Hiç günümüz kutlu olsun

bardak

Well-known member
naturephotography040fs3my2.jpg
​


Hiç baba olmamışların da bir günü olmalı; senede değilse bile, ömürlerinde bir günü.​

Hiç anne olmamışların, hiç sevgili olmamışların, hiç çocuk olmadan büyümüşlerin de bir günü olmalı hayatlarında.​


Öyle hatırlatır gibi değil, imalardan, yanlış anlamalardan, başa kakmalardan uzak bir gün… Bir tür özlem giderme, bir tür “şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler” şeklinde…​

Etrafı bayram ederken bayram edemeyenlerin, bayram nedir tatmamış olanların da bayramı olmalı. Bir gün değilse bile, ömürde bir saat… ​

Kolonya dökmeli, yorgun ellerine. şeker tutmalı, ağız tadıyla yiyecekleri. Sohbet etmeli havadan ve sudan. Hatrını sormalı içten ve “iyi değilim” cevabına dair bir şeyler yapmayı baştan kabullenerek.​

Hiç başı okşanmamışların, hiç güzel söz duymamış olanların, bir tane kır çiçeği bile olsa hediye alınmamışların da bir günü olmalı; en azından bir günü.​

Başlarını okşamak, güzel sözler etmek, çiçekler vermek; belki umuda, duaya, tevekküle dair sözler etmek ve nihayetinde görevini yapmış olmanın rahatlığıyla değil, gözü arkada kalarak ayrılmak…​

Belki sadece selam verip, sokakta ayaküstü hayattan, sıradan konulardan, incir çekirdeğini doldurmayacağı sanılan mevzulardan konuşurken, araya bir parça umut, bir parça inanç, bir parça teselli bırakmak.​

Hiç sevilmemişlerin, hiç özlenmemişlerin, hiç aranıp sorulmamışların, hiç uğruna gözyaşı dökülmemiş, telefon numarası kaydedilmemiş, evinin adresi hafızaya nakşedilmemişlerin de; seveni, özleyeni, arayıp soranı, gözyaşı dökeni, telefon ve adres defteri olma günleri olmalı.​

O gün, hiçbir tv kanalında, hiçbir radyo istasyonunda, hiçbir gazete köşesinde, hiçbir bilboardda, hiçbir reklam kuşağında işlenmese de; biz bilmeli ve yaşamalıyız.​

Eğer o gün bugünse ve siz de onlardan biriyseniz, “Hiç…” gününüz kutlu olsun.​
​
 

anarkh

Well-known member
yüreğine sağlık bardakım :) hiç bişiyi olmayanlar da O nun kulu ya... ve O nun kulu olmak aslında başka hiç bi şeye ihtiyaç duymamak ya aslında... Kuran da
"49- Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Dilediğini yaratır. Dilediğine dişiler armağan eder, dilediğine de erkek armağan eder.

50- Veya erkekler ve dişiler olarak çift (ikiz) verir. Dilediğini kısır bırakır. Gerçekten O, bilendir, güç yetirendir."

veren de O vermeyen de.... bunu bilmek rahatlatıyor insanı :)
 
Üst