İnsanın problem üreten ve problem çözen yönü, onu diğer canlılardan ayıran önemli bir özelliğidir. İnsanoğlu daha yaratılırken problemlerini çözmede kullanabileceği bir alet çantasıyla donatılmıştır. Bu alet veya çözüm çantasının kullanılabilir hale getirilmesi ise, öğrenmeyle, tanımayla ve eğitimle gerçekleşir. Potansiyel olarak her insanda ve her toplumda bulunan bu problem çözme aletleri, pratikte çok farklı seviyelerde aktif ve kullanılabilir hale getirilir. İnsanların ve toplumların problemlerini çözmedeki başarıları da alet çantalarının zenginliğine ve onun kullanılabilirliğine bağlıdır. Bugünkü dünyada gelişmiş ülkeler, insana potansiyel olarak verilen bu çözüm aletlerini kullanılabilir hale dönüştürerek, bize kıyasla hayat standartlarını yükseltmişlerdir ve sonuçta daha uzlaşmacı ve üretken bir sosyal yapı ve sistem inşa edebilmişlerdir. Bu yazıda, problem çözme aletlerinden biri olan gündelik ve iş hayatında çağdaş dünyanın çok sık kullandığı düşünce fırtınası (brainstorming) tekniği tanıtılacaktır.
İnsan, hayatı boyunca karşılaştığı problemleri çözerken genelde analitik, alternatifli, esnek, orijinal ve sentezci-sistemci düşünme biçimlerinden birini veya bunların herhangi bir kombinasyonunu kullanır.
Analitik (tahlilci) düşünmeyle üretilen çözümler, mantıkî olması, tek veya az sayıda cevabı ihtiva etmesi, cevapların belli bir eksende kesişmesi ve dikey yığılım özellikleriyle karakteristiktir.
Alternatifli sıradışı düşünme ise, hayal gücü gerektirir ve insanı pek çok muhtemel cevaba veya düşünceye götürür. Alternatifli sıradışı düşünme, daha önce aralarında ilişki kurulmamış nesneler veya düşünceler arasında münasebet kurulmasını sağlar
Alternatifli sıradışı düşünme biçimi ile, üretilen fikirler dizisi içinden uygulanabilir olanları tespit etmek için, analitik düşünmenin ve yöntemlerinin kullanılması gerekir. Her iki düşünce biçimi birbirinin tamamlayıcısı olduğundan problemlerin çözümü farkında olunsun veya olunmasın, hem alternatifli-sıradışı, hem de analitik düşünmeyi gerekli kılar. Düşünce fırtınası, her iki düşünme biçiminin kullanıldığı problem çözme usulüdür. 1930'lu yılların sonlarına doğru Alex F. Osborn tarafından geliştirilen bu teknik "bir grup insandan kısa bir süre içinde çok sayıda düşünce elde etmek" şeklinde tarif edilmektedir.
Düşünce fırtınası tekniğinin tanımındaki anahtar kelimeler; çok sayıda fikir, bir grup insan ve kısa süredir. Düşünce fırtınasının esas hedefi, mümkün olduğu kadar çok sayıda düşünce oluşturup, bunları daha sonra değerlendirerek problemlere çözüm bulmaktır. Bir düşünce fırtınasında ortalama üretilen fikir sayısı 600- 700 iken çok kışa tutulan sürede ise en az 200-300 düşünce üretilebilmektedir. Düşünce fırtınası seansında ortalama katılımcı sayısı 12 civarındadır. Alt sınır 5-6 iken, üst sınır 20 civarında olup, katılımcılar arasında mutlaka 3-4 tane, konuya yabancı dışarıdan kimse olmalıdır. Çünkü kurumun içinden gelen veya problemi yaşayan kimseler, meseleye dışarıdan bir gözlemci olarak bakamadıklarından, problemin teşhisi safhasında sağlıklı bir değerlendirmede bulunamazlar. Ayrıca, çalışma grubunda farklı disiplinlerden ve branşlardan insanlar da bulunmalıdır. Çalışma gruplarına kesinlikle izleyici statüsünde kimse alınmamalıdır.
Düşünce fırtınasının süresi, problemin mahiyetine bağlı olarak iki saat ile iki gün arasında değişebilir. Başarılı bir düşünce fırtınası yapabilmenin sırrı, tahlilci-alternatif üretici düşünce fırtınası safhaları ile değerlendirmenin analitik kademelerini şuurlu bir biçimde birbirinden ayrı tutabilmeye bağlıdır. Düşünce fırtınası seansının başarılı olabilmesinde etkili bir diğer faktör de, toplantının yapılacağı mekânın özellikleridir. Toplantı süresince grup üyelerinin dış dünyayla irtibatlarının kesildiği, hiçbir şekilde rahatsız edilmedikleri, ayrıca, bol miktarda yiyecek ve içeceğin bulunduğu, iç açıcı bir dekorla donatılmış bir toplantı salonu oldukça uygundur. Katılımcılar, birbirlerini görebilmeleri için U şeklinde oturmalıdırlar. Belirtilen her bir fikir mutlaka numaralandırılmalı, kaydedilmeli ve herkesin görebileceği bir yere asılmalıdır.
DÜŞÜNCE FIRTINASI SEANSLARININ BAŞARIYA ULAŞABİLMESİ İÇİN, BENİMSENİP KULLANILMASI GEREKEN DÖRT YOL GÖSTERİCİ UNSUR:
1- Serbest bir ortam: Katılımcıların herhangi bir sınırlama olmadan, serbestçe, akıllarına geldiği gibi konuşabilmeleri anlamına gelir. En saçma fikirler dâhil, her türlü teklif hesaba katılır ve kayda geçirilir.
2- Miktar: Düşünce fırtınasında kalite değil, üretilen fikir ve teklif miktarı daha önemlidir. Üretilen çok sayıdaki fikirlerin kalitesinin ve uygulanabilirliğinin belirlenmesi ise, daha sonraki bir safhada ele alınır.
3- Değerlendirmenin sonraya bırakılması: Herkesin ortaya atılan düşünceleri hiçbir surette eleştirmemesini ve her türlü değerlendirmenin toplantının sonuna bırakılmasını gerekli kılar. Fikir üretimi sırasında diğer düşünceleri aşağılayıcı hiçbir ifadeye izin verilmemelidir.
4-Çaprazlama - geliştirme: Katılımcıların öteki katılımcılar tarafından ortaya atılan düşünceleri ve teklifleri ele alıp geliştirebilmeleri mânâsına gelir. Bu prensip, ortak akıl etrafında çözüm üretmeyi esas aldığından ortaya atılan fikirleri sahiplenme yoktur; aksine herkesin o fikirleri alıp geliştirmesi ve zenginleştirmesi istenir. Kontrol listeleri yöntemi isimli bir başka teknik, çaprazlama ve geliştirme işlemlerinde katalizör görevi üstlenebilir. Kontrol listeleri yönteminde bulunan ana sorular; "Başka maksatlarla kullanılabilir mi?", "Uyarlamaya uygun mu?", "Geliştirilebilir mi?", "Büyütülebilir mi?", "Küçültülebilir mi?", "Yerine başka bir şey konabilir mi?", "Yeniden düzenlenebilir mi?", "Tersine çevrilebilir mi?", "Tersine işletilebilir mi?", "Başka şeylerle birleştirilebilir mi?". Bu sorular ışığında teklif edilen muhtemel çözümler çaprazlanabilir ve geliştirilebilir
Bu yol gösterici prensiplere uyulmasına seansa katılan herkes tarafından özen gösterilmelidir ki, düşünce fırtınası çözüm üretebilen bir teknik olma özelliğini kaybetmesin
İnsan, hayatı boyunca karşılaştığı problemleri çözerken genelde analitik, alternatifli, esnek, orijinal ve sentezci-sistemci düşünme biçimlerinden birini veya bunların herhangi bir kombinasyonunu kullanır.
Analitik (tahlilci) düşünmeyle üretilen çözümler, mantıkî olması, tek veya az sayıda cevabı ihtiva etmesi, cevapların belli bir eksende kesişmesi ve dikey yığılım özellikleriyle karakteristiktir.
Alternatifli sıradışı düşünme ise, hayal gücü gerektirir ve insanı pek çok muhtemel cevaba veya düşünceye götürür. Alternatifli sıradışı düşünme, daha önce aralarında ilişki kurulmamış nesneler veya düşünceler arasında münasebet kurulmasını sağlar
Alternatifli sıradışı düşünme biçimi ile, üretilen fikirler dizisi içinden uygulanabilir olanları tespit etmek için, analitik düşünmenin ve yöntemlerinin kullanılması gerekir. Her iki düşünce biçimi birbirinin tamamlayıcısı olduğundan problemlerin çözümü farkında olunsun veya olunmasın, hem alternatifli-sıradışı, hem de analitik düşünmeyi gerekli kılar. Düşünce fırtınası, her iki düşünme biçiminin kullanıldığı problem çözme usulüdür. 1930'lu yılların sonlarına doğru Alex F. Osborn tarafından geliştirilen bu teknik "bir grup insandan kısa bir süre içinde çok sayıda düşünce elde etmek" şeklinde tarif edilmektedir.
Düşünce fırtınası tekniğinin tanımındaki anahtar kelimeler; çok sayıda fikir, bir grup insan ve kısa süredir. Düşünce fırtınasının esas hedefi, mümkün olduğu kadar çok sayıda düşünce oluşturup, bunları daha sonra değerlendirerek problemlere çözüm bulmaktır. Bir düşünce fırtınasında ortalama üretilen fikir sayısı 600- 700 iken çok kışa tutulan sürede ise en az 200-300 düşünce üretilebilmektedir. Düşünce fırtınası seansında ortalama katılımcı sayısı 12 civarındadır. Alt sınır 5-6 iken, üst sınır 20 civarında olup, katılımcılar arasında mutlaka 3-4 tane, konuya yabancı dışarıdan kimse olmalıdır. Çünkü kurumun içinden gelen veya problemi yaşayan kimseler, meseleye dışarıdan bir gözlemci olarak bakamadıklarından, problemin teşhisi safhasında sağlıklı bir değerlendirmede bulunamazlar. Ayrıca, çalışma grubunda farklı disiplinlerden ve branşlardan insanlar da bulunmalıdır. Çalışma gruplarına kesinlikle izleyici statüsünde kimse alınmamalıdır.
Düşünce fırtınasının süresi, problemin mahiyetine bağlı olarak iki saat ile iki gün arasında değişebilir. Başarılı bir düşünce fırtınası yapabilmenin sırrı, tahlilci-alternatif üretici düşünce fırtınası safhaları ile değerlendirmenin analitik kademelerini şuurlu bir biçimde birbirinden ayrı tutabilmeye bağlıdır. Düşünce fırtınası seansının başarılı olabilmesinde etkili bir diğer faktör de, toplantının yapılacağı mekânın özellikleridir. Toplantı süresince grup üyelerinin dış dünyayla irtibatlarının kesildiği, hiçbir şekilde rahatsız edilmedikleri, ayrıca, bol miktarda yiyecek ve içeceğin bulunduğu, iç açıcı bir dekorla donatılmış bir toplantı salonu oldukça uygundur. Katılımcılar, birbirlerini görebilmeleri için U şeklinde oturmalıdırlar. Belirtilen her bir fikir mutlaka numaralandırılmalı, kaydedilmeli ve herkesin görebileceği bir yere asılmalıdır.
DÜŞÜNCE FIRTINASI SEANSLARININ BAŞARIYA ULAŞABİLMESİ İÇİN, BENİMSENİP KULLANILMASI GEREKEN DÖRT YOL GÖSTERİCİ UNSUR:
1- Serbest bir ortam: Katılımcıların herhangi bir sınırlama olmadan, serbestçe, akıllarına geldiği gibi konuşabilmeleri anlamına gelir. En saçma fikirler dâhil, her türlü teklif hesaba katılır ve kayda geçirilir.
2- Miktar: Düşünce fırtınasında kalite değil, üretilen fikir ve teklif miktarı daha önemlidir. Üretilen çok sayıdaki fikirlerin kalitesinin ve uygulanabilirliğinin belirlenmesi ise, daha sonraki bir safhada ele alınır.
3- Değerlendirmenin sonraya bırakılması: Herkesin ortaya atılan düşünceleri hiçbir surette eleştirmemesini ve her türlü değerlendirmenin toplantının sonuna bırakılmasını gerekli kılar. Fikir üretimi sırasında diğer düşünceleri aşağılayıcı hiçbir ifadeye izin verilmemelidir.
4-Çaprazlama - geliştirme: Katılımcıların öteki katılımcılar tarafından ortaya atılan düşünceleri ve teklifleri ele alıp geliştirebilmeleri mânâsına gelir. Bu prensip, ortak akıl etrafında çözüm üretmeyi esas aldığından ortaya atılan fikirleri sahiplenme yoktur; aksine herkesin o fikirleri alıp geliştirmesi ve zenginleştirmesi istenir. Kontrol listeleri yöntemi isimli bir başka teknik, çaprazlama ve geliştirme işlemlerinde katalizör görevi üstlenebilir. Kontrol listeleri yönteminde bulunan ana sorular; "Başka maksatlarla kullanılabilir mi?", "Uyarlamaya uygun mu?", "Geliştirilebilir mi?", "Büyütülebilir mi?", "Küçültülebilir mi?", "Yerine başka bir şey konabilir mi?", "Yeniden düzenlenebilir mi?", "Tersine çevrilebilir mi?", "Tersine işletilebilir mi?", "Başka şeylerle birleştirilebilir mi?". Bu sorular ışığında teklif edilen muhtemel çözümler çaprazlanabilir ve geliştirilebilir
Bu yol gösterici prensiplere uyulmasına seansa katılan herkes tarafından özen gösterilmelidir ki, düşünce fırtınası çözüm üretebilen bir teknik olma özelliğini kaybetmesin