beş çocuk...bir anne....

eskiler derlerki : kızın iyi olacağına damadın iyi olsun oğlun iyi olacağına gelinin iyi olsun bizler isterizki hepsinin yüzü gülsünde annelerimiz çoçuklarının evine rahat rahat gelip otursun ama en önemlisi KIZIN YADA OĞLUN DAMADIN YADA GELİNİN YÜREĞİNDE MERHAMET OLSUN merhameti olmayan evlatlardan allah korusun
 

Kýrýk Testi

Well-known member
Allah da onları çoçukları ile imtihan ediyor,tabi merhametli her insan annesi dahi olmassa yaşlı,kimsesiz veya düşkün birine yardım eder muhakkak yeter ki dünyada var olma sebebini bilsin...
etme bulma dünyası,eden kendine eder..
 

ebrar172

Talebe
ANNE
çocuklarına islamiyeti yaşamasıı öğretememiştir

veya
ANNE gençliğinde iffetini muhafaza etmeye çalışmamışsa yaşlandıgında bekledıgı ılgı ve alakayı göremez


iyide medreseli huzurevleri hınca hınç dolu ikinci söylediğiniz sebeb bana pek mantıklı gelmedi...
arasıra huzur evlerini ziyaret edin hele...hanımlardan çok beyler misafir onlara sebeb ne ola peki...
 
iyide medreseli huzurevleri hınca hınç dolu ikinci söylediğiniz sebeb bana pek mantıklı gelmedi...
arasıra huzur evlerini ziyaret edin hele...hanımlardan çok beyler misafir onlara sebeb ne ola peki...

kardeşim iffetini muhafaza etmek sadece bayanlara has bişey değil erkektete beğenmek beğenilmek arzusu var dıkkatınızı cekerım,hanımlar rehberınde ki çoğu şey erkekler içinde geçerlidir kardeşim
 

ebrar172

Talebe
kardeşim iffetini muhafaza etmek sadece bayanlara has bişey değil erkektete beğenmek beğenilmek arzusu var dıkkatınızı cekerım,hanımlar rehberınde ki çoğu şey erkekler içinde geçerlidir kardeşim


iyide zamanımız da bu öylesi hale geldi ki her 10 yaşlıdan neredeyse 7-8 i huzur evlerinde böylesi bir değerlendirme ne kadar sağlıklı olur sizce...

islamiyetin öğretilmemesi derseniz size katılabilirim..fakat iffet mevzusunda sukut ediyorum...
 
iyide zamanımız da bu öylesi hale geldi ki her 10 yaşlıdan neredeyse 7-8 i huzur evlerinde böylesi bir değerlendirme ne kadar sağlıklı olur sizce...

islamiyetin öğretilmemesi derseniz size katılabilirim..fakat iffet mevzusunda sukut ediyorum...

kardeşim sokakta yaşlı teyzeler gorursunuz yuzune nur aksetmiş,gençliğinde imanını ıffetını muhafaza etmiş .
başka bır tarafta yaşlı bır bayan goruyorsunuz yuzu falan kırışmış yuzunde nur kalmamış o haldeyken bıle gençlere özenmiş dudagına yuzune ruj boyalar surmuş insan bunu görunce az önceki yaşlı teyzemızle aynı sevgıyı duyabılırmı aynı alakayı gosterebılır mı? soruyorum sana ?
bu mana itibariyle bedıuzzamanın ıfadesıdır kardesım, tabı sende dogru soyluyorsundur haklısındır kardeşim
saygılarımla
 
medreseli kardesim ikinci sik bence düsünülmesi gerek cünkü ne olursa olsun onlar atalarimiz .
kardeşim sokakta yaşlı teyzeler gorursunuz yuzune nur aksetmiş,gençliğinde imanını ıffetını muhafaza etmiş .
başka bır tarafta yaşlı bır bayan goruyorsunuz yuzu falan kırışmış yuzunde nur kalmamış o haldeyken bıle gençlere özenmiş dudagına yuzune ruj boyalar surmuş insan bunu görunce az önceki yaşlı teyzemızle aynı sevgıyı duyabılırmı aynı alakayı gosterebılır mı? soruyorum sana ?
bu mana itibariyle bedıuzzamanın ıfadesıdır kardesım, tabı sende dogru soyluyorsundur haklısındır kardeşim
saygılarımla
 

ebrar172

Talebe
iyide mübarek o bahsettiğiniz boyalı nineler zaten huzur evinde değil ki onların hizmetçisi , arabası , parası , kuaförü velhasıl herşeyi yerinde zaten...
ben huzur evine gittiğimde hep başı örtülü sessiz , sedasız hüzünle oturan teyzeler görüyorum ya eşinden kalmış maaşla orada yada oturduğu evi huzurevine bağışlamış hiçbir variyeti kalmamış insanlar...

velhasıl nuriye'ninde dediği gibi ne olursa olsun ve her ne yaparsa yapsın onlar bizim atalarımız ve bu huzurevi denen yerler bize batıdan intikal etmiş huzur bozan kuruluşlar...

yahu bir insan yaşıtlarının beraber yaşadığı insanların hergün öldüğüne tanık olarak evinden , çocuklarından uzakta nasıl huzurlu yaşar...ismiyle çelişen en tuhaf yerler huzur evleri...
icon6.gif

 

nuriye

Well-known member
kardeşim sokakta yaşlı teyzeler gorursunuz yuzune nur aksetmiş,gençliğinde imanını ıffetını muhafaza etmiş .
başka bır tarafta yaşlı bır bayan goruyorsunuz yuzu falan kırışmış yuzunde nur kalmamış o haldeyken bıle gençlere özenmiş dudagına yuzune ruj boyalar surmuş insan bunu görunce az önceki yaşlı teyzemızle aynı sevgıyı duyabılırmı aynı alakayı gosterebılır mı? soruyorum sana ?
bu mana itibariyle bedıuzzamanın ıfadesıdır kardesım, tabı sende dogru soyluyorsundur haklısındır kardeşim
saygılarımla
tabik ayni saygiyi düsünmüyorum ama ailesi acik olupda cok kardesimiz var dini vazifelerini bilen onlar ne yapsin birde onlarin acisindan düsünelim.
 

Zuhr

Talebe
— "özgürleşme" sürecinde çevresindeki "duvarları" yıkmaya başlarken önce anne babadan başlandığı için olabilir ..
Hani bizim özgürlüğümüz başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter ya,
Mesela müziğin sesini sonuna kadar açmak isteriz ama "kul hakkı" gereği, komşularımızı rahatsız etmemek için açmayız,
Bu gibi yaşamsal kuralların ilk öğretmeni anne baba oluyor,
Ve kuralların konma gerekliliği net olarak anlaşılamadığında, nefisle baş başa kalındığı zaman, kuralı koyan kişi düşman addedilebiliyor,
Son ses müzik dinlemek isteyen kişi, sesi neden açmaması gerektiğini net olarak kavrayamadıysa ve annesi kızdığı için sesi kısıyorsa, annesi olmadığında sesi istediği kadar açabiliyor,
Anne-babanın "kural koyucu" "sınır çizici" "hesap görücü" özellikleri, çocuk için her daim kalıcı olabiliyor. bu sınırların, kuralların, hesap vermelerin gerçek anlamı kavranamayınca, nefse ve şeytana yenik düşüp zahiri amirleri terk etmemek işten bile değil.

— başka bir sebep, hayatlarındaki tüm sorunların kaynağı olarak anne ve babayı gördükleri için olabilir ..
"şeytanı dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez. " kusurları dışarıda arayan kişinin, kişiliğindeki eksiklikler ile ilgili, farkında olarak veya olmayarak ilk suçlayabileceği insanlar anne ve babası oluyor; onlar yüzünden güzel bir eğitim alamamış, onlar yüzünden pısırık olmuş, onlar yüzünden

