Günün Risale-i Nur Dersi

harp

Well-known member
Bu gaflet zamanında, hususan tarafgirane mefkûreler sahibi, herşeyi kendi mesleğine alet ederek, hatta dinini ve uhrevi harekâtını da o dünyevi mesleğe bir nevi âlet hükmüne getiriyor. Hâlbuki hakaik-i imaniye ve hizmet-i nuriye-i kudsiye, kâinatta hiçbir şeye alet olamaz. Rıza-yı İlahiden başka bir gayesi olamaz. Hâlbuki şimdiki cereyanların tarafgirane çarpışmaları hengâmında bu sırr-ı ihlâsı muhafaza etmek, dinini dünyaya alet etmemek müşkilleşmiş. En iyi çare, cereyanların kuvveti yerine, inayet ve tevfik-i İlahiyeye dayanmaktır.



(Bediüzzaman Said Nursi - Emirdağ Lahikası 1'den)



Lügatler
Âlet etmek :bulaştırmak, sebep yapmak

Cereyan : akmak, gidiş, hareket, akış

Dünyevi :dünyayla ilgili, dünyalık

Gaflet :dikkatsizlik, vurdumduymazlık, en mühim vazifeyi düşünmeyip kıymetsiz işlerle uğraşmak, sorumsuzluk, âhiretten ve Allah’ın emir ve yasaklarından habersiz davranma

Gaye :maksat, kastedilen netice, sonuç

Hakaik-i imaniye :iman hakikatleri

Halbuki :gel gör ki, aslında, öyle ki

Harekât: hareketler

Hengâm :zaman, sıra, devir, vakit, mevsim

Hizmet-i nuriye-i kudsiye :mukaddes nur hizmeti

Hususan :bilhassa, özellikle

Hükmüne :eek:nun yerine, onun gibi olarak

İnayet :yardım, lütuf

Kâinat : evren, yaratılanların hepsi


Lâhika :mektup, ilave

Mefkûre : Gâye. Gâye olan şey. Tasavvur hâlindeki gâye. İdeâl.

Meslek :yol, sanat, usul, gidiş, sistem

Muhafaza :koruma, saklama

Müşkil :zorluk, zor olan iş

Nev’ :çeşit, sınıf, cins, tür

Rıza-yı ilâhî :Allah’ın rızası, hoşnutluğu

Sırr-ı ihlâs :ihlâs sırrı, karşılıksız ve beklentisiz olma sırrı

Şey :madde, eşya, varlık

Tarafgirane :taraf olarak, taraflardan birine sahip çıkarak

Tevfik-i ilâhiye : Cenab-ı Hakk'ın insanı doğru yola lütfu ile sevketmesi

Uhrevi :ahirete yönelik, ahiret için yapılan










--
 
Üst