kapilar

Eyvàh!

Talebe
kapi.jpg


Dilenci bile olsa gelen, kapıdan çevirmek olmaz.

Ekmek kapısı bilmiş, kısmet kapısı bellemiş der, el kapısına göndermeyiz.

Kapı gibi adam, uzaktan görünce ama eğilir de bükülür sevgilinin kapısına yüz sürünce, Kâbe’nin kapısına erince.

Nice kapılar açılır, Cümle Kapısı’na gelince.

Hakikat ve muhabbetin yoluna düşenin visalinde, Dergâh Kapısı…

Hakkın kapısına müptela olmuş aşığın düşünde, Cennet Kapısı…

Merhamet ve mağfiret dileyenin nasibinde,

Tövbe Kapısı…
 

Eyvàh!

Talebe
kapilq2.jpg


Düşünmelisiniz:

Nasıl bir kapıdasınız?

Çünkü insan, ömür boyu bin bir kapıdan geçip gitmekte.
Her kapı bir yere açılmakta. Eşikten ileri adım atmadan önce düşünmelisiniz:

Hangi kapıdasınız?
 

Eyvàh!

Talebe
501792c3b987088c37dfd92e3f2a237c.jpg


Dikkatli bakın:

Kapı var; yaldızlı, süslü-püslü, kocaman, fakat cehenneme açılıyor.
Kapı var; bazen cazibeli bazen cazibesiz, ama cennete açılıyor.

Eşikten adım atınca bir kapı Rahmân’a çıkmakta, bir kapı şeytâna çıkmakta.

Kapılar var gerçeğe ait. Kapılar var yalana ait.

Bir kapı göklere, bir kapı yerin dibine doğru...

Nefsin kapısı farklı, kalbin kapısı farklı...

Bir yanda cami kapısı, bir yanda pavyon kapısı dolu bu dünyada.

Bir kapı hayvanlık ahırına, bir kapı insanlık mutfağına...

Kimi ölüm kapısı, kimi hayat kapısı...

Şifa, ekmek ve kazanç kapısı da var; zehir, belâ ve iflâs kapısı da.

Gayretin kapısı ayrı, tembelliğin kapısı ayrı...

Bir kapı büyük sanat ve saltanatın kapısı, bir kapı da cüce sanat ve sahteciliğin kapısı...

Bir yanda yanlışların, yabancıların, yabanîliğin yok eden kapısı, bir yanda öz benliğin, öz sanatın, öz kültürün kapısı.

Bir yanda cehaletin kapısı, bir yanda ilmin ve kütüphanenin kapısı...

Bir yanda mağlûbiyetin bir yanda zaferin kapısı...

Bir yanda Nemrutların, Firavunların, Ebû Cehillerin geçip gittiği ve battığı kapılar,
Bir yanda da İbrahimlerin, Musaların, Ahmedlerin şeref saçtığı kapısı.

Bir yanda sefihlerin ve sefillerin kapıları,
Bir yanda Yûnusların, Mevlânâların, Hüdâyîlerin, Fatihlerin ve Alparslanların kapıları.

Her kapının yapısı ve özellikleri birbirinden tamamen farklı.
Her kapıda motifler, işlemeler, açılımlar, gidişler, hevesler, duruşlar, adımlar, davranışlar, yapılanlar ve elde edilenler apayrı, muhtelif.

Yûnusların kapısı gönüllere;
Hüdâyîlerin kapısı yüce saltanata;
Fatihlerin kapısı feth-i mübinlere;
Alparslanların kapısı baştanbaşa koca bir Anadolu’ya çıkmakta.
Çünkü onların kapılarında îman var, irfan var, hidayet var, hakîkat var, hedef var, gaye var, gerçek bir aşk var, sefer var, zafer var.
 

Eyvàh!

Talebe
%C5%9Flk%C5%9Fk.jpg

GÖNLÜNDEN RABBİNE AÇILAN KAPI,

DUA ZİKİR KAPISIDIR!


Sorma, ‘’Rabbimin kapısı?’’ nerede diye; sende "O" kapı; gönlünde!.

Senden sana açılan bir kapının ardında!.

Bu kapı, DUA ve ZİKİR kapısıdır!. Gönlünden Rabbine açılan kapıdır!.

Rabbine yöneliş ve HÂCET kapısıdır!.

Gökte ve ötende sandığın “TANRI”nı terket; sonsuz - sınırsız
alak.gif
'a yönel; O'nun, her noktada ve zerrede mevcût olduğunu farket; ve O'nu GÖNLÜNDE bulmaya çalış!.


Sonra iste O'ndan, ne istersen!. Eşini, işini, aşını; ister mevlânı, ister şifânı!.

Bil ki, seni, her isteğine ve her arzuna kavuşturacak tek şey DUA ve ZİKİR'dir.

Bil ki dostum; her zerrede tüm özellikleriyle mevcûd olan ve kendinden gayrının varlığı asla sözkonusu olmayan “
alak.gif
”, SENDEN SANA İCÂBET EDECEKTİR!.
 

Eyvàh!

Talebe
thumbgenerateaspcs3.jpg


Her kul için semada arşa açılmış kapılar vardır;

Tövbe Kapısı
Dua Kapısı
Rahmet Kapısı
Rızık Kapısı
Amellerin Arz Kapısı gibi,


Bu kapılar ölene dek kapanmaz,yeterki insan onlardan içeri girmesini bilsin...
 

Eyvàh!

Talebe

1lzc7.jpg



NE OLDU BİZLERE BÖYLE YA RAB???

KOMŞUSU AÇKEN TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR DİYEN KAİNATIN EFENDİSİNİN ÜMMETİ BUGÜN KOMŞUSU KAPISINA YARDIM İSTEMEK BİR KURU AKMEK İÇİN GELDİĞİNDE KAPILAR KAPATILIYOR YETMEDİ ÜZERİNE BİRDE KİLİT VURULUYOR....


MANEVİ DEĞERLERİMİZİ SIRÇA BİR KÖŞKÜN İÇİNE KOYDUK ÜZERİNDE KAPIYI KİLİTLEDİK VE KİLİT ÜSÜTÜNE KİLİTLER VURDUK... YA RABBİM O KAPILARIN SONA KADAR AÇILMASINI VE DİĞER BÜTÜN KAPILARIMIZIN
alak.gif
YOLUNDA HİZEMT İÇİN HAYIRLARA AÇILMASINI NASİP EYLE YA RAB...
 

Eyvàh!

Talebe

anahtarbygnammvc9.jpg


Gönle kilit vurulmaz.

En ummadığın yerden girer giren

Aç gönül kapılarını, baharlar girsin

Yüreğin aşka kansın, özlemin dinsin
 

Eyvàh!

Talebe
kabekapisi.jpg


Ruhlar, nefislerin serpintilerine tahammül edemez.
Dünya leşine battığında bu halinle 'ın huzuruna çıkmaya layık olamazsın.
Çünkü günahla kirlenmiş olanlar
iccon04.gif
'ın huzuruna alınmazlar.

O halde kalbini temiz tut ki, gaybın kapıları sana açılsın.
Günah işlemeyi bırakıp, zikir ve tevbe ile
iccon04.gif
'a dön.
Kapıyı ısrarla vurana kapılar açılır.
İnsanların birbirine karşı iyi ve dostça davranışları olmasaydı, bunları sana anlatmazdım.
Rabiatü'l-Adeviyye:'Bu kapı ne zaman kapandı ki açılsın.'demiştir.
Gelin Tâcı - İbn Ataullah İskenderî
 

Eyvàh!

Talebe



Rabbimiz!
Kalblerimizi Sana karşı haşyet ve reca duygusuyla doldur ve
Senin kapından başka kapılara karşı içimizde bir temayül ve ümit duygusu bırakma...
 

Eyvàh!

Talebe
anahtarbygnammvc9.jpg


On sekizinci yüzyıl İngiltere'sinin ünlü ressamlarından William Holman Hunt'ın bir tablosu Londra Kraliyet Akademisinde sergileniyordu. Bir bahçeyi tasvir eden bu tablosuna, Hunt 'Kainatın Işığı' adını vermişti. Tablo geceleyin elindeki fenerle bir bahçede duran bilge görünümlü bir adamı resmediyordu.Adam serbest kalan eliyle bir kapıya vuruyor ve içeriden bir cevap bekler halde duruyordu.

Tabloyu inceleyen sanat eleştirmenlerinden biri :"Güzel tablo doğrusu. " demişti Hunt'a."Ama anlamını bir türlü kavrayamadım.Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı?Kapıya tokmak takmayı unutmuşsunuz da..."

Ressam gülümsedi.Tam da bu soruyu bekler gibiydi:
"Adam alelade bir kapıya vurmuyor" dedi. "Bahçedeki bu kapı, insanın kalbini temsil ediyor. Ancak içeriden açılabildiği için de kalbin dışarıdan tokmağa ihtiyacı yoktur."





Bir düşün,
Sevgili'nin kapısı olsaydın, kapıyı kendine açar mıydın??
Kendimden kendime açılan, kolu içerde, dışarıdan açılmayan, kendimden geçmeden kendime açılmayan...
-alıntı-

 

Eyvàh!

Talebe
kilit.JPG

Fettah isminin ışığına varıp kalp gözümüzü körleyen perdeleri açalım...
Eşikte bekletmeyelim kimseyi ve kapıları açalım ...
Küsmeyelim kimseye ve kapıları hep aralık bırakalım ...
Her sözümüzü Fettah isminin sırrıyla açalım...


YA FETTAH....Sen çözersin bağı dilleri
Sen açarsın kapalı gönülleri
Sen aralarsın perdeleri
Sen kaldırırırsın kalbin mühürlerini
Sen açarsın dürülü tomurcukları
Sen açarsın tomurcukların kalbini
Sen açarsın gerçeğe gönülleri...​
 

Eyvàh!

Talebe
92234817_642147bfaa.jpg


Kurumuş dallar, bir mezar, sıvası dökülmüş bir duvar..
Kapılar, ardında ne olduğu bilinmeyen, belki merak dahi edilmeyen bazen..
Zahir kapının önünde bir kaç Batın kapı var..
Mezardan ahirete açılan kapılar.
Üzerlerindeki kurumuş yapraklara bakmayın, bu kapının ardında inşallah bir nevbahar var !.....


alıntı
 

Eyvàh!

Talebe



Kapalı kapılar var hayatımızda..
Nicedir açmadığımız, bilerek kapattığımız, üstüne kör bir kilit vurduğumuz kapılar..
Bazen açmaya korktuğumuz, bazen ardındakilerle yüzleşmekten çekindiğimiz kapılar..
Eski bir dostluk bazen, eskiden yapıp ettiklerimiz bazen..
Eski “biz”, eskimeyen izlerimiz..
Kapıların ardında kalan..Hayatımızdan uzak durmasını istediklerimiz.
Cesaretimizdir bu bazen, bazen yenilgimiz..Bazen hayretimiz, bazen isteklerimiz.
Ne çok kapıyı kapattık dostlar, ne çok kapı kapandı yüzümüze.
Nasıl kapılar açıldı, kapattıklarımızın yerine?...
Masumiyeti, insafı kapatan insanlar gördüm, üzerlerine kör bir kilit taktıklarını..Anahtarlarını da dipsiz kuyuya attıklarını..
Nice erdemin üzerine kapatılan kapıların yerine, ardına kadar zevk-ü sefanın ışıltılı kapılarının açıldığına şahit oldu bu yeryüzü..
Kendisini sevenlerin üzerine kapılar çarptı yeryüzünde kimileri..
Kimileri kendini gelip geçici “dünya”ya kapattı..
Dünya, sadece kendisi için yaşayanlara en büyük kapalı kapı oldu.
..
Kapattık bazı kapıları dostlar…kör bir kilit vurduk üzerlerine..
Şimdi açılırlar mı yeniden, en tılsımlı sözleri söylesek?..
Yahut yeni kapılar açsak, kaybettiklerimizin peşine düşsek..
Kör kilitli kapıları açmak gerek dostlar..Biraz cesaret gerek belki..
Gerçeklerle yüzleşmeye cesaret, gerçekleri kabullenmeye cesaret..
Ve gayret, ve gayret…

Sevgiyle çaldığınız tüm kapıların ardına dek açılması dileğiyle…
 

Eyvàh!

