Kuran'da Müminlerin Vasıfları..

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
20- İYİLİĞİ ANLATMAK İÇİN GAYRET EDERLER :
88- Fakat Elçi ve onunla beraber inananlar, mallariyle, canlariyle cihâdettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır ve işte başarıya erenler onlardır. [9 Tövbe 88 ]

39- Fitne (baskı) kalmayıncaya ve din tamamen Allâh'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer (baskıya) son verirlerse muhakkak ki Allâh, ne yaptıklarını görmektedir. [8 Enfal 39]

16 -Yoksa siz, Allâh içinizden cihâd eden ve Allah'tan, Elçisinden ve mü'minlerden başkasını kendisine sırdaş edinmeyenleri bilmeden, bırakılacağınızı mı sandınız? Allâh yaptıklarınızı haber almaktadır.
[9 Tövbe 16]

20 -İnanan, hicret eden ve Allâh yolunda mallarıyle, canlarıyle savaşanların, Allâh katında dereceleri daha büyüktür. İşte kurtuluşa erenler onlardır. [9 Tövbe 20]

78 -Allâh uğrunda, O'na yaraşır biçimde cihâd edin. O, sizi seçti ve dinde size bir güçlük yüklemedi; babanız İbrâhim'in dini(ne uyun). O (Allâh) bu (Kur'â)ndan önce(ki Kitaplarda) da, bu(Kur'â)nda da size "müslümanlar" adını verdi ki, Elçi size şâhid olsun, siz de insanlara şâhid olasınız. Haydi namazı kılın, zekâtı verin ve Allah'a sarılın; sâhibiniz O'dur. Ne güzel sâhip ve ne güzel yardımcıdır (O)!
[22 Hacc 78]

10- Ey inananlar, size, sizi acı azâbdan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi?
11- Allah'a ve Elçisine inanırsınız, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihâd edersiniz. İşte bilirseniz, sizin için en iyisi budur. [61 Saff 10-11]

75 -Size ne oldu ki Allâh yolunda ve; "Rabbimiz bizi şu, halkı zâlim kentten çıkar, bize katından bir koruyucu ver, bize katından bir yardımcı ver!" diyen zayıf erkek, kadın ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?
[4 Nisa 75]

19 - Kim de âhireti ister ve inanarak ona yaraşır biçimde çalışırsa, öylelerinin çalışmalarının karşılığı verilir.
[17 İsra 19]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
21- HAKKI SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMEZLER :

54 -Ey inananlar, sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allâh, yakında öyle bir toplum getirecek ki (O) onları sever, onlar da O'nu severler. Mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve şiddetlidirler. Allâh yolunda cihâd ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allâh'ın bir lutfudur, onu dilediğine verir. Allâh'(ın lutfu) geniştir, (O), bilendir. [5 Maide 54]

67 -Ey Elçi, Rabbinden sana indirileni duyur; eğer bunu yapmazsan, O'nun mesajını duyurmamış olursun. Allâh seni insanlardan korur. Doğrusu Allâh, kâfirler toplumunu yola iletmez.
[5 Maide 67]

2 -(Bu,) Sana indirilen bir Kitaptır. Onunla (insanları) uyarman ve insanlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın (hiç kuşkulanma, tasalanma, bu tamamen Allâh tarafındandır. Sen hemen insanları uyar). [7 A'raf 2]


22- BİLENLERE DANIŞIRLAR :

59 -Ey inananlar, Allah'a itâ'at edin, Elçiye ve sizden olan buyruk sâhibine itâ'at edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; -Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız – onu Allah'a ve Elçiye götürün. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.[4 Nisa 59]

83- Onlara güven veya korkuya dair bir haber gelse onu yayarlar. Halbuki onu Elçi'ye ve aralarında buyruk sâhiplerine götürselerdi, işin içyüzünü araştırıp çıkaranlar, onun ne olduğunu (haberin taşıdığı anlamı) bilirlerdi. Eğer size Allâh'ın lutfu ve rahmeti olmasaydı, birçok işinizde şeytâna uyardınız.
[4 Nisa 83]

38 -Rablerinin çağrısına gelirler, namazı kılarlar. İşleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan hayır için harcarlar. [42 Sura 38]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
23- SİSTEMATİK DAVRANIRLAR :
71- Ey inananlar, (uyanık bulunup) korunma(tedbirleri)nizi alın, bölük bölük, ya da hep birlikte savaşa gidin.
[4 Nisa 71]

67 -Ve dedi ki: "Oğullarım, (Mısır'a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm, yalnız Allâh'ındır. (O size ne takdir etmisse muhakkak olacaktır.) Ben O'na tevekkül ettim, tevekkül edenler de O'na tevekkül etsinler!" [12 Yusuf 67]

76 -Bunun üzerine (Yûsuf), kardeşinin yükünden önce ötekilerin yüklerini aramağa başladı; sonra tası kardeşinin yükünden çıkardı. İşte Yûsuf'a böyle bir çare öğrettik. Yoksa kralın dini(kanunu)na göre (Yûsuf) kardeşini alamazdı. Meğer Allâh dilemiş olsun. (Biz) dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her bilgi sâhibinin üstünde daha bir bilen vardır. [12 Yusuf 76]

102- Sen de içlerinde bulunup onlara namazı baslattığın zaman onlardan bir bölük seninle beraber namaza dursun ve silâhlarını da yanlarına alsınlar. (Namazda olanlar), secde edince arkanıza geçsinler; bu kez namaz kılmayan öteki bölük gelsin, seninle beraber namaz kılsınlar, korunma(tedbir)lerini ve silâhlarını da alsınlar. İnkâr edenler istediler ki siz silâhlarınızdan ve eşyanızdan gaflet etseniz de birden üzerinize bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda size bir günâh yoktur. Ama korunma tedbirinizi alın (uyanık bulunun). Allâh, kâfirlere alçaltıcı bir azâb hazırlamıstır.
[4 Nisa 102]

19-Yine böyle onları dirilttik ki, kendi aralarında (birbirlerine) sorsunlar: İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız?" dedi. "Bir gün, ya da günün bir parçası (kadar kaldık)." dediler. (Fakat işin içyüzünü iyice bilmediklerinden herşeyi en iyi bilenin Allâh olduğunu ifade ettiler): "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir, dediler, birinizi şu gümüş (para) ile şehre gönderin, baksın, hangi yiyecek daha temiz (ve nefis) ise ondan size bir azık getirsin; fakat çok dikkatli davransın, sakın sizi birisine sezdirmesin." [18 Kehf 19]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
24- OLAYLARDAN ETKİLENMEZLER :
54- Tuzak kurdular, Allâh da onların tuzaklarına karşılık verdi; çünkü Allâh, en iyi tuzak kurandır. [3 Al-i İmran 54]

120 -Size bir iyilik dokunsa (Bu,) Onları tasalandırır; size bir kötülük dokunsa, ona sevinirler. Eger sabreder, korunursanız, onların tuzağı size hiçbir zarar vermez. Şüphesiz Allâh, onların yaptıklarını kuşatmıstır.
[3 Al-i İmran 120]

142 -İki yüzlüler, Allâh'ı (gûyâ) aldatmaya çalışırlar. Oysa, O, onları aldatır. Namaza kalktıkları zaman da üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allâh'ı pek az anarlar.
[4 Nisa 142]

62- Eğer sana hile yapmak isterlerse (korkma) Allâh sana yeter. O ki, yardımıyle seni ve mü'minleri destekledi. [8 Enfal 62]

34- Rabbi onun du'âsını kabul buyurdu da onların düzenini ondan savdı. Şüphesiz O, işitendir, bilendir.
[12 Yusuf 34]

52- (Gerçegi söyledim ki Yûsuf) Benim, arkadan kendisine hâinlik etmediğimi ve Allâh'ın, hâinlerin tuzağını başarıya ulaştırmayacagını bilsin." [12 Yusuf 52]

46 -Onlar tuzaklarını kurdular. Oysa tuzakları dağları yerinden kaldıracak (cinsten) olsa bile onların tuzakları, Allâh'ın yanındaydı (Allâh onların tuzaklarını bozar, cezâlarını verirdi).
[14 İbrahim 46]

26- Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allâh, binâlarına temellerinden gelmiş, üstlerindeki tavan, başlarına çökmüştü! Ve azâb onlara ummadıkları yerden gelmişti.
[16 Nahl 26 ]

25 -(Mûsâ,) Onlara katımızdan hakkı getirince: "Onunla beraber inananların oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın!" dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkar. [40 Mü'min 25 ]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
25- AYETLER HAKKINDA TARTIŞMAZLAR :

16- (Kamu tarafından) Kabul edildikten sonra, hâlâ Allâh(ın dini hakkın)da tartışanların delilleri, Rableri yanında bâtıldır. Üzerlerine bir gazab ve onlara şiddetli bir azâb vardır.[42 Şura 16]

35- Ki âyetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.
[42 Şura 35]

9 -Böyledir, çünkü onlar, Allâh'ın indirdiğinden hoşlanmamışlar, Allâh da onların amellerini heder etmiştir.
[47 Muhammed 9]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
26- HAKKA UYARLAR :
116 -Yeryüzünde bulunan(insan)ların çoğuna uysan, seni Allâh'ın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zannediyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar. [6 En'am 116]

17 -Hiç böyleleri, şu kimse gibi olur mu ki, o Rabbinden bir delil üzerinde bulunur, ayrıca O'ndan bir şâhid de onu takib eder. O(Hak sâhidi Kur'a)n'dan önce de bir önder ve rahmet olarak Mûsâ'nın Kitabı var. İşte onlar O(Kur'â)n'a inanırlar. Topluluklardan kim onu inkâr ederse, onun yeri ateştir! O(Kur'â)n'dan hiç kuşkun olmasın. Muhakkak o, Rabbinden gelen gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
[11 Hud 17]

1 -Elif lâm mim râ. Şunlar Kitabın âyetleridir; Rabbinden, sana indirilen haktır, fakat insanların çoğu inanmazlar. [13 Ra'd 1]

89- Andolsun biz bu Kur'ân'da insanlara her çesit misali türlü biçimlerde anlattık, ama insanlardan çoğu inkârda direttiler. [17 İsra 89]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
27- KARARLI TUTUM İZLERLER :
135 -De ki: "Herkes gözetlemektedir. Gözetleyin, düzgün yolun sâhipleri kimdir, doğru yolda olan kimdir, bileceksiniz!" [20 Taha 135]

71- Onlara Nûh'un haberini oku. Kavmine: "Ey kavmim demişti, eğer benim kalkıp size Allâh'ın âyetlerini hatırlatmam, size ağır geldiyse, o halde ben Allah'a dayandım, siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınız işi kararlaştırın da işiniz başınıza dert olmasın. Sonra hükmünüzü bana uygulayın, bana hiç fırsat da vermeyin!" [10 Yunus 71]

195- Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var, yoksa görecekleri gözleri mi var, yahut işitecekleri kulaklarımı var? De ki: "(Allah'a) ortak(koştuk)larınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun, haydi (elinizden geliyorsa) hiç göz açtırmayın bana!" [7 A'raf 195]

61- Kim sana gelen ilimden sonra seninle tartışmaya kalkarsa, de ki: "Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra gönülden la'netle du'â edelim de, Allâh'ın la'netini yalancıların üstüne atalım!" [3 Al-i İmran 61]

57 -"Allah'a and olsun ki siz dönüp gittikten sonra putlarınıza bir tuzak kuracağım!"
[21 Enbiya 57 ]


26- Fir'avn dedi: "Bırakın Mûsâ'yı öldüreyim de, Rabbine yalvarsın (bakalım O, Mûsâ'yı kurtaracak mı?) Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden yahut yeryüzünde fesâd çıkaracağından korkuyorum"
27- Mûsâ dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz(olan Allâh)a sığındım." [40 Mü'min 26-27 ]

20- "Ben, beni taşla(yıp öldür)menizden, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan(Allâh)a sığındım."
21- "Eger bana inanmadınızsa bari ben(im yolum)dan çekilin."
[44 Duhan 20-21]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
28- GEREKİRSE YER DEĞİŞTİRİRLER (HİCRET EDERLER ) :
218- Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar, Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
[2 Bakara 218]

72-Onlar ki inandılar, hicret ettiler, Allâh yolunda mallariyle, canlariyle savaştılar ve onlar ki (yurtlarına göçenleri) barındırdılar ve yardım ettiler; işte onlar, birbirlerinin velisi(dostu, koruyucusu)durlar. İnanıp da hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar, onların velâyetinden size bir şey yoktur (onları korumakla yükümlü değilsiniz). Fakat dinde yardım isterlerse (onlara) yardım etmeniz gerekir. Yalnız, aranızda andlaşma bulunan bir topluma karşı (yardım etmeniz) olmaz. Allâh, yaptıklarınızı görmektedir.
[8 Enfal 72 ]

74 -Onlar ki, inandılar, hicret ettiler, Allâh yolunda savaştılar ve onlar ki, (göçmenleri) barındırdılar ve (onlara) yardım ettiler, iste gerçek mü'minler onlardır. Onlar için bağış ve bol rızık vardır.
[8 Enfal 74]

20 -İnanan, hicret eden ve Allâh yolunda mallarıyle, canlarıyle savaşsanların, Allâh katında dereceleri daha büyüktür. İşte kurtuluşa erenler onlardır. [9 Tövbe 20]

110 -Sonra Rabbin, şunların şu işkenceye uğratıldıktan sonra göç eden, sonra savaşan ve sabredenlerin yanındadır. Elbette (bütün) bun(lar)dan sonra Rabbin bağışlayan, esirgeyendir.
[16 Nahl 110]

97- Nefislerine yazık eden kimselere, canlarını alırken melekler: "Ne işte idiniz (dininiz için ne yapıyordunuz)?" dediler. (Bunlar): "Biz yer yüzünde âciz düşürülmüştük." diye cevap verdiler. Melekler dediler ki: "Allâh'ın yeri geniş değil miydi ki onda göç ed(ip gönlünüzce yaşayabileceğiniz bir yere gid)eydiniz?" İşte onların durağı cehennemdir, ne kötü bir gidiş yeridir orası!
[4 Nisa 97]

100- Allâh yolunda göç eden kimse, yeryüzünde gidecek çok yer ve bolluk bulur. Kim Allâh ve Elçisi için göç etmek amacıyle evinden çıkar da kendisine ölüm yetişirse, onun mükâfâtı Allah'a düşer. Allâh, bağışlayandır, esirgeyendir. [4 Nisa 100]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
29- NANKÖRLÜK ETMEZLER :
9 -Eğer biz insana, bizden bir rahmet taddırsak da sonra onu kendisinden çekip alsak, hemen o, umutsuzluga düşer, nankör olur. [11 Hud 9]

67 -Denizde size bir sıkıntı (boğulma korkusu) dokunduğu zaman O'ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolur (artık o zaman, Allah'tan başka kimseden yardım istemezsiniz.
Çünkü O'ndan başka sizi kurtaracak kimse yoktur). Fakat (O) sizi kurtarıp karaya çıkarınca yine (Allâh'ı bir tanımaktan) yüz çevirirsiniz. Gerçekten insan nankördür. [17 İsra 67 ]


72- Allâh size kendi nefislerinizden eşler yarattı ve eşlerinizden de size oğullar ve torunlar yarattı ve sizi güzel rızıklarla besledi. Böyle iken onlar, bâtıla inanıp da Allâh'ın ni'metine nankörlük mü ediyorlar?
[16 Nahl 72]

34 -Ve kendisinden istediğiniz herşeyden size bir parça verdi. Eger Allâh'ın ni'metini saymak isteseniz sayamazsınız! (Doğrusu) insan çok haksızlık edendir, çok nankördür! [14 İbrahim 34 ]

55- Ki kendilerine verdiğimiz (ni'metlere ve yaptığımız iyiliğ)e karşı nankörlük etsinler. Öyleyse eğlenin, yakında bileceksiniz! [16 Nahl 55]

33 -İnsanlara bir zarar dokundu mu, Rablerine yönelerek O'na yalvarırlar. Sonra (Rableri), onlara kendinden bir rahmet taddırınca, hemen onlardan bir grup, Rablerine ortak koşarlar. [30 Rum 33]

49- İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize du'â eder. Sonra, ona bizden bir ni'met verdiğimiz vakit; "Bu, (benim) bilgi(m) sayesinde bana verildi" der. Hayır, o bir imtihandır, fakat çokları bilmiyorlar.
[39 Zümer 49]

12 -İnsana bir darlık dokunduğu zaman, yanı üzere yatarken, yahut otururken ya da ayakta bize yalvarır; ama biz onun darlığını aç(ıp kaldır)ınca sanki kendisine dokunan bir darlıktan ötürü bize hiç yalvarmamış gibi hareket eder. İşte aşırı gidenlere, yaptıkları iş böylesine süslü gösterilmiştir.
[10 Yunus 12]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
30- ATALARINA KÖRÜ KÖRÜNE UYMAZLAR :

23 -İşte böyle, senden önce de hangi kente uyarıcı gönderdiysek mutlaka oranın varlıklıları: "Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerine uyarız." dediler. [43 Zuhruf 23]

21- Onlara: "Allâh'ın indirdiğine uyun!" dense: "Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız (onların yolundan gideriz)" derler. Şeytân onları alevli ateşin azâbına çağırmış olsa da mı (babalarının izinde gidecekler)? [31 Lokman 21]

10 -Elçileri: "Gökleri ve yeri yaratan Allâh hakkında şüphe (edilir) mi? (O), sizin günâhlarınızdan bir kısmını bağışlamak ve sizi belirtilmiş bir süreye kadar ertelemek için sizi davet ediyor" dediler. Onlar : "Siz de bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsiniz. Bizi, atalarımızın taptığından çevirmek istiyorsunuz. O halde bize açık bir delil getirin!" dediler. [14 İbrahim 10]

62- Dediler ki: "Ey Sâlih, sen bundan önce bizim aramızda ümit beslenen kişi idin. Şimdi atalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi men mi ediyorsun? Biz senin bizi çağırdığın şeyden süphe içindeyiz, kuşkulanıyoruz!" [11 Hud 62]

109-Şunların taptıkları şeyler(in, yararsızlığın)dan hiç kuşkun olmasın. Onlar da önceden atalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların da paylarını eksiksiz vereceğiz! [11 Hud 109]

104 -Onlara: "Allâh'ın indirdiğine ve Elçi'ye gelin!" dense, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" derler. Babaları hiçbir şey bilmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?
[5 Maide 104]

28- Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allâh emretti." dediler. "Allâh kötülügü emretmez, de, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
[7 A'raf 28]

22- Hayır, (ne bilgileri var, ne de Kitâpları). Sadece: "Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerinde gidiyoruz" dediler. [43 Zuhruf 22]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
31- BİLMEDİKLERİ ŞEYLER HAKKINDA TARTIŞMAZLAR :
4 -İnkâr edenlerden başkası, Allâh'ın âyetleri hakkında mücâdele etmez. Onların (öyle) şehirlede dolaşmaları, seni aldatmasın. [40 Mü'min 4 ]

54-Andolsun biz bu Kur'an'da insanlara her çesit misali türlü biçimlerde anlattık. Ama insan, tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür. [18 Kehf 54]

8-İnsanlardan kimi bilmeden, ne bir yol göstereni, ne de aydınlatıcı bir Kitabı olmadan, Allâh hakkında tartışır. [22 Hacc 8]

20 -Görmediniz mi Allâh, göklerde ve yerde bulunan şeyleri size boyun eğdirdi ve size zâhir ve bâtın (dış ve iç; görülen, görülmeyen; bildiğiniz ve bilmediğiniz) ni'metlerini bol bol verdi? Yine de insanlardan kimi var ki ne bilgisi, ne yol göstereni ve ne de aydınlatıcı bir Kitabı olmadan Allâh hakkında tartışır (durur).
[31 Lokman 20 ]

80 -Bir de dediler ki: "Sayılı birkaç gün dışında bize ateş dokunmayacaktır." De ki: "Allah'tan (bu hususta) bir söz mü aldınız. Şâyet öyle ise Allâh verdiği sözden dönmez yoksa Allâh hakkında bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz? [2 Bakara 80]

35 -Ki âyetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.
[42 Sura 35 ]

16- (Kamu tarafından) Kabul edildikten sonra, hâlâ Allâh(ın dini hakkın)da tartışanların delilleri, Rableri yanında bâtıldır. Üzerlerine bir gazab ve onlara şiddetli bir azâb vardır.
[42 Sura 16]

71- Dedi ki: "Artık size Rabbinizden bir rics (pislik) ve gazab inmiştir. Allâh'ın, kendileri için hiçbir delil indirmediği (ve hiçbir güç vermediği), sadece sizin ve atalarınızın taktığı (boş) isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyin öyle ise, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!"
[7 A'raf 71]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
32- TAHMİNLERLE HAREKET ETMEZLER :
36 -Onların çogu, zandan başka bir şeye uymuyorlar. Zan ise gerçekten hiçbir şey kazandırmaz. Muhakkak ki Allâh, onların ne yaptıklarını bilir. [10 Yunus 36]

66 -İyi bilki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allâh'ındır. Allah'tan başkasına yalvaranlar (gerçekte koştukları) ortaklara uymuyorlar, onlar sadece zanna uyuyorlar, (hayallerine kapılıyorlar) ve onlar sadece saçmalıyorlar. [10 Yunus 66]

24- Dediler ki: "Ne varsa dünyâ hayâtımızdır, başka bir şey yoktur. Ölürüz, yaşarız. Bizi zamandan başkası helâk etmiyor." Fakat onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zannediyorlar.
[45 Casiye 24]

148- (Allah'a) Ortak koşanlar diyecekler ki: "Allâh isteseydi ne biz ne de babalarımız ortak koşmazdık, hiçbir şeyi de harâm yapmazdık." Onlardan önce yalanlayanlar da öyle demişlerdi de nihâyet azâbımızı tadmışlardı. De ki: "Yanınızda bize çıka(rıp gösterece)ğiniz bir bilgi (yazılı belge) var mı? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmalıyorsunuz."
[6 En'am 148]

28- Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise haktan hiçbir gerçek kazandırmaz. (Zan ile gerçege ulaşılmaz.)
29 -Bizi anmaktan yüz çeviren ve dünyâ hayâtından başka bir şey istemeyen kimseden yüz çevir.
[53 Necm 28-29]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
33- NAMAZA TİTİZLİK GÖSTERİRLER :
238 -Namazları ve orta namazı koruyun, gönülden bağlılık ve saygı ile Allâh'ın huzûruna durun.
[2 Bakara 238]

32- Emânetlerini ve ahidlerini gözetirler.
33 -Şâhidliklerini yaparlar.[1]
34- Namazlarını korurlar.[2]
35 -İşte onlar cennetlerde ağırlanırlar. [70 Mearic 32-35 ]

72- "Namazı kılın ve O'ndan korkun (diye emredilmiştir)!" Varıp huzûruna toplanacağınız O'dur.
[6 En'am 72]

92- Bu da Anakent(Mekke'y)i ve çevresindeki(kasaba)ları uyarman için sana indirdiğimiz feyz kaynağı ve kendinden önceki (Tanrı Kitabı)nı doğrulayıcı bir Kitaptır. Âhirete
inananlar, buna inanırlar ve onlar, namazlarına devam ederler.[6 En'am 92]

3 -Namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allâh için) harcarlar.
[8 Enfal 3]

1- Felâha ulaştı o mü'minler.
2 -Ki onlar, namazlarında sayğılıdırlar. [23 Mu'minun 1-2]

8- Ve o(mü'min)ler emânetlerine ve ahidlerine özen gösterirler.
9 -Onlar namazlarını (vakitlerinde kılarak) korurlar. [23 Mu'minun 8-9]

37- Kendilerini ne ticaretin, ne de alışverisin Allâh'ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekât vermekten alıkoymadığgı erkekler. (Onlar), yüreklerin ve gözlerin (dehşetten) ters döneceği günden korkarlar.
[24 Nur 37]

132- Âilene namazı emret, kendin de namaz kılmaya dayan. Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz besliyoruz. Sonuç takvâ(sâhipleri)nindir. [20 Taha 132]

45- Kitaptan sana vahyedileni oku ve namazı da kıl. Çünkü namaz kötü ve iğrenç şeylerden men'eder. Elbette Allâh'ı anmak, en büyük(ibâdet)tir. Allâh, ne yaptığınızı bilir.[ 29 Ankebut 45]


[1] Gördükleri, bildikleri bir hakkı gizlemek suretiyle Allah'ın kullarına hiyanet etmezler.
[2] Bütün şartları ve rükünleriyle onu yerine getirirler.
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
34- KUR'AN OKUDUKÇA İMANLARI ARTAR :

2- Mü'minler o kimselerdir ki, Allâh anıldığı zaman yürekleri ürperir, O'nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler. [8 Enfal 2]

124- Ne zaman bir sûre indirilse onlardan kimi: "Bu, hanginizin imanını artırdı?" der. Bu,inananların imanını artırır, onlar sevinirler. [9 Tövbe 124]

15- Bizim âyetlerimize o kimseler inanırlar ki onlar, kendilerine öğüt verildiği zaman derhal secdeye kapanırlar; Rablerini överek tesbih ederler, büyüklük taslamazlar. [32 Secde 15]

23- Allâh, sözün en güzelini, (Kur'ân'ın âyetlerini güzellikte) birbirine benzer, ikişerli bir Kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların, ondan derileri ürperir, sonra derileri ve kalbleri Allâh'ın zikrine yumuşar. İşte bu (Kitap) Allâh'ın rehberidir. Dilediğini bununla doğru yola iletir. Ama Allâh kimi sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz.[1][39 Zümer 23 ]

107- De ki: "Siz ister ona inanın, ister inanmayın, O, daha önce kendilerine bilgi verilenlere okunduğu zaman onlar, derhal çeneleri üstüne secdeye kapanırlar."
108 - "Rabbimizin şânı yücedir, gerçekten Rabbimizin sözü mutlaka yerine getirilir!" derler.
109 - Ağlayarak çeneleri üstüne kapanırlar ve Kur'ân onların derin saygısını artırır. [17 İsra 107-109]

58 - İşte bunlar; Allâh'ın ni'met verdiği peygamberlerden, Âdem, neslinden, Nûh ile beraber gemide taşıdıklarımızın neslinden, İbrâhim ve isrâil (Ya'kûb) neslinden, yol gösterdiğimiz ve seçtigimiz kimselerdendir. Onlara Rahmân'ın âyetleri okundugu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
[19 Meryem 58]

[1] Burada geçen (mesânî) kelimesi, ikişerli demektir. Buna çok mânâ
verilmiştir. Fakat bize göre bu kelime ile Kur'ân'ın her yönden ikili bir sistem ta'kîbettiği
belirtilmektedir. Gerçekten Kur'ân'ın ifâde üslûbu, karşılıklı zıdlığa dayanır. Kur'ân,
olayları hep ikili, karşıtlı olarak anlatır: Gök, yer; cennet, cehennem; melek, şeytân;
emir, yasak; va'd ve va'îd.. Bunlar birbiri ardından anlatılır. Mü'minlerin hali anlatıldıktan
sonra kâfirlerin hali; Allah'ın gökteki kudret işâretlerinin ardından yerdeki kudret
işâretleri; zamandaki kanıtların ardından mekândaki kanıtlar anlatılır. Ve herşey karşıtıyla
anlatılınca daha iyi kavranır. İşte mesânî, yani karsılıklı olarak ikişerli sözü, bu anlamı
belirtmektedir. Allah'ın vahyi bu üslûb üzere indirmiştir.( S.Ates)
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
35- DÜNYAYA BAĞLANMAZLAR :

111- Allâh, mü'minlerden canlarını ve mallarını cennet kendilerinin olmak üzere satın almıştır. Allâh yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler. Bu, Allâh'ın, Tevrât'ta, incil'de ve Kur'ân'da üstlendiği gerçek bir sözdür! Kim Allah'tan daha çok sözünde durabilir? O halde O'nunla yaptığınız bu alışverisinizden ötürü sevinin. Gerçekten bu, büyük başarıdır. [9 Tövbe 111]

74- Dünyâ hayâtını âhiret hayâtı karşılıgında satanlar, Allâh yolunda savaşsınlar. Kim Allâh yolunda savaşır da öldürülür veya gâlib gelirse, biz ona yakında büyük bir mükâfât vereceğiz. [4 Nisa 74]

60- Size verilen her şey, dünyâ hayâtının geçimi ve süsüdür. Allâh'ın yanında olan ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Aklınızı kullanmıyor musunuz? [28 Kasas 60]

14 -Kadınlardan, oğullardan, kantarlarca yığılmıs altın ve gümüşten, salma atlardan, davarlardan ve ekinlerden gelen zevklere aşırı düşkünlük, insanlara süslü (câzip) gösterildi. Bunlar, sadece dünyâ hayâtının geçimidir. Asıl varılacak güzel yer, Allâh'ın yanındadır. [3 Al-i İmran 14]

77- "Allâh'ın sana verdiği (bu servet) içinde âhiret yurdunu ara, dünyâdan da nasibini unutma, Allâh sana nasıl iyilik ettiyse sen de öyle iyilik et, yeryüzünde bozgunculuk (etmeyi) isteme, çünkü Allâh bozguncuları sevmez." [28 Kasas 77]

36-Dünyâ hayâtı, bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer inanır, (günâhlardan) korunursanız (Allâh) size mükâfâtlarınızı verir ve sizden (bütün) mallarınızı istemez. [47 Muhammed 36]

20 - Bilin ki dünyâ hayâtı bir oyun, eğlence, süs, kendi aranızda övünme mal ve evlâd çogaltma yarışıdır. Tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Âhirette ise çetin bir azâb; Allah'tan mağfiret ve rızâ vardır. Dünyâ hayâtı aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir. [57 Hadid 20 ]

9- Ey inananlar, mallarınız ve çocuklarınız sizi Allâh'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır. [63 Münafikun 9]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
36- BÜYÜKLÜK TASLAMAZLAR :
34- Biz, her ümmet için bir kurban ibâdeti koyduk ki Allâh'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar. İlahınız bir tek ilahtır, yalnız O'na teslim olun. (Ey Muhammed) o alçak gönüllü, saygılı, samimi insanları müjdele.[22 Hacc 34]

63 -Rahmân'ın kulları öyle kimselerdir ki, yeryüzünde mütevâzi olarak yürürler, câhiller kendilerine laf atarsa "Selâm" derler. [25 Furkan 63]

23- (Başınıza gelecek olayları, önceden bir Kitaba yazdık) Ki elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve (Allâh'ın) size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız. Çünkü Allâh, kendini beğenip övünen kimseleri sevmez. [57 Hadid 23 ]

83- İşte âhiret yurdu: Onu yeryüzünde böbürlenmek ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere veririz. (Güzel) sonuç, (günâhlardan) sakınanlarındır. [28 Kassas 83]

18- "İnsanlara yanağını bükme (kibirlenerek boynunu bir yana büküp yüzünü insanlardan öte çevirme) ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allâh, kendini beğenip övünen kimseyi sevmez." [31 Lokman 18]

15 -Bizim âyetlerimize o kimseler inanırlar ki onlar, kendilerine öğüt verildiği zaman derhal secdeye kapanırlar; Rablerini överek tesbih ederler, büyüklük taslamazlar.
[32 Secde 15 ]

37 -Yeryüzünde kabara kabara yürüme. Çünkü sen yeri yırtamazsın, boyca da dağlara erişemezsin!
[17 İsra 37]

23- Gerçekten Allâh, onların gizlediklerini de bilir, açıga vurduklarını da. O, büyüklük taslayanları sevmez.
[16 Nahl 23]

36- Allah'a kulluk edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya, akrabâya, öksüzlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yan(ınız)daki arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyilik edin. Allâh, kurumlu, böbürlenen insanları sevmez. [4 Nisa 36 ]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
37- ZORLUKLARA KATLANIRLAR :
214 -Yoksa siz, sizden önce geçenlerin durumu başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı dokunmuştu, öyle sarsılmışlardı ki, nihâyet peygamber ve onunla birlikte inananlar: "Allâh'ın yardımı ne zaman?" diyecek olmuşlardı. İyi bilin ki, Allâh'ın yardımı yakındır. [2 Bakara 214]

142 -Yoksa siz, Allâh, içinizden cihâd edenleri (sınayıp) bilmeden, sabredenleri (sınayıp) bilmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? [3 Al-i İmran 142]

146- Nice peygamber var ki, kendileriyle beraber birçok erenler çarpıştılar; Allâh yolunda başlarında gelenlerden yılmadılar, zayıflık göstermediler, boyun eğmediler. Allâh sabredenleri sever.
[3 Al-i İmran 146]

195- Rableri onlara karşılık verdi: "Ben, sizden erkek kadın, hiçbir çalışanın işini zayi etmeyeceğim. Hep birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence edilenler, vuruşanlar ve öldürülenler... Elbette onların kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Yaptıklarına), Allâh katından bir karşılık olarak (onlara bu ni'metleri vereceğim). Karşılıkların en güzeli Allâh katındadır." [3 Al-i İmran 195]

2 -İnsanlar yalnız "inandık" demekle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?
3 -Andolsun biz, onlardan öncekilerini sınadık. Elbette Allâh (sınayıp) doğruları bilecek, yalancıları bilecektir.
[29 Ankebut 2-3]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
38- ALLAH'IN YARDIM EDECEĞİNİ BİLİRLER :
54 -Tuzak kurdular, Allâh da onların tuzaklarına karşılık verdi; çünkü Allâh, en iyi tuzakkurandır. [1]
[3 Al-i İmran 54]

30 -İnkâr edenler seni tutup bağlamaları, öldürmeleri, ya da sürmeleri için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlarken Allâh da tuzak kuruyordu. Allâh tuzak kuranların en iyisidir. (O, kendisine karşı tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirir). [8 Enfal 30]

21- Allâh: "Elbette ben ve elçilerim gâlib gelecegiz" diye yazmıştır. Şüphesiz Allâh güçlüdür, gâliptir.
[58 Mücadele 21]

116- Onlara yardım ettik de üstün gelenler kendileri oldular.
[37 Saffat 116]

172- "Mutlaka zafere ulaştırılanlar kendileri olacaktır."
173 -"Ve gâlip gelenler, mutlaka bizim ordumuz olacaktır!"
[37 Saffat 172 -173 ]

13- Karşılasan şu iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allâh yolunda çarpışıyordu, öteki de nankördü, onları, gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allâh dilediğini yardımıyle destekler. Elbette (bunda) gözleri olanlar için bir ibret vardı. [3 Al-i İmran 13 ]

69- Kim Allah'a ve Elçi'ye itâ'at ederse işte onlar, Allâh'ın ni'met verdigi peygamberler, sıddıklar, şehidler ve Sâlihlerle beraberdir. Onlar da ne güzel arkadaştır! [4 Nisa 69]

51- Elbette biz elçilerimize ve inananlara hem dünyâ hayâtında hem, şâhidlerin (şâhidlige) duracakları günde yardım ederiz. [40 Mü'min 51]

48 -"Ey Nûh, denildi, sana ve seninle beraber bulunan ümmetlerden bir bölüme bizden selâmet ve bolluklarla (gemiden) in. Ama öyle ümmetler de var ki, onları bir süre yaşatacağız, sonra onlara bizden acı bir azâb dokunacaktır!" [11 Hud 48]


[1] Lafzan tam mânâ böyledir. Fakat Allah'a tuzak kurmak isnâdedilemez. O, kendisine
hîle yapanların hîlelerini boşa çıkaran, onlara istediği takdirde zarar vermesini iyi bilendir.
Kim O'na tuzak kurmak isterse, Allah onun tuzağını alt üst eder, kurduğu tuzağı başına
geçirir.
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
39- İYİLİĞİ EMREDER , KÖTÜLÜĞÜ ENGELLERLER :
110- Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmet oldunuz. İyiliği emreder, kötülükten men'edersiniz ve Allah'a inanırsınız. Eğer Kitap ehli, inanmış olsaydı, elbette kendileri için iyi olurdu. Onlardan inananlar da var, ama çokları yoldan çıkmışlardır. [3 Al-i İmran 110 ]

41- O(Allâh'ın dinine yardım ede)nleri yer yüzünde iktidâra getirdiğimiz takdirde (zorbaların yoluna sapmazlar, bil'akis) namazı kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar. Bütün işlerin sonu Allah'a âittir (her şey sonunda O'na varacaktır).
[22 Hacc 41]

114- Onlar, Allah'a ve âhiret gününe inanırlar, iyiliği emreder, kötülükten men'ederler; hayır işlerine koşarlar. İşte onlar iyilerdendir. [3 Al-i İmran 114]

104 İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men'eden bir topluluk olsun; işte onlar kurtuluşa erenlerdir. [3 Al-i İmran 104 ]

112- Tevbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten men'edenler ve Allâh'ın sınırlarını koruyanlar... İşte o mü'minleri müjdele (ne mutlu onlara)! [9 Tövbe 112 ]

71 -İnanan erkekler ve inanan kadınlar, birbirlerinin velisidirler. İyiliği emrederler, kötülükten men'ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Elçisine itâ'at ederler. İşte onlara Alah rahmet edecektir. Allâh dâimâ üstündür, hüküm ve hikmet sâhibidir.[9 Tövbe 71]

17 -"Yavrum namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçir ve başına gelene sabret. Çünkü bunlar yapılması gereken işlerdendir." [31 Lokman 17]

3 -Ancak inanıp iyi işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler ziyânda değillerdir. [103 Asr 3 ]

181-Yarattıklarımız içinde, doğrulukla hakka götüren ve hak ile adâlet yapan bir ümmet de vardır. [7 A'raf 181]
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
40- KÖTÜLÜĞE İYİLİKLE KARŞILIK VERİRLER :

96- Kötülüğü en güzel şeyle sav. Biz onların (seni) nasıl vasıflandıracaklarını biliyoruz.
[ 23 Mu'minun 96]

54 -İşte onlara, sabretmelerinden ötürü mükâfâtları iki kez verilir; onlar kötülüğü iyilikle savarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (hayır yoluna) harcarlar. [28 Kasas 54]

34- İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.
35 -Buna sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.[41 Fussilet 34-35]

22- Ve onlar Rablerinin yüzünü (rızâsını) arzu ederek (nefsin gücüne giden şeylere) sabrederler; namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (hayır yoluna) harcarlar ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte şu yurdun sonucu onlarındır. [13 Ra'd 22]
 
Üst