1- Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi; ittiba'-ı Kur'andır.
2- Azametli bahtsız bir kıt'anın, şanlı tali'siz bir devletin, değerli sahibsiz bir kavmin reçetesi; ittihad-ı İslâmdır.
3- Arzı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dava-yı halk ve iddia-yı icad edemez. Zira herşey, herşeyle bağlıdır.
Mektubat
Marîz: Hasta, dertli.
Alîl: Hasta, sakat.
İttiba'-ı Kur'an: Kur'anın bildirdiği anlayış ve hayat biçimine, emir ve yasaklarına uyma.
Azamet: Büyüklük.
İttihad-ı İslâm: İslâm birliği, islâm ülkeleri birliği.
Nücum: Yıldızlar.
Şümus: Şemsler, güneşler.
Mâlik: Sahip. Mülk sahibi, mal sahibi.
Dava-yı halk: Yaratma davası.
İddia-yı icad: İcad iddiası, yaratma iddiası.
2- Azametli bahtsız bir kıt'anın, şanlı tali'siz bir devletin, değerli sahibsiz bir kavmin reçetesi; ittihad-ı İslâmdır.
3- Arzı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dava-yı halk ve iddia-yı icad edemez. Zira herşey, herşeyle bağlıdır.
Mektubat
Marîz: Hasta, dertli.
Alîl: Hasta, sakat.
İttiba'-ı Kur'an: Kur'anın bildirdiği anlayış ve hayat biçimine, emir ve yasaklarına uyma.
Azamet: Büyüklük.
İttihad-ı İslâm: İslâm birliği, islâm ülkeleri birliği.
Nücum: Yıldızlar.
Şümus: Şemsler, güneşler.
Mâlik: Sahip. Mülk sahibi, mal sahibi.
Dava-yı halk: Yaratma davası.
İddia-yı icad: İcad iddiası, yaratma iddiası.
Son düzenleme: