İngiliz televizyon belgeselcisi Ben Lewis, Rusya'yla ilgili yaptığı araştırmalar sırasında kar

harp

Well-known member
İngiliz televizyon belgeselcisi Ben Lewis, Rusya'yla ilgili yaptığı araştırmalar sırasında kar

[FONT=verdana,sans-serif] İngiliz televizyon belgeselcisi Ben Lewis, Rusya'yla ilgili yaptığı araştırmalar sırasında karşısına çıkan komünist dönem fıkralarından çok etkilenip bu konu üzerine yoğunlaşmaya karar veriyor. Rusya'ya, Romanya'ya, Macaristan'a, Çek Cumhuriyeti' ne gidiyor. Birçok belgeye ulaşıyor, röportajlar yapıyor. Sonunda komünist dönemin fıkralarını, neden ve nasıl ortaya çıktığını anlatan, insanların neye neden güldüğünü çözmeye çalışan bir kitap yayınlıyor: Hammer and Tickle (Çekiç ve Gıdıklanma)
[/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]Birçok fıkrayı bir araya getiren kitabın ana teması şu: Bir Sovyet fıkrası ciltler dolusu felsefi metne bedeldir. Komünist dönemdeki hayatın akışını öyle basite indirgeyerek anlatır ki yapılan propagandaların saçmalığını en iyi şekilde gözler önüne serer. Sovyet fıkraları en zor zamanlarda bile ayakta kalmayı başarmış, nesilden nesile geçerek dimdik ayakta kalmış, totaliter rejimler altında kalan halkların en büyük silahı olmuştur. Yıllar sonra dönüp bakıldığında halkın komünizm hakkındaki gerçek düşüncelerinin ne olduğunu gösteren en iyi tarihi belge bu fıkralardır! İşte Ben Lewis'ın kitabındaki fıkralarından 3 tane daha.
[/FONT]


[FONT=verdana,sans-serif] [/FONT]


[FONT=verdana,sans-serif]HANGİ KUYRUK
[/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]Moskova'da bir votka dükkanının önünde 5(beş) kilometrelik bir sıra vardır. Adamın biri çok sinirlenir ve Gorbaçov'u öldüreceğim diye sıradan çıkar. Bir saat sonra döndüğünde sorarlar: 'Gorbaçov'u öldürdün mü?' 'Hayır,' der adam. Çünkü onun sırası daha da uzundu.' [/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]
[/FONT]

[FONT=verdana,sans-serif]KİM ÖKSÜRDÜ
[/FONT]

[FONT=verdana,sans-serif]Stalin fabrika işçilerine bir konuşma yapar: 'Sovyetler Birliği'nde bizim için en değerli şey insan hayatıdır.' Bu sırada salondan birinin öksürük sesi gelir. 'Kim öksürdü' diye sorar Stalin. Ses yok. 'Pekala o zaman NKVD'yi çağırın.' Stalin'in polis teşkilatı NKVD ellerinde yarı otomatik silahlarla girer ve fabrikadaki işçileri taramaya başlar. En sonunda fabrikada 7 kişi kalır. 'Kim öksürdü?' diye bir kez daha sorar Stalin. Bir adam elini kaldırır. 'Feci şekilde grip olmuşsunuz. Hemen arabamı alın ve
bir hastaneye gidin' der, Stalin. [/FONT]

[FONT=verdana,sans-serif]
[/FONT]

[FONT=verdana,sans-serif]STALİN'İN PİPOSU [/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]
[/FONT]

[FONT=verdana,sans-serif]Gürcü delegeler Stalin'i çalışma odasında ziyaret eder. Görüşme bitip delegeler odadan çıkarken Stalin piposunu aramaya başlar. Kağıtların altına, masaya bakar bulamaz. Bunun üzerine siyasi polis şefi Lavrenti Beria'yı çağırır: 'Gürcüleri koridorda yakalayıp bak bakalım. Pipomu onlardan biri mi almış?' Beria koşarak çıkar. Bir süre sonra Stalin piposunu masanın altında bulur. 'Beria, gel buldum pipoyu gerek kalmadı.' Beria cevap verir: [/FONT]
[FONT=verdana,sans-serif]"Biraz geç kaldınız efendim. Delegelerin yarısı piponuzu aldığını itiraf etti. Geri kalanı da sorgulama sırasında öldü!"
[/FONT]
 
Üst