Hayvanların anne karnındaki mucize fotoğrafları

Livza

Well-known member
Hayvanların anne karnındaki gelişimi ilk kez görüntülendi. Bir belgesel için yapılan araştırmalarda kaydedilen görüntüler görenleri şaşkına çevirdi.
‘Animals in the Womb’ (Anne Karnındaki Hayvanlar) adlı belgeselin çekimleri için dünyanın dört bir yanından gelen uzmanlar veterinerlerle işbirliği yaparak memeli hayvanları anne karnında görüntülemeyi başardı.
3 boyutlu tarayıcı ile mikroskobik kameralar kullanılarak yapılan çekimlerde elde edilen görüntülerde doğmasına iki ay kalmış olan bir bebek fil anne karnında usulca süzülüyor. Annesinin rahminde yüzerken görüntülenen bir başka memeli ise bir bebek yunus.
Annesinin karnındaki 52. gününde görüntülenen golden retriever cinsi köpeğin açık krem renkli tüyleri ve sakalları net bir şekilde görülüyor.
Uzmanlar görüntülemeyi başardıkları memeli embriyolarının ilk haftalarda şaşırtıcı bir şekilde insan embriyolarına benzediğini belirtirken belgeselin yapımcılarından Jeremy Dear konuyla ilgili olarak şunları söyledi:’ Daha önce hayvanların içlerini gösteren bu tarz çekimler yapılmamıştı. Hayvanların hepsi tarayıcıların yanında hareket etmeden durmaları için eğitildi’.
En uzun gebelik süresine sahip memeli olan filin hamileliğinin tüm aşamalarını izleyen tüm ekibin bebek fil doğduğunda gözyaşlarına boğulduğunu belirten Dear şöyle konuştu: ‘Hayvan embriyoları oluşmaya başladıkları ilk haftalarda insan embriyolarına inanılmaz bir şekilde benziyor. Biz insanların eski zamanlarda onlarla ortak bir memeli soya ait olduğumuz açık’.


10.jpg

Annesinin karnında büyüyen bir yavru yunus

9.jpg

20 aylık fil dünyaya gözlerini açacağı günü bekliyor

8.jpg

Golden retriever cinsi köpek yavrusu annesinin karnında yüzüyor

7.jpg

20 aylık filin farklı bir açıdan çekilmiş fotoğrafı

6.jpg

4 aylık fil annesinin karnında usulca yüzüyor

5.jpg

Henüz 1 aylık olan bu yavru yunus annesinin karnında yüzüyor

4.jpg

11 haftalık fil embriyosu. Gözlerine ve kafasının şekline dikkat edin. 6 haftalık bir insan embriyosuna ne kadar da benziyor değil mi?

3.jpg

Filin doğmadan hemen önce çekilmiş fotoğrafı. 45 cm uzunluğunda ve 12 kg ağırlığında

2.jpg

Yavru köpeğin annesinin karnında 60 günlükken çekilmiş hali

1.jpg

30 günlük köpek embriyosu. Boyu 2 cm.

 

Zuhr

Talebe
fotoğraflar süper kardeşim Allah Razı olsun;
şüphesizki kör bilim insanları görmese de bilim Rabbimizi anlatır ..

Dear şöyle konuştu: ‘Hayvan embriyoları oluşmaya başladıkları ilk haftalarda insan embriyolarına inanılmaz bir şekilde benziyor. Biz insanların eski zamanlarda onlarla ortak bir memeli soya ait olduğumuz açık’.
 
Allah razi olsun, muhtesem bir paylasim...

Bedi ve Hayy ve Hallakul Alim Rabbimize Hamd ve senalar olsun.....


Dear şöyle konuştu: ‘Hayvan embriyoları oluşmaya başladıkları ilk haftalarda insan embriyolarına inanılmaz bir şekilde benziyor. Biz insanların eski zamanlarda onlarla ortak bir memeli soya ait olduğumuz açık’.

Onlarin ve Bizim Yaraticimizin Bir ve Ayni oldugu, kanunlarinin mukemmel islevselligi.. en ufacik bir hucrenin dahi programlanmis aslindan sasmayarak, o Mutlak hukum ve irade sahibinin emrine itaat ettigini okuyoruz (Elhamdulillah) biz buradan.. Sanata bakarak Sanatkari gormeyi Rabbimiz nasib etsin bu bilim insanlarina, akillari aydinlanma yolunda ama kalb isiklanmamis ise neye yarar, yine karanlik yine karanlik, akil gozunun gordugude onlari ancak boyle bir yoruma itmis... Allah hidayet versin... Aminnn
 

VUSLAT

Well-known member
bende anne karnındaki filleri merak ediyordum...
diğerlerini de görünce hayranlıkla baktım...
tek kelimeyle Rabbim ne güzel yaratıyor...
sanalmsn.com_grup_5.gif

teşekkürler yine iyi bir çalışma yapmışsın...
 

