genc_kalem
Okumak,Yaşamaktır
بسم الله الرحمن الرحيم
ALLAHÜ TEALÂ’NIN SEVDİĞİ VE SEVMEDİĞİ KULLAR VE AMELLER
Hazırlayan: Mehmed Zahid Akın
Allahütealâ’nın rıza ve sevgisine nâil olmak bütün Müslümanların en büyük arzusu olmalıdır. Bir Müslüman’ın her ameli bu gayeye hizmet etmeli; gece ve gündüz, zihni “acaba ne yaparsam Allah benden hoşnut olur ve beni sever” sualiyle meşgul olmalıdır.
Peki, Allahütealâ bir kulunu sevince ne olur?
Sahih-i Buhari’de geçen bir kutsî hadiste Allahütealâ şöyle buyuruyor:
مَنْ عَادَى لِي وَلِيًّا فَقَدْ آذَنْتُهُ بِالْحَرْبِ وَمَا تَقَرَّبَ إِلَيَّ عَبْدِي بِشَيْءٍ أَحَبَّ إِلَيَّ مِمَّا افْتَرَضْتُ عَلَيْهِ وَمَا يَزَالُ عَبْدِي يَتَقَرَّبُ إِلَيَّ بِالنَّوَافِلِ حَتَّى أُحِبَّهُ فَإِذَا أَحْبَبْتُهُ كُنْتُ سَمْعَهُ الَّذِي يَسْمَعُ بِهِ وَبَصَرَهُ الَّذِي يُبْصِرُ بِهِ وَيَدَهُ الَّتِي يَبْطِشُ بِهَا وَرِجْلَهُ الَّتِي يَمْشِي بِهَا وَإِنْ سَأَلَنِي لَأُعْطِيَنَّهُ وَلَئِنْ اسْتَعَاذَنِي لَأُعِيذَنَّهُ وَمَا تَرَدَّدْتُ عَنْ شَيْءٍ أَنَا فَاعِلُهُ تَرَدُّدِي عَنْ نَفْسِ الْمُؤْمِنِ يَكْرَهُ الْمَوْتَ وَأَنَا أَكْرَهُ مسَاءَتَه
“Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıracak olan amellerden en çok hoşuma gideni (kulumun) ona farz kıldığım şeyleri eda etmesidir. Kulum nafilelerle bana yaklaşmaya[1] devam eder ve sonunda sevgime erişir. Onu bir sevdim mi onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benden bir şey istedi mi onu muhakkak veririm. Benden sığınma talep ederse onu mutlaka korurum. Ben yaptığım hiçbir şeyde mü’min kulumun ruhunu kabzedecekken ettiğim kadar tereddüt etmedim. (Zira) o ölümü sevmez ben de onun sevmediğini sevmem.”[2]
Bir mü’min için bundan büyük saadet olabilir mi?
Buradan hareketle hepimize düşen vazife; Allah’ın sevgisine, iltifatına nail olabilmek için Kur’ân-ı Kerimi ve Sünneti iyi tahlil ederek bu kaynaklarda gösterilen yolu hakkıyla ta’kib ve tatbik etmektir.
Mesela kul, “Allah, muttakileri sever” ayetini okuyunca muttaki olmak için çalışacak, takvayı, Allahütealâ’nın emirlerine uygun yaşamayı; “Allah, muhsinleri sever” ayetini okuyunca ihsanı, Allah’ı görüyormuşçasına ibadet etmeyi ve işini hakkıyla yapmayı kendisine şiar edinecektir. Kul bir yandan Allahütealâ’nın sevgisine nâil olmanın yollarını ararken bir yandan da Allahüteala’nın sevmediği, kerih gördüğü şeyleri bilecek ve onlardan kaçınacaktır.
Bu çalışma sadece Allah şunları sever, şunları sevmez şeklindeki ayetleri ihtiva etmekle konunun bir mukaddimesi niteliğini taşımaktadır. Bu mukaddimeyi tamamlamak ise Kuran’ı Kerim ve Hadis-i Şerifleri okumak suretiyle fert fert bütün Müslümanlara düşmektedir.
Çalışmamızda ilgili ayetlerdeki konu bütünlüğünü göz önünde bulundurarak ayetin tamamını, gerektiği yerde de ayetin öncesi ve sonrasını da zikretmeye çalıştık.
Ayet-i kerimelerin meallerini açıklama ve dipnotlarıyla beraber muhterem Hasan Tahsin Feyizli Hoca’nın hazırladığı Feyzü’l-Furkan isimli açıklamalı Kur’an mealinden aldık.
Ey Allah’ım senden sevgini, seni sevenleri sevmeyi ve senin muhabbetine yaklaştıran amelleri sevmeyi dilerim. Allah tarafından sevilen bahtiyarlardan olma ümidiyle.(âmin).
[1] Nafilelerle yaklaşanlar, öncelikle farzları yerine getirenlerdir, farzları ihlal edenler değil.
[2] Buhari – Rikak 38 / 6502 (Fethu’l-Bâri Şerhu Sahihi’l-Buhari c:11 shf:414 Daru’s-Selam- Riyad 2000)