kapilar

Eyvàh!

Talebe
Kapıların en güzellerinden biri



Küçük, masum, kendi halinde yerlerden hoşlanıyoruz hepimiz..
Yemyeşil bir manzaranın bir kenarında duran, küçük klubeye bakarken, mest oluyor, orada bulunmak istiyoruz..
Bizler, aslında küçük şeylerle mutlu, küçük şeylere talibiz..

Kapıların küçükleri de cazip bu yüzden..
Bu yüzden, bu kapıyı gördüğümde tebessüm ediyor ve içeri girmek istiyorum..
Kapının da samimisi olur mu demeyin?..
Samimi geliyor bana böylesi evler ve kapıları, kapıların açtıkları..
Çünkü, küçük yerlerde doğallık vardır, iç içelik vardır..
İki kişi sığamazsınız bu kapıdan, ama içeride çok kişi yaşarsınız..
Bir sedir, bir ocak tüten, bir kilim, eski tuğlalar, kireçle kaplı duvarlar..
Bu kapıdan açılacak küçük bir dünyanın küçük dekorlarıdır.

Devasa kapılar ne kadar haşmetliyse, küçük kapılar da öylesi tevazu sahibi..İçimizde bir yerlerde saklanmış tevazu isimli minik çocuk seviyor bu kapıyı da işte o yüzden samimi geliyor bizlere..

Efendim, samimiyetin kapısından girip, mutlulukla karşılaşıyorum..
Tevazu kapısından girince, yüce insanları görüyorum..

Hem, alçak kapılardan, bir insan ne kadar haşmetli de olsa, eğilerek geçer, boynunu büker..
Tevazu kapısı öyle bir şey işte..

Şu kainatta, dünya denen mavi küçük bir noktada, o kapıyı açan, bu kapıdan çıkan insan, ne kadar büyüklenebilir ki zaten..
Bunun için, en güzel kapılardan biridir Tevazu..
 

Eyvàh!

Talebe


Bir viraneydi bu kez önünden geçtiğimiz kapı..
Etraf çöplerle dolu.Kapının kendisi de çöpten bir kapı misali durmuş orada..

Evimizin önüne kimsenin çöp atmasını istemeyiz..Evimizin önü temizdir..Sürekli temizleriz çünkü..
Ama sahipsiz kaldığında evler ve kapılar, böyle viraneler oluyorlar. Sahipsizlik ne kötü !..
Sahibi olduğumuz, yahut devraldığımız bir "emanet"i başıboş bıraksak böyle bir manzarayla karşılaşacağız işte..

Bir sokağın, "selam vereni" olmak kadar basit bir örnek olsun mesela..Selam vermeyi kestiğimizde, işte böyle virane bir kapı bırakacağız belki geride..
Bakımını üstlendiğimiz bir bitki yahut hayvana bakmadığımızda yine böylesi bir tablo çıkacak karşımıza..

Doğruluk, dürüstlük gibi erdemlerimizin sahibi olmaktan vazgeçtiğimizde de, kişiliğimizde oluşacak görüntü buna benzeyecektir yine..

İşte bir virane resmi bu..
Bu virane resmiyle, geriye dönüp orda burda bıraktığımız viranelerin görüntülerini görmeye çalışıyorum..

Hayal dürbünüm yine elimde..
Yine uzakları gösteriyor.

Yine bir kapı açılıyor, bir "kapı"dan..
 

Eyvàh!

Talebe
Kapı içre kapı



Bir kapı açtım: ismi merak'tı..
Kapı içre kapılar açıldı. Bir kapıda mazi, bir kapıda müstakbel..
Bir kapıda kainat, bir kapıda ahiret..
Basamaklar, geleceğe tırmanıyordu..
Basamaklara basmadığımda, geçmişten başkasını görmüyordum..
Müstakbel hayal oluyordu..
Açtığım merak kapısını kapatıp, gidemiyordum bu diyardan.
Kapısız bir zaman dilimi arıyordum..
Sonra buldum, bugün'ümdü kaybolan..
Kapısı olmayan..
Kapalı olan şeye kapı konurdu..
Bugün ise; açıktı bana..

Ve merak kapısının, açtığı en güzel şey
yaşamıma kattığı en önemli şey
bugünümdü..

mazinin ve müstakbelin ortasında..
bugünümü kucakladığımdan beri..
güzelleşmişti iç dünyam..
küçük, küçücük dünyam..

Merak kapısı, hala açık..
Bilmiyorum, başka neler daha getirecek,
Neler bırakıp gidecek avuçlarıma..

 

Eyvàh!

Talebe
kappd9.jpg


‘’Umutlar tutsak olmuş
Yürek ritim vurmuyor
..
Söz tükendi,duyan yok..
Dost kıymeti bilen yok..
Kapılar hep kilitli,
Onu bir SEN açarsın..’’

 

HAYA

Sevdam Davam
’Umutlar tutsak olmuş
Yürek ritim vurmuyor
..
Söz tükendi,duyan yok..
Dost kıymeti bilen yok..
Kapılar hep kilitli,
Onu bir SEN açarsın..’



emegine yüregine saglık hepsi birbirinden güzel paylaşımlar gönül gözüyle görüp gönül kapısını hak diye açmak dilegiyle



dua ile
 

HAYA

Sevdam Davam
allaah_and_muhammad.jpg


Birisine denildi ki. “Hangisi sana daha sevgilidir. Kardeşin mi, dostun mu?” Şöyle cevap verdi:”Kardeşim,dostum değilse onu sevmem.”

İbn Abbas şöyle der: “Dost, akrabadan daha çok destek olur. Görmüyor musun? Cehennemlikler yardımi isterken, “şimdi artık bizim ne şefaatçimiz var,ne de yakın bir dostumuz”* derler de, baba ve annelerinden yardım istemezler.”

*Şuara suresi
__________________
 

HAYA

Sevdam Davam
susacagimui8.jpg

SUSUYORUM.


Suskunluklarımdan nefret ediyor insanlar.
Bunun kayıtsızlık, aldırmazlık, hatta genişlik olduğunu düşünüyorlar.
Ben bu yargıyı değiştirmek için hiçbir şey yapmıyorum.
Suskunluğun çoğu zaman "acz"den
kaynaklığını bilemez onlar.

Ses bir "külfet" çoğu zaman.

Bazı şeyleri susarak aşıyorum.
 
Üst