BÖYLE BİR DOST VAR MI ?

illailayh

Active member
BÖYLE BİR DOST VAR MI ?

Öyle birini dost edinme fırsatınız var ki :

• Her zaman sizin ona ihtiyacınız oluyor , onun ise aslında size hiç ihtiyacı olmadığı halde sizi dost telakki ediyor , size tenezzül buyurup iltifat ediyor ,
• Siz ona 1 adım yöneldiğinizde o size 10 adımla yöneliyor ,
• Darda kaldığınızda imdadınıza yetişiyor , zorlukları açıp kolaylaştırıyor ,
• Çokça ikram ediyor , cömertliğini hiç bırakmıyor ,
• Çok zengin , hiçbir şeye muhtaç olmuyor ,
• Çok merhametle ve şefkatle muamele ediyor , merhameti gazabına gâlip geliyor ,
• Sözünden asla dönmüyor ,
• Özür dilediğinizde hatanızı görmezden geliyor , affediyor ,
• Her yaptığı işi yerli yerince ve kusursuzca yapıyor ,
• Kendisini vekil edinenlerin işlerini mükemmelce yerine getiriyor ,
• Hayırlı işlerinizde sizi destekleyip size yardım ediyor ,
• Kendisini memnun eden işleriniz için kat kat fazlasıyla karşılığını veriyor ,
• Çok sabırla ve yumuşak muamele ediyor ,
• Bir şey talep ettiğinizde bu talebinize muhakkak karşılık veriyor ,
• Mağlup edilemiyor , her şeye gücü yetiyor ,
• Hakemlik yaptığında en adaletli hükmü veriyor ,
• Kendisine itimat edenlerin umudunu boşa çıkarmıyor ,
• Kendisini sevdiğinizde , itaat ettiğinizde sizi sevip koruyor ,
• Her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteriyor ,
• Dilediği şeyi mutlaka yapıyor ,
• Sizin için faydalı olan doğru yolu tavsiye ediyor ,
• Mazlumun hakkını zalimden zerresine kadar alıyor ve zalimi zelil ediyor ,
• Kendisine sığınanları himaye edip emniyete kavuşturuyor ,
• Sevdiklerinin mertebelerini yükseltip güzel makamlar veriyor ,
• Hiç beklemediğiniz bir anda sizi sevindiriyor ,
• Bütün icraatlarında hakkı , adaleti ve dengeyi gözetiyor ,
• Cezalandırmaya gücü yettiği halde cezalandırmada acele etmiyor , muhataba kendini düzeltir diye mühlet veriyor ,
• İdaresi altında bulunanların bütün ihtiyaçlarını karşılıksız temin ediyor ,
• Siz öldükten sonra yüzyıllar geçse de sizi unutmuyor , sizinle ilgileniyor ,

O ; SİZE HİÇ DE UZAK OLMAYAN , ŞAHDAMARINIZDAN DAHA YAKIN OLAN ALLAH’TIR .
BU DOSTLUĞUN TEK BİR ŞARTI VAR : “ HAYATINIZ VE ÖLÜMÜNÜZ ”
O ‘ NUN İÇİN ve O ‘ NUN YOLUNDA OLMALI .
Düşünün bir kere O ‘ na dost olunca , O’ nun dostlarına da dost oluyorsunuz :
En başta Hz . Muhammed olmak üzere Hz . İbrahim , Hz . Musa , Hz . İsa ve diğer peygamberlerimiz ....
Resulullah ‘ın yakın arkadaşları , Hz . Ebubekir , Hz . Ömer , Hz . Osman , Hz . Ali ve diğerleri , diğer peygamberlerin arkadaşları ....

Ve ismini sayamayacağımız nice âlimler , mü ‘ minler ..... ( Hepsine selam ve rahmet olsun )
O ‘ NUNLA ve ONLARLA DOST OLMAYA DEĞER , DEĞİL Mİ ?
 

imported_mihrace

Active member
Emeğine sağlık illailayh, hayatımızı ve ömrümüzü bize şah damarımızdan yakın olan rabbimize, ve onun dostluğuna erişmek için harcamayı nasip eylsin rabbim inşallah..
 

illailayh

Active member
mihrace ' Alıntı:
Emeğine sağlık illailayh, hayatımızı ve ömrümüzü bize şah damarımızdan yakın olan rabbimize, ve onun dostluğuna erişmek için harcamayı nasip eylsin rabbim inşallah..

amin yahu forum cok cansızz deil mi bi kac gündürr yada ben mı yogun oldugunda yokum:(
 

istiðna

Active member
En büyük dost, yaradan ALLAH’tır. O, insanı en güzel şekilde yarattı. Ona akıl verdi. Aklını kullanması için ona kitabı ve mizanı verdi. Yeryüzünü nimetlerle donattı. Yaradan ALLAH’ın dostluğu, belirlenen doğal mecrada ilerlemeyi gerektirir. İnsan bir fıtrat üzere yaratılmıştır. Fıtrata uygun bir inanç ve bu inancın gereği bir hayat sürdükçe ALLAH’ın dostluğunu kazanacaktır. ALLAH’ın dostluğu, başka dostluklara benzemez. O dost olunca; bir yardımcı, bir koruyucu, bir şefaatçidir de. Onun dostluğunu kaybedenin hiçbir koruyucusu, yardımcısı şefaatçisi olamaz.

Her dost iyi değildir. İyi dost olan ALLAH, inananları, sakınanları, hidayet üzere yürüyenleri, sadıkları, şahidleri karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnanmayanların dostları ise azgın, sapkın tağutlardır. Tağutlar, dostları olan inkara şartlanmışları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. Zalimler, fasıklar, facirler, müşrikler, münkirler birbirlerinin dostlarıdırlar. Hepsi şeytanın dostlarıdır. Şeytanın aldatıcılığı, saptırıcılığı gibi bu dostluklar da sahtedir, aldatıcıdır. Faydalanmak, dostluklarının temel amacıdır. Faydalanma sürdükçe dostlukları sürer.

Yaradana dostluk, mü’minleri dost edinmeyi gerektirir. Rahmanı seven, O’nu sevenleri sever. O’nun yolunu yol edinenlere güvenir. Onlarla yakınlaşır, bütünleşir. Onları sahiplenmenin gereğine inanır. Mazlumların, kimsesizlerin sahibi olur. "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder katından bize bir yardımcı lütfet" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınların çığlıklarını yüreğinde hisseder. Onların sahibi oluverir. Bilir ki, bu çığlığı duymazlıktan gelmek zalimleri azdırır. Zulmün egemen olduğu bir dünyada yaşanılmaz. Malı ile, canı ile, yüreği ile, tavrı ile sahiplik sorumluğunu ifa eder.

Dost, sert kasırgalar karşısında bir limandır. Umutların tükendiği yerde, fedakarca ortaya çıkan kurtarıcı eldir.

Dost; işkence altındaki, esir kampındaki, zindandaki kardeşinin sahibidir. Bedel gerektirse de onu sahiplenir. Geride kalanlara, ailesi gibi bakar.

Dost; hicret yurdunda barındırır. Sıcak yüreği ve paylaşımı ile özlem, yalnızlık ve hasreti giderir.

Dost; yanında iken dostluğun kıymetini bilir. Gidenin geri gelmeyeceği bilinci ile dostluğun nimetlerinden yararlanır.

Dostluk; yükü birlikte omuzlamaktır, sevmektir, saymaktır, korumaktır, değer vermektir. Özlemektir, aramaktır, sahiplenmektir.

Rahmana yönelirken, namaza dururken, Kitabı okurken yüreğimize soralım. Ürperiyor mu yüreğimiz. Yumuşuyor mu yüreğimiz. Huzur veriyor mu bize ibadetimiz. Bunları, ALLAH ile dostluğumuzun sinyalleri olarak alalım. Ve bilelim ki, bu dostluk hayata yansımıyorsa sahtedir. Geçicidir. Tükenmeye mahkumdur.

Bir mimar hassasiyeti ile inşa ettiğimiz dostlukları daim kılalım. Şeytan ve dostlarının aldatıcılığına kapılmayalım. Onların, "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tespit ettiğin süreye ulaştık" diyecekleri gün geç olacak. O gün şeytan ve dostlarının faydalanmak için dost göründüklerini anlayacaklar ama ne fayda.

Geç kalmadan gerçek Dost’a dost olalım. Hem de İbrahim gibi ‘Halilullah’ olmayı şiar edinerek. O’nun dostlarını dost edinelim.

Dost yüreği cam gibi hassastır. Kırmaya gelmez!
 

hasret

Well-known member
DÖRDÜNCÜ NÜKTE

Duanın en güzel, en lâtîf, en leziz, en hazır meyvesi, neticesi şudur ki:

Dua eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli herşeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerîm Zat var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyâcâtını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def edebilir bir Zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek bir ferah, bir inşirah duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp Elhamdü lillâhi Rabbi'l-Âlemîn der.

BEŞİNCİ NÜKTE

Dua ubudiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir. Çünkü dua eden adam duasıyla gösteriyor ki:

"Bütün kâinata hükmeden birisi var ki, en küçük işlerime ıttılaı var ve bilir. En uzak maksudlarımı yapabilir. Benim her halimi görür, sesimi işitir. Öyleyse, bütün mevcudatın bütün seslerini işitiyor ki, benim sesimi de işitiyor. Bütün o şeyleri O yapıyor ki, en küçük işlerimi de Ondan bekliyorum, Ondan istiyorum."


Sağol kardeşim coook güzeldi.
Evet öyle zamanlar öyle dertlerimiz olur ki, bizi rabbimizn dergahına avdet ettiir.Dua musluğunu actırır,dertlerini bir bir döktürür.Aslında bu vesileler ona yaklaştırır,ona dost olmaya iter.Anlarsınız ki ondan başka melce ve mence yok.Başkasına acsam derdimi oda ben gibi aciz.Beni bir dinler,iki dinler ücüncüde aynı samimiyetle dinler mi?
Ama rabbim bizden hiiic usanmaz.Nerde olsak olalım ''rabbim'' desem o hemen ''lebbeyk''der.Sonra ben öyle bir Rabbe dayanmalıyım ki ben gibi aciz,fakir,zayıf olmasın.Tüm istekeKlErimi yaratacak bir zat olsun.Zira benim isteklerim ebede uzanmış o zamn ebedi de yaratacak kudrete haiz olsun.
En güzeli ne biliyormusunuz o dertler basta sıkıyor ama rabbinle dertleşmene vesile olduğu zamAn olsun ''derdimi bile seviyorum artık'' zira o beni rabbimle dost etti diyorsunuz.Neyse bu hamur coook su götürür.
_________________________________________________ilaialyh coook güzeldi Rabbim razı olsun.
 
Şualar ' Alıntı:
Evet öyle zamanlar öyle dertlerimiz olur ki, bizi rabbimizn dergahına avdet ettiir.Dua musluğunu actırır,dertlerini bir bir döktürür.Aslında bu vesileler ona yaklaştırır,ona dost olmaya iter.Anlarsınız ki ondan başka melce ve mence yok.Başkasına acsam derdimi oda ben gibi aciz.Beni bir dinler,iki dinler ücüncüde aynı samimiyetle dinler mi?
Ama rabbim bizden hiiic usanmaz.Nerde olsak olalım ''rabbim'' desem o hemen ''lebbeyk''der.Sonra ben öyle bir Rabbe dayanmalıyım ki ben gibi aciz,fakir,zayıf olmasın.Tüm istekeKlErimi yaratacak bir zat olsun.Zira benim isteklerim ebede uzanmış o zamn ebedi de yaratacak kudrete haiz olsun.
En güzeli ne biliyormusunuz o dertler basta sıkıyor ama rabbinle dertleşmene vesile olduğu zamAn olsun ''derdimi bile seviyorum artık'' zira o beni rabbimle dost etti diyorsunuz.Neyse bu hamur coook su götürür.

MasaAllah kardesim Cok guzel ifade etmissin, aynen katiliyorum...
 
Üst