Bediüzzaman'a Selâm...

_bamteli_

Well-known member
Bediüzzaman'a Selâm...

MERHUM Üstad Bediüzzaman Said Nursî hazretleri (Allah ona rahmetiyle muamele buyursun) çok değerli, çok hizmet etmiş, çok fütuhata nail olmuş bir İslâm

büyüğüdür.

Başlıca özellikleri şunlardır:
1. Kur'ân, Sünnet,Cemaat yolunda olmuştur.
2. Bid'atlerden uzak durmuştur.
3. Haliq (Yaratan) veKur'ân yolunda yaptığı hizmetlerden dolayı mahlukattan (yaratıklardan) ücret, maaş almamıştır.
4. O bir ihlâs kahramanıdır.
5. Keşif ve keramet sahibidir.
6. En karanlık devirlerde ümidini yitirmemiş ve hizmetlerini sürdürmüştür.
7. "Belânın en şiddetlisi Peygamberlere (Selam olsun onlara) gelir. Sonra derece derece..." Hadis-i şerifinde haber verildiği üzere, ona gelen belâ ve musibetler mânevî derecesinin yüksekliğini gösterir.
8. Âdil ve fani dünyaya sırt çevirmiş; mal, mülk, servet edinmemiş, kût-i lâ yemut ile iktifa etmiş gerçek bir zâhiddir.
9.Kendisine çok eziyet ve zulm edenlere bile beddua etmemiş mürüvvetli ve sabırlı bir Müslümandır.
10. Şahsına, enesine pâye vermemiş, hizmeti ön planda tutmuştur.
11. Tek kelimeyle o bir iman, İslâm, Kur'ân, Sünnet, ihlâs kahramanıdır.
12. Milyonlarca Türkiyelinin imanının kurtulmasına vesile olmuştur.

Onun ve has talebelerinin çektikleri çileleri, mâruz kaldıkları baskıları bendeniz az buçuk biliyorum. Bunlar insan takatini aşan çilelerdir. Üstad'tan ve has talebelerinden Allah razı olsun, Resûl-i Kibriya'nın (salat ve selam olsun O'na) şefaatine nâil olsunlar; Türkiye'deki İslâm ümmeti onlara çok şey borçludur.


Üstad'ın ölümünden bu yana yarım yüz yıla yaklaşan bir zaman geçti. Genç nesiller o eski karanlık günleri, o çekilen eziyetleri tam mânâsıyla bilmiyor. Merhum Üstad Bediüzzaman hazretleri hakkında, gerçeklere uymayan birtakım lâflar ediliyor, iddialar ortaya atılıyor.

Üstadın, "İslâm'ın Allah katında tek hak, makbul, muteber, geçerli din olduğu" inancına aykırı hiçbir sözü yoktur.

Bugünkü Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü cereyanı ile onun arasında bağ kurulamaz.

Üstad dört hak mezhebin doğruluğuna, fıkhın lüzumuna inanmış bir alimdi.

Üstad tasavvufa ve turuk-i aliyyeye muhalif değildi. Telvihat-ı Tis'a risalesinde tasavvufu övmektedr.
Üstad Gavs-i Ekber Abdülkadir Geylanî'ye, İmamı Gazalî'ye, İmamı Rabbanî'ye bağlı ve hürmetkârdı.
Üstad hazretleri ölümüne kadar evradını ve ezkarını okumuştur.

Giyimde kuşamda, yeme içmede, maişette adat-ı islamiyyeye ve Şeriat-ı Garra-i Ahmediyye ahkamına bağlı kalmıştır.

Hiçbir konuda Frenkleri taklid etmemiştir.
Bir keresinde Ağır Ceza Mahkemesi reisi, başından sarığını çıkartması konusunda ısrar etmiş, Bediüzzaman "imamemi ancak başımla birlikte çıkartabilirsiniz" cevabını vermiştir.

Böyle büyük bir zatın bozuk bid'at cereyanlarıyla hiçbir ilgisi olamaz. O, Ehl-i Sünnet ve Cemaat yolundan kıl kadar ayrılmamıştır.

Onun "Muharref ve bozuk dinler de İbrahimî dindir, haktır... Onların da mensupları ehl-i necat ve Cennetliktir..." gibi vahim bid'at inançlarıyla alâkası yoktur.

Risale-i Nur'daki bazı gavamız, esrar ve dakaikin tevilleri vardır.

Dinimize, İmanımıza, Kur'ân'ımıza, Şeriatımıza, Sünnet-i seniyyeye hizmet etmiş büyüklerimizin hatıralarını koruyalım. Bid'atçilerin onları bozuk bid'at cereyanlarına alet etmelerine fırsat ve imkân vermeyelim.
Gelmiş geçmiş, halen hayatta olan bütün ulemâya, fukahaya, meşâyihe, kâmil mürşidlere, iman ve Kur'ân hizmetkârlarına, gerçek mücahidlere, evliyaullaha, ricalullaha selam ve hayır dua ederim.
Ruhaniyetleri üzerimize sâyeban olsun.

Âmin...
 
Üst