Ey aşıklar! Bizler yıldızlar gibi tamamıyla ateş halini
almışız. Bütün gece o ay parçasının,
o güzeller güzelinin etrafında dönüp durmadayız.
Güneş doğunca yıldızlar görünmez. Bizim güneşimiz
görünmezken biz meydana çıktık ama, bil ki biz avareyiz. Başıboş dolaşıp
duruyoruz.
Gelin ey aşıklar, gelin ey iş erleri! îşe yarar şarap
burada! Zaten biz de onun için bu işe koyulmuşuz.
Her seher vakti o güzeller peygamberinden haber gelir:
"Gelin ey çaresizler, gelin!" der. Aşıklara dermanda biçareyiz.
Aşıkların hepsinden de "Lebbeyk, lebbeyk!" sesleri
göklere yükselmede, onlar diyorlar ki: "Mana mushafı sensin. Bizler ise
otuzar parçaya ayrılmışız, cüz'lerden ibaretiz."
Dudağı bile onun şarabını içince kendinden geçti. Biz ne
yapalım? Biz demirden, kayadan ibaret bir dağ mıyız?
"A'raf Suresi, 7/142, 143."
Biz gökyüzü harmanında yıldızız ama, parça parça kesilsek,
her parçamız bir arpa büyüklüğünde olsa, yine de bir zerre kadar sır vermeyiz.
Biz Hz. îsa gibi şu beden beşiğinde bağlıyız ama, Hz. Meryem
gibi Allahın nuruna gebe kalmışız.
"Meryem Suresi, 19/16-24.."
Bizi bu cüz'î akılda
arama! Biz onun aşk ovasına dalmışız, cüz'lerden kurtulmuşuz.
Aşk delidir, ama biz delinin delisiyiz. Nefs-i emmare
kötülükleri emrediyor. Biz onu emrimiz altına almışız.
Ey Tebriz şehrinin iftihar ettiği Şemseddin! Bu seferden bir
kere daha geri dön! Allah aşkına gel, biz bir tek aşka, senin aşkına
tutulmuşuz, o aşk ile oyalanmadayız.
almışız. Bütün gece o ay parçasının,
o güzeller güzelinin etrafında dönüp durmadayız.
Güneş doğunca yıldızlar görünmez. Bizim güneşimiz
görünmezken biz meydana çıktık ama, bil ki biz avareyiz. Başıboş dolaşıp
duruyoruz.
Gelin ey aşıklar, gelin ey iş erleri! îşe yarar şarap
burada! Zaten biz de onun için bu işe koyulmuşuz.
Her seher vakti o güzeller peygamberinden haber gelir:
"Gelin ey çaresizler, gelin!" der. Aşıklara dermanda biçareyiz.
Aşıkların hepsinden de "Lebbeyk, lebbeyk!" sesleri
göklere yükselmede, onlar diyorlar ki: "Mana mushafı sensin. Bizler ise
otuzar parçaya ayrılmışız, cüz'lerden ibaretiz."
Dudağı bile onun şarabını içince kendinden geçti. Biz ne
yapalım? Biz demirden, kayadan ibaret bir dağ mıyız?
"A'raf Suresi, 7/142, 143."
Biz gökyüzü harmanında yıldızız ama, parça parça kesilsek,
her parçamız bir arpa büyüklüğünde olsa, yine de bir zerre kadar sır vermeyiz.
Biz Hz. îsa gibi şu beden beşiğinde bağlıyız ama, Hz. Meryem
gibi Allahın nuruna gebe kalmışız.
"Meryem Suresi, 19/16-24.."
Bizi bu cüz'î akılda
arama! Biz onun aşk ovasına dalmışız, cüz'lerden kurtulmuşuz.
Aşk delidir, ama biz delinin delisiyiz. Nefs-i emmare
kötülükleri emrediyor. Biz onu emrimiz altına almışız.
Ey Tebriz şehrinin iftihar ettiği Şemseddin! Bu seferden bir
kere daha geri dön! Allah aşkına gel, biz bir tek aşka, senin aşkına
tutulmuşuz, o aşk ile oyalanmadayız.