Gözyaşımızı hangi mendil siler?

hulusi

Well-known member
Borcunu vermeyen, özür dilemeyen, ödeme yapacağı günü bildirmeyen bir Müslüman, bankaların aleyhinde saatlerce konuşuyor. Müslümanlar neden bankaya para yatırıyor da, bir mümin kardeşine borç olarak veya ticaret için vermiyor, sorusunun cevabını araştırmak lazım.

Almanların doğruluğundan, kendi eğriliğimizden söz ediyoruz. Gâvurlara itimat ediyoruz, birbirimize itimat etmiyoruz. Halbuki itimadın olmadığı yerde kardeşlik de olamaz. İtimadın olmadığı yerde birlik beraberlik de yoktur. Peki bu durumda müminlerin kardeşliğinden söz edilebilir mi?


Evet, müminler kardeştir amma nasıl müminler? İtimada şayan, çalışkan, iş bilir, sözü ve sohbeti işe yarar olanlar değil mi? Bu durumda itimada şayan, şuurlu dindarların yapması gereken nedir?

Maddi çalışmalara katılmak!

Piyasayı kötülere bırakmamak için, İslam iktisadını göstermek için, parayı İslamiyet'e hizmetkâr etmek için, iş ve işçi münasebetlerini kardeşçe yürütmek için, şuurlu dindarların mutlaka maddi çalışmalara katılması gerekmektedir.

Dünya kâfire saray, mümine zindan değildir. Tepemizde gâvurun bombasını, karşımızda tankını, sularımızda muhribini görmemek, gâvurdan korkmadan dünyaya hak hukuk dağıtmak ve sulhün bekçisi olabilmek için hem ilme, hem imana hem de maddeye sahip olmak istiyoruz.

Ey şuurlu Müslüman, vatanında sulh, milletinde huzur ve camide emniyet istiyorsan, maddi çalışmaları da Müslüman'ca yürütmek zorundasın.

Faizin kapısını kapamak, yoksulun derdine derman olmak, üstün bir hayat nizamı kurmak için, maddi çalışmalara hâkim ol, mahkûm olma. Namazda okunan ayetleri yaşamak istiyorsan, yaşanacak bir hayat istiyorsan, ebedi saadete ermek istiyorsan, yine maddeye hâkim olmak zorundasın.

Gazze'de Yahudilerin Müslümanları öldürmesi, kaderin bir ikazıdır. Çünkü Yahudiler, İslam prensipleriyle kuvvet kazanırken, Filistinli Müslümanlar İslam prensiplerinden uzaklaşmıştır.

Yahudi Müslüman'a kurşun atıyor, Müslüman Yahudi'ye taşla karşılık veriyor!

Filistin'de Müslümanlar, Yahudilerden üstün olmak zorundaydı!

Gazze'deki olaylar, Müslümanlar için bir eğitimdir. Bu eğitim, Allah'ın planıdır. Gayrimüslimler, Müslümanları zorluyor ki, yeni hale geçsinler, donanma yapsınlar, alışverişe geçsinler, fabrika kursunlar... Kısacası İsrail'i hangi şartlar kalkındırdıysa, Müslümanlar da aynı şartlarda kalkınsınlar!

Allah'ın dini mutlaka galip gelecek! Bunun için de Müslümanlar noksanlarını anlayacak! Allah, şiddetli ikazlarla bize gerçeği anlatıyor!

Asr-ı saadette Müslümanlar kimlerle savaştı! Roma, Bizans, Pers imparatorluklarıyla, Moğollarla... Hepsine galip geldiler. Bir avuç Müslüman, dünyaya hâkim oldu o yıllarda!

Onların elinde kılıncın en keskini, mızrağın en kuvvetlisi, okun en uzunu, zırhın en kalını olduğu gibi, savaş usullerini de en iyi şekilde biliyorlardı. Savaşırken dahi namazı kazaya bırakmıyorlardı.

Filistin için Fetih Sûresi okuyorlarmış. Bunun Filistin'e faydası olur amma, Fetih Sûresi'nin manasını anlamak Müslümanlar için daha faydalıdır.

Hekimoğlu ismail

Allah razı olsun hocamdan ne güzel dile getirmiş ayıbımızı...
 

hulusi

Well-known member
Gazze'deki olaylar, Müslümanlar için bir eğitimdir. Bu eğitim, Allah'ın planıdır. Gayrimüslimler, Müslümanları zorluyor ki, yeni hale geçsinler, donanma yapsınlar, alışverişe geçsinler, fabrika kursunlar... Kısacası İsrail'i hangi şartlar kalkındırdıysa, Müslümanlar da aynı şartlarda kalkınsınlar!



Filistin için Fetih Sûresi okuyorlarmış. Bunun Filistin'e faydası olur amma, Fetih Sûresi'nin manasını anlamak Müslümanlar için daha faydalıdır.

poretesto yapan kardeşlerimiz bir tl verseler çok daha yerinde olur.Şuan dua ihtyacları oldugu gibi ondan daha fazla acil maddi desteğe ihtiyacları var kardeşlerimizin.Ben şuan çevremde üzülürek söyluyorum ki bu konuda din kardeşlerimiz gerekn hassasiyeti göstermiyor...Rabbim hepimizi hakkıyla hidayet nasip etsin.Zalimin kılıç ile uyanmadan ÜMMET BİLİNÇİ İLE UYANIRIZ İNŞALLAH..dua ile
 

mihrimah

Talebe
Gözyaşlarımızı hangi mendil siler???
Tv karşısına geçip yapılan çirkinlikleri izleyip sadece birkaçdamla yaşla duygulanıyorsam, başımı yastığa koyduğumda biraz düşünüp hüzün yaşayıp rahatça uyuyorsam, önüme gelen yemeği iştahla lezzetini alarak yiyiyorsam,karşılaştığım komik manzalardan tebessümle yetinmeyip gülmemi içtenleştiriyorsam, hala kıyafet kombinesi düşünüyorsam benim gözyaşlarımı da sahte selpaklar siler ve atılır heralde...
Mendiller bile maziye karıştı, hiçbir anlam ifade etmiyor..tıpkı.....
 

hulusi

Well-known member
Biz çocuklarin öldüğü her yere gazze diyoruz




Artık dünyanın neresinde bir çocuk ölürse orası Gazze’dir.

Bir bebek bir yaşına girerken ağzında emzik değil, kurşun taşıyorsa orası Gazze’dir.

Bebeklerin uykulu gözleriyle annelerinin memelerini ararken, kor gibi yanan namluları emmeye başladıkları yerin adı Gazze’dir.

Yağmur bir futbol sahasında çocuğun atacağı golleri yutmak için sırada beklerken, çocuğun çelimsiz vücudunu kurşun yağmurları yutuyorsa orası Gazze’dir.

Okula gitmek için erkenden kalkmış ve saçlarını ören annesinin parmaklarından sızan merhameti kana kana içen kız çocuğu, henüz evinden çıkmamışken damlarına düşen bir bombayla birlikte duvarların altında kalıyorsa orası Gazze’dir.

Çocuk bir varilin arkasına sığınmaya çalışırken, kurşun önce saklanıp, çocuk kafasını uzattığı anda alnından sobeliyorsa orası Gazze’dir.

Okulun bahçesinde ip atlayan kız çocuğu tam gökyüzüne yükselmişken, kurşunlar gri kanatlarıyla gelip kızı başka göklere kaçırıyorsa orası Gazze’dir.

Artık dünyanın neresinde bir çocuk ölürse orası Gazze’dir.

Gazze, çocukların öldüğü yerlerin adıdır bundan böyle.
Bir çocuk sıtmayla, tüberkülozla, yüksek ateşle ve daha bilmem hangi hastalıkla ölürse ölsün, öldüğü yer neresi olursa olsun, biz oraya Gazze diyeceğiz.

Duvarların çepeçevre sardığı bir ölüm kampına dönüştürülen Gazze’de, çocuklar ölmeye devam ettiği sürece hiçbir masal tamamlanamayacak, hiçbir çocuk şarkısı melodisini bulamayacak, hiçbir oyunun sonu gelmeyecek, hiçbir top zıplamayacak, hiçbir tebeşir tahtaya yazmayacak.

Çocukluk dünyasına dair hiçbir renk gerçek yüzüyle insanların gözüne görünmeyecek bundan böyle.
Çocuklar eksildikçe, eksilecek herkes ve her şey…
Paul Virilio, yaşlı bir Japon dostunun kendisine şöyle söylediğini aktarıyor: “Amerikalılar’ı bağışlayamamamın nedeni Hiroşima’nın yalnızca bir savaş eylemi değil, bir deney olması.”

Savaş bir gün anlaşılabilir ve belki de bütün kıyıcılığına rağmen insanlık tarihinin sayfalarından dışarıya çıkamayacak şekilde geride bırakılabilir. Pek çok savaşı kolektif zihnin geniş ve karanlık koridorlarında bıraktık.
Bir kenara not edelim; Gazze’de de artık savaş yok! Buna savaş demek bir deney halini görmezden gelmek demektir. Şöyle söylemek de mümkün artık dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan masum ve mazlum halklar üzerine girişilen bir saldırı Gazze’den ilhamla daha acımasız hale dönüşebilir.

Gazze gittikçe şiddetin deney alanına dönüşüyor zira…

TARIK TUFAN
 
Üst