FrostMourne

New member
Arkadaşlar müsadenizle düzeltme yapmak istiorum, LİVZA kardeş, yaptığınız paylaşımları "OKUMADAN" bence siteye koymayin. Bence aynı şekilde diğer kimselerde "YAZIYI OKUMADAN" resimlere bakarak teşekkür yorumu yapmasınlar. Verilen resimler sahtedir.
Animals in the Womb belgeseli, National Geographic e aittir. Ve National Geographic , dünyada Darwinist Felsefe'ye, yazılarıyla sağladığı katkılarıyla ün yapmış. Çok büyük bir SANSASYON dergisidir. Bu resimlerin aynisini, "RastGele Seçilen Bir Forum Sitesi" nde görmek mümkündür.

Bu çizimlerin aynısı Darwin'in gözde arkadaşlarından birisi olan Heacker, 1866 da benzer bir senaryoyla ortaya gelmiş, ancak Michael Richardson'un mapıpulasyonsuz fotoğrafları karşısında yerle bir olmuştur.

Yarım saattir sözünü ettiğim mısra şu ; ‘Hayvan embriyoları oluşmaya başladıkları ilk haftalarda insan embriyolarına inanılmaz bir şekilde benziyor. Biz insanların eski zamanlarda onlarla ortak bir memeli soya ait olduğumuz açık’.
 

ReþHa2

Well-known member
Bugün Türkiye'deki birtakım evrimci yayınlarda, çok önceden bilim literatüründen çıkarılmış olan "Rekapitülasyon" teorisi, bilimsel bir gerçek gibi gösterilmektedir. Rekapitülasyon terimi, evrimci biyolog Ernst Haeckel'in 19. yüzyılın sonlarında ortaya attığı "Bireyoluş Soyoluşun Tekrarıdır" (Ontogeny Recapitulates Phylogeny) teorisinin özet ifade biçimidir.
Haeckel tarafından öne sürülen bu teori, canlı embriyolarının gelişim süreçleri sırasında, sözde atalarının geçirmiş oldukları evrimsel süreci tekrarladıklarını iddia ediyordu. Örneğin insan embriyosunun, anne karnındaki gelişimi sırasında önce balık, sonra sürüngen özellikleri gösterdiğini, en son olarak da insana dönüştüğünü öne sürüyordu.
Oysa ilerleyen yıllarda bu teorinin tamamen hayal ürünü bir senaryo olduğu ortaya çıkmıştır. İnsan embriyosunun ilk dönemlerinde ortaya çıktığı iddia edilen sözde "solungaçların", gerçekte insanın orta kulak kanalının, paratiroidlerinin ve timüs bezlerinin başlangıcı olduğu anlaşılmıştır. Embriyonun "yumurta sarısı kesesi"ne benzetilen kısmının da gerçekte bebek için kan üreten bir kese olduğu ortaya çıkmıştır. Haeckel'in ve onu izleyenlerin "kuyruk" olarak tanımladıkları kısım ise, insanın omurga kemiğidir ve sadece bacaklardan daha önce ortaya çıktığı için "kuyruk" gibi gözükmektedir.
Bunlar bilim dünyasında herkesin bildiği gerçeklerdir. Evrimciler de bunu kabul ederler. Neo-Darwinizm'in kurucularından George Gaylord Simpson, "Haeckel evrimsel gelişimi yanlış bir şekilde ortaya koydu. Bugün canlıların embriyolojik gelişimlerinin geçmişlerini yansıtmadığı artık kesin olarak biliniyor" diye yazar.266 American Scientist'te yayınlanan bir makalede ise şöyle denmektedir:

Biyogenetik yasası (Rekapitülasyon Teorisi) artık tamamen ölmüştür. 1950'li yıllarda ders kitaplarından çıkarıldı. Aslında bilimsel bir tartışma olarak 20'li yıllarda sonu gelmişti.267
New Scientist dergisindeki 16 Ekim 1999 tarihli bir makalede ise şunlar yazılıdır:

Haeckel, teorisini "biyogenetik yasa" olarak adlandırdı ve bu düşünce kısa zamanda "rekapitülasyon" olarak popülerleşti. Gerçekte ise, Haeckel'in keskin yasasının yanlış olduğu yakın bir zaman sonra gösterildi. Örneğin, erken insan embriyosunun hiçbir zaman bir balık gibi solungaçları yoktur ve embriyo hiçbir zaman erişkin bir sürüngene ya da maymuna benzer evrelerden geçmez.268
Konunun daha da ilginç bir başka yönü ise, Ernst Haeckel'in aslında ortaya attığı Rekapitülasyon teorisini desteklemek için çizim sahtekarlıkları yapmış olmasıdır. Haeckel, balık ve insan embriyolarını birbirine benzetebilmek için sahte çizimler yapmıştır. Bunun ortaya çıkmasından sonra yaptığı savunma ise, diğer evrimcilerin de benzeri sahtekarlıklar yaptığını belirtmekten başka bir şey değildir:

Bu yaptığım sahtekarlık itirafından sonra kendimi ayıplanmış ve kınanmış olarak görmem gerekir. Fakat benim avuntum şudur ki; suçlu durumda yanyana bulunduğumuz yüzlerce arkadaş, birçok güvenilir gözlemci ve ünlü biyolog vardır ki, onların çıkardıkları en iyi biyoloji kitaplarında, tezlerinde ve dergilerinde benim derecemde yapılmış sahtekarlıklar, kesin olmayan bilgiler, az çok tahrif edilmiş şematize edilip yeniden düzenlenmiş şekiller bulunuyor.269
Ünlü bilim dergisi Science da, 5 Eylül 1997 tarihli sayısında, Haeckel'in embriyo çizimlerinin bir sahtekarlık ürünü olduğunu açıklayan bir makale yayınlamıştır. "Haeckel'in Embriyoları: Sahtekarlık Yeniden Keşfedildi" başlıklı yazıda şöyle denmektedir:

Londra'daki St. George's Hospital Medical School'dan embriyolog Michael Richardson, '(Haeckel'in çizimlerinin) verdiği izlenim, yani embriyoların birbirine çok benzedikleri izlenimi yanlış' diyor... O ve arkadaşları Haeckel'in çizdiği türdeki ve yaştaki canlıların embriyolarını yeniden inceleyerek ve fotoğraflayarak kendi karşılaştırmalarını yapmışlar. Richardson, "Anatomy and Embryology" dergisine yazdığı makalede, 'embriyolar çoğu zaman şaşırtıcı derecede farklı görünüyorlar' diye not ediyor.
Haeckel'in, embriyoları benzer gösterebilmek için, bazı organları kasıtlı olarak çizimlerinden çıkardığını ya da hayali organlar eklediğini bildiren Science dergisi, yazının devamında şu bilgileri vermektedir:

"Richardson ve ekibinin bildirdiğine göre, Haeckel sadece organlar eklemek ya da çıkarmakla kalmamış, aynı zamanda farklı türleri birbirlerine benzer gösterebilmek için büyüklükleri ile oynamış, bazen embriyoları gerçek boyutlarından on kat farklı göstermiş. Dahası Haeckel farklılıkları gizleyebilmek için, türleri isimlendirmekten kaçınmış ve tek bir türü sanki bütün bir hayvan grubunun temsilcisi gibi göstermiş. Richardson ve ekibinin belirttiğine göre, gerçekte birbirlerine çok yakın olan balık türlerinin embriyolarında bile, görünümleri ve gelişim süreçleri açısından çok büyük farklılıklar bulunuyor. Richardson '(Haeckel'in çizimleri) biyolojideki en büyük sahtekarlıklardan biri haline geliyor' diyor.
Science'taki makalede, Haeckel'in bu konudaki itiraflarının bu yüzyılın başından itibaren her nasılsa, örtbas edildiği ve sahte çizimlerinin ders kitaplarında bilimsel gerçek gibi okutulmaya başlamasından da şöyle söz edilmektedir: "Haeckel'in itirafları, çizimlerinin 1901'de "Darwin and After Darwin" isimli bir kitapta kullanılmasından sonra ortadan kayboldu. Ve çizimler, İngilizce biyoloji ders kitaplarında geniş çaplı olarak çoğaltıldı."270
Kısacası, Haeckel'in çizimlerinin bir sahtekarlık olduğu henüz 1901 yılında ortaya çıkmış, ama tüm bilim dünyası bu çizimlerle bir asır boyunca aldatılmaya devam etmiştir.



 
Üst