Elde Var Aşk

hulusi

Well-known member



Yüreğini siper et. Güvenlik içerisinde olursun. “Yoruldum” deme sakın.

Göğsüne yüreğinden başka muska takanlar yorulurlar.

Göğüs kafesin acıdan bir mengene gibi yüreğini sıktığında, aşk var mı, ona bak.

Varsa eğer, aldırma, dağlar gibi gelsin. Çünkü aşk, acıyı hayata dönüştüren bir iksirdir.

Acıya aşık olanların “Ey tabib elden gelirse yâremi gel emleme… Yar elinden gelmedir bu yâreyi merhemleme…” diyenlerin sırrı burada yatmaktadır.

Bu sırrı bulanlardan biri, sevdanın başöğretmeni öyle demiyor mu: “Ben hüzünlerin Peygamberiyim.”

Aşk varsa eğer, sen değil dağlar sallansın.

Acıyı aşkla bal eylemeye bak. Sür merhem diye yürek yaralarına, hayalinin ve umudunun kırık yerlerine, içinin Karacaahmed'e dönmüş bölgelerine.

Aldırma hainlere, ihanetlere. Onlar acıyı aşka dönüştürmemiş zavallılardır. Onlar, muhteşem acılara pespaye sevinçleri tercih eden aşk sefilleridir.

Unutma, bin sevincin vermediğini bir acı verir. Acını, aşkın santralinde bitimsiz bir enerjiye dönüştürmeye bak. Hatırla ki yürek yürek nükleer güç merkezidir. Seven ve inanan bir yürekle hiçbir atom santrali boy ölçüşemez.

Bil ki, umuttan söz ettiğin her dem aşktan söz ediyorsunuzdur. Çünkü umut aşkın çocuğudur. Aşksız umut, plastik bebekler gibidir; oynar, eskitir ve atarsın.

“Umudum tükendi” deme, doğrusunu itiraf et, aşkının tükendiğini…

Sahi, aşk tükenir mi? Evet, eğer ölümlüden, ölümlüye ve ölümlü adına ise tükenir.

O, aşk suretinde görünen tutkudur. Tutku tutuklar, aşk azad eder. Bir duygunun aşk mı tutku mu olduğunu anlamak istersen, rengine bak.

Rengine bak, kara sevda mı, ak sevda mı?

Sevdanın karası köleleştirir, akı özgür kılar. Özgür kılan aşka muhabbet denir.

Muhabbet, yüreğe düşmüş bir tohumdur; “her başka yüz dane veren yedi başak” gibi, yediverendir o.

Muhabbet insanın harcadıkça çoğalan tek sermayesidir. Herşey harcadıkça tükenir, muhabbet asla. Muhabbet müebbeddir.

Üzerine üzerine gelen karanlığın kara yüzlü, kara vicdanlı, kara güçlerini, aşkın siperine sığınarak püskürtebilirsiniz. Onlar kaybettiler, onlar nefretin eli kanlı temsilcileri… Sen kazandın, çünkü sen aşkın cephesinde yer aldın, aşkın ve aşkının.

Hesabını yaparken tarihi unutma, coğrafyayı unutma. Acıyı unutma, sancıyı unutma. Melekleri, Sakarya'yı, Nil'i, Tuna'yı, Fırat'ı, Dicle'yi unutma.

İstanbul'un, Kahire'nin, Bağdat'ın, Şam'ın Mekke'nin çocukları olduğunu unutma. Senin kara, sarı beyaz kardeşlerin olduğunu, yüreğinin Asya, Afrika, Afrika, Avrupa, Amerika taraflarının olduğunu unutma.

Fakat, hesabını yaparken kesinlikle şöyle başlamalısın:

“Elde var aşk”

MUSTAFA İSLAMOĞLU
 

huve

Well-known member
“Umudum tükendi” deme, doğrusunu itiraf et, aşkının tükendiğini…

uzun zamandır okuduğum en güzel yazı,
Dr.can 'ın söyledikleri geldi aklıma;
Aşk, Allah'ı kalbine davettir... Kalbine misafir ettiğin Vedud, hem kalp doktoru, hem de ruh doktorudur..
 

hulusi

Well-known member
Aşk, Allah'ı kalbine davettir... Kalbine misafir ettiğin Vedud, hem kalp doktoru, hem de ruh doktorudur..
eyvallah evet..bu konuda Aynalar Koridorunda Aşk Mustafa ulusoyunda güzel güzel bi kitabı risale-i nurlada harmanlıyınca harika bi netice veriyor..acizene genc kardeşlerimize tavsiye ederim dua ile
 

hulusi

Well-known member
Yürek fethi ​
​


Yürek nükleer güç merkezidir.Sevdigi zaman sevdigine cennet,sevmedigi zaman nefret ettigine cehennem kesilir… ​


insanın kazanılması ne denli büyük bir saadetse kaybedilmesi de o denli korkunç bir felakettir...​


Bir benimle ne çıkar demeyeceksin, baharın haberini karın altında kışa inat açan kardelenlerin verdigini unutmayacaksın... ​


Kim var diye sağa sola bakmayacaksın, ben varım diyecek ve yürüyeceksin... ​


önce seveceksin, garazsız ve ivazsız, pazarlıksız, bedelsiz seveceksin, sevginin illeti ölümsüz olacak ki sevgin de ölümsüz olsun. ​


Bir insanın yüreginin aydınlanmasına vesile olduğunda dünyanın tapusunu sana vermişler gibi sevineceksin. ​


Onu kınamak yerine karanlık yüregine ışık tutacak, sevgiden oltanı gönül ummanına şefkatle atacaksın... ​


MUSTAFA İSLAMOGLU​
 

FaKiR

Meþveret Bþk.
---Aşk, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbuplara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır. Veyahut o mecazî mahbup, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, bâki bir mahbubu arattırır;
aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikîye inkılâp eder.

guzel paylasimlar, Allah razi olsun...
 

Tarihci

Marmara Tarih
İstanbul'un, Kahire'nin, Bağdat'ın, Şam'ın Mekke'nin çocukları olduğunu unutma. Senin kara, sarı beyaz kardeşlerin olduğunu, yüreğinin Asya, Afrika, Afrika, Avrupa, Amerika taraflarının olduğunu unutma.


unutmadık, unutmayacağız inşallah, oralara giden fedakar insanımızın attığı tohumlar yeşerdi bazıları güllerini çoktan verdiler bazıları gonca bazıları da filizlenmiş..

özellikle asya,, asya da ateş nereye düşerse düşsün bizi yakar diyor Hocaefendi...
 
Üst