Başörtülü Emniyet Amiri

nimet06

Well-known member
Avustralya’da başörtülü bir emniyet müdürü

Untitled-6.jpg

Melbourne‘daki başkonsolosumuzun verdiği iftar yemeğine katıldık Avustralya Nur Vakfı olarak. Yemekte Victoria Emniyet Amiri Maha Sukkar ile tanıştık. Karşımızda üniformalı ve başörtülü bir emniyet amiri vardı. Bir tarafta İslâm memleketinde başörtülü olduğu için okuma ve çalışma hakları ellerinden alınmış üç mağdur ve bir tarafta gayri müslim bir ülkede başörtüsüyle çalışan bir emniyet amiri...
Tesettür açılımı


Kürt açılımı, demokratik açılım... Açılım açılım derken hiç açılamadığımızın farkında mıyız acaba? Bir ileri iki geri oynuyoruz. Açılım için gelin şöyle bir açılalım dünyaya.
Ramazan ayının ilk günü Melbourne'daki baskonsolosumuzun La Mirage’da verdiği iftar yemeğine katıldık Avustralya Nur Vakfı olarak. Yemekte Victoria Emniyet Amiri Maha Sukkar ile tanıştık. Karşımızda üniformalı ve başörtülü bir emniyet amiri vardı. Bir tarafta İslâm memleketinde başörtülü olduğu için okuma ve çalışma hakları ellerinden alınmış üç mağdur ve bir tarafta gayri müslim bir ülkede başörtüsüyle çalışan bir emniyet amiri. Aynı fotoğraf karesinde buluştuk. Türkiye’de üniversite sınavına bile başörtülü giremezken, Maha Sukkar Avustralya’da örtüsüyle gelmiş bu makama. Ve insanların kendisine çok saygı duyduğundan ve başörtüsünün işinde hiçbir problem olmadığından söz ediyor. Sukkar, hikâyemizi dinleyince şöyle şefkatle sarıldı bizlere. Bakışlarındaki o buruk ifadeyi tebessümüyle kapatmaya çalışsa da memleketimizin büyük ayıbından haberdar olduğu belliydi.
Açılım açılım diyenler duyun, görün de açılın artık. Büyük Okyanusa doğru açılın şöyle. Avustralya’daki demokrasiyle tanışın. Amerika’ya açılın, engin hoşgörüyle tanışın. Barack Obama’nın okul puanıyla eyalet rekoru kıran başörtülü öğrenciyi taltif eden ifadelerini işitin de, bu ayıba bir dur deyin artık. İngiltere’de bir üniversitenin koridorlarında gezin açılım için.
İngiltere’de hiçbir üniversitede kılık-kıyafet yasağı yok. Dinî inançlarından dolayı örtünen kız öğrencilerin ellerini kollarını sallaya sallaya başları dik üniversite kampüsüne, dersliklere, laboratuvarlara, kütüphanelere, spor salonlarına özgürce girebildiklerini göreceksiniz.
Rusya’da, Avustralya’da başörtülü öğretmenlerin sınıfına girip ders dinleyin başörtülü öğrencilerle birlikte. Belçika parlamentosunu ziyaret edin, başörtülü milletvekili Mahinur Özdemir’le tanışın da Merve Kavakçı’nın vatandaşlıktan çıkarılmaya kadar giden hazin öyküsünü hatırlayın.
Bu saydıklarımız demokrat geçinen müstebitlerimize dünyadan demokrasi dersleri. Ayıplardan açılıma geçemedik bir türlü. Kürt ayıbı, ekonomi ayıbı, demokrasi ayıbı, tesettür ayıbı, v.b. İnsan hakları karnemiz ayıplarla dolu. Açılım için önce ayıbımızı görüp özür beyan etmemiz lâzım. Umarız, Avustralya’nın geçmişte Aborjinlere yaptıkları için özür dilediği gibi, bu sistem de bir gün haklarını ihlâl ettiklerinden özür diler. İşte o zaman açılımdan bahsedebiliriz.

Ruhan Asya
14.09.2009
 
M

msp1955

Misafir
Cevap: Başörtülü Emniyet Amiri ve TSK'dan Başörtüsü FETVASI

TSK'dan Başörtüsü FETVASI,Diyanete İhtiyaç Kalmadı
başörtüsü fetvası">

TSK kitabında başörtüsü fetvasıKitapçıkta, başörtüsünün bir Kur'an hükmü ve ifadesi olmadığı iddia ediliyor.

SONSAYFA GÜNDEM HABERLERİ
Genelkurmay Başkanlığı tarafından askerlere dağıtılan ve üzerinde "Hizmete Özel" yazan kitapçıkta, Kur'an hükmü ve ifadesi olmadığı iddia ediliyor ve "Türk baş örtüsünün bir gelenek ve göreneklerinde türban, peçe ve çarşaf yoktur. Türban, belirli dini inanışın simgesi olarak, toplum yaşamımıza bilinçli olarak sokulmuştur. Peçe ve çarşaf ise, İran ve Bizans kaynaklıdır" deniliyor.
Kitapçıkta, Kur'an'ın örtünme ile ilgili ayetlerinin, doğruluğu ve gerçekliği tam olarak bilinmeyen hadislere dayanılarak açıklandığı, söz konusu hadislerin de Kur'an hükümleri gibi ortaya konulduğu öne sürülüyor. Genelkurmay Başkanlığı'nın söz konusu kitapçığı, kendisi gibi resmi kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 29 yıl önce verdiği ve 'Başörtüsünün dinin emri olduğu'na yönelik kararını dikkate almadığını gösteriyor.

İŞTE O SKANDAL İFADELER
Ergenekon Terör Örgütü soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve örgütün yöneticisi olduğu gerekçesiyle yargılanan Ergenekon sanığı emekli Orgeneral Hurşit Tolon'da ele geçirilen 14 sayfalık kitapçıkta şu ifadeler yer alıyor:
"Bu kitap, irticai unsurların baş örtüsü veya türbanı simge yaparak, demokratik ve laik Cumhuriyet aleyhine karşı başlattıkları gerici girişimlerin nedenlerini, Devletin kamu kurum ve kuruluşlarında uyguladığı kılık-kıyafet düzenlemelerinin hukuki gerekçelerini ve Anayasa ve kanunlar çerçevesinde konuya yaklaşımın nasıl olması gerektiğini açıklamak maksadıyla hazırlanmıştır."

(�)"Türkiye'de başörtüsü veya türbanın kullanılması yasak değildir. Yasak, devletin temel düzeninin ve halka hizmette eşitliğin kısmen de olsa din kurallarına dayandırılmayacağı esasından hareketle, kamu kurum ve kuruluşlarında uygulanmaktadır. Devletin; sokakta, evinde, tarlasında ve kendi işyerinde başörtüsü ve türban kullanan kadınlarımızın kılık-kıyafetine karışması ve bunlara karşı herhangi bir yasak uygulanması söz konusu değildir."

(�)"Türban, bir Kur'an hükmü ve ifadesi değildir. Bugün analarımız, ninelerimiz ve kadınlarımız başörtüsünü dini bir gerekçeden ziyade, bir giyim ve yaşam tarzı olarak kullanmakta ve takmaktadır."

(�)"Türk gelenek ve göreneklerinde türban, peçe ve çarşaf yoktur. Türban, belirli dini inanışın simgesi olarak, toplum yaşamımıza bilinçli olarak sokulmuştur. Peçe ve çarşaf ise, İran ve Bizans kaynaklıdır"

"(�) Devletin kamu kurum ve kuruluşlarında uyguladığı kıyafet düzenlemesinin bir amacı da, belirli bir dini düşünce ve inanışa göre; kılık-kıyafet, düşüncesi ve ibadeti aynı olan tek tip insan yetişmesine mani olmaktır."

"(�) Kur'an'ın örtünme ile ilgili ayetleri, doğruluğu ve gerçekliği tam olarak bilinmeyen hadislere dayanılarak açıklanmakta, bu hadisler de Kur'an hükümleri gibi ortaya konulmaktadır."

"Anayasa'ya ve bu yargı kararlarına rağmen, bugün gelinen noktada; ‘Başörtüsü ve türban', din adına, demokratik ve laik Cumhuriyetimize karşı başlatılan karanlık amaçlı bir mücadelenin ‘simgesi' haline getirilmiştir. ‘Başörtüsünü bir yaşam ve giyim tarzı olarak benimseyen' insanlarımız, bu karanlık amaçlı mücadelenin esas oyuncuları tarafından, kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışılmaktadır..."

DİYANET: BAŞÖRTÜSÜ ALLAH'IN EMRİDİR
Başörtüsü konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı, 29 yıl önce çok önemli bir fetva verdi. Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 30 Aralık 1980 tarihli ve 77 nolu kararında da; "Cenab-ı Hak, Müslüman kadınların başörtülerini, saçlarını, başlarını, kulaklarını, boyun ve gerdanlarını örtecek şekilde yakalarının üzerine salmasını emretmiştir" deniliyor.

Başörtüsünün İslâm dininin kesin emri olduğu, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 3 Şubat 1993 tarihli ve 6 nolu kararında şöyle yer almıştı:

"Başörtülerini, saçlarını, başlarını, boyun ve gerdanlarını iyice örtecek şekilde yakalarının üzerine salmaları, dinimizin, Kitap, Sünnet ve İslâm âlimlerinin ittifakıyla sabit olan kesin emridir. Müslümanların bu emirlere uymaları, dinî bir vecibedir."

Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 30 Aralık 1980 tarihli ve 77 nolu kararında da; "İmam-Hatip Liselerinin yönetmeliğinde, dinimizin Müslüman kadınların örtünmesi ile ilgili hükümlerine aykırı Anayasamızın tanıdığı kişinin temel hak ve hürriyetlerini zedeleyici ve sözü edilen okulların yönetim, eğitim ve öğretim faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyici nitelikte hükümlerin yer almasının uygun olmayacağı mütalâa olunmuştur" deniliyor.

(Vakit)

blogcu.com
 
Üst