Minübüs muhabbetleri...

  • Konbuyu başlatan Tarihci19
  • Başlangıç tarihi
T

Tarihci19

Misafir
Yolcu:
- Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (yolcunun kafası karşık sanırım,kendisi de dolmuştakilerle güler söylediine)
Şöför kadını indirirken:
- Buyrun size layık değil ama!


Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer;
- Musait bi yerde iner misiniz?
Şöför :
- Niye sen mi kullancan


Rumeli-Hisarüstü otobüsüyle taksim’e dogru gidiyoruz. Adamın biri Besiktaş dolaylarında gayet aceleci bir tavirla:
- Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim??
Bizim soför olaya hakim:
- Tabi abi ayıp ettin. al götür. senden kıymetli mi?


Ankarada otobüslerin kartlı değil biletli olduğu bir dönem. Good fellas ve ben sabaha kadar üniversitede gireceğimiz ilk sınava çalışmışız. Otobüse bir adam biner... Utangaç, sıkılgan bir tavırla şöföre;
- Afedersiniz şöför bey biletim yok, acaba ineceğim duraktan alabilir miyim?
Şöför:
- Istersen yolculara bir sor...
Adam:
- Afedersiniz yolcular biletim yok, acaba inceğim duraktan alabilir miyim.!!


Istanbul’dayiz... Dolmuşa bindik, dolmuş doldu, tam kalkıcak, elemanın bir açtı kapıyı, içerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4 Eleman hala bir umut sordu:
- "Kaptan, yer var mı?". Şöför de arkasını dönüp cevap verdi:
- "Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım


Bir gün arkadaşımla evimin yakınındaki bir duraktan minibüse bindik.Minibüsünün camında kocaman puntolarla şoförün cep numarası yazıyordu, fazla umursamadık ama göze batıyordu; beni ara, diye bağırıyordu resmen. İneceğim yere yaklaşınca şoförün numarasını cevirdim, "Müsait bir yerde bırakır misin abi?" dedim. Adam afalladı, asıldı frene.
Minibüs yarıldı gülmekten


Duran ve pek dolu olmuyan bir minibüse koşarak bindim pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi tam o anda kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı çocuklardan biri şoföre parayı
uzattı:
- Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?


Bir gün minibüste gidiyorum adamın birini cep telefonu çaldı o da açtı konuştu, şöför ona bağırdı kardeşim cep telefonunu kapa diye, adam da niye senin minibüsünde abs yok ki dedi, minibüscü de herhalde çok içerlemiş olacak bu duruma motor hararet yapıyo dedi. Bütün herkes kırıldı gülmekten.

Bir gün arkadaşla öyle yürüyoruz. Bir anda yanımızdan son sürat bir münibüs geçti. Biz ’Freni patladi’ filan demeye kalmadan,minibüs kafadan elektrik diregine bindirdi.
Hemen kostuk, yardim edelim diye. Minibüse ulastığımızda manzara şuydu. Yolcularin kiminin kaşı açılmış, kiminin dudağı patlamış... Dağılmis vaziyetteler yani. Ama bir tuhaflik var. Çünkü o hallerine rağmen, gözlerinden yaşlar gelecek sekilde gülüyorlar. Biz ne yapacagimizi sasirdik.
’Ne oldu?’ diye sorduk.
Bir iki tanesi, güçlükle ’şo-för, şo-för...’ diyebiliyor ama yine gülmeye başlıyorlar.
Bu sarsici manzaranin aslini ögrenebilmek için 2-3 dakika geçmesi gerekti.
Meger şöför, tükürürken minibüsten düşmüş. Hani, bizim şöförlere özgü, giderken kapiyi açıp dışarı tükürme hareketi vardır ya. >Baba, dengeyi tutturamamış, tükürükle beraber gümbürt asagi düsmüs. Minibüs de kontrolden çıkıp direğe bindirmiş...’’
 
Üst