Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mesnevi-i Nuriye
Hubab
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 290877" data-attributes="member: 27"><p><strong>Cevap: Hubab - Sayfa: 133</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><em></em></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><em><strong>Âşiren</strong><strong>:</strong> </em>Bir yolda dokuz ihtimal-i helâket, tek bir ihtimal-i necat varsa, hayatından vazgeçmiş, mecnun bir cesur lâzım ki o yola sülûk etsin. Şimdi, yirmi dört saatten bir saati işgal eden farz namaz gibi zaruriyat-ı diniyede, yüzde doksan dokuz ihtimal-i necat var. Yalnız, gaflet ve tembellik hasiyetiyle, bir ihtimal, zarar-ı dünyevî olabilir. Halbuki ferâizin terkinde, doksan dokuz ihtimal-i zarar var. Yalnız gaflet ve dalâlete istinad, tek bir ihtimal-i necat olabilir. Acaba dine ve dünyaya zarar olan ihmal ve ferâizin terkine ne bahane bulunabilir? Hamiyet nasıl müsaade eder?</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px">Bâhusus bu güruh-u mücâhidin ve bu yüksek meclisin ef’âli taklid edilir. Kusurlarını millet ya taklit veya tenkit edecek; ikisi de zarardır. Demek onlarda hukukullah, hukuk-u ibâdı da tazammun ediyor. Sırr-ı tevatür ve icmâı tazammun eden hadsiz ihbaratı ve delâili dinlemeyen ve safsata-i nefis ve vesvese-i şeytandan gelen bir vehmi kabul eden adamlarla hakikî ve ciddî iş görülmez.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px">Şu inkılâb-ı azîmin temel taşları sağlam gerek. Şu meclis-i âlinin şahsiyet-i mâneviyesi, sahip olduğu kuvvet cihetiyle, mânâ-yı saltanatı deruhte etmiştir. Eğer şeâir-i İslâmiyeyi bizzat imtisal etmek ve ettirmekle mânâ-yı hilâfeti dahi vekâleten deruhte etmezse, hayat için dört şeye muhtaç, fakat an’ane-i müstemirre ile günde lâakal beş defa dine muhtaç olan şu fıtratı bozulmayan ve lehviyat-ı medeniyeyle ihtiyâcât-ı ruhiyesini unutmayan bu milletin hâcât-ı diniyesini</span></span></span><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span> <table style='width: 100%'><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>an’ane-i müstemirre</strong>: yerleşmiş, devam eden gelenek</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>bizzat</strong>: doğrudan</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>bâhusus</strong>: özellikle</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>cihet</strong>: yön, taraf</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>dalâlet</strong>: doğru yoldan ayrılma, sapkınlık</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>delâil</strong>: deliller</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>deruhte etmek</strong>: üstlenmek</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>ef'âl</strong>: fiiller, işler</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>farz</strong>: Allah’ın kesinlikle yapılmasını emrettiği şey</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>ferâiz</strong>: farzlar; Allah’ın yapılmasını kesin olarak emrettiği şeyler</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>fıtrat</strong>: yaratılış, mizaç</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>gaflet</strong>: duyarsızlık, umursamazlık; Allah’ın emir ve yasaklarına duyarsız davranma hâli</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>güruh-u mücâhid</strong>: din için cihad edip çalışan, çaba harcayan kimseler topluluğu</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>hadsiz</strong>: sayısız, sınırsız</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>hakikî</strong>: asıl, gerçek</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>hamiyet</strong>: din ve vatan gibi mukaddes değerleri ve kendi aile ve yakınlarını koruma duygusu ve gayreti</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>hasiyet</strong>: özellik</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>hukuk-u ibâd</strong>: kul hakları; diyet, tanzimat, borç hakkı gibi özel menfaati ilgilendiren haklar (mülkiyet, sağlık, alışveriş, borç gibi)</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>hukukullah</strong>: Allah’ın hakları; zekât, şer’î cezâlar, keffaretler, farz ibadetler gibi genel menfaatı ilgilendiren haklar; namaz, oruç, zekât, içki, zina kumar gibi emir ve yasaklara uyma</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>hâcât-ı diniye</strong>: dinle ilgili ihtiyaçlar</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>icmâ</strong>: fikir birliği; bir asırda müçtehid kimselerin dini bir meselede vardıkları görüş birliği</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>ihbarat</strong>: ihbarlar, bildirmeler, haber vermeler</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>ihtimal-i helâket</strong>: yok olma, mahvolma ihtimali</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>ihtimal-i necat</strong>: kurtuluş ihtimali</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>ihtimal-i zarar</strong>: zarara uğrama ihtimali</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>ihtiyâcât-ı ruhiye</strong>: ruhun ihtiyaçları</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>imtisal etmek</strong>: yerine getirmek</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>inkılâb-ı azîm</strong>: büyük değişim, dönüşüm</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>istinad</strong>: dayanma, güvenme</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>lehviyat-ı medeniye</strong>: medeniyetin haram eğlenceleri, oyunları</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>lâakal</strong>: en az</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>meclis-i âli</strong>: yüksek, yüce meclis</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>mecnun</strong>: cinnet geçirmiş, deli</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>mânâ-yı hilâfet</strong>: hilâfetin anlamı; Peygamberimizin vekili olarak Müslümanların din ve dünya işlerinin tedbirini gören genel başkanlık makamının anlamı</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>mânâ-yı saltanat</strong>: Devlet makamının ifade ettiği mânâ, görev</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>safsata-i nefis</strong>: nefsin safsatası, nefsin saçmalıkları</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>sülûk etmek</strong>: bir yola girmek, yönelmek, gitmek</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>sırr-ı tevatür</strong>: tevatür sırrı; bir sözün nesilden nesile, sözüne inanılır büyük bir topluluk tarafından nakledilmesi sırrı, hikmeti</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>tazammun etmek</strong>: içine almak, kapsamak</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>vehim</strong>: kuruntu, olmayan şeyi varmış gibi gösteren düşünce</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>vekâleten</strong>: başkasının adına ve yerine hareket ederek, asıl vazifelinin yerine çalışarak</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>vesvese-i şeytan</strong>: şeytanın kalbe düşürdüğü şüphe, asılsız kuruntu</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>zarar-ı dünyevî</strong>: dünyaya ait zarar</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>zaruriyât-ı diniye</strong>: hükümleri açık olan ve dinen yapılması zorunlu olan şeyler</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>âşiren</strong>: onuncusu</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>şahsiyet-i mâneviye</strong>: belli bir kişi olmayıp bir topluluktan meydana gelen mânevî kişilik; tüzel kişilik</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>şeâir-i İslâmiye</strong>: İslâma sembol olmuş iş ve ibâdetler</span></span></td><td></td></tr></table><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 290877, member: 27"] [b]Cevap: Hubab - Sayfa: 133[/b] [FONT=Trebuchet MS][FONT=tahoma][SIZE=2][I] [B]Âşiren[/B][B]:[/B] [/I]Bir yolda dokuz ihtimal-i helâket, tek bir ihtimal-i necat varsa, hayatından vazgeçmiş, mecnun bir cesur lâzım ki o yola sülûk etsin. Şimdi, yirmi dört saatten bir saati işgal eden farz namaz gibi zaruriyat-ı diniyede, yüzde doksan dokuz ihtimal-i necat var. Yalnız, gaflet ve tembellik hasiyetiyle, bir ihtimal, zarar-ı dünyevî olabilir. Halbuki ferâizin terkinde, doksan dokuz ihtimal-i zarar var. Yalnız gaflet ve dalâlete istinad, tek bir ihtimal-i necat olabilir. Acaba dine ve dünyaya zarar olan ihmal ve ferâizin terkine ne bahane bulunabilir? Hamiyet nasıl müsaade eder? [/SIZE][/FONT][/FONT][FONT=Trebuchet MS][FONT=tahoma][SIZE=2]Bâhusus bu güruh-u mücâhidin ve bu yüksek meclisin ef’âli taklid edilir. Kusurlarını millet ya taklit veya tenkit edecek; ikisi de zarardır. Demek onlarda hukukullah, hukuk-u ibâdı da tazammun ediyor. Sırr-ı tevatür ve icmâı tazammun eden hadsiz ihbaratı ve delâili dinlemeyen ve safsata-i nefis ve vesvese-i şeytandan gelen bir vehmi kabul eden adamlarla hakikî ve ciddî iş görülmez. [/SIZE][/FONT] [/FONT][FONT=Trebuchet MS][FONT=tahoma][SIZE=2]Şu inkılâb-ı azîmin temel taşları sağlam gerek. Şu meclis-i âlinin şahsiyet-i mâneviyesi, sahip olduğu kuvvet cihetiyle, mânâ-yı saltanatı deruhte etmiştir. Eğer şeâir-i İslâmiyeyi bizzat imtisal etmek ve ettirmekle mânâ-yı hilâfeti dahi vekâleten deruhte etmezse, hayat için dört şeye muhtaç, fakat an’ane-i müstemirre ile günde lâakal beş defa dine muhtaç olan şu fıtratı bozulmayan ve lehviyat-ı medeniyeyle ihtiyâcât-ı ruhiyesini unutmayan bu milletin hâcât-ı diniyesini[/SIZE][/FONT][/FONT][FONT=tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][FONT=tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][FONT=tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][TABLE] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]an’ane-i müstemirre[/B]: yerleşmiş, devam eden gelenek[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]bizzat[/B]: doğrudan[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]bâhusus[/B]: özellikle[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]cihet[/B]: yön, taraf[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]dalâlet[/B]: doğru yoldan ayrılma, sapkınlık[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]delâil[/B]: deliller[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]deruhte etmek[/B]: üstlenmek[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]ef'âl[/B]: fiiller, işler[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]farz[/B]: Allah’ın kesinlikle yapılmasını emrettiği şey[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]ferâiz[/B]: farzlar; Allah’ın yapılmasını kesin olarak emrettiği şeyler[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]fıtrat[/B]: yaratılış, mizaç[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]gaflet[/B]: duyarsızlık, umursamazlık; Allah’ın emir ve yasaklarına duyarsız davranma hâli[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]güruh-u mücâhid[/B]: din için cihad edip çalışan, çaba harcayan kimseler topluluğu[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]hadsiz[/B]: sayısız, sınırsız[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]hakikî[/B]: asıl, gerçek[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]hamiyet[/B]: din ve vatan gibi mukaddes değerleri ve kendi aile ve yakınlarını koruma duygusu ve gayreti[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]hasiyet[/B]: özellik[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]hukuk-u ibâd[/B]: kul hakları; diyet, tanzimat, borç hakkı gibi özel menfaati ilgilendiren haklar (mülkiyet, sağlık, alışveriş, borç gibi)[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]hukukullah[/B]: Allah’ın hakları; zekât, şer’î cezâlar, keffaretler, farz ibadetler gibi genel menfaatı ilgilendiren haklar; namaz, oruç, zekât, içki, zina kumar gibi emir ve yasaklara uyma[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]hâcât-ı diniye[/B]: dinle ilgili ihtiyaçlar[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]icmâ[/B]: fikir birliği; bir asırda müçtehid kimselerin dini bir meselede vardıkları görüş birliği[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]ihbarat[/B]: ihbarlar, bildirmeler, haber vermeler[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]ihtimal-i helâket[/B]: yok olma, mahvolma ihtimali[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]ihtimal-i necat[/B]: kurtuluş ihtimali[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]ihtimal-i zarar[/B]: zarara uğrama ihtimali[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]ihtiyâcât-ı ruhiye[/B]: ruhun ihtiyaçları[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]imtisal etmek[/B]: yerine getirmek[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]inkılâb-ı azîm[/B]: büyük değişim, dönüşüm[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]istinad[/B]: dayanma, güvenme[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]lehviyat-ı medeniye[/B]: medeniyetin haram eğlenceleri, oyunları[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]lâakal[/B]: en az[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]meclis-i âli[/B]: yüksek, yüce meclis[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]mecnun[/B]: cinnet geçirmiş, deli[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]mânâ-yı hilâfet[/B]: hilâfetin anlamı; Peygamberimizin vekili olarak Müslümanların din ve dünya işlerinin tedbirini gören genel başkanlık makamının anlamı[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]mânâ-yı saltanat[/B]: Devlet makamının ifade ettiği mânâ, görev[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]safsata-i nefis[/B]: nefsin safsatası, nefsin saçmalıkları[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]sülûk etmek[/B]: bir yola girmek, yönelmek, gitmek[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]sırr-ı tevatür[/B]: tevatür sırrı; bir sözün nesilden nesile, sözüne inanılır büyük bir topluluk tarafından nakledilmesi sırrı, hikmeti[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]tazammun etmek[/B]: içine almak, kapsamak[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]vehim[/B]: kuruntu, olmayan şeyi varmış gibi gösteren düşünce[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]vekâleten[/B]: başkasının adına ve yerine hareket ederek, asıl vazifelinin yerine çalışarak[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]vesvese-i şeytan[/B]: şeytanın kalbe düşürdüğü şüphe, asılsız kuruntu[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]zarar-ı dünyevî[/B]: dünyaya ait zarar[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]zaruriyât-ı diniye[/B]: hükümleri açık olan ve dinen yapılması zorunlu olan şeyler[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]âşiren[/B]: onuncusu[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]şahsiyet-i mâneviye[/B]: belli bir kişi olmayıp bir topluluktan meydana gelen mânevî kişilik; tüzel kişilik[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]şeâir-i İslâmiye[/B]: İslâma sembol olmuş iş ve ibâdetler[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [/TABLE] [FONT=tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Mesnevi-i Nuriye
Hubab
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst