Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
GÜL
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kasif1" data-source="post: 331598" data-attributes="member: 1008778"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><img src="http://www.sizinti.com.tr/images/konular/394/8.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Maddî varlığın itibariyle, bizden bin dört yüz küsur yıl önce dünyayı teşrif ettin. Teşrif buyurduğun günler, küfrün ruhları sardığı bir dönemdi. O, fetret döneminde Hz. İsa'nın (as), havarilerinin sesi soluğu kesilmişti, artık onların rüzgârı esmiyordu. İnsanlık nefes almakta zorlanıyordu, dağlar taşlar başlarına kıyametin kopmasından korkuyordu. Beşerin insanî değerlerden uzaklaşmasına, bütün isyan ve günâhlara karşı bir ıslâh hareketi gerekiyordu. İnsanlığın ve bütün yaratıkların dört gözle beklediği, dünyayı aydınlatacak, gönüllere huzur ve inşirah verecek, mazlumun, mağdurun gözyaşlarını silecek, yetimi şefkatle bağrına basacak, kimsesizlere el uzatacak, bütün yaraları saracak, sinesi şefkat dolu bir Zât'a ihtiyaç vardı. Zaten Allah'ın gönderdiği semavî kitaplarda ve suhuflarda, müjdesi verilen Zât'ın gelmesi de çok yakındı.</span></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Hz. İbrahim (as); "Ey bizim Hakîm Rabbimiz: Onların içinden öyle bir resül gönder ki; kendilerine Sen'in âyetlerini okusun, onlara kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları tertemiz kılsın. Muhakkak ki aziz Sen'sin, hakîm Sen'sin!" (Bakara, 2/129) derken, Hz. İsa (as): "Ey İsrail oğulları! Ben size Allah'ın resülüyüm. Benden önceki Tevrat'ı tasdik etmek, benden sonra gelecek ismi 'Ahmed' olacak bir resülü müjdelemek üzere gönderildim..." (Saff, 61/6) buyuruyordu.</span></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Efendim, asırlar var ki; Sensizliğin hasretini yaşadık. Dedelerimiz, ninelerimiz, baba ve annelerimiz Sensizliğin hep gecesini, hep kışını yaşadı. O korkunç dönemi atlatabilme ve Sen'i (sallallahü aleyhi ve sellem) tanıtma ve sevdirme yolunda ne canlar gitti, ne başlar koparıldı. Ne var ki, Sen'i tanıyanlar yılmadı, ümitsizliğe düşmedi. Canlarını, başlarını bu yola koydular. Gece gündüz demediler, kara, kışa aldırış etmediler, hapishanelere, zincirlere, zulüm ve işkencelere, eyvallah, dediler. Yeter ki; yaratılan varlıkların en şereflisi insan kurtulsun. İmanla, İslâm'la şereflensin, âhiretini kurtarsın, Allah'ın rızasına mazhar olsun.</span></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bundan dolayı İlâhî davete malları ve canları ile kıyamete kadar örnek olacak sahabe efendilerimiz (ra), bu dâvâya sahip çıktılar, en ağır şartlarda davayı omuzladılar. Bedir, Uhud, Hendek, Mute, Yermük'te öyle kahramanlıklar gösterdiler ki, tarihte eşine rastlamak oldukça zordur.</span></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Sensiz yaşamanın ne kadar zor olduğunu vicdanlarımızda duyuyoruz Efendim. Nefsimizden daha çok, Seni sevmemiz gerektiğinin şuurundayız Efendim. Ama korkuyorum "seviyorum" cümlesi, gırtlaktan aşağı ne kadar iniyor. Liyakâti olanlara, Sen'i (sallallahü aleyhi ve sellem) ne kadar sevdiriyor, ne kadar dâvan yolunda koşuyor, ne kadar sancı, çile ve ıstırap çekiyoruz, bilemiyorum Efendim.