Günün Risale-i Nur Dersi

harp

Well-known member
TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ
8.54.EMİRDAĞ HAYATI(DEVAMI)
1بِاسْمِهِسُبْحَانَهُ
Aziz, sıddık kardeşim ve bu fâni dünyada hamiyetli ve ciddî bir arkadaşım,

Evvelâ: Bütün dostlarım ve hemşehrilerimden en ziyade zâtınız ve bazı Erzurumlu zatların, benim bu işkenceli ve mazlumiyet hâletimde şefkatkârane ciddî alâkadarlığınıza ve imdadıma fikren koşmanıza cidden çok minnetdarım; âhir ömrüme kadar unutmayacağım. Size bin mâşaallah ve bârekâllah derim.

Saniyen: Mesleğime ve Risale-i Nur’dan aldığım dersime bütün bütün muhalif olarak ve on seneden beri fâni dünyanın geçici, ehemmiyetsiz hâdiselerine bakmamak olan bir düstur-u hayatıma da münâfi olarak, sırf senin hatırın ve merak ettiğin ve bu defaki uzun mektubun için vaziyetime ve zâlimlerin işkencelerine ait birkaç maddeyi beyan edeceğim.

Birincisi: Otuz sene evvel Darü’l-Hikmet’te âzâ iken, birgün, arkadaşımızdan ve Darü’l-Hikmet âzâsından Seyyid Sadeddin Paşa dedi ki:

“Kat’î bir vasıta ile haber aldım; kökü ecnebîde ve kendisi burada bulunan bir zındıka komitesi, senin bir eserini okumuş. Demişler ki: ‘Bu eser sahibi dünyada kalsa, biz mesleğimizi yani zındıkayı (dinsizliği) bu millete kabul ettiremeyeceğiz. Bunun vücudunu kaldırmalıyız’ diye senin idamına hükmetmişler. Kendini muhafaza et.”

Ben de “Tevekkeltû alâllah, ecel birdir, tagayyür etmez” dedim.

İşte bu komite, otuz sene, belki kırk seneden beri hem tevessü etti, hem benimle mücadelede herbir desiseyi istimal etti. İki defa imha için hapse ve on bir defa da beni zehirlemeye çalışmışlar. En son dehşetli plânları, sabık Dahiliye Vekilini ve Afyon’un sâbık Vâlisini, Emirdağının sabık kaymakam vekilini aleyhime sevk etmeleriyle, resmî hükûmetin nüfuzunu bütün şiddetiyle aleyhimde istimal etmeleridir. Benim gibi zaif, ihtiyar, merdumgiriz, fakir, garip, hizmete çok muhtaç bir biçâreye o üç resmî memurlar, aleyhimde öyle bir propaganda yapmış ve herkesteki korku o dereceye varmış ki, bir memur bana selâm etse, haber aldıkları vakitte değiştirdikleri için, casusluktan başka hiçbir memur bana uğramadığını ve komşularımın da bazıları korkularından hiç selâm etmediklerini gördüğüm halde, inayet ve hıfz-ı İlâhî bana bir sabır ve tahammül verdi. Emsalsiz bu işkence, bu tazyik, beni onlara dehalete mecbur etmedi…
Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :
1: Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

Lügatler :

âhir : son
âzâ : üye
aziz : çok değerli, izzetli
bârekâllah : Allah hayırlı ve mübarek kılsın anlamında, beğeniyi ifade etme için kullanılan bir söz
biçâre : çaresiz, zavallı
Dahiliye Vekili : İçişleri bakanı
dehalet : sığınma
desise : hile, aldatma
düstur-u hayat : hayat prensibi
ecel : ölüm zamanı
ecnebî : yabancı
emsalsiz : benzersiz
fâni : geçici, ölümlü
hâdise : olay
hâlet : durum, hâl
hamiyetli : din gibi mukaddes değerleri ve kendi aile ve yakınlarını koruma duygusu ve gayreti olan
imha : yok etme
inâyet ve hıfz-ı İlâhî : Allah’ın yardımı ve koruması
istimal etmek : kullanmak
kat’î : kesin olarak
komite : kötü bir amaç için kurulmuş cemiyet, komisyon
mâşaallah : Allah dilemiş ve ne güzel yapmış anlamına gelen ve beğeniyi ifade etme için kullanılan bir söz
mazlumiyet : zulme uğramışlık
mecbur etmek : zorlamak
merdümgiriz : insanlardan sıkılan, kalabalıktan hoşlanmayıp yalnızlık isteyen
muhalif : aykırı, zıt
münâfi : aykırı, zıt
nüfuz : etki
sâbık : önceki, geçmiş
saniyen : ikinci olarak
sevk etmek : yönlendirmek
sıddık : çok doğru ve sadık
şefkatkârane : şefkatli bir şekilde
tagayyür etmek : değişmek
tazyik : baskı
tevekkeltû alâllah : “Allah’a dayandım ve güvendim”
tevessü etmek : genişlemek, yayılmak
vaziyet : durum, hâl
vücud : varlık
zâlim : zulmeden, acımasız
zındıka : dinsiz
 
Üst