Her Gün Bir Hadis

bardak

Well-known member
عن عبد الله بن عمر رضي الله عنهما قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : "المسلم من سلم المسلمون من لسانه ويده" متفق عليه.


Müslüman, diğer müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir"


(Buhari, Müslim)
 

bardak

Well-known member
:::::::::::::::::::::::::::::
BUGÜNÜN HADİSİ
:::::::::::::::::::::::::::::
Essalâtu vesselâmu aleyke Yâ Rasûlallâh...

ALLAH Rasulü Hazret-i Muhammed (SallALLAHu Aleyhi ve Sellem)

Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse ALLAH da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple ALLAH da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, ALLAH da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.

Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.
 

bardak

Well-known member
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:

"Üç şey var ki, kimde bulunsa sevap kazanmayı hak eder ve imanı da kemale (olgunluğa) erer:

– İnsanlarla iyi geçineceği güzel huy,

– ALLAH'ın haram kıldığı şeylerden kendini engelleyen takva (ALLAH korkusu),

– Cahilin cehaletini reddedebilecek bir sabır ve ağırbaşlılık (hilim)..."

(Bezzar)
 

bardak

Well-known member
İbni Mes'ûd radıyALLAHu anh'den rivayet edildiğine göre Nebî sallALLAHu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Ancak iki kişiye gıbta edilir:
ALLAH'ın verdiği malı hak yolunda harcamayı başaran kimse.

Yine ALLAH'ın kendisine verdiği ilim ve hikmet ile yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına öğreten kimse."Buhârî, İlim 15, Zekât 5, Ahkâm 3, Temennî 5, İ'tisâm 13, Tevhîd 45; Müslim, Müsâfirîn 268
 

bardak

Well-known member
Zeyd ibnu Vehb tahdîs etti: Ben Abdullah ibn Mes'ûd(R)'dan işittim, şöyle dedi: Rasûlullah (S) bizlere:
— "Sizler benden sonra istikbâlde (dünyâ işleri ve paylarında) başkalarının size tercih edildiğini ve (dîn işlerinde de) hoşlanmayaca­ğınız birtakım (bid'atlı) işler göreceksiniz" buyurdu. Sahâbîler:

— Yâ RasûlALLAH! Bu vaziyet karşısında bizlere nasıl hareket et­memizi emredersiniz? diye sordular.

Rasûlullah:

— "Emirlere istedikleri haklarını eda ediniz, kendi hakkınızı da ALLAH'tan isteyiniz" buyurdu ..

Sahih-i Buhari -KITABU'L-FITEN 6
 

bardak

Well-known member
Resûlüllah şöyle buyurdu:


"Üç şey vardır ki, kim onları yaparsa îmânın tadını, lezzetini almış olur. Bunlar;

1) Sadece Allâh'a kulluk etmek, ALLAH'tan başka ilah olmadığını bilmek.
2) Her yıl gönül hoşnutluğu ile zekât vermek. Zekâtı; yaşlı, uyuzlu, hasta, değersiz hayvanlardan değil, mallarının orta hallisinden vermek. Çünkü Cenâb-ı Hakk, zekâtınızı, ne mallarınızın iyisinden vermenizi emretmiştir, ne de kötüsünden vermenize râzı olmuştur.
3) Nefsini tezkiye etmek (tertemiz kılmak).

Bir sahâbî, 'Nefsi tezkiye etmek nasıldır?' diye sordu. Resûlüllah, 'Kişinin nerede olursa olsun, Allâh'ın kendisi ile beraber olduğunu bilmesidir" buyurdu.
(S. Ebî Dâvud, Zekât 5)
 

bardak

Well-known member
Yakışıklı bir adam Resulullah (sav)'a gelerek: "Ben güzelliği seviyorum. Gördüğünüz gibi bana güzellik de verilmiş. Kimsenin beni, ayakkabı bağı bile olsa bu hususta geçmesinden hoşlanmıyorum. Ey ALLAH'ın Resulü! Bu (haram olan) kibre girer mi?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Hayır! buyurdular. Ancak kibr, hakkı ibtal, halkı tahkirdir!"

[ Ebu Davud, Libas 29, (4092) ]
 

bardak

Well-known member
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:

"Üç şey var ki, kimde bulunsa sevap kazanmayı hak eder ve imanı da kemale (olgunluğa) erer:

– İnsanlarla iyi geçineceği güzel huy,

– ALLAH'ın haram kıldığı şeylerden kendini engelleyen takva (ALLAH korkusu),

– Cahilin cehaletini reddedebilecek bir sabır ve ağırbaşlılık (hilim)..."

(Bezzar
 

bardak

Well-known member
Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:

" ALLAH'ın kitabını okumak ve ders yaparak onu mutaala maksadıyla ALLAH'ın evlerinden birinde veya başka bir yerde bir araya gelen cemaate, muhakkak ki, ALLAH gönül huzuru verir. Onları rahmet ve lütfuna boğar. Melekler onların etrafını sarar ve ALLAH onları -Mele-i 'Âlâda- yanında bulunanların huzurunda överek anar. "


Tirmizi, İlm 2
 

bardak

Well-known member
kerzebrennendmitrosen00oe2.gif
Resûlullah SallALLAHu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:


"ALLAH katında en sevimli sözcükler 4'tür:

– SübhanALLAH
– Elhamdülillah
– La ilahe illALLAH
– ALLAHü Ekber

Bunların hangisinden başlasan olabilir.”

(Müslim-Ebu Davud-Tirmizi-İbn-i Mace
kerzebrennendmitrosen00oe2.gif
 

nimet06

Well-known member
Kişi malı, hanımı ve çocuğuyla imtihan edilir.
Hadis (Taberani)

Kim müsibete uğramış birini teselli ederse, onun o dert sebebiyle kazandığı sevap kadar sevap kazanır
Hadis(İbn-i Mace).

Erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında, Cenab-ı Hak ta onlara rahmetle bakar. Şayet erkek, hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de, günahları parmaklarının arasından dökülür gider.
Hadis-i Şerif (Camiüssağir)
 

iyinesil

Well-known member
Cevap: Herkes bir hadis yazsın:)

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ümmetimin tamamı affedilmiştir, ancak günahlarını ilan edenler müstesna!"
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

(insan günahkarım diyebilir ancak günahlarının ne olduğunu serdetmemesi lazım)
 

bardak

Well-known member
:::::::::::::::::::::::::::::
index.php
BUGÜNÜN HADİSİ
index.php

:::::::::::::::::::::::::::::

Essalâtu vesselâmu aleyke Yâ Rasûlallâh...

ALLAH Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)

"ALLAH'tan hakkıyla haya edin!" buyurdular. Biz: "Ey ALLAH'ın Resulü, elhamdülillah, biz ALLAH'tan haya ediyoruz" dedik. Ancak O, şu açıklamayı yaptı: "Söylemek istediğim bu (sizin anladığınız haya) değil. ALLAH'tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını, batni ve onun ihtiva ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli, ahireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, ALLAH'tan hakkıyla haya etmiş olur."


(Tirmizi, Kıyamet )
 

Ruh

Well-known member
Sizlerden biriniz bir münker gördüğünde onu eliyle gücü yetmez ise diliyle defetsin, ona müdahale etsin. Ona da muktedir olamazsa kalbiyle tavrını belli etsin. Bu sonuncusu imanın en zayıf mertebesidir...

Müsned-i Ahmet, c. 3, s.49.
 
Üst