En güzel örnekler...

bizar

Well-known member
Aslında Sahabe-i Kiram bizim için her zaman örneklerin en güzelini teşkil etmektedir. Bu hususu biraz daha açmakta yarar olacağı inancındayım. Şöyle ki; Sahabe'nin her biri iman adına öylesine derinlerden derindir ki, onların her birine birer iman kahramanı dense sezadır. Tabii iman derken, bizim küçük yaşlarda duyup ezberlediğimiz; "Amentü billahi ve melaiketihi.." çerçevesinde söylenen ve sadece lafızdan ibaret olan iman değil. Yanlış anlaşılmasın, bu iman değildir, demek istemiyorum. Aksine Kelime-i Şehadet ve Kelime-i Tevhid, Allah indinde en önemli bir hakikattir.. ve O isterse kuluna sadece bu kelime ile necat verebilir. Ancak bizim Efendimiz (s.a.s) ve Sahabe-i Kiram'da gördüğümüz iman çok farklıdır. Mesela onlar, bir yerde karşılaştıklarında, birbirlerine: "Hele gel, seninle bir saat Allah'a iman edelim.." derler. Evet, onlar düşünüp tefekkür etme, imanlarını daima taze tutma ve böylece her zaman hayvaniyetten uzak durup cismaniyeti geriye çekerek kalp ve ruhun derece-i hayatına girme adına bitmeyen bir gayret içinde olmuşlardır. Elbette ki bu, basit manada bir inanış değildir.
Ayrıca onlar, İslam'a hizmet adına, birer aşk ve heyecan kahramanıdırlar. Abbas İbni Eşyem (r.a), Yermuk'te şehit düşen bir sahabidir. Allah Rasulü (s.a.s), bu sahabi hakkında: "Kılıçlar başından aşağıya inerken başını hiç çevirmedi.." buyurur ve bundan dolayı da onun cennette reftare gezdiğini haber verir. Onun torunlarından biri, Ömer b. Abdülaziz'in huzurunda kendisini tanıtırken: "Ben o zatın torunuyum ki, Yermuk'te savaşırken, bir kılıç darbesiyle bacağının kesilmiş olduğunu, ancak attan inmek istediğinde tepetaklak düşmesiyle farketti" der. Belki bu tür vak'alar, Çanakkale'de, Çaldıran'da, Sırpsındığı'nda ve daha nice savaşlarda da meydana gelmiş ve yaşanmıştır; ancak Sahabe'nin yaşayışı her zaman farklı olmuştur.
Sa'd İbni Rebi, Efendimiz tarafından çok sevilen bir sahabidir. Uhud'da, bir an gözlerden ırak olur. Efendimiz yanındaki sahabilere, etrafı bir arayın der, arar ve onu yaralı bir halde yatıyor bulurlar. O kendisini bulan zata döner ve şu ibret verici sözleri söyler: "Sizin nabzınız attığı müddetçe Efendimiz'e bir şey olursa, Allah'a vereceğiniz hesabın altından kalkamazsınız. Allah Rasulü'ne benden selam söyleyin, Uhud'un verasından üfül üfül esen cennetin kokularını duyuyorum.." ALINTI
 
Üst