Kur'anı Risale-i Nur'dan öğrendim-1
26 Eylül 2011 Pazartesi 06:11
Ne zaman Risale-i Nurlar ile iştigalı arttırsam onunla hemhâl oluyorum. Mübalağa yapmıyorum. Risale-i Nurlar aynı zamanda benim Kur'an-ı Kerim hocam. Elif-ba'yı zar zor okuyabildiğim zamanlarda bir arkadaşımdan bana Kur`an öğretmesini istemiştim. Çalışacak Kur`an dili kitabımız yoktu. Belki de vardı ben çok hazzetmemiş de olabilirim. Risale-i Nurların büyük boy Sözler`ini açtık ve nerede ayet var ise arkadaş tek tük okumasını öğretti. Şimdi anlıyorum ki çok çabuk öğrenmemdeki sır Risale-i Nur'da imiş. Belki inanmıyacaksınız ama o ayetleri okumaya başlamıştım ve o sene içerisinde rahatlıkla Kur`anı tilavet edebiliyordum. Malum haftalık çe-te-le-lerimiz de, Kur'anı öğrendikten bir sene sonra ki ramazanda 1 hatim indirebilmiştim. Kur`an ve onun elmastan kılıncı olan tefsir-i azamı Risale-i Nur'ların, elimden tutması ve bana acıması sayesinde bugün bir sayfayı 2 dk'da ve bazı hocalarımızın da yardımıyla yanlışsız okumaya gayret ediyorum. Ne kadar hamd edilse az.
Risale-i Nur'ların iklimine ve onun sabah esintisi ve nisan yağmuru gibi rahmet kokulu sayfalarına ve hatta satırlarına dünyalar verilse az. Rahmet, o'nun sayfalarına içirilmiş adeta. Rahmet-i mücesseme Aleyhissalatu vesselam sanki sayfalarda sizinle diz dize oturuyor ve sohbet ediyor ve taa ötelerden insibağ-ı nuranisinin esintilerini sayfalarda hissettiriyor. Ayrı bir sîbgası var. Risaleler işte bu yüzden okunurken rahatsızlık vermiyor. Risaleler benim hocam! Nur Risaleleri alaka nisbetinde bizleri adım adım takip ediyor.
Bizi takip edip yol gösterici eserler
Birgün Safa isimli bir çocuğu "bununla ilgilen" diye bana teslim ettiler. Ben Kur`an öğretmeye başladım. ama başlayamadım. Safa ismi itibariyle hakikaten safiyane ve herşeye öyle çok aklı ermeyen ve çevresel şartların biraz bozduğu ama kalbindeki temizliğin nişanesi yüzüne ve sözlerine akseden nurani hali beni çok etkilemiş ve bende çok derin izler bırakmıştı.
Safa adeta saf çocuğuydu masum Anadolu'nun. Safa, ilk defa benim yanımda abdest almış ve ilk defada bizimle herhalde namaza durmuştu. Safa'nın bir diğer özelliği Arapça duaların ve namazlardaki telaffuzların hemen hemen hiçbirini çıkartamamasıydı ki 50 yıllık Kur'an hocası Nizam Hocamı bile çileden çıkartmıştı. Dili dönmüyordu ve çıkartamıyordu. Artık onu öylece kabullenmiştik. Ben o'nu çok seviyordum. Kafası basmaz gibi görünürdü ama sevdiği kişinin uğrunda yapamayacağı şey yok idi ve sadıktı. Hatta sıddık olma potansiyeline bile sahipti. Allah kabul etsin beni takip ederek bir keresinde namaz kıldık. O sadece takip ediyor. Oturmasını kalkmasını beceremiyor ve çok zorlanıyordu. Namaz bitince tesbih ve duasını göstererek öğrettim. Bitiminde de Risale'yi aldım elime ve tefe'ül yaptım. Tefe'ül de neyi niyetlendiğimi bilmiyorum şimdi ama çıkan bölüm o kadar enteresandı ki benim için inanılmazdı:
"O Mâlik hem Kadîrdir, hem Rahîmdir. Kudretine istinad et; rahmetini itham etme. Kederi bırak, keyfini çek. Zahmeti at, safâyı bul. Hem der ki: Mânen sevdiğin ve alâkadar olduğun ve perişaniyetinden müteessir olduğun ve ıslah edemediğin şu kâinat, bir Kadîr-i Rahîmin mülküdür. Mülkü sahibine teslim et. Ona bırak; cefâsını değil, safâsını çek." (20. Mektub 4. kelime) Bu paragraf ile karşılaşıpta okuduktan sonra Safa'ya durup dedim ki: "Sana müjde Safacım. Üstad seninle ilgilenmemi istiyor. Bak Safa'yı bul ve Safa'yı çek diyor yani ilgilen diyor" dedim. "Bundan sonra hiçbiryere ayrılma" dedim.
Evet Risaleler bizleri terbiye ediyor ve eğitiyor ve yol gösteriyor. Hatta Risale-i Nur'lar bizi adım adım takip ediyor. Kudsi hadiste belirtilen dünyaya muhabbetten ve arkasından koşturanlardan , dünyanın insandan kaçması hadisesinin tam tersine Risale-i Nur'lara ilgi, alaka, aşk ve muhabbet artıkça eşsiz güzelliğinin önündeki peçeyi sıyırıyor ve harîm-i pakine sizi alıp sizin gerçek bir enis'iniz oluyor. Çevrenizdeki Safa-misalleri bulun ve ilgilenin onlarla... Belki bu sayede iki cihanda safayı bulmuş oluruz.
Risale-i Nurlar alaka nisbetinde bizleri adım adım takip ediyor.