İmtihan Mihengi

SaYa

Well-known member
Sa,lebe bin Hatib elEnsari Resulullah (s.a.a)in huzuruna gelerek şöyle dedi. Ya Resulellah,Allah Tealadan bana servet vermesini iste.

Resulullah (s.a.a) cevaben şöyle buyurdular, Ey Salebe Şükrünü yerine getirdiğin az mal, şükrünü yerine getiremeyeceğin çok maldan daha iyidir.

Salebe bu sözü dinledikten sonra gitti. Birkaç gün sonra yine aynı sözünü tekrarladı. Bu defa Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdular,

Ey Salebe Ben senin için bir örnek değil miyim, Allahın Resulü gibi olmak istemiyor musun, Allaha and olsun ki, eğer yeryüzündeki dağların benim için altın ve gümüş olmasını ve benimle hareket etmesini istesem, bunu yapabilirim. Ama gördüğün gibi ben Allahın takdirine razıyım.

Salebe gitti, daha sonra tekrar gelerek şöyle dedi,Ya Resulellah, Dua et Allah bana mal ve servet versin. Ben Allahın, fakirlerin, akrabaların ve herkesin hakkını vereceğim.

Resulullah (s.a.a) Salebenin bundan vazgeçmeyeceğini görünce,Allahım Salebeye mal ve servet ver. diye dua etti.

Resulullah (s.a.a)in duasından sonra Salebe bir koyun aldı. Koyun hızla çoğalmaya başladı, öyle ki artık Medine şehri onun koyunlarını alamayacak bir hale geldi. Artık şehirde kalamayıp Medinenin dışına çıktı.

Salebe önceleri bütün namazlarını camide Peygamber (s.a.a)in arkasında kılıyordu. Ama koyunları çoğaldığından dolayı artık cemaat namazına katılamayıp Peygamber (s.a.a)in arkasında cemaat namazı kılmanın faziletinden mahrum kaldı. Sadece Cuma günleri Medineye gelerek cuma namazını Peygamber (s.a.a)in arkasında kılıyordu.
Dünya malının sorunları gittikçe çoğalıyor ve gün geçtikçe serveti artmağa başlıyordu. Öyle ki artık Medinenin kenarında bile kalamayarak mecburen Medinenin uzak çöllerine gidip orada yaşamak zorunda kaldı. Cuma namazını kılmak fırsatını da elinden çıkardı. Artık Medine şehriyle ilişkisi tamamıyla kopmuş oldu.

Peygamber (s.a.a) Salebenin mallarının zekatını almak için bir memuru onun yanına gönderdi. Memur, Peygamber (s.a.a)in emrini ona ileterek malının zekatını vermesini istedi. Salebe malının zekatını vermekten çekinerek şöyle dedi,Bu zekat Yahudi ve Hıristiyanlardan alınan cizyenin aynısı veya onun bir benzeridir. Biz kafir miyiz,

Peygamber (s.a.a)in memuru geri dönerek Salebenin durumunu O Hazrete anlattı. Peygamber (s.a.a) onun halinden haberdar olunca şöyle buyurdular,Salebeye yazıklar olsun,

Bu esnada şu ayet nazil oldu,Onlardan kimi,And olsun, eğer bize bol ihsanından verirse, gerçekten sadaka vereceğiz ve salihlerden olacağız, diye Allaha ahdetmişti.

Onlara kendi bol ihsanından verince,onunla cimrilik yaptılar ve yüz çevirdiler,onlar böyle sırt dönenlerdir.

Böylece Allaha verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar kalplerinde nifakı yerleşik kıldık.

Salebe başarıyla imtihandan çıkamadı ve sonuçta bedbahtlıkla dünyadan göçüp gitti.
 
Üst