T
Tarihci19
Misafir
HER ANNE BİRAZ HZ. HACER OLMALI.
Eşiniz evin hiçbir şeyiyle ilgilenmiyor mu? Ailenin bütün yükü omzunuzda mı?Evin işi, çoluk çocuğun eğitimi ve her şey sizden mi soruluyor?
Peki bu durum karşısında siz ne yapıyorsunuz?
Eşinizle kavga mı? Hayata küsmek mi?Yoksa bunun bir imtihan olduğunu düşünüp sabır mı?
Eşinizle kavga etmek çözüm değil.Hayata küsmek de..
İster misiniz Hz. Hacer gibi olmayı?Öyleyse buyurun onun hayat hikayesine:
Hz. Hacer validemiz, Hz. İbrahim’in (as) hanımı ve Hz. İsmail’in (as) annesidir.
Bir gün Hz. İbrahim’e, hanımı Hz. Hacer’le oğlu İsmail’i çöle yalnız bırakması ilahi emri gelir. Hz. İbrahim hanımı Hz. Hacer’i ve oğlu İsmail’i alarak yola çıkar. Kabenin olduğu yere gelirler. Hz. İbrahim hanımı ve İsmail’i buraya bırakıp giderken Hz. Hacer beyinin ardından:
“Bizi kime emanet edip gidiyorsun?” diye seslenir. Hz.İbrahim arkasına bakmadan:
“Allah’a. Allah’ın emri böyle” diye cevap verir. Hz. Hacer:
“ O halde Allah bize yeter” deyip boyun eğer.
Hz. Hacer, çölün ortasında küçük oğluyla yalnız kalır. Kimsesiz, susuz ve ekmeksizdir. Ama Allah’ın emri böyle olduğundan O’na teslim olur. Ne Allah’a, ne de kendini yalnız bırakıp giden eşine isyan eder.
Bir müddet sonra suyu biter ve çocuk su diye ağlamaya başlar. Hz. Hacer, yavrusuna su bulmak için çölde öteye beriye koşmaya başlar. Safa ile Merve tepeleri arasında yedi kez gidip gelir. Yedinci de bir de bakar ki, ağlayan yavrunun topuklarını vurduğu yerden billur gibi bir su fışkırmaktadır.
Suyu da bulan Hz. Hacer bunu bir işaret sayar, tevekkül ve teslimiyetle orada yaşamaya başlar. Daha sonra o belde emin belde Mekke olur.
Hz. Hacer unutulmaz. Oğluna su bulmak için yedi kez koştuğu Safa ve Merve tepesi Müslümanların hac ve umrede yedi kez koşmak zorunda olduğu kutsal bir mekan haline gelir. Çaresizliğine bir mükafat olarak fışkıran su, o günden bu güne kadar hiç eksilmeden mübarek “zemzem” suyu olarak akmağa devam eder.
Kabri “ Hicr-i İsmail” olarak anılan makamdadır. Bu makam, Kâbe'ye dahil olduğu için tavafın bu duvarın dışından yapılması vaciptir.Bu sebeple bütün Müslümanlar bu mübarek kadını tavaf ederler.
İşte her anne biraz Hz.Hacer olup büyük evlatlar yetiştirmelidir
Eşiniz evin hiçbir şeyiyle ilgilenmiyor mu? Ailenin bütün yükü omzunuzda mı?Evin işi, çoluk çocuğun eğitimi ve her şey sizden mi soruluyor?
Peki bu durum karşısında siz ne yapıyorsunuz?
Eşinizle kavga mı? Hayata küsmek mi?Yoksa bunun bir imtihan olduğunu düşünüp sabır mı?
Eşinizle kavga etmek çözüm değil.Hayata küsmek de..
İster misiniz Hz. Hacer gibi olmayı?Öyleyse buyurun onun hayat hikayesine:
Hz. Hacer validemiz, Hz. İbrahim’in (as) hanımı ve Hz. İsmail’in (as) annesidir.
Bir gün Hz. İbrahim’e, hanımı Hz. Hacer’le oğlu İsmail’i çöle yalnız bırakması ilahi emri gelir. Hz. İbrahim hanımı Hz. Hacer’i ve oğlu İsmail’i alarak yola çıkar. Kabenin olduğu yere gelirler. Hz. İbrahim hanımı ve İsmail’i buraya bırakıp giderken Hz. Hacer beyinin ardından:
“Bizi kime emanet edip gidiyorsun?” diye seslenir. Hz.İbrahim arkasına bakmadan:
“Allah’a. Allah’ın emri böyle” diye cevap verir. Hz. Hacer:
“ O halde Allah bize yeter” deyip boyun eğer.
Hz. Hacer, çölün ortasında küçük oğluyla yalnız kalır. Kimsesiz, susuz ve ekmeksizdir. Ama Allah’ın emri böyle olduğundan O’na teslim olur. Ne Allah’a, ne de kendini yalnız bırakıp giden eşine isyan eder.
Bir müddet sonra suyu biter ve çocuk su diye ağlamaya başlar. Hz. Hacer, yavrusuna su bulmak için çölde öteye beriye koşmaya başlar. Safa ile Merve tepeleri arasında yedi kez gidip gelir. Yedinci de bir de bakar ki, ağlayan yavrunun topuklarını vurduğu yerden billur gibi bir su fışkırmaktadır.
Suyu da bulan Hz. Hacer bunu bir işaret sayar, tevekkül ve teslimiyetle orada yaşamaya başlar. Daha sonra o belde emin belde Mekke olur.
Hz. Hacer unutulmaz. Oğluna su bulmak için yedi kez koştuğu Safa ve Merve tepesi Müslümanların hac ve umrede yedi kez koşmak zorunda olduğu kutsal bir mekan haline gelir. Çaresizliğine bir mükafat olarak fışkıran su, o günden bu güne kadar hiç eksilmeden mübarek “zemzem” suyu olarak akmağa devam eder.
Kabri “ Hicr-i İsmail” olarak anılan makamdadır. Bu makam, Kâbe'ye dahil olduğu için tavafın bu duvarın dışından yapılması vaciptir.Bu sebeple bütün Müslümanlar bu mübarek kadını tavaf ederler.
İşte her anne biraz Hz.Hacer olup büyük evlatlar yetiştirmelidir