Halin ne olacak

Peygamberimiz (sav) Sevban (ra)'a şöyle dedi:
- Sizin birbirinizi çağırıp yemek çanağının başına toplandığınız gibi (sofraya) diğer milletlerin (müslüman olmayan kavimlerin) de aleyhinizde toplanıp başınıza üşüştükleri (tek dişi kalmış, vahşi hayvanlar gibi) zaman HALİN NE OLACAK ?
Sevban (Allah'ü Teala ondan razı olsun) :
- Anam, babam, canım sana feda olsun ey Allah'ın Resulü ! Bizim o günkü azlığımızdan mı olacak bu hal.
Resulullah (Sallalahü Aleyhi Vesselam) :
- Hayır! Bilakis o gün (kemmiyet, sayı olarak) çok olacaksınız. Ancak, sizin kalbinize vehn salınacak.
- Ve selin üzerinde taşıdığı, çerçöp gibi (keyfiyet, güçsüz) olacaksınız.
Sahabelerden biri:
- Vehn nedir? Ya Resulullah!
Resulullah (Sallalahü Aleyhi Vesselam) :
- Allah! sizin heybetinizi düşmanınızın kalbinden söküp çıkaracak, bilakis sizin kalbinize vehn salacaktır.
- Vehn: Dünya'yı Sevmeniz, Ölüm'den Hoşlanmayışınız ve Cihad'dan Nefret Etmenizdir.
LABORATUVARDA TAHLİL Kelimeleri :
(*) Vehn : (sözlük anlamı) Zayıflık, gevşeklik, kuvvetsizlik
(*) Çerçöp: Kastedilen müminler ve müslümanlardır. Derme-çatma ve değersiz, dağınık şeyler. Dayanıksız,
dirençsiz, birliksiz, cemaatsiz topluluk. veya, birlikten, dostluktan, ittifaktan, sevgiden ve birbirlerine
sahiplenmekten uzak olanlar. Çerçöpe kimse acımaz, üzülmez, yasını da tutmaz ve itibar da etmez.
(*) Sel : Kastedilen kafirler, ataistler, din düşmanlarıdır. Küfür tek millettir. (Hadis'i Şerif)
(*) Sevban: Allah (cc) ondan razı olsun. Peygamberimiz (sav)'in azatlı kölesi, Ehl'i Beyt'ten sayılmış. İstisnasız
her gün Peygamberimiz (sav) ziyaret eden bir sahabe'i kiram.
(Aslında, O'nun şahsında hitap bizedir. Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla, deyimi gibi.)
(*) Hal : Durum, vizyon, itibar, kimlik veya gösterilen refleks, tepki, davranış.
(*) Dünya : Para, mal, mülk, konfor, debdebe, lüks hayat, menfaat, makam, mevki. Kısaca; şan, şöhret ve şehvet
Dünya'ya hırsla yapışmak. Dünya'ya geliş sebebini unutmak. Ahiret'i ise arkasına atmak. Halbuki
gönülde, Allah (cc) sevgisi ile dünya sevgisi bir arada durmaz, biri geldiğinde diğeri orayı terk eder.
(*) Ölüm : Bedir Savaşı'nda Mekke ordu komutanı Ebu Süfyan'ın istihbaratçılarından mağlubiyet raporunun
püf noktası: "Biz ölmemek için, onlar ise ölmek için koşuşturuyorlar, sanki dünya ile bütün
irtibatlarını (dünya ilişkilerini, bağlantılarını) kesmiş gibiler."
(*) Cihad : Yaşadığımız bu günde cihad ilmihalini kaç kişi biliyor. Kimler cihadın içindeki ve dışındaki farzları
teker, teker sayabilir? Cihadla ilgili 544 Ayet'i Kerime'ye rağmen. (Hayat iman ve cihaddır. Hadis)
NEBEVİ MESAJ ve HALİMİZ
(1) Ümmetim dünyayı gözlerinde büyüttükleri zaman, kendilerinden İslam'ın heybeti çekilip alınır.
(2) İyiliği emretmeyi ve kötülüğü yasaklamayı terk ettiklerinde vahyin bereketi kendilerine haram kılınır.
(3) Ve nihayet birbirlerine küfrettiklerinde Allah'ın nazarında hiçbir değerleri kalmaz. (Hadis'Şerif)
Ele aldığımız bu iki Hadis'i Şerif'i birlikte değerlendirmeye tabi tuttuğumuzda, yakından uzağa doğru bütün dünya müslümanlarının içinde bulundukları problemlerin sebep ve çözüm yollarını kavramaya yeter. Değişik bir ifadeyle, problemin teşhisi ve tedavi yolları ortaya çıkmış olabilir. Tabii ki bunu, bizim bir yaklaşımımız olarak görülmelidir. Sonuçta, bilinen bu kutlu mesajı irdelemek ve ibret alarak kardeşlerimizle paylaşmaktır. Şimdi, ikinci Hadis'i Şerif'i parantez içerisindeki verilen numaralar doğrultusunda, tek, tek üç aşamalı olarak ele almaya çalışalım:
BİRİNCİ AŞAMA: İSLAMIN HEYBETİ KAYBOLUR.
Müslüman, dünya ile madde ve sermayeye (ekonomi anlayışının bozulması) olan ilişkilerinde nefsini ilah edinmiş, nefsini dünyaya pazarlamış ve dünyaya kul olmuştur. Hayatını Allah (cc) için feda edemez, nefsine söz geçiremez haldedir. Müslümanın iç alemi, yani kalbi bozulunca dış alemi, heybeti ve izzeti de kaybolup gitmiştir. Artık, müslümanın yaşantısında tercihler yer değiştirmiş, ılımlı, mütedeyyin hale gelmiştir.
İKİNCİ AŞAMA: VAHYİN BEREKETİ HARAM KILINIR.
Dinin çirkin gördüğü, yasakladığı şeyler karşısında el ile, dil ile ve kalb ile düzeltmeler terk edilmiş, günahlar bir miras gibi genç kuşaklara devredilir hale gelmiştir. (sosyal hayatın bozulması) Artık kalb günahlarla örtünmüş, basiret kaybolmuş ve bereket de gitmiştir. Ve mümin Kur'an'ı Kerim'i okur ama hayatlarına hakim kılamaz, ayrı alemlerde seyreder, sünnetler karşısında duyarsız kalır, sünneti hafife alır, bazen daha ileri gidip, aşırıya varan şekliyle inkara dahi yeltenebilmiştir.
ÜÇÜNCÜ AŞAMA: ALLAH'IN NAZARINDA HİÇLENİRLER.
Ümmet birbiriyle cedelleşmeye, uğraşmaya, tartışmaya başlamıştır. Birbirlerine hakaret etmeler, kin, nefret, haset duyguları yayılmış. (kişisel değişim anlayışı) O vakitte Allah'ın nazarında küçülmüşler ve değersiz hale gelmişlerdir. Burada küfürleşme ifadesi çok dikkat çekici bir sözcüktür. Anlaşma, diyalog, sevgi, tahammül, hoşgörü bir kenara itilmiş, ters yüz edilmiştir. Fetih :29 Ayet'i Kerime'si görmemezlikten gelinmiştir. O zaman, Müslüman yerlerde sürünmeye, kemikleri kırılmaya, iffetleri kirletilmeye, ruhları satın alınmaya, şamaroğluna döndürülmeye ve Önderi (sav)'in karikatürleri çizilebilmeye cüret edilmiştir.
Sonuç; acı ama gerçektir. Bu iki Hadis'i Şerif'i okuyanların çoğunun yüreği sızlayacak, acıyacak, gözlerinin uykusu kaçacak. Hatta kendine göre çözümler üretecek, kendine çeki düzen vermekle işe koyulacak. Bazılarının ise bu dünyada hasırı dahi yanmayacak, Onlar için dünya bir oyun ve eğlenceden ibaret kalacak. (Muhammed:36) Kimse zannetmesin ki ölmeyecek, sınava da tabi tutulmayacak, yüzleşme de yapılmayacak.
Hamd olsun, Alemlerin Rabbi olan Cenab'ı Allah'a (!)..
Alıntı Mehmet Ali Biçer
 
Üst