Her Gün Bir Hadis

huve

Well-known member
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

22.03.2008
Günün Hadisi

İbn-i Mes’ud’dan (Radiyallahu Anh):

Denildi ki:
– Ey Allah’ın Resûlü! Bazılarımız içinden öyle sesler işitiyor ki, onu bilerek söylemektense kömür kesilinceye kadar yanmayı veya gökten atılmayı tercih eder. (Bu vesveseler bize zarar verir mi?)

Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselam cevaben:

– Hayır, bu (korkunuz) gerçek imanın kendisidir... buyurdu.

(Müslim)
 

huve

Well-known member
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

23.03.08
Günün Hadisi

"Siz mübalâğa ile, dinde hedefe ulaşamazsınız. Dini en iyi uygulama şekliniz kolaylıktır."

(Ahmed bin Hanbel)
 

huve

Well-known member
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

24.03.08
Günün Hadisi

Hz. Enes’ten (Radiyallahu Anh):
"Peygamberimiz ile birlikte iken, üzerimize yağmur yağdı da, Allah Resûlü (Aleyhisselatü Vesselam), yağmur suyu değsin diye, elbiselerini açtı. Bedenine yağmur isabet etti. Biz ona: “Niçin böyle yaptın?" diye sorduk.

Şöyle buyurdu:
– Bu yağmur, Rabbimden yeni geliyor (Rabbimin henüz yeni yarattığı bir rahmetidir.)"

(Ebu Davud/Edeb 114;Müslim/İstiska 13)
 

ebrar172

Well-known member
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

İman etmedikçe cennete giremezsiniz birbirinizi
sevmedikçe de gerçek anlamda iman etmiş olamazsınız
Müslim iman 93, tirmizi sıfatül-kıyame 56
 

huve

Well-known member
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

26.03.2008
Günün Hadisi

Efendimiz (Aleyhisselatü Vesselam) buyurdu ki:

"Kim üç kere (veya 7 kere) Allah’tan cennete girdirmesini isterse,

Cennet: ‘Allah’ım onu cennete girdir’ diye Karşılık verir.

Kim de 3 kere (veya 7 kere) cehennemden kurtarması için Allah’a sığınırsa,

Cehennem: ‘Allah’ım, onu ateşten kurtar’ diye mukabelede bulunur."

(Tirmizi, Nesâi, İbn-i Mace, İbn-i Hibban, Hakim)
 

molla_zehra

Well-known member
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

Zeyd bin Hâlid el-Cühenî’den (Radiyallahu Anh):

Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam), Hudeybiye seferinde, geceleyin yağan yağmurdan sonra bize sabah namazı kıldırdı. Namazdan çıkınca cemaata dönüp:

– Biliyor musunuz Rab Teâlâ, bu gece ne buyurdu? diye sordu.

Ashâb-ı kirâm:
– Allah ve Resûlü daha iyi bilir, dediler.

Resûlüllah şu açıklamayı yaptı:

– Allah Teâlâ buyurdu ki: Kullarımdan kimi bana iman ederek, kimi de inkâr ederek sabahladı. Her kim ‘Allah’ın fazl ve rahmeti ile yağmur yağdı’ dedi ise, işte o bana iman etmiştir. Her kim de, ‘Filan ve falan yıldızların doğup batması ile bize yağmur yağdı’ dedi ise, işte o kimse, bana iman etmemiş, yıldıza inanmıştır.

(Buharî-Müslim)


 

TaLHa

Nur-u Aynım
Yönetici
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

Câbir bin Abdillah (Radiyallahu Anh) anlatıyor:

Resûlüllah Efendimiz (Aleyhisselatü Vesselam), bir gün sahabî hanımlardan Ümmü’l-Müseyyeb’in yanına girmişti. Onun hastalıktan titreyip durduğunu gördü.

– Müseyyeb’in annesi! Ne oldu sana?
Niye sarsılıp titriyorsun? diye sordu.

Kadın:
– Hummaya yakalandım ya Resûlâllah, dedi. Sonra hastalığa sövdü.

Peygamberimiz:
– Sen hummaya kızma. Çünkü o, âdem oğullarının günahlarını, koruğun demir pisliğini gidermesi gibi giderir, buyurdu.

(Müslim)

---

Bu hadisten, hastalıkların, günahlardan bir temizleme, sevaplarla donanma, hatalardan arınma vesilesi olduğu anlaşılmaktadır.
 

Lebbeyk

Well-known member
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

Ebu Zerr (Cündeb İbnu Cünâde el-Gıfârî) RA hazretleri anlatıyor:
Hz. Peygamber AS buyurdular ki:
“Bana Cebrâil AS gelerek “Ümmetinden kim Allah’a herhangi bir şeyi ortak kılmadan (şirk koşmadan) ölürse cen­nete girer” müjdesini verdi” dedi.
Ben (hayretle) “zina ve hırsızlık yapsa da mı?” diye sordum.
“Hırsızlık da etse, zina da yapsa” cevabını verdi. Ben tekrar:
“Yani hırsızlık ve zina yapsa da ha!” dedim. “Evet, dedi, hırsızlık da etse, zina da yapsa!”


Hz. Peygamber (s.a.s) dördüncü keresinde ilâve etti:
“Ebu Zerr patlasa da cennete girecektir”.







Buhârî, Tevhid 33; Müslim, İman 153, (94); Tirmizî, İman 18, (2646).
 

TaLHa

Nur-u Aynım
Yönetici
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

İbn-i Mes’ûd anlatıyor (Radiyallahu Anh):

Resûl-i Ekrem’in Aleyhisselatü Vesselam, yanına bir kişi gelerek:

– Ya Resûlâllah! Kendim, çoluk çocuğum ve malım için korkuyorum, dedi.

Resûl-i Ekrem ona:
– Her sabah ve akşam Allah Teâlâ’nın adıyla başlayarak, 'Allah’ım, dinimi, nefsimi, çocuğumu, ailemi ve mallarımı koru,' diye dua et, buyurdu.

O kimse gitti ve denildiği şekilde dua etmeye başladı. Bir ara tekrar Allah Resûlünün yanına geldi.

Allah Resûlü ona:
– Korkun gitti mi? diye sordu.

– Seni hak ile gönderen Allah’a yemin olsun ki bendeki o korku ve endişe hali gitti, dedi.

(İbn-i Asakir)
 

huve

Well-known member
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

Resulu Ekrem Aleyhisselatü Vesselam buyurdular ki:

"Ahiret mutluluğu, nefse zor gelen ibadet külfetleri ile çevrelenmiştir. Dünya ise, nefsin hoşuna giden gayr-i meşrû lezzetler ve şehvetler ile kuşatılmıştır."

(Taberani)
 

huve

Well-known member
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

06.04.2008
Günün Hadisi

Câbir bin Abdillah (Radiyallahu Anh) anlatıyor:

Resûlüllah Efendimiz (Aleyhisselatü Vesselam), bir gün sahabî hanımlardan Ümmü’l-Müseyyeb’in yanına girmişti. Onun hastalıktan titreyip durduğunu gördü.

– Müseyyeb’in annesi! Ne oldu sana?
Niye sarsılıp titriyorsun? diye sordu.

Kadın:
– Hummaya yakalandım ya Resûlâllah, dedi. Sonra hastalığa sövdü.

Peygamberimiz:
– Sen hummaya kızma. Çünkü o, âdem oğullarının günahlarını, koruğun demir pisliğini gidermesi gibi giderir, buyurdu.

(Müslim)
 

TaLHa

Nur-u Aynım
Yönetici
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

Ebû Hureyre’den (Radiyallahu Anh):

Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselam şöyle buyurmuştur:

– Allah Teâlâ kıyâmette üç sınıf insanla konuşmaz. Onları aklamaz. Rahmet nazarı ile bakmaz. Onlar için şiddetli azab vardır:

1 – Sefahete ve zinâya devam eden ihtiyar,
2 – Yalancı hükümdar,
3 – Kibirli fakir.

(Müslim)

---

Görüldüğü gibi, yaşlı kişilerin, ölümü düşünüp ahirete hazırlık yapacak yerde, sefahete ve zinaya devam etmeleri, onları Allah’ın rahmetinden mahrum bırakacak bir haldir.
 

Eyvàh!

Well-known member
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

Bismillahirrahmanirrahim

O halde, sen de Rabbin için namaz kıl ve göğsünü gererek dimdik dur/sağ elini sol elinin üzerine koyup kıyam et/namazı vakti girer girmez kıl/kavrayışını bilgi ile derinleştir/eti yenecek hayvan kes! KEVSER 2
 

TaLHa

Nur-u Aynım
Yönetici
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

Resululi Ekrem Aleyhisselatü Vesselam buyurdu ki:

Allah Teâlâ Azze ve Celle, Cebrâil’e (Aleyhisselam):

– Ey Cebrâil, iki gözü kör olan bir mü’min, bu haline sabrederse, mükâfatının ne olacağını bilir misin? buyurdu.

Cebrâil (A.S.):
– Allah’ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Biz ancak bize bildirdiğini bilebiliriz, dedi.

Allah teâlâ da:
– Onun mükâfatı, ebedî olarak Cennet’te kalmak ve benim cemâlime doya doya bakmaktır, buyurdu.

(Taberânî)

---

Hadiste, Allah’ın görme nimetini elinden aldığı kullarına ahirette vereceği büyük mükafata işaret vardır.
 

Eyvàh!

Well-known member
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

avauser_38980.gif

inanan insan ülfetlidir. Kendisi başkalarına kolayca ısındığı, kaynaştığı gibi; başkaları da kendisine hemen ısınır, ünsiyet eder. Kendisi ülfet etmiyen ve kendisinede ülfet edilemeyen kimsede hayır yoktur. İnsanların en hayırlısı, insanlara en çok faydası dokunandır.
[Hadis-i Şerif (Darekutni).]
 

Eyvàh!

Well-known member
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif


Kulun ahirette sevap kefesine ilk konulacak ameli, çoluk çocuğunun geçimi için yaptığı harcamalardır.
Hadis-i Şerif ( Taberani)
avauser_38980.gif
 

Eyvàh!

Well-known member
Cevap: Her Güne Bir Ayet

Ebu Umame´den:

"Kur´an´ı okuyun. Çünkü o, kıyamet günü, okuyanlarına şefaatçı olarak gelir."
(Müslim/Müsafirîn, 252)
---
"En hayırlınız, Kur´an´ı öğrenen ve başkalarına da öğretendir."
(Buhari)



Hadiste ifade edildiği gibi, en hayırlı mü´min, Kur´an´ı öğrenmek ve başkalarına da öğretmekle meşgul olan insandır.

Kur´an kıyamet gününde okuyucularına şefaatçılık yapacağı da ifade edilmiştir.

Kur´an öğrenmek, Allah´a kulluk görevimizi yapabilmek ve namazda okuyabilmek için de bir vecibedir.
 

Yeltegiyan

Elfidam
Cevap: Her Gün Bir Hadis-i Şerif

Her kim çoluk-çocuğu arasında emniyet içinde,bedeni afiyette olduğu,yanında o günün yiyeceği bulunduğu halde sabahı ederse,sanki ona dünya herşeyiyle verilmiş gibidir.
Tirmizi
 
Üst