— bir başka sebep;
anne baba çocuğunu hep "çocuk" gördüğü, 3 yaşındayken ayakkabılarının bağcıklarını bağladıkları, odalarını topladıkları, uyku saatlerini düzenledikleri, kimlerle arkadaşlık edeceklerini seçtikleri, nerede nasıl davranacaklarını anlattıkları çocuklarının 30 yaşında olduğunu ve bunların hepsini artık kendi başına yapabileceklerini fark edemedikleri için olabilir ..
her işimize karışan bir insanla birlikte olmak istemeyiz; farkında olarak veya olmayarak bizim bir birey olduğumuzu, kararlar alabileceğimizi, bu kararları uygulayabileceğimizi kabul etmiyordur ve hakeza, durum böyle olunca var olmamızın bir anlamı kalmıyor, değersizleşiyoruz. "işe yaramama, değersiz olma duygusu" insanın üstesinden gelebileceği en zor sorunlardan ve depresyondan şizofreniye kadar neredeyse bütün psikolojik sorunların temelini oluşturan duygu.

— sonra; sıfır kilometre başlıyoruz hayata,
Her şey yeni oluyor bizim için, hep öğreniyoruz, hep bir şeyler ekliyoruz kendimize,
Öğrenme sürecini yaşarken, sanki herkes bizim gibi her şeyi yeni öğreniyor sanıyoruz kimi zaman,

Annemle birlikte iki hafta akraba ziyaretine gidince erkek kardeşimle babam evde yalnız kalmışlardı bir yaz,
Eve döndüğümüzde kardeşim anneme mutfak lavabosundaki lekeleri gidermek için çamaşır suyu kullanması gerektiğini anlatmış, kendisi evyeyi çamaşır suyuyla çok kolay temizlemiş ve bu "keşfettiği bilgiyi" anneme de "öğretmiş".
"başkaları tarafından bilinebilir" bilgisi de bizim için "yeni" olduğu için, bizim için "yepyeni keşifler" olan bilgilerin sarhoşluğu ile bu bilgileri çevremizle paylaşırken, etrafımızdaki insanların o bilgiye zaten sahip olabileceği aklımıza gelmeyebiliyor. O ana kadar "bilgi" bizim için olmayınca, başkasında da yoktur diye düşünebiliyoruz,
işin kötü tarafı, en yakın çevremizde olan anne ve babamız, bu durumda "kör cahil" oluyorlar .. ve onlarla "uğraşmak" zor geliyor.

Muhakkak daha bir sürü sebebi vardır, şeytan boş durmuyor, habbeyi kubbe yapmakta üstüne yok,
ama her şeyde olduğu gibi bunun da en temelinde, hem çocuk hem ebeveyn tarafında, iman eksikliği var ..
bu olmasa Rabbimizin emrine nasıl karşı gelelim ..
"...Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa onlara (ikisine) “öf” deme. Ve onları (ikisini) azarlama ve onlara kerim (güzel, yumuşak) söz söyle!
Ve onlara (ikisine), merhamet ederek ve tevazu ile kanat ger! Ve “Rabbim, onların beni yetiştirdiği gibi ikisine de merhamet et!” de."
(İsrâ 23-24)
(ve bana çok ilginç gelen bir nokta, anne baba inançlı olması veya olmaması ayrımı yapılmamış burada, (yanlış biliyor yanlış yorumluyor olabilirim, lütfen düzeltin) kafir bile olsa yaşlanmış anne babaya veya akrabalara karşı hep merhamet ve tevazu ile yumuşak yaklaşmamız emrediliyor.)
 

iyinesil

Talebe
çünkü çocuğa anne-babalık yapmak valideynin fıtratında derc edilmiştir..kuranda cocuklarınıza iyilik yapın üzmeyin vs. ayetleri yoktur çünkü anne baba olan hz ademin evlatları olan bizler sevk-i ilahi olarak zaten onların her türlü yetişmeleri için çabalarız..oysa ademin anne babası yoktur.. dolayısıyla allah insanın yapısındaki bu durumu bildiğinden dolayı anne babaya hürmeti, onlara "üf bile deme"meyi bize önemle ikaz etmiştir..
ezcümle..hakiki imandır ki bizi anne babamıza ve evlatlarımıza vazifelerimizi yaptıracak..
zamanın çıldırtıcılığı, asrın fitneleri...her şeye rağmen yaşamaya ve yaşatmaya azmetmiş gönüllere selam olsun..
 
Üst