Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Yağmursuzluk bir musibettir ve ceza-yı amel bir azabdır. Buna karşı ağlamakla ve hüzün ve kederle, niyaz ve hazînane yalvarmakla ve pek ciddî nedamet ve tövbe ve istiğfar ile karşılamak ve sünnet-i seniye dairesinde, bid'alar karışmadan, şeraitin tayin ettiği tarzda dergâh-ı İlahiyeye iltica etmek ve dua ve o hale mahsus ubudiyetle mukabele etmektir. Hem böyle umumî musibetler, ekser nâsın hatasından geldiği cihetle, o insanların ekseri, -kısm-ı a'zamı- tövbe ve nedamet ve istiğfar etmekle def'olur.
(Bediüzzaman Said Nursi - Emirdağ lahikası 1’den)
Lügatler Azab :büyük sıkıntı, dünyada işlenen günahların âhiretteki cezası Bid’a :sonradan meydana çıkan şeyler Ceza-yı amel :yapılan işin karşılığı cihet :yön, taraf Def’olmakrtadan kalkmak, savmak Dergâh-ı ilahiye :Allah’ın huzuru, Allah’ın kapısı Dua :yalvarma, yakarma, isteme Ekser :pek fazla, daha çok, çoğunluk Hazinane :hüzünlü olarak, kederli şekilde Hüzün : üzüntü İltica :sığınma İstiğfar :af dilemek, kusurlarının bağışlanması için yalvarmak Keder :tasa, kaygı, can sıkıntısı, gam Kısm-ı azam :en büyük kısım Lâhika :mektup, ilave Mahsus :hususi, ayrılmış, tayin edilmiş, özel Mukabele : karşılık verme Musibet :bela, felaket, afet, dert Nas :insanlar Nedametişmanlık niyaz : dua, yalvarma Sünnet-i seniyye :Hz. Peygamberin(a.s.) en yüksek halleri, yaşayışı, tavırları, hareket düsturları Şerait :şartlar Ubudiyet :kulluk Umumî :herkesle alakalı, herkese dair, genel