Çinliler, Türkler, Kürtler ...

GuL-i YaReN

Well-known member
Çinliler, Türkler, Kürtler

Yaşananlar korkunç

Her şey iki Uygur’un öldürülmesiyle başladı

Çin polisinin sanıkları yakalamayıp olayın üstünü örtmeye çalışması üzerine olaylar patladı

Şincan’da Uygurlar ayaklanarak Çinlilerin dükkânlarını yağmaladı

Polisin desteklediği Çinliler karşı saldırıya geçti

Uygurları öldürmeye başladılar

Kadınların ırzına geçtiler

Ordu olaya müdahale etti

Şincan Komünist Partisi Genel Sekreteri “göstericileri idam edeceklerini” söyledi

Bir cehennem gibi orası şimdi

Çin devleti ordusuyla, polisiyle Uygurların üstüne abanıyor

Ve, Çinlileri durduracak hiçbir güç yokmuş gibi gözüküyor

Dünya, Çin devletini kınıyor ama Çin aldırmıyor

Çin’i durdurabilecek tek eylem herhalde “Çin mallarına dünya çapında bir ambargo” olur

Bu yapılabilirse Çin geriler

Adı “komünist” olan ama yeryüzünün belki de en vahşi kapitalist sistemini uygulayan Çin, “paradan” başka birşeye aldırmayacakmış gibi görünüyor

Çin büyüyüp zenginleşen bir ülke

Ama bunu, sadece Uygurları değil kendi halkını da baskılarla bunaltarak gerçekleştiriyor

Uygurlar ise bu baskıdan nasiplerini fazlasıyla alıyorlar

Özellikle “din” ve “dil” konusunda büyük baskı altındalar

On sekiz yaşından küçüklerin camiye gitmesi yasak

Uygur dilinin kullanımına kısıtlamalar getirilmiş

Hapishaneler “muhaliflerle” dolu

Uygurlar, “kültürlerinin, dillerinin ve dinlerinin” tehlike altında olduğunu söylüyorlar

“Kültür ve dil” konusundaki şikâyetleri aslında bizim ülkemizdeki Kürtlerin şikâyetlerine benziyor

Vahşet, başka bir ülkede yaşandığı vakit insanlar, “kendi ülkelerinde” yaşandığında fark etmedikleri haksızlıkları daha iyi algılıyorlar

Eminim burada Kürtlerin acılarını anlamayan birçok Türk, Uygurların yaşadığı acıları çok iyi hissedip anlıyordur

Bu konuda Çin devletiyle Türk devletinin yaklaşımları birbirine benziyor

Söyledikleri hemen hemen aynı:

“Benim yönetimim altında, benim istediğim gibi yaşayacaksın, benim verdiğimden fazlasını istemeyeceksin”

Buna karşı çıkanın başı belaya giriyor

Hapse atılıyor, yargılanıyor, öldürülüyor

Milat’tan sonra üçüncü bin yılın içindeyiz hâlâ aynı vahşet sürüyor

Neden böyle bir vahşet var?

Neden biz bu tür vahşeti Batı’da görmüyoruz?

Kendi geçmişleri çok kanlı olan Amerika ve Avrupa bu vahşeti nasıl aştı?

Bugün herhangi bir Avrupa ülkesinde polis onlarca, yüzlerce insanı sokaklarda kafalarından vurup öldürebilir mi?

Kadınların ırzına geçebilir mi?

Bu, olmaz

Olmayacağını hepimiz biliyoruz

Niye olmaz peki?

Öncelikle, “çoğunlukta” olanlar “azınlıkta” olanların öldürülmesine karşı çıkarlar Avrupa’da

“Bu devleti yönetenler benim ırkımdan, öldürülenler ise başka ırktan onun için yapılanları görmezden geleyim” demezler

Böyle bir zulüm uygulamaya kalksa Fransız devletini Fransızlar, Alman devletini Almanlar, İngiliz devletini İngilizler durdurur

Türklerle Çinlilerin kendi devletlerinin zulmü karşısında gösterdikleri sessizliği, Avrupa’dakiler göstermez

Niye peki?

Aradaki fark ne?

Eminim sosyologlar, siyaset bilimciler bu konuya benden daha iyi bir cevap vereceklerdir ama benim görebildiğim, bu iki farklı davranış biçiminin altında insanların kendilerine sordukları sorunun farklılığı yatıyor

Türkler, Çinliler gibi kalkınsa da “gelişmişliğe” ulaşamamış ülkelerde, önemli olan devleti “kimin” yönettiği

“Yöneten” kendi ırklarındansa, yapılan zulme pek ses çıkarmıyorlar

Batılılar için ise önemli olan devletin “nasıl” yönetildiği

Elbette onlar için de hâlâ “kimin” yönettiği sorusu bir önem taşıyor ama bu “nasıl yönettiği” sorusundan sonra geliyor

“İyi yönetilen” bir ülkenin sokaklarında cesetler bulunmaz, kuyularından kemikler çıkmaz

Avrupa’nın yakın geçmişi kan ve vahşetle doludur ama artık bugün bir İngilizin, sokaklarda insanların öldürülmesine, kuyulardan kemikler çıkmasına sessiz kalacağını düşünebilir misiniz?

Ben, gelişmişliğin, devlet yönetimi konusunda “kim” sorusundan “nasıl” sorusuna geçilerek elde edilebileceğine inanıyorum

Gelişmiş biri, “yöneten kötü yönetiyorsa, o yönetici benden biri bile olsa karşıyım” diyor, gelişmemiş biri ise “nasıl yönetirse yönetsin yeter ki yönetici benden olsun” diyor

Ve “kim” sorusunun önemli olduğu ülkelerde acı hiç bitmiyor
Ahmet Altan - Taraf
 
Üst