</span></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Efendim, bir gün kıyamete kadar, insanlığa örnek olan arkadaşların (ashabın) yanında; "Kardeşlerime selâm" buyurunca ashâb-ı kiram efendilerimiz; (ra) "Kardeşlerin bizler değil miyiz, Ya Resûlâllah?" deyince; "Sizler, benim arkadaşlarımsınız, kardeşlerim işin sonunda gelecek, bayrağı düştüğü yerden kaldıracak." buyurmuştunuz. Ne olur ya Resülâllah (sallallahü aleyhi ve sellem), tut elimizden, Ümmü Mektumlar, Mus'ab bin Ümeyrler gibi düşen bayrağı kaldıralım.</span></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Efendim, her sahada olduğu gibi, Rabb'imize nasıl dua edeceğimiz mevzuunda da bize örnek oldun. Dilinden hiç düşürmediğin; "Allah'ım içimi haşyet hissiyle doldur ve beni Zât-ı Uluhiyet'ine karşı hürmette kusur etmeyen bir kul eyle, tâ ki her an Sen'i görüyormuş gibi olayım." şeklindeki duanın hakiki mânâsını, Allah, bize de duyursun. Zîrâ O, bizi her ân görmekte ve duymaktadır. </span></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Efendim, biz Sen'in (sallallahü aleyhi ve sellem) yolunda olmalıyız ki, Allah Rahmet kapılarını açsın. Ebediyete uzanan yolun yolcuları olduğumuzun şuurunda olalım ki, O'nun rahmetine kavuşalım. İç âlemimiz pırıl pırıl hâle gelsin ki, dış âlemimiz başkaları üzerinde tesir bıraksın. </span></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Efendim, Sen'in (sallallahü aleyhi ve sellem) nurundan mahrum nice nesil var. Nefislerinin esiri, zillet ve sefalete mahkûm olmuş, perişan ve pejmürde kulların var. Onların imanlarının kurtuluşunu sağlama yolunda, Rabb'imiz bize hizmet etme imkânı lütfetmiş. Bu İlâhî lütfun kıymetini anlamak, irademizin hakkını verebilmek için çırpınıyor, gayret göstermeye çalışıyoruz. </span></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Efendim, dünya Sana muhtaç, bütün problemlerin çözümü Sen'dedir. Sen'in (sallallahü aleyhi ve sellem) çeşmenden su içmeyen hayat bulamaz. Sen'in reçetelerini kullanmayanlar, dertlerine derman bulamazlar.</span></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Efendim, bizler için, ümmetin için, insanlığın kurtuluşu için hayatını hep ıstıraplar içinde kıvranarak geçirdin. Hakkında Allah (celle celâlühü); "Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse üzüntüden kendini yiyip tüketeceksin.'' (Şuara, 26/3); "(Habibim) Sen dilediğin herkesi doğru yola eriştiremezsin! Ancak Allah dilediğini doğru yola hidâyet eder.'' (Kasas, 28/56) buyurarak kalblere imanın; ancak Kendisi tarafından yerleştirileceği beyan ediyor ve "Senin vazifen tebliğ ve temsildir.", "Biz seni beşir ve nezir olarak yani ehl-i imanı Cennet'le müjdelemek ehl-i küfrü Cehennem'le korkutmak için gönderdik." buyuruyor.</span></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"></p></span></span></p><p style="text-align: left"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Efendim, Allah, âlemleri Sen'in (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzü suyu hürmetine yaratmıştır. "Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım'' kutsî hadîsinde Allah (celle celâlühü), âlemleri Sen'in yüzü suyu hürmetine yarattığını ifade buyuruyor. Varlığımızı Sana borçluyuz Ya Resülallah (sallallahü aleyhi ve sellem). Ümmetin olarak bize düşen vazife, emanete