Doç.Dr Nihat Hatipoğlu Sonsuz Salat ve Selam Sevgililer Sevgilisine Olsun Ve O'nun Sahabesine Kain
<img style="border-top-width:0px;border-left-width:0px;border-bottom-width:0px;border-right-width:0px" alt="Doç.Dr Nihat Hatipoğlu" height="130" width="500"> Sonsuz Salat ve Selam Sevgililer Sevgilisine Olsun <img alt="" height="5" width="5"><img alt="" height="5" width="5"><img alt="" height="5" width="5">
Ve O'nun Sahabesine Kainat Dolusunca Selam Olsun<img alt="" height="5" width="5"><img alt="" height="5" width="5"><img alt="" height="5" width="5">
<img height="33" width="402">
1- Mümin, kötülük edene iyilik eder. İntikam mümine yakışmaz:
Sahabeden biri sordu: "Ey Allah’ın Resulü, falanca kişi bana iyi davranmaz, misafirliğe gittiğimde ağırlamaz. Ben de ona aynısını yapayım mı?" Hz. Peygamber cevap verir: "Hayır, sen ona iyi davran. Misafir et ve onu ağırla. Kötülüğe kötülükle karşılık fazilet,erdem değildir. Çünkü kötülük, azgın nefsin ve şeytanın kişiye hazırladığı bir tuzaktır. Bu tuzağa düşenin yaptığını yapmak aynı tuzağa düşmek demektir."
Hz. Peygamber şöyle buyururdu: "Bize kötülük yapana kötülük yaparız diyenler gibi olmayın. Kötülük yapana, haksızlık yapmamaya gayret ediniz." Çevremize baktığımızda İslam’ın öngördüğü bu ahlaktan uzak olduğumuzu gözlemliyorum.
2- Mümin acele etmez. Ölçülü hareket eder:
Bir büyük zatın ifadeleri ne kadar da manidardır. Güzel hal ve ölçüyle hareket etmek, Peygamber’in ahlakının 24(yirmi dört) parçasından bir parçadır. İslam’ın öngördüğü budur. Kuran-ı Kerim’in emrettiği de budur.
Hz. Peygamber, sevdiği dostu Eşecc’e (RA) dedikleri çok düşündürücüdür: "Eşecc, sende Allah’ın sevdiği 2(iki) özellik vardır; yumuşak huyluluk ve düşünerek hareket etmek." (İbn Mace, Zühd, 72)
3- Mümin güler yüzlü olur:
İslam güler yüzlülüğü sadaka sayan bir Peygamber’in tebliğiyle yeryüzüne yayıldı. Hz. Peygamber, fakir olduğu için sadaka veremeyen bir sahabiye, güler yüzlü olmasını emreder ve ekler: "Herhangi bir kardeşini güler yüzlü karşılaman sadakadır."
Genellikle "ciddi duruş" sergilemek adına somurtkan durmak hoşumuza gider. Gülümsemeyi zayıflık sayarız. Televizyon dünyasında gençlerimizin idolü haline gelen tiplere baktığımızda kaşlar çatılmış, eller tetikte, birbirlerine karakter atan, öldürdüğü adam sayısı kalabalık olan, argo konuşmayı marifet sayan, sürekli karşısındaki rakibini yok etme egzersizleri geliştiren ruh hastası tiplerin ön planda olduğunu görürüz.
Böylesi karakterlerin ön planda olduğu ve beğenildiği bir dünyaya "tebessüm sadakadır" kültürünü doyasıya ne kadar anlatabiliriz bilemiyorum. İşin üzücü ve ürkütücü tarafı, bu tipin yaygın olmasıdır. Kısa tıraşlı, göğüs düğmeleri açılmış, takım elbiseli kahramanlar çoğaldıkça olgun bir nesil elde edebilme becerimiz azalacaktır.
* * * * * * * * * * * *
Daha dün gazetelere yansımış olan bir haber, ürküntümüzün boş olmadığını gösteriyor. Bir eve giren 5(beş) adam; evin erkeğini bağlıyor ve karısını ormana kaçırıp kirletiyor. Ve bu vaka,olay, koca bir şehrin göbeğinde oluyor. Bu belki de medyaya yansıyan rezaletlerden sadece biri.
İslam’ın kalıbından özüne dönmek zorundayız. İslami hüviyetimize İslam ahlakını yansıtmadıkça imanımızın ve ibadetimizin fayda sağlamayacağını bolca anlatmalıyız. Belki de yazarak anlatmalıyız. Siyasetçimiz, gazetecimiz, bürokratımız, ilahiyatçımız, sanatçımız ama hepimiz. Çünkü hiç birimiz sütten çıkmış ak kaşık değiliz.
SORALIM ÖĞRENELİM
Doç.Dr. Nihat Hatipoğlu Mart ayından itibaren Mekke ve Medine Konferansları ile
ay sonlarında Tuna Turizmin Konuğu oluyor. Geniş bilgi için siteye bakabilirsiniz.
<img height="30" width="393">
<img style="border-top-width:0px;border-left-width:0px;border-bottom-width:0px;border-right-width:0px" alt="Doç.Dr Nihat Hatipoğlu" height="130" width="500"> Sonsuz Salat ve Selam Sevgililer Sevgilisine Olsun <img alt="" height="5" width="5"><img alt="" height="5" width="5"><img alt="" height="5" width="5">
Ve O'nun Sahabesine Kainat Dolusunca Selam Olsun<img alt="" height="5" width="5"><img alt="" height="5" width="5"><img alt="" height="5" width="5">
<img height="33" width="402">
<img alt="" height="270" width="532">
<img alt="star" height="18" width="18" border="0"><img alt="star" height="18" width="18" border="0"> NihatHatipoglu.com<img alt="star" height="18" width="18" border="0"><img alt="star" height="18" width="18" border="0">
<img alt="star" height="18" width="18" border="0"><img alt="star" height="18" width="18" border="0"> NihatHatipoglu.com<img alt="star" height="18" width="18" border="0"><img alt="star" height="18" width="18" border="0">
Hangimiz sütten çıkmış ak kaşığız?
İSLAM’ın en ihmal ettiğimiz yönü "ahlak" yönüdür. İlk karşılaştığımız kişiye, dinini sorgulayacaksak; namaz kılıyor musun, hacca gittin mi, zekátın tamam mı diye sorarız. Bununla onun dini hayatını veya hassasiyetlerini test etmek isteriz. Bu sorular tabii ki boş ve gereksiz sorular değildir. Ama bu soruları sorarken, bunlar kadar kıymetli olan bir noktayı gözden kaçırırız.
Son elçinin,Peygamberin kişiliğini tanımlamada Kuran’ın vurguladığı "ahlak" çoğumuzun dikkatini çekmez. Kuran-ı Kerim, Hz. Peygamber’i tanıtırken, "Şüphesiz sen büyük bir ahlak üzerinesin" der. Hz. Peygamber de kendi misyonunu tanımlarken, "Güzel ahlakı tanımlamak için gönderildim" der.
O halde içinde mükemmel bir ahlakı barındırmayan namaz, oruç, zekát veya diğer bir ibadetle kişi belki, görüntüsüyle farzı -vecibeyi,görevi- yerine getirmiş olur ama amacına ulaşamaz.
* * * * * * * * * * * *
Hz. Ömer, huzurunda biri hakkında iyi şahadette bulunulunca şahitlikte bulunanı susturur ve sorar: "Onunla ticaretin oldu mu, onunla komşuluk ve onunla yolculuk ettin mi?" Adam "Hayır" der. Bunun üzerine Hz. Ömer, "Sus ve şahadette bulunma. Çünkü sen onu yeterince tanımıyorsun" karşılığını verir.
Hz. Ömer’in, adamın ibadetini değil de ahlakını sorgulaması çok önemli. Çünkü kişinin ibadeti kendisini bağlar veya kendisine fayda sağlar. Ama "ahlak, huy, karakter" ise topluma yansır. Bunun eksikliği toplumun dengesini yaralar.
En muhteşem ahlaka sahip olan Peygamberimizin öğütlediği "ahlaki" ölçüleri saymaya devam edelim öyleyse:
İSLAM’ın en ihmal ettiğimiz yönü "ahlak" yönüdür. İlk karşılaştığımız kişiye, dinini sorgulayacaksak; namaz kılıyor musun, hacca gittin mi, zekátın tamam mı diye sorarız. Bununla onun dini hayatını veya hassasiyetlerini test etmek isteriz. Bu sorular tabii ki boş ve gereksiz sorular değildir. Ama bu soruları sorarken, bunlar kadar kıymetli olan bir noktayı gözden kaçırırız.
Son elçinin,Peygamberin kişiliğini tanımlamada Kuran’ın vurguladığı "ahlak" çoğumuzun dikkatini çekmez. Kuran-ı Kerim, Hz. Peygamber’i tanıtırken, "Şüphesiz sen büyük bir ahlak üzerinesin" der. Hz. Peygamber de kendi misyonunu tanımlarken, "Güzel ahlakı tanımlamak için gönderildim" der.
O halde içinde mükemmel bir ahlakı barındırmayan namaz, oruç, zekát veya diğer bir ibadetle kişi belki, görüntüsüyle farzı -vecibeyi,görevi- yerine getirmiş olur ama amacına ulaşamaz.
* * * * * * * * * * * *
Hz. Ömer, huzurunda biri hakkında iyi şahadette bulunulunca şahitlikte bulunanı susturur ve sorar: "Onunla ticaretin oldu mu, onunla komşuluk ve onunla yolculuk ettin mi?" Adam "Hayır" der. Bunun üzerine Hz. Ömer, "Sus ve şahadette bulunma. Çünkü sen onu yeterince tanımıyorsun" karşılığını verir.
Hz. Ömer’in, adamın ibadetini değil de ahlakını sorgulaması çok önemli. Çünkü kişinin ibadeti kendisini bağlar veya kendisine fayda sağlar. Ama "ahlak, huy, karakter" ise topluma yansır. Bunun eksikliği toplumun dengesini yaralar.
En muhteşem ahlaka sahip olan Peygamberimizin öğütlediği "ahlaki" ölçüleri saymaya devam edelim öyleyse:
1- Mümin, kötülük edene iyilik eder. İntikam mümine yakışmaz:
Sahabeden biri sordu: "Ey Allah’ın Resulü, falanca kişi bana iyi davranmaz, misafirliğe gittiğimde ağırlamaz. Ben de ona aynısını yapayım mı?" Hz. Peygamber cevap verir: "Hayır, sen ona iyi davran. Misafir et ve onu ağırla. Kötülüğe kötülükle karşılık fazilet,erdem değildir. Çünkü kötülük, azgın nefsin ve şeytanın kişiye hazırladığı bir tuzaktır. Bu tuzağa düşenin yaptığını yapmak aynı tuzağa düşmek demektir."
Hz. Peygamber şöyle buyururdu: "Bize kötülük yapana kötülük yaparız diyenler gibi olmayın. Kötülük yapana, haksızlık yapmamaya gayret ediniz." Çevremize baktığımızda İslam’ın öngördüğü bu ahlaktan uzak olduğumuzu gözlemliyorum.
2- Mümin acele etmez. Ölçülü hareket eder:
Bir büyük zatın ifadeleri ne kadar da manidardır. Güzel hal ve ölçüyle hareket etmek, Peygamber’in ahlakının 24(yirmi dört) parçasından bir parçadır. İslam’ın öngördüğü budur. Kuran-ı Kerim’in emrettiği de budur.
Hz. Peygamber, sevdiği dostu Eşecc’e (RA) dedikleri çok düşündürücüdür: "Eşecc, sende Allah’ın sevdiği 2(iki) özellik vardır; yumuşak huyluluk ve düşünerek hareket etmek." (İbn Mace, Zühd, 72)
3- Mümin güler yüzlü olur:
İslam güler yüzlülüğü sadaka sayan bir Peygamber’in tebliğiyle yeryüzüne yayıldı. Hz. Peygamber, fakir olduğu için sadaka veremeyen bir sahabiye, güler yüzlü olmasını emreder ve ekler: "Herhangi bir kardeşini güler yüzlü karşılaman sadakadır."
Genellikle "ciddi duruş" sergilemek adına somurtkan durmak hoşumuza gider. Gülümsemeyi zayıflık sayarız. Televizyon dünyasında gençlerimizin idolü haline gelen tiplere baktığımızda kaşlar çatılmış, eller tetikte, birbirlerine karakter atan, öldürdüğü adam sayısı kalabalık olan, argo konuşmayı marifet sayan, sürekli karşısındaki rakibini yok etme egzersizleri geliştiren ruh hastası tiplerin ön planda olduğunu görürüz.
Böylesi karakterlerin ön planda olduğu ve beğenildiği bir dünyaya "tebessüm sadakadır" kültürünü doyasıya ne kadar anlatabiliriz bilemiyorum. İşin üzücü ve ürkütücü tarafı, bu tipin yaygın olmasıdır. Kısa tıraşlı, göğüs düğmeleri açılmış, takım elbiseli kahramanlar çoğaldıkça olgun bir nesil elde edebilme becerimiz azalacaktır.
* * * * * * * * * * * *
Daha dün gazetelere yansımış olan bir haber, ürküntümüzün boş olmadığını gösteriyor. Bir eve giren 5(beş) adam; evin erkeğini bağlıyor ve karısını ormana kaçırıp kirletiyor. Ve bu vaka,olay, koca bir şehrin göbeğinde oluyor. Bu belki de medyaya yansıyan rezaletlerden sadece biri.
İslam’ın kalıbından özüne dönmek zorundayız. İslami hüviyetimize İslam ahlakını yansıtmadıkça imanımızın ve ibadetimizin fayda sağlamayacağını bolca anlatmalıyız. Belki de yazarak anlatmalıyız. Siyasetçimiz, gazetecimiz, bürokratımız, ilahiyatçımız, sanatçımız ama hepimiz. Çünkü hiç birimiz sütten çıkmış ak kaşık değiliz.
SORALIM ÖĞRENELİM
SORU
Kadınların kabir ziyareti sakıncalı mı?
CEVAP
Kadınların kabir ziyareti sakıncalı değildir. Hz. Peygamber ilk zamanlarda kadınların kabir ziyaretini yasaklamıştır. Bunun sebebi şudur: Kadınlar mezarlıkta elbiselerini parçalar ve vücutlarını tırnaklarıyla tırmalarlardı. Peygamberimiz bir müddet bu ziyareti yasakladı. Bu arada ziyaretin usulünü öğretti. Bu konuda toplum bilgilenince ziyarete müsaade etti.
Kadınların kabir ziyareti sakıncalı mı?
CEVAP
Kadınların kabir ziyareti sakıncalı değildir. Hz. Peygamber ilk zamanlarda kadınların kabir ziyaretini yasaklamıştır. Bunun sebebi şudur: Kadınlar mezarlıkta elbiselerini parçalar ve vücutlarını tırnaklarıyla tırmalarlardı. Peygamberimiz bir müddet bu ziyareti yasakladı. Bu arada ziyaretin usulünü öğretti. Bu konuda toplum bilgilenince ziyarete müsaade etti.
SORU
Guslü (boy abdestini) geciktirmek çok mu günah?
CEVAP
Kişinin cünüplük halini en kısa zaman içinde yıkanarak gidermesi gerekir. Böyle bir insanın, guslü bir namaz vaktinden daha fazla süre ertelemesi günahtır. Gerekçesi de namazı kaçırma endişesidir. Ayrıca cünüplüyken yemek yemekte bir sakınca yoktur.
Guslü (boy abdestini) geciktirmek çok mu günah?
CEVAP
Kişinin cünüplük halini en kısa zaman içinde yıkanarak gidermesi gerekir. Böyle bir insanın, guslü bir namaz vaktinden daha fazla süre ertelemesi günahtır. Gerekçesi de namazı kaçırma endişesidir. Ayrıca cünüplüyken yemek yemekte bir sakınca yoktur.
SORU
Babam hayattayken dairesini bana vermek istiyor. Diğer kardeşlerim zengin, ben ise fakirim. Kabul etmiyorum, durum ne olur.
CEVAP
Bir babanın çocuklarından mal kaçırma niyeti olmaksızın herhangi bir çocuğuna hayatta iken mal vermesi mümkündür. Ancak hayatta değil de sonradan verilmek üzere vasiyet edecekse diğer várislerin iznini alması gerekir.
Babam hayattayken dairesini bana vermek istiyor. Diğer kardeşlerim zengin, ben ise fakirim. Kabul etmiyorum, durum ne olur.
CEVAP
Bir babanın çocuklarından mal kaçırma niyeti olmaksızın herhangi bir çocuğuna hayatta iken mal vermesi mümkündür. Ancak hayatta değil de sonradan verilmek üzere vasiyet edecekse diğer várislerin iznini alması gerekir.
SORU
Karı-kocanın birbirlerinin vücutlarına bakmalarında bir sakınca var mı? Beraber banyo yapabilirler mi?
CEVAP
Eşler arasında avret konusunda bir sınırlama yoktur. Birbirlerine bakmalarında bir sakınca olmaz. Bu nedenle de beraberce gusül almalarında da bir günah yoktur.
http://NihatHatipoglu.com<img height="30" width="393">
<img height="120" width="192" border="0"><img alt="star" height="14" width="35" border="0"> 8 MART PAZAR 20:00'de <img alt="star" height="14" width="35" border="0">
MEVLİD KANDİLİ GECESİNDE
Doç.Dr. Nihat Hatipoğlu Mevlid Kandili
Özel Programı ile sizlerle buluşuyor.
Bu gece hangi ibadetler yapılmalı
Gece nasıl ihya edilmeli
Peygamberimiz bu gece hangi duayı edirdi ?
Bu gece kimler bağışlanacak ?
Birçok sorunun cevaplanacağı gecede
Şanlıurfa grubu ilahi ve Mevlidi ile programda.
Ayrıca gecenin duasını hepbirlikte yapmak için
doslarınızada haber vermeyi unutmayın....
8 Mart Pazara akşamı 20:00'de Star tv
eklarında birlikte olmak dileğiyle.<i><img align="middle"></i>
<img height="30" width="393">
Doç.Dr. Nihat Hatipoğlu'nun hazırlayıp sunduğu "Nihat Hatipoğlu cevaplıyor"
programı Hafta içi hergün sabah 08:40'ta Canlı olarak ekranlara geliyor.
Bu programla tüm sorularınız cevap bululuyor.
"Nihat Hatipoğlu Cevaplıyor" programı <img height="23" width="25" border="0">Star Tv'de.
<img height="30" width="393">
<img alt="" height="86" width="440">Karı-kocanın birbirlerinin vücutlarına bakmalarında bir sakınca var mı? Beraber banyo yapabilirler mi?
CEVAP
Eşler arasında avret konusunda bir sınırlama yoktur. Birbirlerine bakmalarında bir sakınca olmaz. Bu nedenle de beraberce gusül almalarında da bir günah yoktur.
http://NihatHatipoglu.com<img height="30" width="393">
<img height="120" width="192" border="0"><img alt="star" height="14" width="35" border="0"> 8 MART PAZAR 20:00'de <img alt="star" height="14" width="35" border="0">
MEVLİD KANDİLİ GECESİNDE
Doç.Dr. Nihat Hatipoğlu Mevlid Kandili
Özel Programı ile sizlerle buluşuyor.
Bu gece hangi ibadetler yapılmalı
Gece nasıl ihya edilmeli
Peygamberimiz bu gece hangi duayı edirdi ?
Bu gece kimler bağışlanacak ?
Birçok sorunun cevaplanacağı gecede
Şanlıurfa grubu ilahi ve Mevlidi ile programda.
Ayrıca gecenin duasını hepbirlikte yapmak için
doslarınızada haber vermeyi unutmayın....
8 Mart Pazara akşamı 20:00'de Star tv
eklarında birlikte olmak dileğiyle.<i><img align="middle"></i>
<img height="30" width="393">
Doç.Dr. Nihat Hatipoğlu'nun hazırlayıp sunduğu "Nihat Hatipoğlu cevaplıyor"
programı Hafta içi hergün sabah 08:40'ta Canlı olarak ekranlara geliyor.
Bu programla tüm sorularınız cevap bululuyor.
"Nihat Hatipoğlu Cevaplıyor" programı <img height="23" width="25" border="0">Star Tv'de.
<img height="30" width="393">
Doç.Dr. Nihat Hatipoğlu Mart ayından itibaren Mekke ve Medine Konferansları ile
ay sonlarında Tuna Turizmin Konuğu oluyor. Geniş bilgi için siteye bakabilirsiniz.
<img height="30" width="393">