Talebe
Açık ve Kapalı Kapılar

336479253d3a2f86565mra1.jpg


Sıra sıra kapılar...Kimi kırık, kimi açık, kimi kapalı..
Kiminden girmeyi bile aklımızdan geçirmediğimiz..Kimine davet edilmeden girdiğimiz.
Hep kapılardan gireriz, hep kapıları kapatırız başka bir yere gittiğimiz zaman..Kimi zaman açık bırakırız kapıları, kimi zaman gittiğimiz yerdeki kapıları açık bulmak isteriz..

Kapalı kapılar, merak celbeder..Bazen ülfete meylettirir..
Bazen de yorulmak, emek vermek istemeyiz, sadece açık kapıları tercih ederiz..

Ama hayatta hem açık kapıların hem hiç açılmamış olanların bir anlamı bir değeri vardır..

Bazen bizden önce yoldan geçen, açık bırakmış, bazen anahtarı elimize bırakıp gitmiştir..Sühuletle takip ederiz izleri, kolayca buluruz yolumuzu ve girdiğimiz kapıda huzura kavuşuruz..

Bazen, birileri açık kalması gereken kapılara bizden evvel ulaşıp, kapatmış, üstüne kilit vurmuş, anahtarını da bir yerlere gizlemiştir..O zaman da emek gösteririz, mücadele ederiz, bazen yardım isteriz, ve nihayetinde zorluklarla açılmış kapılardan içeri gireriz..Yolumuza devam ederiz...
Bu kapıda da ayrı bir huzur, ayrı bir hikmet, ayrı bir yol buluruz..


İşte böyle, giderken dünyanın başka başka yerlerinde, gezinirken başka başka halet-i ruhiyelerde, bir açarız, bir kapatırız kapıları..

Hayra götürecek kapıları ardına dek açmak,
Bir hayır çıkmayacağını düşündüğümüz kapılardan kaçınmak, kapılarını sıkı sıkıya kapatmak gerek yolumuzda ilerlerken..

Kapılara şöyle bir bakmak, aralamak, temkinli olmak gerek..

Bakarsınız, kapı kapıyı aralar...
 

Eyvàh!

Talebe
İrili Ufaklı Kapılar..



İrili ufaklı kapılar..Dar geçitler geniş girişler..
Hayat kapılarla doludur..
Bizler bir koridorda gider dururuz..Sağda ve solda üzeri örtülerle kapalı kapılar vardır..Hadis-i Kutsi beyanınca..
Her kapının başında bir uyarıcı vardır..Doğru yoldan sapmayalım ve açmamamız gereken kapıları açmayalım diye..
Hayatımızın ne kadar erken bir döneminde doğru kapılardan içeri girersek o kadar güzel oluyor..O kadar, güzel şekilleniyor hayat..
Bir sohbet dinlemiştim bugün..
Orada "Ali Rıza Çopur"un bir sözü geçmişti..
"Yanlış bir kapıyı çalmışım dostlar
Yanlış bir kapı açılmış ardına kadar"...
Cümle hakikatli bir hatırlatıştı..
Evet..herkes bir kapıyı çalıyor..
Meraktan, çaresizliğe çare aramaktan, yalnızlıktan, bilgiye susamışlıktan yahut başka bir sebepten..
Bir kapı çalınıyor evet ama..Hangi kapı açılıyor?..
Ve malesef, dünyamızda yanlış kapılar, bir kez çalınmaya görsün, "ardına kadar açılıyor!"...
Bunun için..
İçsel koruyucumuz vicdanımızın sesine kulak vererek..
Ve ilahi emirlerin yolunu tutarak, yanlış kapılardan kaçınmalıyız..
Ve..Hani bir yolun üzerinden, bir şey kaldırmak bile bir hizmettir ya..İşte bir yanlış kapı kapatmak kim bilir ne büyük hizmettir..
Ben dilerim ki yanlış kapıları sonuna kadar kapatabilenlerden olalım bizler..
 
Üst