canımız pahasına sahip çıkmak, edeb-i Kur'âniye ve edeb-i nebeviye ile ahlâklanmak olacaktır. </span></p><p></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kasif1, post: 331598, member: 1008778"] [SIZE=4][COLOR=#800080][IMG]http://www.sizinti.com.tr/images/konular/394/8.jpg[/IMG] [LEFT][FONT=Trebuchet MS]Maddî varlığın itibariyle, bizden bin dört yüz küsur yıl önce dünyayı teşrif ettin. Teşrif buyurduğun günler, küfrün ruhları sardığı bir dönemdi. O, fetret döneminde Hz. İsa'nın (as), havarilerinin sesi soluğu kesilmişti, artık onların rüzgârı esmiyordu. İnsanlık nefes almakta zorlanıyordu, dağlar taşlar başlarına kıyametin kopmasından korkuyordu. Beşerin insanî değerlerden uzaklaşmasına, bütün isyan ve günâhlara karşı bir ıslâh hareketi gerekiyordu. İnsanlığın ve bütün yaratıkların dört gözle beklediği, dünyayı aydınlatacak, gönüllere huzur ve inşirah verecek, mazlumun, mağdurun gözyaşlarını silecek, yetimi şefkatle bağrına basacak, kimsesizlere el uzatacak, bütün yaraları saracak, sinesi şefkat dolu bir Zât'a ihtiyaç vardı. Zaten Allah'ın gönderdiği semavî kitaplarda ve suhuflarda, müjdesi verilen Zât'ın gelmesi de çok yakındı.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Hz. İbrahim (as); "Ey bizim Hakîm Rabbimiz: Onların içinden öyle bir resül gönder ki; kendilerine Sen'in âyetlerini okusun, onlara kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları tertemiz kılsın. Muhakkak ki aziz Sen'sin, hakîm Sen'sin!" (Bakara, 2/129) derken, Hz. İsa (as): "Ey İsrail oğulları! Ben size Allah'ın resülüyüm. Benden önceki Tevrat'ı tasdik etmek, benden sonra gelecek ismi 'Ahmed' olacak bir resülü müjdelemek üzere gönderildim..." (Saff, 61/6) buyuruyordu.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Efendim, asırlar var ki; Sensizliğin hasretini yaşadık. Dedelerimiz, ninelerimiz, baba ve annelerimiz Sensizliğin hep gecesini, hep kışını yaşadı. O korkunç dönemi atlatabilme ve Sen'i (sallallahü aleyhi ve sellem) tanıtma ve sevdirme yolunda ne canlar gitti, ne başlar koparıldı. Ne var ki, Sen'i tanıyanlar yılmadı, ümitsizliğe düşmedi. Canlarını, başlarını bu yola koydular. Gece gündüz demediler, kara, kışa aldırış etmediler, hapishanelere, zincirlere, zulüm ve işkencelere, eyvallah, dediler. Yeter ki; yaratılan varlıkların en şereflisi insan kurtulsun. İmanla, İslâm'la şereflensin, âhiretini kurtarsın, Allah'ın rızasına mazhar olsun.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Bundan dolayı İlâhî davete malları ve canları ile kıyamete kadar örnek olacak sahabe efendilerimiz (ra), bu dâvâya sahip çıktılar, en ağır şartlarda davayı omuzladılar. Bedir, Uhud, Hendek, Mute, Yermük'te öyle kahramanlıklar gösterdiler ki, tarihte eşine rastlamak oldukça zordur.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Sensiz yaşamanın ne kadar zor olduğunu vicdanlarımızda duyuyoruz Efendim. Nefsimizden daha çok, Seni sevmemiz gerektiğinin şuurundayız Efendim. Ama korkuyorum "seviyorum" cümlesi, gırtlaktan aşağı ne kadar iniyor. Liyakâti olanlara, Sen'i (sallallahü aleyhi ve sellem) ne kadar sevdiriyor, ne kadar dâvan yolunda koşuyor, ne kadar sancı, çile ve ıstırap çekiyoruz, bilemiyorum Efendim.