Ayrılık

Ayrılık

Basliyor yine bir yolculuk
Bir beyaz mendil, iki damla gözyasi
Ve sonra HICKIRIK
Dolastikca ruhlarda ILIK ILIK

Sevende sevilende sonu,

YiNE AYRILIK
YiNE AYRILIK

alıntı
 
Gideceksen bir sabah git gönlümden,
ihtimalki digerleri derin uykudadir,
tenhadir hem bu saatler kalbimin her köşesi,
kimse anlamaz sepepsiz gidişini...

Sevende sevilende sonu,

YİNE AYRILIK
YİNE AYRILIK

alıntı
 
Zaman anlamıyorsa seni
Geçip gidiyorsa dakikalar umarsızca
Ve sonra düğümleniyorsa boğazında HIÇKIRIK
Gözlerin bakıyorsa anlamsız boşluğa

Sevende Sevilende sonu,

YİNE AYRILIK
YİNE AYRILIK


alıntı
 
Bakışlarımda yavrusu vurulmuş bir ceylan inliyor,
Suların kesildiği yerdeyim,

Rüzgarın acı kestiği yerde,
Yüreğine tutunduğum bunu bilmiyor.
Dalları tutuşmuş bir ormanda,
Sevgilime yazdığım bütün dizeleri yakıyorum şimdi,
Bütün umutları terkediyorum bir bahardan ödünç aldığım,
Gençliğim yarım kalmış bir şiir değil miydi zaten?
Ve kanayan bir kalem değil miydi kalbim?
Bırak ömrümün bütün dallarını silkelesin hayat.

Sevende Sevilende sonu,

YİNE AYRILIK
YİNE AYRILIK

alıntı
 
"Allah bize yeter. O ne güzel vekildir." Çünkü, O öyle bir Vâcibü'l-Vücuddur ki, akıp giden mevcudat, ancak Onun icad ve varlığının tecelliyatının tazelenen aynalarıdır. Onunla, Ona intisap etmekle ve Onu tanımakla hadsiz varlık nurları kazanılır; Onsuz ise sınırsız yokluk karanlıklarına düşülür ve ayrılık elemleri çekilir.

Şualar
 
İ'lem eyyühe'l-aziz! Bu kadar elim firak ve ayrılıklara maruz kalmakla çektiğin elemlerin sebebi ve kabahati sendedir. Çünkü o muhabbetleri gayr yerinde sarf ediyorsun. Eğer o muhabbetleri cem' edip Vahid-i Ehade tevcih ve Onun hesabıyla, izniyle sarf edersen, bütün mahbuplarınla beraber bir anda birleşip sevinçlere, memnuniyetlere mazhar olacaksın.

Mesnevi-i Nuriye
 
Varlıkların ölüm, yokluk, ayrılık, adem, görünme ve sönmelerindeki farklı vazifeleri ancak esma-i İlahiyenin gerektirdiği vaziyetleri göstermekten ibarettir. Bu vazife sırrından dolayıdır ki, mevcudat, ölüm, hayat, varlık ve yoklukla dalgalanan gayet süratle akan bir nehri andırır. Bu vazifeden bir daimi faaliyet ve bir sürekli Hallakıyet tezahür eder. O halde benim ve herkesin şöyle demesi gerekir:
"Hasbünallahü ve nimel-vekil" : Yani, Vâcibü'l-Vücudun eserlerinden bir eser oluşum, varlık olarak bana yeter. Bu nurlu ve ayna olan vücudun bir an-ı seyyalesi, benim için geçici ve neticesiz olan milyonlarca sene yaşamaktan daha iyidir.

Şualar
 
İnsan fıtraten gayet zayıftır; halbuki herşey ona ilişir, onu müteessir ve müteellim eder. Hem gayet âcizdir; halbuki belâları ve düşmanları pekçoktur. Hem gayet fakirdir; halbuki ihtiyacâtı pek ziyâdedir. Hem tenbel ve iktidarsızdır; halbuki hayatın tekâlifi gayet ağırdır. Hem, insaniyet onu kâinatla alâkadar etmiştir; halbuki sevdiği, ünsiyet ettiği şeylerin zevâl ve firâkı mütemâdiyen onu incitiyor. Hem, akıl ona yüksek maksadlar ve bâkî meyveler gösteriyor; halbuki eli kısa, ömrü kısa, iktidarı kısa, sabrı kısadır.

Sözler
 
Üst