Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin.

Zuhr

Talebe
Bismillâhirrahmânirrahîm,






Ey kardeş!


Benden birkaç nasihat istedin.


diye başlıyor sözler,
burada nasihat, öğüt manasında olduğu gibi
aslında "bana dinimi anlat" manasını da taşır
“dinimizi öğrenmeye ihtiyacımız var mı?” sorusu gelir belki akla

sahabe efendilerimiz
peygamber efendimiz a.s.m ın yanına gelir
bize dinimizi öğret diyerek islamı öğrenmek isterlerdi
onlar islamı bilmiyorlardı
yeni gelmişti çünkü
hükümleri nedir öğrenmek için de kaynağına danışıyorlardı

günümüze baktığımızda
dinimiz var
kitabımız var
hadislerimiz var
ama islam nerede?
ne kadar biliyor
ne kadar uyguluyoruz?
müşrükler o zaman galebe çalmaya çalışıyorlardır
şuanda durum farklı mı?
iman hakikatlerinden ne kadar uzak olduğumuzu görmek için
havalarında ısınmaya başladığı bu günlerde
biraz dışarda dolaşmak yetiyor sanırım

"fesad-ı ümmet" tabiri kullanılır
ümmet fesada uğramış
din fesada uğramış
hakikatlerden uzaklaşmış
demek şuanda bizimde
bize dinimizi öğretecek
iman hakikatlerini öğretecek
hakiki kaynaklara ihtiyacımız var
nasihatlere ihtiyacımız var

bize kitabımızı anlatacak,
ayetleri nasıl okuyacağımızı gösterecek,
hadisleri nasıl yorumlayacağımızı açıklayacak,
hakiki kaynaklara ihiyacımız var

bunu söyleyince şu soru akla geliyor
Kur'an-ı Kerim de demiyor mu bu apaçık bir kitaptır
her okuyan bunu anlar kendisine pay çıkarır nasihatini alır
o zaman bunu bir kere daha anlatacak birisi yada birşeye ihtiyaç var mı?
yada neden ihtiyaç var ?
hepimizin gözleri var
hepimiz göz hakkında,
onu korumak hakkında bilgi sahibiyizdir
ve gözlerimizde çıkan ufak tefek hasarlarda hastalıklarda
onu iyileştirecek bilgimiz vardır
ama hiçbirimiz -aramızda göz cerrahı yoksa tabi- gözünü ameliyat edemez
o konuda hakiki ve derin bilgisi olmayan bu işe kalkışamaz,

Kur'an-ı Kerim kainatı anlatıyor
geçmişi geleceği,
ahiri ebedi anlatıyor,
bu kadar cami bir kitab
ve sadece 600 sayfa
114 sure
bu kadar konsantre bir kaynağı doğru yorumlamak için
hepimizin ya her işini bırakıp bu kaynağı anlamak için ömrünü vermesi lazım
yada bunu yapmış olan alimlerin, eserlerine başvurması lazım
ki doğru şekilde ve yüzeysellikten uzak
ve hakiki anlamlarını görerek kavrayarak
o Kitab-ı Hakim den ders alabilelim

"benden bir nasihat istedin"
diye başlıyor sözler
biz dahi nasihate muhtacız
ve biz dahi o nasihatleri okumak dinlemek anlamak istiyoruz inşallah
 

akna

Talebe
günümüze baktığımızda
dinimiz var
kitabımız var
hadislerimiz var
ama islam nerede?
ne kadar biliyor
ne kadar uyguluyoruz?

"Siz sahabeleri görseydiniz deli sanırdınız. Onlar sizi görseydi kâfir derlerdi." Hasan Basri

“Şâyet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz daha katılarak (mürekkep olsa) Allâh’ın sözleri (yazmakla) tükenmez.
Şüphe yok ki Allâh mutlak gâlib ve hikmet sahibidir.” (Lokman, 27)

Kur'an hakikatlerini ve mucizelerini bu nakıs aklımızla idrak edebilmemiz mümkün değildi
aklımıza yakınlaştırdığı için;
Risale-i Nur nimeti için yarattığı zerreler adedince hamd olsun Rabbime cc
 

Eddaî2

Well-known member
Üstad Hazretlerinin "Kardeş" hitabı da çok etkileyici.
Çok sık kullandığı hitaplardan biri olmuş ömrü boyunca.
Kardeş insana daha sıcak geliyor.
Tebliğde çok önemli bir nokta bence.
 

memluk

Hatim Sorumlusu
Üstad Hazretlerinin "Kardeş" hitabı da çok etkileyici.
Çok sık kullandığı hitaplardan biri olmuş ömrü boyunca.
Kardeş insana daha sıcak geliyor.
Tebliğde çok önemli bir nokta bence.
üstad hz bu ayetin önemini bildiğinden böyle hitab ediyor ....
" Müminler ancak kardeştirler. Öyle ise kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve ALLAH'tan korkup sakının. Umulurki esirgenirsiniz.
 
Üst