Bismillâhirrahmânirrahîm,
diye başlıyor sözler,
burada nasihat, öğüt manasında olduğu gibi
aslında "bana dinimi anlat" manasını da taşır
“dinimizi öğrenmeye ihtiyacımız var mı?” sorusu gelir belki akla
sahabe efendilerimiz
peygamber efendimiz a.s.m ın yanına gelir
bize dinimizi öğret diyerek islamı öğrenmek isterlerdi
onlar islamı bilmiyorlardı
yeni gelmişti çünkü
hükümleri nedir öğrenmek için de kaynağına danışıyorlardı
günümüze baktığımızda
dinimiz var
kitabımız var
hadislerimiz var
ama islam nerede?
ne kadar biliyor
ne kadar uyguluyoruz?
müşrükler o zaman galebe çalmaya çalışıyorlardır
şuanda durum farklı mı?
iman hakikatlerinden ne kadar uzak olduğumuzu görmek için
havalarında ısınmaya başladığı bu günlerde
biraz dışarda dolaşmak yetiyor sanırım
"fesad-ı ümmet" tabiri kullanılır
ümmet fesada uğramış
din fesada uğramış
hakikatlerden uzaklaşmış
demek şuanda bizimde
bize dinimizi öğretecek
iman hakikatlerini öğretecek
hakiki kaynaklara ihtiyacımız var
nasihatlere ihtiyacımız var
bize kitabımızı anlatacak,
ayetleri nasıl okuyacağımızı gösterecek,
hadisleri nasıl yorumlayacağımızı açıklayacak,
hakiki kaynaklara ihiyacımız var
bunu söyleyince şu soru akla geliyor
Kur'an-ı Kerim de demiyor mu bu apaçık bir kitaptır
her okuyan bunu anlar kendisine pay çıkarır nasihatini alır
o zaman bunu bir kere daha anlatacak birisi yada birşeye ihtiyaç var mı?
yada neden ihtiyaç var ?
hepimizin gözleri var
hepimiz göz hakkında,
onu korumak hakkında bilgi sahibiyizdir
ve gözlerimizde çıkan ufak tefek hasarlarda hastalıklarda
onu iyileştirecek bilgimiz vardır
ama hiçbirimiz -aramızda göz cerrahı yoksa tabi- gözünü ameliyat edemez
o konuda hakiki ve derin bilgisi olmayan bu işe kalkışamaz,
Kur'an-ı Kerim kainatı anlatıyor
geçmişi geleceği,
ahiri ebedi anlatıyor,
bu kadar cami bir kitab
ve sadece 600 sayfa
114 sure
bu kadar konsantre bir kaynağı doğru yorumlamak için
hepimizin ya her işini bırakıp bu kaynağı anlamak için ömrünü vermesi lazım
yada bunu yapmış olan alimlerin, eserlerine başvurması lazım
ki doğru şekilde ve yüzeysellikten uzak
ve hakiki anlamlarını görerek kavrayarak
o Kitab-ı Hakim den ders alabilelim
"benden bir nasihat istedin"
diye başlıyor sözler
biz dahi nasihate muhtacız
ve biz dahi o nasihatleri okumak dinlemek anlamak istiyoruz inşallah
Ey kardeş!
Benden birkaç nasihat istedin.
diye başlıyor sözler,
burada nasihat, öğüt manasında olduğu gibi
aslında "bana dinimi anlat" manasını da taşır
“dinimizi öğrenmeye ihtiyacımız var mı?” sorusu gelir belki akla
sahabe efendilerimiz
peygamber efendimiz a.s.m ın yanına gelir
bize dinimizi öğret diyerek islamı öğrenmek isterlerdi
onlar islamı bilmiyorlardı
yeni gelmişti çünkü
hükümleri nedir öğrenmek için de kaynağına danışıyorlardı
günümüze baktığımızda
dinimiz var
kitabımız var
hadislerimiz var
ama islam nerede?
ne kadar biliyor
ne kadar uyguluyoruz?
müşrükler o zaman galebe çalmaya çalışıyorlardır
şuanda durum farklı mı?
iman hakikatlerinden ne kadar uzak olduğumuzu görmek için
havalarında ısınmaya başladığı bu günlerde
biraz dışarda dolaşmak yetiyor sanırım
"fesad-ı ümmet" tabiri kullanılır
ümmet fesada uğramış
din fesada uğramış
hakikatlerden uzaklaşmış
demek şuanda bizimde
bize dinimizi öğretecek
iman hakikatlerini öğretecek
hakiki kaynaklara ihtiyacımız var
nasihatlere ihtiyacımız var
bize kitabımızı anlatacak,
ayetleri nasıl okuyacağımızı gösterecek,
hadisleri nasıl yorumlayacağımızı açıklayacak,
hakiki kaynaklara ihiyacımız var
bunu söyleyince şu soru akla geliyor
Kur'an-ı Kerim de demiyor mu bu apaçık bir kitaptır
her okuyan bunu anlar kendisine pay çıkarır nasihatini alır
o zaman bunu bir kere daha anlatacak birisi yada birşeye ihtiyaç var mı?
yada neden ihtiyaç var ?
hepimizin gözleri var
hepimiz göz hakkında,
onu korumak hakkında bilgi sahibiyizdir
ve gözlerimizde çıkan ufak tefek hasarlarda hastalıklarda
onu iyileştirecek bilgimiz vardır
ama hiçbirimiz -aramızda göz cerrahı yoksa tabi- gözünü ameliyat edemez
o konuda hakiki ve derin bilgisi olmayan bu işe kalkışamaz,
Kur'an-ı Kerim kainatı anlatıyor
geçmişi geleceği,
ahiri ebedi anlatıyor,
bu kadar cami bir kitab
ve sadece 600 sayfa
114 sure
bu kadar konsantre bir kaynağı doğru yorumlamak için
hepimizin ya her işini bırakıp bu kaynağı anlamak için ömrünü vermesi lazım
yada bunu yapmış olan alimlerin, eserlerine başvurması lazım
ki doğru şekilde ve yüzeysellikten uzak
ve hakiki anlamlarını görerek kavrayarak
o Kitab-ı Hakim den ders alabilelim
"benden bir nasihat istedin"
diye başlıyor sözler
biz dahi nasihate muhtacız
ve biz dahi o nasihatleri okumak dinlemek anlamak istiyoruz inşallah