Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Kelime Analizi
Kelime Analizi 183: Mutaf
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kenz-i mahfi" data-source="post: 600835" data-attributes="member: 1024011"><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">MUTAF (Farsça) </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Kelime manası olarak kıldan çul (kilim, paspas) dokuyan ve satan kimse demektir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Kelime kökeni olarak Farsça "mûytâb" kelimesinden gelmektedir. Bu kelime "keçi kılından örülmüş çuval vb, bunu yapan kimse" manalarına gelmektedir. Farsça'da "mûy" kelimesi "kıl, saç" demektir. Farsça'da "tâb" kelimesi ise "ören, örgü" manalarına gelmektedir. Yine Farsça "tâftan, tâb" kelimeleri "iplik bükmek, eğirmek, örmek" gibi manalara gelmektedir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Keçi kılını ip haline getirerek dokuyan, çeşitli ürünler elde eden esnafa "mutaf" denilmektedir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Keçi kılları renklerine göre sınıflandırılır ve atılarak kabartılır. Atılan kıllar çark adı verilen eğirme işleminden geçirilir ve bükülerek ip haline getirilir. Daha sonra bu ipler mutaf tezgahında dokunur. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Keçi kılından hayvan çulu, yem torbası gibi şeyleri dokuyan kimse, keçi kılından dokunmuş veya örülmüş hayvan çulu, yem torbası gibi şeyleri ifade etmek için "mutaf" kelimesi kullanılmşıtır. Bu kelimenin çoğulu "muytaban" kelimesi olarak Farsça'dır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Keçi kılın mutaflık sanatının hammaddesidir. Kılın içinde mutaflıkta kullanılan en kaliteli kıl çebiç kılıdır. Yani 1 yaşını doldurmuş keçi demektir. Bu kıl yumuşaktır. Kıl dokumalarının atkı ipi çebiç kılından yapılır. Eriş (çözgü ipi) ise erkek ve dişi diğer keçi kıllarından yapılır. Erkek hayvannı kılları uzun ama sert, dişi keçilerin ise kılları kısa olur. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Keçinin Mayıs, Haziran veya sütü sağılıyorsa Temmuz ayında yılda bir kez kırkımı yapılır. Bir yaşındaki hayvanlar mayıs ayında, diğerleri ise Haziran ve Temmuz ayında kırkılır. Kırkım yapıldıktan sonra kıl içindeki başka maddeler (pıtrak vb.) arındırılmak için kıl tarağı kullanılmaktadır. Taranan kıllar yayda atılarak ayrıştırılırlar. Sonra su ile nemlendirilerek özeme haline getirilirler. Özeme kıllara kirmanda büküm verirken kola takılan halidir. Çözgü olarak kullanılacak kıllar çarkta bükülür. Çarka çıkrık denilmektedir. Argaç ve erişler çarkta büküldükten sonra iplerin mukavemet kazanması için gerginlenirler. İki ağacın gövdesinin etrafından ipler dolandırılır. Sonra 4-5 cm çapında 1,5 metre uzunluğundaki yuvarlak ağaçla ortasından çaprazlık verilerek gerdirilir. Bu ağaca gergi, yapılan işleme de gergileme denilir. Argaç ve erişler gerginlenmeden yumak halindeyken sıcak suya batırılıp gergilenir. Gergide 2-3 gün bekleyen ipler tekrar yumak haline sarılıp dokumaya hazır hale gelirler. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Çuval, heybe, at örtüsü, çadır ve diğer dokumaların özelliğine göre çözgü sayısı ayarlanır. Isparta ilinin dokuma kültürü çok zengindir. İklimi, bitki örtüsü, yerleşen Yörük ve Türkmen gruplarının çeşitliliği bunun en önemli sebeplerindendir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Kanuni Sultan Süleyman döneminde Anadolu'da üç önemli dokuma merkezi bulunmaktadır. Bunlar Hamid (Isparta), Karaman ve İçel'in Gezende kasabasıdır. Isparta yöresi 1204 yılında Kılıç Arslan döneminde Anadolu Selçuklu Devletine katılmıştır. 13. yüzyılın başlarında yöreye yerleşen Teke Aşiretine bağlı Türkmenler 1300 yıllarında Hamitoğulları Beyliğini kurmuşlardır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Yörüklerin göçleri Akdeniz kıyısından baharda başlayıp Karaman, Konya, Akseki, Isparta, Afyon, Denizli'den Muğla'ya kadar uzanmakta idi. Bir çok Yörük grupları artık yerleşik hayata geçmiş olup, dokuma alışkanlıklarına burada devam etmektedirler. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Dukamacılık sanatında bir dal olan mutaflık, Osmanlı Devleti döneminde önemli bir geçim kaynağı idi. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Mutaflık sanatı Anadolu'nun iki güzide şehrinde yoğunlaşmaktadır. Bunlar Afyonkarahisar ve Isparta'dır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Mutafların çoğunluğunun Dere Mahallesi'nde toplandıkları bilinmektedir. İkinci Dünya Savaşı sırasında 8 yıl boyunca oyduya buradan kıl heybe, at örtüsü ve kıl çuval dokunmuştur. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Plastik çuvalların üretilmesinden sonra mutaflığa rağbet kalmamıştır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Toroslar ve Batı ve İç Anadolu bölgelerinde kıl keçisinin yoğun olarak bulunmasından dolayı hammaddeye bağlı olarak mutaflık sanatı gelişmiştir. Bu sanat özellikle Yörük yaşamının çok olduğu yörelerde mevcut idi. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Risale-i Nur Külliyatı'nda "mutaf" kelimesi sadece 2 defa zikredilmektedir. Barla Lahikası'nda "Dereli Mutaf Hafız Ahmet" ile "mutaf Hafız Mahmud Efendi" isimli şahısların ünvanlarında geçmektedir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 15px">Dereli Mutaf Hafız Ahmet Efendi, Risale-i Nur'un Ispartadaki ilk talebelerinden olup, 1897 Isparta doğumludur. Isparta'nın Dere Mahallesi'nde ikamet ettiği için "Dereli", keçi kılından çul dokuyup sattığı için ise "Mutaf" lakabıyla anılmakta idi. 1965 yılında vefat etmiştir. Kabri Dere Mahallesi Mezarlığındadır. </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kenz-i mahfi, post: 600835, member: 1024011"] [FONT=Times New Roman][SIZE=4]MUTAF (Farsça) Kelime manası olarak kıldan çul (kilim, paspas) dokuyan ve satan kimse demektir. Kelime kökeni olarak Farsça "mûytâb" kelimesinden gelmektedir. Bu kelime "keçi kılından örülmüş çuval vb, bunu yapan kimse" manalarına gelmektedir. Farsça'da "mûy" kelimesi "kıl, saç" demektir. Farsça'da "tâb" kelimesi ise "ören, örgü" manalarına gelmektedir. Yine Farsça "tâftan, tâb" kelimeleri "iplik bükmek, eğirmek, örmek" gibi manalara gelmektedir. Keçi kılını ip haline getirerek dokuyan, çeşitli ürünler elde eden esnafa "mutaf" denilmektedir. Keçi kılları renklerine göre sınıflandırılır ve atılarak kabartılır. Atılan kıllar çark adı verilen eğirme işleminden geçirilir ve bükülerek ip haline getirilir. Daha sonra bu ipler mutaf tezgahında dokunur. Keçi kılından hayvan çulu, yem torbası gibi şeyleri dokuyan kimse, keçi kılından dokunmuş veya örülmüş hayvan çulu, yem torbası gibi şeyleri ifade etmek için "mutaf" kelimesi kullanılmşıtır. Bu kelimenin çoğulu "muytaban" kelimesi olarak Farsça'dır. Keçi kılın mutaflık sanatının hammaddesidir. Kılın içinde mutaflıkta kullanılan en kaliteli kıl çebiç kılıdır. Yani 1 yaşını doldurmuş keçi demektir. Bu kıl yumuşaktır. Kıl dokumalarının atkı ipi çebiç kılından yapılır. Eriş (çözgü ipi) ise erkek ve dişi diğer keçi kıllarından yapılır. Erkek hayvannı kılları uzun ama sert, dişi keçilerin ise kılları kısa olur. Keçinin Mayıs, Haziran veya sütü sağılıyorsa Temmuz ayında yılda bir kez kırkımı yapılır. Bir yaşındaki hayvanlar mayıs ayında, diğerleri ise Haziran ve Temmuz ayında kırkılır. Kırkım yapıldıktan sonra kıl içindeki başka maddeler (pıtrak vb.) arındırılmak için kıl tarağı kullanılmaktadır. Taranan kıllar yayda atılarak ayrıştırılırlar. Sonra su ile nemlendirilerek özeme haline getirilirler. Özeme kıllara kirmanda büküm verirken kola takılan halidir. Çözgü olarak kullanılacak kıllar çarkta bükülür. Çarka çıkrık denilmektedir. Argaç ve erişler çarkta büküldükten sonra iplerin mukavemet kazanması için gerginlenirler. İki ağacın gövdesinin etrafından ipler dolandırılır. Sonra 4-5 cm çapında 1,5 metre uzunluğundaki yuvarlak ağaçla ortasından çaprazlık verilerek gerdirilir. Bu ağaca gergi, yapılan işleme de gergileme denilir. Argaç ve erişler gerginlenmeden yumak halindeyken sıcak suya batırılıp gergilenir. Gergide 2-3 gün bekleyen ipler tekrar yumak haline sarılıp dokumaya hazır hale gelirler. Çuval, heybe, at örtüsü, çadır ve diğer dokumaların özelliğine göre çözgü sayısı ayarlanır. Isparta ilinin dokuma kültürü çok zengindir. İklimi, bitki örtüsü, yerleşen Yörük ve Türkmen gruplarının çeşitliliği bunun en önemli sebeplerindendir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Anadolu'da üç önemli dokuma merkezi bulunmaktadır. Bunlar Hamid (Isparta), Karaman ve İçel'in Gezende kasabasıdır. Isparta yöresi 1204 yılında Kılıç Arslan döneminde Anadolu Selçuklu Devletine katılmıştır. 13. yüzyılın başlarında yöreye yerleşen Teke Aşiretine bağlı Türkmenler 1300 yıllarında Hamitoğulları Beyliğini kurmuşlardır. Yörüklerin göçleri Akdeniz kıyısından baharda başlayıp Karaman, Konya, Akseki, Isparta, Afyon, Denizli'den Muğla'ya kadar uzanmakta idi. Bir çok Yörük grupları artık yerleşik hayata geçmiş olup, dokuma alışkanlıklarına burada devam etmektedirler. Dukamacılık sanatında bir dal olan mutaflık, Osmanlı Devleti döneminde önemli bir geçim kaynağı idi. Mutaflık sanatı Anadolu'nun iki güzide şehrinde yoğunlaşmaktadır. Bunlar Afyonkarahisar ve Isparta'dır. Mutafların çoğunluğunun Dere Mahallesi'nde toplandıkları bilinmektedir. İkinci Dünya Savaşı sırasında 8 yıl boyunca oyduya buradan kıl heybe, at örtüsü ve kıl çuval dokunmuştur. Plastik çuvalların üretilmesinden sonra mutaflığa rağbet kalmamıştır. Toroslar ve Batı ve İç Anadolu bölgelerinde kıl keçisinin yoğun olarak bulunmasından dolayı hammaddeye bağlı olarak mutaflık sanatı gelişmiştir. Bu sanat özellikle Yörük yaşamının çok olduğu yörelerde mevcut idi. Risale-i Nur Külliyatı'nda "mutaf" kelimesi sadece 2 defa zikredilmektedir. Barla Lahikası'nda "Dereli Mutaf Hafız Ahmet" ile "mutaf Hafız Mahmud Efendi" isimli şahısların ünvanlarında geçmektedir. Dereli Mutaf Hafız Ahmet Efendi, Risale-i Nur'un Ispartadaki ilk talebelerinden olup, 1897 Isparta doğumludur. Isparta'nın Dere Mahallesi'nde ikamet ettiği için "Dereli", keçi kılından çul dokuyup sattığı için ise "Mutaf" lakabıyla anılmakta idi. 1965 yılında vefat etmiştir. Kabri Dere Mahallesi Mezarlığındadır. [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Kelime Analizi
Kelime Analizi 183: Mutaf
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst