Bazı kızlar neden evde kalıyor ???

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

istiðna

Active member
Kadınların gidip kendilerine erkek (koca) secebilecekleri bir erkek
dukkanı (magazası) acılmıstır. Magaza 5 katlıdır ve her kat
cıkıldıkca, erkeklerin nitelikleri de yukselmektedir.
Magazada sadece tek bir kural gecerlidir: herhangi bir katın
kapısından iceri giren kadın, o kattan alıs-veris etmek zorundadır ve
eger bir ust kata cıkmak isterse, tekrar asagı katlara inemez.
Bir gun bir grup kız arkadas, kendilerine erkek secmek icin magazaya
gider.
Ve....

1. KAT: Kapıda sunlar yazılıdır: "Bu kattaki erkeklerin calısacak
bir isleri var ve cocukları da severler". Kızlar yazılanları okur ve
soyle
derler: "Eh, hic yoktan iyidir ama bir de ust kata bakalım".

2. KAT: kapıda yazılanlar: "Buradaki erkeklerin iyi bir isleri
var, cocukları severler ve son
derece yakısıklıdırlar." Kızlar:
"Hmmm, hic fena degil ama acaba bir ust katta ne var ?"

3. KAT : "Buradaki erkeklerin cok iyi birer isleri var, cocukları
severler, son derece yakısıklıdırlar ve ev islerine de yardım
ederler". Kızlar:
"Aman
Tanrım, cok etkileyici ama yukarıda baska katlar da var."

4. KAT : "Buradaki erkeklerin isleri cok iyi, cocukları cok severler,
gayet yakısıklı olup, ev islerine yardım ederler ve ayrıca son derece
romantiktirler". Kızlar cıglık atmaya baslarlar: "Inanılmaz, bir ust
katta bizi neyin bekledigini bir dusunun!" Ve bir kat daha cıkarlar...

5. KAT: sunlar yazmaktadır: "Bu kat bostur ve sadece,
kadınları memnun etmenin mumkun olmadıgını kanıtlamak icin konmustur.
Cıkıs soldadır; umarız inerken merdivenlerden
yuvarlanırsınız
;D ;D ;D
 

illailayh

Active member
oyy istignam sen çok ve nurlu yaşa he mi:):) çok dogru valla kim yazmışsa ellerine saglık..demekki bizde potansiyel kalıcıyız:):)
 

FaKiR

Meþveret Bþk.
cix cix cix ne kadar yanlis bi tespiiiitt,forumun ablalarida onayliyor ustelik bravoo yani :)
 

FaKiR

Meþveret Bþk.
illailayh ' Alıntı:
he he he fezaaa yaran mı var :p :p
yahu ne alaka simdi,
bayanlar bu kadar ac gozlumudur,abartmislarda abartmislar sizde onayliyosunuz :O
hele size hic yakistiramadim ilahilayh hocam, :O hemcinslerinizi savunacaginiz yerde dogrudur diyosunuz be hocam aaaaaaa :mad: :O
istiğna ' Alıntı:
DOGRU SOZE NE DENIR BILIYOMUSUNUZ?
bunlar dogru olmadigi icin bisey digemiyecegim
 

illailayh

Active member
fezapilotu ' Alıntı:
yahu ne alaka simdi,
bayanlar bu kadar ac gozlumudur,abartmislarda abartmislar sizde onayliyosunuz :O
hele size hic yakistiramadim ilahilayh hocam, :O hemcinslerinizi savunacaginiz yerde dogrudur diyosunuz be hocam aaaaaaa :mad: :Obunlar dogru olmadigi icin bisey digemiyecegim


ya biliyosun gercek niyetimizi fakat bu düşünce ekser bayanlarda var bunuda inkar edemeyiz demi :p
 

istiðna

Active member
fezapilotu ' Alıntı:
olmadigi icin bisey digemiyecegim

BEN DOGRU OLDUNU DUSUNUYORUM.TAİFE-İ NİSA FITRAT GEREGI BI DOYUMSUZLUK HISSI VARDIR,EGERKI BU HIS YANLIŞ YONLERDE İNKİŞAF EDERSE BU DURUMLARA DUSMELERİ AN MESELESIDIR...
 

FaKiR

Meþveret Bþk.
illailayh ' Alıntı:
ya biliyosun gercek niyetimizi fakat bu düşünce ekser bayanlarda var bunuda inkar edemeyiz demi :p
Üzgunum ayni goruste degiliz malesef ,
hem bayanlar zekidirler son katta anormal bi durum oldugunu taa zemin kattan bile anlarlar :)
 

dervisane

Member
fezapilotu ' Alıntı:
Üzgunum ayni goruste degiliz malesef ,
hem bayanlar zekidirler son katta anormal bi durum oldugunu taa zemin kattan bile anlarlar :)
size katılıyorum fezapilotu aslında bu yazıyı baylar için yazmalı :mad:
 
Baylar icin yazilsa gokdelen cikmak lazim... :p hayret bisey bu ablalarda... gercegi nasilda gormezsiniz ;D :p

Doyumsuzluk insan tabiiati geregi, sadece bayanlara has bir konu degil yani..
ki herkes icin soz konusu degildir.. abarti durumlar vardir tabii, sukursuzluk ve cehalet sonucu...

pek isabetli olmasada, dusunmeye bir kapi araliyor, fikra iste adi ustunde.. :) :angel:
 

Eyvàh!

Talebe
yok yok hepside doru ;D
nedir bu bayanlardan cektigimiz armutun sapi uzumun copu diye diye biktiriyorlar insani almiyorum ben kiz miz vazcaydim :p
 
ozellikle Abilerin hosuna gidicek bir masal vardi, tamda bu konuda, paylasayim dedim :)


BIR PAZAR MASALI
Evvel zaman icinde, kalbur saman icinde bir kasabada yasayan dunyalar guzeli bir kiz varmis. Bu kiz oyle guzelmiski cok uzak sehirlerden ve ulkelerden cok zengin cok yakisikli, asil pek cok delikanli onu gormeye gelirmis. Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi, nice sovalyeyi reddeden guzel kiz kimseleri begenmezmis.
Bu arada ayni kasabada yasayan ve bu kiza asik olan bir delikanli da bu kizi istemis. Ama kiz onu da reddetmis. Aradan uzun yillar gecmis. Bizim delikanli kasabadan ayrilmis. Kendine baska bir hayat kurmus ve evlenmis, coluk cocuga karismis.
Bir gun yolu bir zamanlar yasadigi guzel kucuk kasabaya dusmus. Orada tanidik birine rastladiginda aklina bir zamanlar orada yasayan dunyalar guzeli kiz gelmis ve ona ne oldugunu sormus. Yasli adam onunde gul bahcesi olan bir evi gostererek kizin evlendigini soylemis.
Bizimki bir zamanlar herkesi reddetmis olan kizin kocasini cok merak etmis. Bir gun gizlenip kocasini evden cikarken gormus. Kizin kocasi sisman, kel ve cirkin mi cirkin bir adammis. Ustelik zengin bile degilmis.
Cok merak eden adam kocasi gittikten sonra evin kapisini calmis. Kiz kapiyi acinca kendini tanitmis ve neden boyle bir adamla evlenmis oldugunu sormus. Kiz da ona, arkasinda ki gul bahcesinden en guzel gulu koparip getirirse, cevabi verecegini, bu arada tek sartinin bahcede ilerlerken, geriye donmemesi oldugunu soylemis.
Adam da bunun uzerine yuzlerce gulun oldugu bahcede ilerlemeye baslamis.
Birden cok guzel sari bir gul gormus. Tam ona dogru egilirken biraz ileride kocaman pembe bir gul gozune carpmis. Tam ona uzanirken daha ileride muhtesem guzellikte kirmizi bir gul goncasi gormus.Tam onu koparirken ileride...
Derken bir de bakmis ki bahcenin sonuna gelmis ve mecburen oradaki sonuncu gulu koparip kiza goturmus.
Bahcenin en guzel gulunu beklerken kiz bir de ne gorsun yapraklari solmus ciliz bir gul.
Gulmus adama..
"Bak gordun mu" demis, "Her zaman daha iyisini bulmak isterken omur gecer ve sen sonunda en kotusune bile razi olmak zorunda kalirsin. Bu yuzden genclik gitmeden dogru secimler yapmayi ogrenmek gerekir. "


oyle yada boyle, hisse herkes icin.. :p :angel:
 

Sergerdan

Well-known member
Çok güzel bir hikaye,bana kısmen kanaat,rıza ve dogru olanı seçme anlamında meyve risalesinde geçen şu kısmı hatırlattı. :)



Ömür sermayesi pek azdır; lüzumlu işler pek çoktur. Birbiri içinde mütedâhil dâireler gibi, her insanın kalb ve mide dairesinden ve ceset ve hane dairesinden, mahalle ve şehir dairesinden ve vatan ve memleket dairesinden ve küre-i arz ve nev-i beşer dairesinden tut, tâ zîhayat ve dünya dairesine kadar, birbiri içinde daireler var. Herbir dairede, herbir insanın bir nevi vazifesi bulunabilir. Fakat en küçük dairede en büyük ve ehemmiyetli ve daimi vazife var. Ve en büyük dâirede en küçük ve muvakkat arasıra vazife bulunabilir. Bu kıyasla, küçüklük ve büyüklük makûsen mütenasip vazifeler bulunabilir.

Fakat büyük dairenin câzibedarlığı cihetiyle küçük dairedeki lüzumlu ve ehemmiyetli hizmeti bıraktırıp lüzumsuz, mâlâyani ve âfâkî işlerle meşgul eder. Sermaye-i hayatını boş yerde imha eder. O kıymettar ömrünü kıymetsiz şeylerde öldürür. Ve bazen bu harp boğuşmalarını merakla takip eden, bir tarafa kalben taraftar olur. Onun zulümlerini hoş görür, zulmüne şerik olur.
 

istiðna

Active member
İnsan kendi nefsiyle sürekli beraberdir. Bu beraberlik kabir âleminde ve ahiret hayatında da devam edecektir.


İnsan, cüzi irade ve hürriyet nimetleri sayesinde kendi nefsini dilediği gibi yönlendirebiliyor. Bu en küçük dairede en büyük söz onundur. İstediği yere gitmekte, dilediği işi görmekte, arzu ettiği kitabı okuyabilmektedir. Ama bir sonraki daire için bunu söylemek çok zordur. İnsan, kendi aile fertlerini istediği gibi yönlendirme şansına çoğu zaman sahip olamaz. Çünkü onlar da insandırlar, onların da nefisleri ve cüzi iradeleri vardır. Şeytan onların da peşindedir; dünya, onları da durmadan kendine çağırmaktadır.


İnsanın bu dairede yapabileceği tek şey, doğru ve faydalı olanı, onlara güzel bir şekilde anlatmaktan ibarettir.


Şehir dairesinde, insanın tesiri çok daha aşağılara düşer. Bütün şehir halkını istediği yöne sevk etme şansına sahip değildir. Memleket ve bütün bir insanlık âlemi için ise, insanın müessiriyeti sıfıra çok yaklaşır.


Ama, insan, bu geniş dairelerde kendisine düşen vazifenin cüzi olduğunu çok iyi bildiği halde, onların cazibesine kapılır, onlara daha çok önem verir, onlar hakkında çok daha fazla konuşur, yahut kafa yorar. Bu, insan için büyük bir zarardır; ömür sermayesini boş yere harcamaktır. İşte Nur Müellifi, insanın nazarını hayatın ve siyasetin geniş dairelerine çeviren malayani afetine, önemle dikkat çekmekte ve bu derdin devası olan söz konusu risalenin sıkça okunmasını tavsiye etmektedir.


Bir başka risalesinde ise, bu afetin vahim neticesini şöyle nazara veriyor:


“Lüzumsuz ve malayani bir surette vazife-i hakikiyelerini ve elzem işlerini bırakıp âfâkî ve siyasî boğuşmalara ve kâinatın hâdisatına merak ile dinleyerek, karışarak ruhlarını sersem ve akıllarını geveze etmişler.” Kastamonu Lahikası


İnsanın nefs-i emmaresi, malayaniye yatkındır. Çünkü onda ahiret için bir fayda yoktur. Şeytan da insanı küfür, şirk, günah şıklarından hiçbirine sevk edemediği taktirde, onu malayaniye sevk eder. Nefis ve şeytanın bu ortak arzusuna uyan insan, boş konuşmaları saatlerce dinlemekten zevk alır. Aynı insan ilmî bir eseri okuduğunda, yarım saat sonra sıkılmaya ve yorulmaya başlar.


Malayani konusunda, şu hususun da gözden uzak tutulmaması gerekiyor:


Hayatın ve siyasetin geniş dairelerinde vazife almış kimselerin, bu konularla derinlemesine ilgilenmeleri, dünyaya çalışmak demektir ve malayani sayılmaz. Ama, dört senede bir defa oy vermekten öte, siyaset dairesinde hiçbir tesir gücü olmayan insanların, dört yıl boyunca bu konuya büyük zaman ayırmaları malayaninin tâ kendisidir.


“Benim ve kardeşlerimin herbirimizin yüz derece aklı ve fikri ziyadeleşse, bu muazzam vazife-i kudsiyenin hizmetine ancak kâfi gelebilir. Sair mes’elelere bakmak, bize fuzulî ve malayani olur.” Sikke-i Tasdik-i Gaybî
 

Yeltegiyan

Elfidam
çok saçma ya ayrıca doyumsuzluk hep daha fazlasını isteme huyu bayanlara özgü falan değildir bütün insanlık için geçerli hadise binaen diyoruz bunu :'' Muhakkak ki Ademoğlunun altından bir vadisi olsa iki vadi dolusu ister.Onun ağzını ancak bir avuç toprak doldurur.'' ayrıca bayanlar biraz ince düşünceli ve de mükemmeliyetçi oldukları için durum daha belirgindir.ama bu bayları aklamaz. :mad: :mad: :mad:nükteyi haklı bulup tasdik eden bayanlara da şaşıyorum :O ::)
 
Hanne kardesim siz bakmayin,bence herkes konunun şumuliyyetinin farkinda.. :angel:
kabul etmek lazım, oyle yada boyle..yani ne baylar nede bayanlar bu konuda ak degiller...

Doyumsuzluk konusu tum insanlara ozgu...
bayanlar daha detaycidir tatminsiz gorunurler, genelde daha genis dusunen beylerde dunyadaki savaslari cikaranlardir ;D :p

Sukur varsa.. iki tarafinda sorunu kokten hallolur ve kıt kanaatte olsa geçinirler... :)
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst