Ben Kitap Olmayan Bir Evde Doğdum.

Çocuðunuz Kitap Okuyor mu?

  • Evet her gün okuyor.

    Kullanılan: 2 22.2%
  • Çok nadiren okuyor.

    Kullanılan: 2 22.2%
  • Hayýr okumuyor.

    Kullanılan: 0 0.0%
  • Hiçbirisi (Çocuðum yok)

    Kullanılan: 5 55.6%

  • Kullanılan toplam oy
    9

Huseyni

Müdavim
Her şeyiyle "Osmanlı'yım" diyen ahşap bir konak satılmıştı. Yeni sahibi beni eve davet etmişti. "Şu kitaplar ne kadar eder?" Baktım; çoğu Osmanlıca, bir başka medeniyete ait gibi, okunmaz olmuş... Kim bilir hangi asırda, hangi mübarek insan, divitini hokkaya batırıp, notlar almış... Onun torunlarının, mirasçılarının kütüphaneyle ilişkileri yok ki, kitaplara sahip çıkmamışlar. Bırakın okumayı, satmayı bile akıl edememişler. Parçalanmış bir kitap vardı. Sahifeleri dağılmış, "çok eski" diye bir köşeye atılmış. Bir yaprak alıp uzattılar. "Bu ne?" diye sordular. Baktım; Kur'an! Osmanlı konağında tanınmayan kitap... Hayret, dedim, nasıl da çökmüşüz... Şimdi de kalkınmanın yollarını arıyoruz...

Ben kitap olmayan bir evde doğdum. Annem babam ümmiydi, okuma yazma bilmezdi. Bir gün öğretmen "yön nedir, öğrenin gelin" dedi. Eve gelip, amcama sordum, "yön sorusunu sordu öğretmen, yön nedir?" Amcam dedi ki, "sen yanlış anlamışsındır, gön'dür o. Gön, sığırın derisidir" dedi. Böyle bir ailede yetiştim. 18 yaşıma geldiğimde babama, anneme ve Erzincan'a baktım "sen sen olma, değiş. Başka şeyler de yapabilirsin" dedim. Sonrasında kendi kendime İngilizce ve Arapça çalıştım. Hasan Âli Yücel'in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde yayınladığı klasiklerden büyük bölümünü genç yaşlarda okumuşumdur. Kendime baktığımda 1940'lı yıllardan farklı bir Ömer olmuştum...

Bir gün babam, Mevlid diye bir kitap almış, getirdi. Köydeyiz; cevizin altında... Oku, dedi babam. "Allah adın zikredelim evvela..." diye başladım okumaya. Babam bilgili bir adam değildi. Bağımız bahçemiz vardı, onlarla meşgul olurdu. Fakat kendi durumuna göre, kitap okutmaya çalıştı bana.

Bana soruyorlar, "çocuklarımıza kitapları nasıl okutabiliriz?" Evvela şunu bilmek lazım, ebeveyn televizyon seyrederken, çocuk kitap okumaz! Ben çocuklarıma "kitap okuyun" dediğimi hatırlamıyorum. Benim döktüğüm kitapları onlar topladı, böylece kitaplarla iç içe büyüdüler.

Mesela bir aile düşünelim: Ebeveyn çeşitli kitaplar, mecmualar alır, okur. İster istemez onları kenara, köşeye bırakırlar. Çocuk bu kitapları alır, resimlerine bakar, sayfalarını karıştırır, belki de yırtar. Böylece çocuk kitapla dergiyle meşgul olur. İşte böylesine bir çocuk mutlaka okuyacağı bir şeyler bulur. Nasıl ki insan arzu ettiği şeyi yerse, o daha faydalıdır. Zorla yediği şey pek faydalı olmaz. İnsan öyle bir yaratıktır ki Allah onun ihtiyaçlarını ona istetir. Mesela susuz kalan su ister, aç kalan yiyecek ister. Çocuğun da isteyeceği bazı resimli veya yazılı yayınlar olabilir. Anne-baba buna dikkat etmelidir. Neden hoşlanıyorsa o yönde gidilmelidir.

Bir anne diyor ki, "çocuk yemek yemiyor!" Çocuğun seveceği yemeği pişirince yer. Yemekle kitap aynı şeydir. Çocuğunuz hangi kitabı beğenirse, onu alın.

Amerika'da çocuk oyuncağı satan dükkânlarda, çocuk kitapları da satılıyor. Çocuklar, meraklıdır. Soru sorarlar. Çocuğun soruları tespit edilip, o sorulara cevap verecek kitaplar alınabilir. Mesela oğlum ilkokul üçe gidiyordu. Ona resimli bir ansiklopedi almıştım. Oğlum severek okumuştu. Çocuğun kitabı sevmesi için, kitabın renkli ve resimli olması lazım... Hikâye, masal ve kıssaları çocuklar rahatlıkla okur.

Çocuğum kitap okumuyor diyen anne-baba, önce kitabı kendisi okusun...

Hekimoğlu İSMAİL
09 Mayıs 2009, Cumartesi
Zaman
 

VUSLAT

Well-known member
ben küçükken, bizim evde, çocukların anlayabileceği kapasitede...
renkli ve resimli az sayfalı dergiler vardı...
12 adetten oluşan bu dergilerde...
islamiyeti anlatan...
peygamberlerin başına gelen hadiseleri anlatan...
hayvanların özelliklerini anlatan v.s...dergilerdi...
ve ben onları defalarca okumuştum...
küçük yaşımızda o dergiler ne kadar da faydalı bilgiler öğrenmemizi sağlamıştı...


güzel bir konuya değinilmiş teşekkür ederim...

bir şey daha eklemek istiyorum...
bana kalırsa çocuklara küçük yaşda islamiyeti öğretecek...
resimli dergiler, çizgi flim ise, seçilmiş dini çizgi flimler seyrettirmeli...
 

ebrar172

Talebe
Bir anne diyor ki, "çocuk yemek yemiyor!" Çocuğun seveceği yemeği pişirince yer. Yemekle kitap aynı şeydir. Çocuğunuz hangi kitabı beğenirse, onu alın.

------------------------


seçme şansı verilmediğin de ilgi azalıyor....hayallerini kısıtlamamalı çocuğun...evvela hayal etmeyi öğrenebileceği kitaplarla başlamalı okumaya...
mesela küçük prens'i okumalı her çocuk...zevk aldığında okumaktan zaten zamanla bu onun için bir ihtiyaç haline gelecek...hayallerle başladığı yolculuk düşünsel kabiliyetini geliştirecek...

ve okuyan bir çocuğun konuşması da ona mukabil daha düzgün olacak....yazı yazma becerisi...velhasıl kitap okumak birçok yönden gelişmek için çok çok önemli bir olgu...kelime dağarcığı çok kısıtlı olan insanlara bakarsanız kitap okumadıkları gerçegiyle karşılaşırsınız....okumayan insanla okuyan insanın arasında ki farkı herkes anlayabilir...çok bariz bir şekilde hem...


 

nurhadimi

üye Sorumlusu
çocuğum yok ama yeğenlerim var kavga ederek kitap okumaya oturtuyorum artık


resmen cinnet geçirttiriyorlar


evdeki tüm bireyler ellerine kitabı almadan alıp okumuyorlar :(
 

Ali Said

Well-known member
bir şey daha eklemek istiyorum...
bana kalırsa çocuklara küçük yaşda islamiyeti öğretecek...
resimli dergiler, çizgi flim ise, seçilmiş dini çizgi flimler seyrettirmeli...

katılıyorum çocuklara kitap kokusunu hissettirmeliyiz
önce kendimiz...
 

Nurist

Well-known member
çocuklar büyüklerinden ne görürlerse onu uygularlar
yukarıda da arkadaşların belirttiği gibi önce kendimize sormalıyız bu soruyu
uygun yollarla yaklaşılırsa her çocuk kitap okumayı sever Ancak baskıyla çocuğa kitap okutulamaz Okumayı sevdiremiyorsak, hiç olmazsa okumadan nefret ettirmeyelim Çünkü okumadan nefret eden kişi, en uygun vasatta bile kitaba kolayca ısınamaz

kitabın en büyük düşmanı tv :S buna da bir çözüm bulmak gerek
velhasıl

ben hamd olsun çok güzel bir evde doğdum :)
 

leylak

Active member
Ben kitapla alakası olmayan bir anne ve babayla büyüdüm,evimizde ders kitapları hariç kaynak kitap bile yoktu arkadaşlarım ders kitabında olmayan bilgileri verince şaşırırdım nerden buluyorlar diye,evlendikten sonra kitap okumanın önemini anladım ve zevkine vardım.
çocuklarıma kitabı sevdirmek için her yolu denedim, kızlarıma rüşvet vermeme gerek kalmadan kitap kurdu oldular ama oğluma sevdirene kadar şu kadar sayfa okumassan parka gidemessin,şu kadar sayfa okursan sana şunu alırım ,her satıra 1 tl veririm gibi teşvik primleri vermek zorunda kaldım
anket deki cevaplar bana uymuyor hergünde okumuyorlar çok nadirde kısa aralıklarla okuyorlar zaten çok kötü bir huyları var kitaba başlayınca bitmeden bırakmıyorlar sabaha kadarda olsa okuyup bitiriyorlar
 
Üst