Dilimi kilitlemiş dünya… Kelimeler anlatmak istediklerimi anlatamasa da
usulca gözlerimle anlatmayı seçiyorum.
Otobüs penceresinden el sallayan bir çocuk
- Görüşeceğiz …
Uzunca bir yol
utanarak giden yaşlı bir baba … Yere bakan gözlerini kaldırıp
fısıldıyor…
-Görüşeceğiz …
Kuşlar mevsimlerini bilip göçe uğrattılar beni
-Görüşeceğiz …
Kar kaplayıp sakladığında toprağı
geldiğinde söylediğinde baharı
anlattıkları;
-Görüşeceğiz …
Bir anne ve göz kapakları dünyaya kapanmış bir bebek… Annenin elinde gözyaşlarıyla
ıslanmış bir mendil…Toprak atılırken kürek kürek…Annenin gözlerinde ki kelime;
-Görüşeceğiz…
Hiç tanımadığım uzaklardan gelmiş bir grup yolcu
yüzlerinde tanıdıktı tebessüm…Farklı olsa da kelimeler
-Görüşeceğiz…
Gece kararttığında odayı
gibi kurguladığım da zamanı… Uyku çöktüğünde gözlerime
ölümün küçüğü uykuyla susturduğumda…Alıp verdiğim her nefes sonrasında;
-Görüşeceğiz…
Aşuk maşuktan geçerken
yane
zikrettiği;
-Görüşeceğiz…
Adem Havva’dan ayrılırken
Hüseyin’i gözlerinde okşarken
sakladıkları;
-Görüşeceğiz…
Adım adım yaklaşırken Kabe’ye
gözlerinde nedenini bilmediğin gözyaşların ile… Kabe’den uzaklaşırken gözlerinden
dökülen vedanın duası;
-Görüşeceğiz…
Şimdi bahar
Göremediğimiz yüze
dile
Gelip geçen insanlığa
Şimdi bahar
Gözlerimiz gözlerinizi göremese de gönlümüz görüştü sizinle Efendim…
Gönüllerin bir olduğu yerde Görüşmek Duası ile Efendim…
Amin
MİHRİCAN KESKİN