Enaniyet üzerine ... ?

TaLHa

Nur-u Aynım
Yönetici
Haklısınız sorular farklı, ilk sorumun cevabını almıştım akabinde böyle bir soru belirince sorma gereği durdum.. Konuyu çok farklı yerlere çektim hakkınızı helal edin inşaallah..

Evet takvalı bir müslüman kısasını ahirete bırakır muhakkak ançak eğer Allahu Teala ruhsat vermişse meşru yollardan kısasa bu kul hakkına girmez inşaallah..

Haksızlığa karşı susanda dilsiz şeytandır bir yandan iylik yapalım derken aslında karşımızdaki insanın yaptığınıda meşrulaştırıyormuşuz gibi bir durum ortaya çıkıyor..

Peygamber Efendimizin (s.a.v) o pak ruhunu inçitmemek adına dediğiniz gibi bazı ruhsatlardan da feragat edip sünneti senniyeye yapışmak gerekiyor..

Açıklamarınızdan dolayı cümlenizden Allah c.c ebeden razı olsun inşaallah..

Baki Selam ve Dua ile..



Yok mubarek konuyu dağıttığınız için sorularınız farklı demedim. Anlayamadığınızı ifade ettiğiniz için sorularınız farklı onun için tam sorunuzu belirlerseniz daha iyi anlaşılacaktır demek için öyle dedim. Yoksa farklı sorular sormak meseleyi daha iyi anlaşılır kılabilir.

Bahsini ettiğiniz hadis-i şerifde de ve bir önceki hadisi şerif olan kim bir kötülük görürse gücü yeterse eli ile ona yetmez ise dili ile onada gücü yetmezse kalbi ile buğz etsin mealen denilmektedir.

Bu iki hadis-i şerifde de düzeltmeyi kayıtsız kalmamayı sosyal insanın sorumluluk ve vazifelerini ifade etmekte. Ama bununda tarzı ve şekli sünneti seniyyede vardır. Yoksa bir zulum gördüğümüzde zulum ile cevap verin denilmemektedir. Mesela :

Evinize girmek için sokağınızda yürüyorsunuz ve sokağınızın gençleri toplanmış dünyevi konuşmalarda bulunuyorlar ve birbirlerinin mukaddesatlarına küfre ediyorlar. Burada bir mümine düşen vazifeyi bu hadisi şerif bize gösteriyor, duymazlıktan gelip geçersek onların bu hareketlerine ortak oluruz, dilsiz şeytan oluruz. Onun için hoşgörü ve güzel bir uslubla uyarmalı buna gücü yetmiyorsa kalben buğz etmeli yapılan davranışı tenkid etmeli.
 
Üst