Huseyni
Müdavim
Namaz çok önemli bir ibadet. Rabbimizin bizden istediği mükemmel bir kulluk ve şükran nişanesi. Cabir b. Abdullah’ın (r.a) bildirdiğine göre; Hazreti Peygamber (a.s.m.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Bana cemaatle namaz kılma hakkında o kadar çok iyi şahitlikte bulundu ki, cemaatle kılınmayan hiçbir namazın kabul edilmeyeceğini sandım.” Bedir savaşında sahabilere Peygamber Efendimiz dört rekâtın yarısını, iki rekât olarak askere cemaatle kıldırıyor. Bilâhare diğer yarısına da iki rekâtı (cemaatle namazı) kıldırıyor.
Diğer bir cemaatle namazın örneğini Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nden Harb-i Umumide Pasinler Cephesinde görüyoruz. “Pasinler Cephesi’nde Ruslarla savaşırken Bediüzzamanın emrinde, talebe ve gönüllülerden oluşan binlerce asker vardı. Başlarına giydikleri külâhlardan dolayı “Keçe Külâhlılar” diye anılıyorlardı. Bunlarla savaşmak düşmanın korkulu rüyası idi. Cephede, Bediüzzaman en yakın talebesine sordu:
“Namaz vakti girdi mi?”
“Girdi Üstadım, ama bu durumda nasıl namaz kılacağız?”
“Kılmamız lâzım” dedi. “Namaz her şeyden önemli.”Bediüzzaman’ın emrindeki askerler de savaş şartlarında bile olsa namazı ihmal etmeyip vaktinde eda ettiler.
Bir diğer örnek merhum Bekir Berk Ağabeyden. Rahmi Erdem anlatıyor: “Bir gün Malatya’dan İstanbul’a hareket etmek üzere iken, uçağa binmekte olan pilotlardan namaz için beş dakika izin istedi. Uçağın kanatlarının altında, yolcuların hayran bakışları arasında cemaatle (iki kişi) kıldığımız o akşam namazının tadını hiç unutamam!”
Yine 1959. Hekimoğlu İsmail (Ömer Okçu, şu an hasta, Allah acil şifa versin) de Bir ABD seyahatinde kendisine karşı çıkan amirlerine; “Füze de yaparım gölgesinde namazda kılarım” cevabı ile namazın önemini vurgulamıştır.
Biz de üç yıl önce Rotterdam’da bir arkadaşımla çarşıda işimiz vardı. Baktık namazımız geçecek, kapı zilinde bayan ismi olan bir apartmanın ziline bastık. Pencereden bir genç kız baktı. Ona ‘Evinizde namaz kılabilir miyiz?’ diye sorup izin aldık kapıyı açtı. Musevi olduğunu, evdeki Hz. Musa (a.s) heykel ve resimlerinden anladık. Bize temiz bir kumaş verdi. Güney (Kıble) istikametini sorduk söyledi. Namazımızı kılıp, teşekkür ederek ayrıldık. Ben de bu namazın tadını hâlâ unutamıyorum.
İnsanın iki eli kanda da olsa mutlaka namazını kılmalı. Peygamber Efendimizin (asm) son sözleri de “Sakın namazı terk etmeyin” olmadı mı?
Diğer bir cemaatle namazın örneğini Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nden Harb-i Umumide Pasinler Cephesinde görüyoruz. “Pasinler Cephesi’nde Ruslarla savaşırken Bediüzzamanın emrinde, talebe ve gönüllülerden oluşan binlerce asker vardı. Başlarına giydikleri külâhlardan dolayı “Keçe Külâhlılar” diye anılıyorlardı. Bunlarla savaşmak düşmanın korkulu rüyası idi. Cephede, Bediüzzaman en yakın talebesine sordu:
“Namaz vakti girdi mi?”
“Girdi Üstadım, ama bu durumda nasıl namaz kılacağız?”
“Kılmamız lâzım” dedi. “Namaz her şeyden önemli.”Bediüzzaman’ın emrindeki askerler de savaş şartlarında bile olsa namazı ihmal etmeyip vaktinde eda ettiler.
Bir diğer örnek merhum Bekir Berk Ağabeyden. Rahmi Erdem anlatıyor: “Bir gün Malatya’dan İstanbul’a hareket etmek üzere iken, uçağa binmekte olan pilotlardan namaz için beş dakika izin istedi. Uçağın kanatlarının altında, yolcuların hayran bakışları arasında cemaatle (iki kişi) kıldığımız o akşam namazının tadını hiç unutamam!”
Yine 1959. Hekimoğlu İsmail (Ömer Okçu, şu an hasta, Allah acil şifa versin) de Bir ABD seyahatinde kendisine karşı çıkan amirlerine; “Füze de yaparım gölgesinde namazda kılarım” cevabı ile namazın önemini vurgulamıştır.
Biz de üç yıl önce Rotterdam’da bir arkadaşımla çarşıda işimiz vardı. Baktık namazımız geçecek, kapı zilinde bayan ismi olan bir apartmanın ziline bastık. Pencereden bir genç kız baktı. Ona ‘Evinizde namaz kılabilir miyiz?’ diye sorup izin aldık kapıyı açtı. Musevi olduğunu, evdeki Hz. Musa (a.s) heykel ve resimlerinden anladık. Bize temiz bir kumaş verdi. Güney (Kıble) istikametini sorduk söyledi. Namazımızı kılıp, teşekkür ederek ayrıldık. Ben de bu namazın tadını hâlâ unutamıyorum.
İnsanın iki eli kanda da olsa mutlaka namazını kılmalı. Peygamber Efendimizin (asm) son sözleri de “Sakın namazı terk etmeyin” olmadı mı?
H. KÜBRA AKDEMİR
13.06.2009
Yeniasya
13.06.2009
Yeniasya