Minikler okula başlıyor, aileler hazır mı?

HaberRss

Haber Robotu
091901.jpg
Okul öncesi ve birinci sınıf öğrencileri, okula uyum için bir hafta önceden derslere başlıyor. Aynı zamanda ilk anne ayrılığı olan bu süreçte hem minikler hem de aileler oldukça heyecanlı. Uzmanlar, duygularını belli etmemeleri ve çocuklara alışma sürecinde eşlik etmeleri konusunda aileleri uyarıyor.Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), çocukların okul kaygılarını gidermek ve onları okul ortamına alıştırmak amacıyla bir hafta öncesinde 1. sınıflara uyum eğitimi düzenliyor. Bu eğitimlerde öğrenciler, çeşitli oyunlar ve sportif etkinliklerle okulu, öğretmenlerini ve arkadaşlarını tanıyor. Uzman Psikolog Cihad Kaya, okul fobisinin temelinde anneden ayrılma korkusunun olduğunu belirtiyor. Kaya, okul fobisinin ağırlıklı olarak okula başlama yılları ve 10-11 yaşlarında görüldüğünü aktarıyor. Uzman psikolog, “Özellikle akşam uyumadan önce ve sabah kahvaltı saatlerinde yaşanan ağlamalar, sinirlilik, karın ağrıları, mide bulantıları, baş ağrıları ve saldırganlık gibi davranışlar ile birlikte ders saatlerinde okuldan kaçma, derslere girmeme ve gün içinde altına kaçırma gibi davranışlar okul fobisi belirtileri.” diyor. Çocuğun, başlayacağı okula önceden götürülerek alıştırılmasını söyleyen psikolojik danışman Hakan Metan ise “Çocuğa okulun bahçesinde oyun oynatmalı ve okulu tanıması hızlandırılmalıdır. Hatta okulun koridorlarında dolaştırılmalı, tuvalet ve benzeri mekânları da kullanması sağlanmalıdır.” diyor. Ailelerin önceden bildikleri, çocuklarıyla aynı sınıfta okuyacak birisi varsa onunla iyice kaynaşması için sık sık bir araya getirmelerini ve böylece çocuğun kendini yalnız hissetmeyeceğini ifade ediyor. Metan, “Bak korkma tamam mı? Korkacak bir şey yok” gibi cümlelerin çocuğun kaygısını daha da artıracağına dikkat çekiyor.Psikolog Yasemin Eyüpoğlu da okula başlama sürecini; çocuğun, ailenin ve okulun hazır olup olmadığı şeklinde 3’e ayırıyor. Eyüpoğlu, bu süreçte rehber öğretmen veya sınıf öğretmeninden yardım alınabileceğini hatırlatıyor. Ailelere çocuğun okula başlayarak elde edeceği kazanımlara vurgu yapmasını ve okulun sosyal taraflarının da anlatılmasını öneriyor. Eyüpoğlu, “Okuldan geldikten sonra aileler çocukları dinlemeli ve sorularını cevaplayarak paylaşımda bulunmalı. Fark edilen sorunları büyümeden uzmanlarına danışarak konuşmalı. Ayrıca aileler okulla ve öğretmenle ilgili olumsuz tespitlerini çocuğun yanında konuşmamalı.” ifadelerini kullanıyor.Zambak Kültür Kitapları Yayın Yönetmeni eğitimci-yazar Mehmet Azim, öğretmenlerin bu noktada önemine dikkat çekerek, “Okulun ilk günlerinde öğretmenin iyi bir gözlem yapması, öğrencileri tanımaya çalışması ve çocuklarla tek tek ilgilenmesi, öğrencilerle öğretmen arasında sıcak ilişkilere vesile olacaktır.” diyor. Özellikle kaygı bozukluğu olan çocuklarda, okul fobisinin daha sık görüldüğünü kaydeden Azim, kaygı bozukluklarının temelinde ise biyolojik etkenlerin yer aldığını aktarıyor. Hem aşırı koruyucu hem de aşırı eleştiren ailelerde büyüyen çocuklarda, yanlış anne-baba tutumuna bağlı olarak okul fobisi gelişebileceğini kaydediyor.Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Zafer Atasoy ise şu önerilerde bulunuyor: “Birkaç günden fazla onunla derse girmeyin. Saldırgan tutumlardan kaçının. Okula gitmesi konusunda ailenin tüm bireyleri tutarlı tutum takınmalı, çocuk cesaretlendirilmeli. Çocuklar için en önemli şey güven. Bu nedenle çocuğa güven duygusu verilmeli. ‘Buralardayım’, ‘Çıkışta seni alacağım’, ‘Beni göreceksin’, ‘Kapıda olacağım’ gibi cümlelerle çocuk sakinleştirilmeli. Korku ve tedirginlik bir-iki haftadan uzun sürüyorsa, zaman kaybetmeden psikolojik yardım alınmalı.”

Devami...
 
Üst