müdavim
Üye Sorumlusu
HAMD-ÂYETLER
Fatiha-2 – Bütün hamdler, övgüler âlemlerin Rabbi Allâh’adır.
Bakara-30 – Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” dediği vakit onlar: “Â! Oradaki nizamı bozacak ve yeryüzünü kana bulayacak bir mahlûk mu yaratacaksın? Oysa biz sana devamlı hamd, ibadet ve tenzih etmekteyiz” dediler. Allah: “Ben, sizin bilmediğiniz pek çok şey bilirim” buyurdu.
Nisa-131 – Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ın mülküdür. Biz gerçekten, hem sizden önce Ehl-i kitaba, hem de size, Allah’a karşı gelmekten sakınmanızı emrettik.
Eğer inkâra sapıp nankörlük ederseniz bilesiniz ki göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah ganidir, hamîddir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, bütün övgülere lâyık olan O’dur).
En’am-1 – Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’ın hakkıdır. Bir de kâfirler kalkmışlar, birtakım putları Rab’lerine eşit sayıyorlar!
45 – Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun ki böylece, zulmedip duran o gürûhun arkası kesildi.
A’raf-43 – Öyle bir halde ki içlerinde kin kabilinden ne varsa hepsini söküp çıkarırız, önlerinden ırmaklar akar.
“Hamdolsun bizi bu cennete eriştiren Allah’a!
Eğer Allah bizi muvaffak kılmasaydı kendiliğimizden biz yol bulamazdık.
Rabbimizin elçilerinin gerçeği bildirdikleri bir kere daha kesinlikle anlaşılmıştır” derler.
Kendilerine de: “İşte güzel işlerinize karşılık, karşınızda duran şu muhteşem cennete varis kılındınız, buyurun!” diye nida edilir.
Tevbe-112 – O tövbe edenler, o ibadet edenler, o hamd edenler, Allah’ın rızası için sefer edenler, oruç tutanlar, o rükû edenler, o secdeye kapananlar, iyilikleri yayanlar, kötülükleri önleyenler ve Allah’ın hudutlarını bekleyip koruyanlar yok mu?
İşte o müminleri müjdele!
Yunus-10 – Onların orada duaları, “Sübhansın Allah’ım! Her türlü noksandan münezzeh ve yücesin!” demek, birbirlerine iyi dilek ve temennileri ise hep “selam!” dır.
Duaları “El-hamdülillahi Rabbi’l-âlemin” “Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.” diye sona erer.
Hûd-73 – Elçi melekler: “Sen, dediler, Allah’ın emrine mi şaşırıyorsun?
Ey ehl-i beyt! Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun.
O gerçekten her türlü hamde lâyıktır, hayır ve ihsanı boldur.”
Ra’d-13 – Gök gürlemesi hamd ile O’nu takdis ve tenzih eder.
Melekler de duydukları saygıdan ötürü O’nu takdis ve tenzih ederler.
O yıldırımlar gönderir, onlarla dilediği kimseleri çarpar.
Durum bu iken onlar hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp, ileri geri konuşurlar. Halbuki O’nun cezası pek çetindir.
İbrahim-39 – “Hamd olsun Allah’a ki, hayli yaşlı olmama rağmen, bu ihtiyarlık halimde İsmâil ve İshak’ı bana ihsan etti. Şüphesiz ki Rabbim duayı kabul buyurur.”
Hıcr-98 – Ama sen Rabbini hamd ile tenzih et ve secde edenlerden ol.
Nahl-75 – Allah size bir temsil getiriyor:
Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan aciz bir adam, öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.
Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?
Bütün hamdler, övgüye vesile olan herşey, Allah’a aittir.
Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.
İsra-44 – Yedi kat gök, dünya ve onların içinde olan herkes Allah’ı takdis ve tenzih eder. Hatta hiçbir şey yoktur ki Ona hamd ile tenzih etmesin.
Ne var ki siz onların bu tenzih ve takdislerini iyi anlayamazsınız. Bunca azametiyle beraber, kullarının gaflet ve cürümlerine karşı, O, halimdir, gafurdur (çok müsamahalıdır, affedicidir).
52 – Allah, Sizi kabirlerden çağıracağı gün, derhal O’na hamd ederek koşarcasına çağrısına uyacaksınız. Kendi kendinize bir düşünüp, dünyada pek az kaldığınızı sanırsınız.
111 – Her türlü hamd O Allah’a mahsustur ki, asla evlad edinmemiştir. “Hâkimiyetinde hiç bir ortağı yoktur.
Acze düşüp de bir desteğe muhtaç olmamıştır” de ve tekbir getirerek O’nun büyüklüğünü ilan et.
Kehf-1 – Hamd O Allah’a mahsustur ki kuluna kitabı indirdi ve onun içine tutarsız hiçbir şey koymadı.
Tâ Hâ-130 – O halde onların söylediklerine sabret.
Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinin yüceliğini ilan et, O’na hamdet.
Gecenin bazı vakitlerinde, gündüzün bazı taraflarında da O’na ibadet et ki Allah rızasına eresin.
Mü’minûn-28 – “Sen ve beraberinde olanlar gemiye yerleşince de ki: “Bizi o zalim toplumun elinden kurtaran Allah’a hamd-u senalar olsun!”
Furkan-58 – Öyleyse sen ölmeyen, o mutlak hayat sahibi Allah’a dayan ve O’nu hamd ile tesbih et.
Onun kendi kullarının günahlarından haberdar olması yeter.
.
hazırlayan: selman sivridilli
Fatiha-2 – Bütün hamdler, övgüler âlemlerin Rabbi Allâh’adır.
Bakara-30 – Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” dediği vakit onlar: “Â! Oradaki nizamı bozacak ve yeryüzünü kana bulayacak bir mahlûk mu yaratacaksın? Oysa biz sana devamlı hamd, ibadet ve tenzih etmekteyiz” dediler. Allah: “Ben, sizin bilmediğiniz pek çok şey bilirim” buyurdu.
Nisa-131 – Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ın mülküdür. Biz gerçekten, hem sizden önce Ehl-i kitaba, hem de size, Allah’a karşı gelmekten sakınmanızı emrettik.
Eğer inkâra sapıp nankörlük ederseniz bilesiniz ki göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah ganidir, hamîddir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, bütün övgülere lâyık olan O’dur).
En’am-1 – Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’ın hakkıdır. Bir de kâfirler kalkmışlar, birtakım putları Rab’lerine eşit sayıyorlar!
45 – Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun ki böylece, zulmedip duran o gürûhun arkası kesildi.
A’raf-43 – Öyle bir halde ki içlerinde kin kabilinden ne varsa hepsini söküp çıkarırız, önlerinden ırmaklar akar.
“Hamdolsun bizi bu cennete eriştiren Allah’a!
Eğer Allah bizi muvaffak kılmasaydı kendiliğimizden biz yol bulamazdık.
Rabbimizin elçilerinin gerçeği bildirdikleri bir kere daha kesinlikle anlaşılmıştır” derler.
Kendilerine de: “İşte güzel işlerinize karşılık, karşınızda duran şu muhteşem cennete varis kılındınız, buyurun!” diye nida edilir.
Tevbe-112 – O tövbe edenler, o ibadet edenler, o hamd edenler, Allah’ın rızası için sefer edenler, oruç tutanlar, o rükû edenler, o secdeye kapananlar, iyilikleri yayanlar, kötülükleri önleyenler ve Allah’ın hudutlarını bekleyip koruyanlar yok mu?
İşte o müminleri müjdele!
Yunus-10 – Onların orada duaları, “Sübhansın Allah’ım! Her türlü noksandan münezzeh ve yücesin!” demek, birbirlerine iyi dilek ve temennileri ise hep “selam!” dır.
Duaları “El-hamdülillahi Rabbi’l-âlemin” “Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.” diye sona erer.
Hûd-73 – Elçi melekler: “Sen, dediler, Allah’ın emrine mi şaşırıyorsun?
Ey ehl-i beyt! Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun.
O gerçekten her türlü hamde lâyıktır, hayır ve ihsanı boldur.”
Ra’d-13 – Gök gürlemesi hamd ile O’nu takdis ve tenzih eder.
Melekler de duydukları saygıdan ötürü O’nu takdis ve tenzih ederler.
O yıldırımlar gönderir, onlarla dilediği kimseleri çarpar.
Durum bu iken onlar hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp, ileri geri konuşurlar. Halbuki O’nun cezası pek çetindir.
İbrahim-39 – “Hamd olsun Allah’a ki, hayli yaşlı olmama rağmen, bu ihtiyarlık halimde İsmâil ve İshak’ı bana ihsan etti. Şüphesiz ki Rabbim duayı kabul buyurur.”
Hıcr-98 – Ama sen Rabbini hamd ile tenzih et ve secde edenlerden ol.
Nahl-75 – Allah size bir temsil getiriyor:
Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan aciz bir adam, öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.
Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?
Bütün hamdler, övgüye vesile olan herşey, Allah’a aittir.
Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.
İsra-44 – Yedi kat gök, dünya ve onların içinde olan herkes Allah’ı takdis ve tenzih eder. Hatta hiçbir şey yoktur ki Ona hamd ile tenzih etmesin.
Ne var ki siz onların bu tenzih ve takdislerini iyi anlayamazsınız. Bunca azametiyle beraber, kullarının gaflet ve cürümlerine karşı, O, halimdir, gafurdur (çok müsamahalıdır, affedicidir).
52 – Allah, Sizi kabirlerden çağıracağı gün, derhal O’na hamd ederek koşarcasına çağrısına uyacaksınız. Kendi kendinize bir düşünüp, dünyada pek az kaldığınızı sanırsınız.
111 – Her türlü hamd O Allah’a mahsustur ki, asla evlad edinmemiştir. “Hâkimiyetinde hiç bir ortağı yoktur.
Acze düşüp de bir desteğe muhtaç olmamıştır” de ve tekbir getirerek O’nun büyüklüğünü ilan et.
Kehf-1 – Hamd O Allah’a mahsustur ki kuluna kitabı indirdi ve onun içine tutarsız hiçbir şey koymadı.
Tâ Hâ-130 – O halde onların söylediklerine sabret.
Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinin yüceliğini ilan et, O’na hamdet.
Gecenin bazı vakitlerinde, gündüzün bazı taraflarında da O’na ibadet et ki Allah rızasına eresin.
Mü’minûn-28 – “Sen ve beraberinde olanlar gemiye yerleşince de ki: “Bizi o zalim toplumun elinden kurtaran Allah’a hamd-u senalar olsun!”
Furkan-58 – Öyleyse sen ölmeyen, o mutlak hayat sahibi Allah’a dayan ve O’nu hamd ile tesbih et.
Onun kendi kullarının günahlarından haberdar olması yeter.
.
hazırlayan: selman sivridilli