NuruAhsen
Sonsuz Temâþâ
Eyy Sümeyye ordusunun kader çiçekleri...
Ölümlerden ölüm beğenenlerin ıstırabını düşündükçe rahatlayın.
Siz, yetim çığlıklarınızı alın yanınıza ve öyle çıkın kendi duruşmalarınızdan.
Kafeslere sığınan onların başlarıdır ancak...
Hayat, sizsiniz! Yeni ufuklara açılan her kapının ardında siz varsınız:
Gözleriniz var, göz değmemiş; elleriniz, canhıraş sarılan kaderin ince ipine.
Bir yanda küresel mezarlık, diğer yanda iman tercihi...
Ne kadar da düşkünler mazi mezarlığına, görüyorsunuz.
Elleri, ejderha eli gibi korkunç, sesleri salya salar ağız mağaralarında.
Yakut damlalar çoğaltıyorsunuz her adımınızla, adımınız ilmini çekiyor kederin.
Muhammed davasının dualarla büyümüş gelinlerisiniz siz ve annenizin kursağında gelecek...
Evet, onlar da ölecek ve onlar da kuruyacak o rüzgarın hışmıyla...
İnsanlık ufkunda dalgalanacak olan bayrak sizin emanetiniz olacak bugünden...
Yalnızlığın ortasında kırık kelebekler gibi durmayın öyle.
Kanlı gömlek gibi giydiğiniz acılarınızla yürüyün sokaklardan;
başınızı dik tutup ve öylece bakıp ufka...
Sahi, başkalarının günahlarını ne örter ki, yeni günahlar dışında?
Öyleyse, düş yorgunu bakışlarınızı esirgemeden çıkın sabahlara.
Dingin ve inatçı... Yarınsız şafaklar elbette sizin değil ve elbette,
yarını büyüten dillerin güvercin ürkekliğiyle çıkmayacaksınız düşlerinizden
Alinti