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Efendim, bir gün kıyamete kadar, insanlığa örnek olan arkadaşların (ashabın) yanında; "Kardeşlerime selâm" buyurunca ashâb-ı kiram efendilerimiz; (ra) "Kardeşlerin bizler değil miyiz, Ya Resûlâllah?" deyince; "Sizler, benim arkadaşlarımsınız, kardeşlerim işin sonunda gelecek, bayrağı düştüğü yerden kaldıracak." buyurmuştunuz. Ne olur ya Resülâllah (sallallahü aleyhi ve sellem), tut elimizden, Ümmü Mektumlar, Mus'ab bin Ümeyrler gibi düşen bayrağı kaldıralım.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Efendim, her sahada olduğu gibi, Rabb'imize nasıl dua edeceğimiz mevzuunda da bize örnek oldun. Dilinden hiç düşürmediğin; "Allah'ım içimi haşyet hissiyle doldur ve beni Zât-ı Uluhiyet'ine karşı hürmette kusur etmeyen bir kul eyle, tâ ki her an Sen'i görüyormuş gibi olayım." şeklindeki duanın hakiki mânâsını, Allah, bize de duyursun. Zîrâ O, bizi her ân görmekte ve duymaktadır. [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Efendim, biz Sen'in (sallallahü aleyhi ve sellem) yolunda olmalıyız ki, Allah Rahmet kapılarını açsın. Ebediyete uzanan yolun yolcuları olduğumuzun şuurunda olalım ki, O'nun rahmetine kavuşalım. İç âlemimiz pırıl pırıl hâle gelsin ki, dış âlemimiz başkaları üzerinde tesir bıraksın. [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Efendim, Sen'in (sallallahü aleyhi ve sellem) nurundan mahrum nice nesil var. Nefislerinin esiri, zillet ve sefalete mahkûm olmuş, perişan ve pejmürde kulların var. Onların imanlarının kurtuluşunu sağlama yolunda, Rabb'imiz bize hizmet etme imkânı lütfetmiş. Bu İlâhî lütfun kıymetini anlamak, irademizin hakkını verebilmek için çırpınıyor, gayret göstermeye çalışıyoruz. [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Efendim, dünya Sana muhtaç, bütün problemlerin çözümü Sen'dedir. Sen'in (sallallahü aleyhi ve sellem) çeşmenden su içmeyen hayat bulamaz. Sen'in reçetelerini kullanmayanlar, dertlerine derman bulamazlar.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Efendim, bizler için, ümmetin için, insanlığın kurtuluşu için hayatını hep ıstıraplar içinde kıvranarak geçirdin. Hakkında Allah (celle celâlühü); "Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse üzüntüden kendini yiyip tüketeceksin.'' (Şuara, 26/3); "(Habibim) Sen dilediğin herkesi doğru yola eriştiremezsin! Ancak Allah dilediğini doğru yola hidâyet eder.'' (Kasas, 28/56) buyurarak kalblere imanın; ancak Kendisi tarafından yerleştirileceği beyan ediyor ve "Senin vazifen tebliğ ve temsildir.", "Biz seni beşir ve nezir olarak yani ehl-i imanı Cennet'le müjdelemek ehl-i küfrü Cehennem'le korkutmak için gönderdik." buyuruyor.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Efendim, Allah, âlemleri Sen'in (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzü suyu hürmetine yaratmıştır. "Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım'' kutsî hadîsinde Allah (celle celâlühü), âlemleri Sen'in yüzü suyu hürmetine yarattığını ifade buyuruyor. Varlığımızı Sana borçluyuz Ya Resülallah (sallallahü aleyhi ve sellem). Ümmetin olarak bize düşen vazife, emanete canımız pahasına sahip çıkmak, edeb-i Kur'âniye ve edeb-i nebeviye ile ahlâklanmak olacaktır. [/FONT][/LEFT][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
GÜL
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst