olarak çalışıyordu. Çocuklarının okul problemi baş gösterince geçen yıl İzmir'e taşındı ve 4 Ağustos'ta Öz-Ter Apartmanında işe başladı. Yöneticisi Figen Tüzün, kendisini işe alırken söz konusu sözleşmeyi imzalattı. Aradan 1 yıl bile geçmeden de görevine son verdi. Naki Seriner, İzmir 4. Noterliği'nden gelen 28 Mayıs 2009 tarihli ihbar mektubuyla şaşkına döndü. 'İş akdinin sona erdirildiği' tebliğ ediliyordu. Kanunen 4 ay olması gereken ihbar tazminatının 4 hafta şeklinde ödeneceği bildiriliyor, 15 gün içinde apartmandaki daireyi tahliye etmesi isteniyordu. Gerekçe olarak İş Kanunu'nun 25. maddesini ihlal etmesi gösteriliyordu. Ancak Seriner, işsiz kalmasını yönetmeliğe bağlıyor.



Yöneticinin daha önce kendilerini ziyarete gelen annesine tepki gösterdiğini, kıyafetini beğenmediğini ileri sürüyor. "Üç ay önce eşimin ağabeyi ve eşi bizi ziyarete gelmişti. Yönetici, yengemizin başörtüsünü problem yaptı, çıkarmasını istedi. Birkaç günlüğüne gelen misafirlerin, uzun süre kalmamasını talep etti. Başörtüsü takmamalarını, gerekirse gelip başından alacağını söyledi. Ben de polise gittim ama bir işlem yaptırmadım. İşten kovulmamızın başlangıcı bu olaydır." diyor.

Yönetici Figen Tüzün ise yönetmelikteki hükmü savunuyor. Bunun özel bir şart olduğunu, sözleşmenin okutularak imzalatıldığını ve kapıcının o şekilde işe başlatıldığını anlatıyor. Kapıcının akrabalarının binaya gelerek uzun süre kalamayacağını dile getiren Tüzün, Naki Seriner'in kendisine saygısızlık ettiğini, kapısını tekmelediğini iddia ediyor. Tüzün, 'Türbanı siyasî simge olarak mı algılıyorsunuz?' sorusuna, 'bazı kişilerin taktığı tuhaf şeyler olduğunu, bunların hoş olmadığını ve bir kadın olarak yakıştıramadığı' karşılığını veriyor. Apartmana başörtülü gelenlere de karışmadığını vurguluyor. Apartman sakinleri ise yöneticiye itaatsizlik sebebiyle kapıcının işine son verildiğini söylüyor.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 'Eşit Davranma İlkesi' başlıklı 5. maddesi, iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılmasını yasaklıyor.



Zaman
 

Elif_Gibi

Well-known member
Tevbe : 87 :" ...Kalplerine mühür vuruldu. Bundan dolayı onlar anlayışsızdırlar "

En'am :46 :" eğer Allah kulaklarınızı ve gözlerinizi alır da kalplerinize mühür vurursa..."

A'raf :101 " İşte kâfirlerin kalplerini Allah böyle mühürler. "

Nahl :108 " İşte onlar Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. "
 

Huseyni

Müdavim
"Kendisi, eşi ve çocukları takke, şalvar, takunya, kötü terlikle dolaşamaz. Eşi ve kızları, siyasal simge haline gelen türban ve benzerlerini kullanamaz. Dinî inanç ve ibadetini herkesin gözü önünde yapamaz, işlerine mazeret olarak gösteremez."

Tüzün, 'Türbanı siyasî simge olarak mı algılıyorsunuz?' sorusuna, 'bazı kişilerin taktığı tuhaf şeyler olduğunu, bunların hoş olmadığını ve bir kadın olarak yakıştıramadığı' karşılığını veriyor.

Bu tarz görüşlere Üstadımın verdiği şu cevap tam karşılık buluyor.
"Cevabül Ahmaküs sükut."
 

VUSLAT

Well-known member
bu kadarıda pes doğrusu...
hangi ülkede yaşıyoruz anlamıyorum ki...

Tevbe : 87 :" ...Kalplerine mühür vuruldu. Bundan dolayı onlar anlayışsızdırlar "

En'am :46 :" eğer Allah kulaklarınızı ve gözlerinizi alır da kalplerinize mühür vurursa..."

A'raf :101 " İşte kâfirlerin kalplerini Allah böyle mühürler. "

Nahl :108 " İşte onlar Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. "

:aro:
 

nimet06

Well-known member
"Cevabül Ahmaküs sükut."

Ama dayanamıyorum yine de.Bende yaşadığım yerde sokakta çıplak gibi gezen.Normalde ancak eşlerin görebileceği bedenlerinin mahremiyetlerini ulu orta sergilenmesinden çok ama çok rahatsızım.Midem kaldırmıyor artık yahu.:002: of bakın yine aklıma geldi.sinirlendim.:031:

ben mecbur muyum yarı çıplak bayan görmeye .görmek istemiyorum.benim ne yapmam lazım.fikri olan var mı?
 

ebrar172

Talebe
haberi görünce merak etmiştim nerede diye sonra baktım izmir ve nedense hiç şaşırmadım...rahatsız oluyordur yönetici tabi o başörtülü apartman görevlisini görünce....hiç aklına getirmek istemediği şeyler bütün gün gözünün önünde olunca yaşamak zor onlar için...irana ve dahi bütün şeriat uygulayan ülkelere baskıcı şudur budur diye güler birde bu aklı evveller...kendileri çok özgürlükçüdürler çünkü...çooook....
 

Zuhr

Talebe
hani o kadar savundukları laiklik ..
hani o kadar savundukları insan hakları ..
hani o kadar savundukları özgürlük ..
siyasi simgeymiş .. tövbe estağfirullah .. haşa öyle bile olsa o çok savundukları "fikir özgürlüğü"ne ters yaptıkları ..

yaptıkları işleri neresinden tutsanız, elde kalıyor,
kendileri ile çelişiyorlar..
hiç bir mantıklı açıklaması yok yaptıklarının ..

gaflet nedir ? işte budur ..

 
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:
Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.

Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin

Eyvah, eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük?
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!..

Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan:
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!


İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su:
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.


Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek:
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağı’nı assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!


Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!


Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz:
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya:
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!


n f kesintiler
 

nimet06

Well-known member
nuktepira kardeş.Ne laikliği ne özgürlüğü.daha kendi içlerinde bile bu dediklerini yapamayanlar insanlardan ne beklersin? Şahsi çıkarlar hepsinden üstün.Gaflet,delalaet ve hatta hıyanet içindeler.Ebrar kardeşim zannetmiyorum onların hiç aklına getirmek istemediği şeyler bütün gün gözünün önünde olunca acaba bunu düşünebilirmi? kimbilir
Haberi ilk okuduğumda tahmin ettim İzmir olduğunu.başka ne beklenir?
bu yönetici hiç merak etmeyin pek yakında başörtülü kimseyi o apartmanın önünden bile geçirmez.:002::031:
 
hani o kadar savundukları laiklik ..
hani o kadar savundukları insan hakları ..
hani o kadar savundukları özgürlük ..
siyasi simgeymiş .. tövbe estağfirullah .. haşa öyle bile olsa o çok savundukları "fikir özgürlüğü"ne ters yaptıkları ..

yaptıkları işleri neresinden tutsanız, elde kalıyor,
kendileri ile çelişiyorlar..
hiç bir mantıklı açıklaması yok yaptıklarının ..

gaflet nedir ? işte budur ..


kardeşim islamiyeti yaşamayan insanlar için doğrular herzaman ruhlarına acı verdiği için kendilerinden ve dolayısıyla gerçeklerden kaçıyorlar...
bu kaçıştan bir örnek bu apartman olayı
 
Üst