Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Sen gittikten sonra; Bu hayat köprüsünün altından Daha çok seller akacak topraklarıma… Ve sensizliğin içinde
Her an ölüm bana musallat olacak.. Kâh yenilgilerimi fırlatacak yüzüme
Kâh sana gecikmişliğimin ipini geçirecek yüreğime... Ama ben pes etmeyeceğim!!! Var gücümle “ seni “ bende yaşatacağım… Yaşatmaya çalışacağım... Ama herşey de bir “ sen “ eksik olacak… Her şey tamam olsa da
Aşk kuşluk vaktindeki diriliş Sen aşka dirilişimin sebebi O kadar çok bekledim ki seni... Yokluğunda ne de çok düşüp "Acımadı ki" dedim Zoraki tebessümlerle. O kadar çok satırlar yazdım ki Gelesin diye, Beni sahiplenesin diye... Ne de hoş senin yollarını beklemek. Ufak gidişlerinde bile Seni kaybetme korkusuyla irkiliyorum.
O kadar çok seviyorum ki seni... Kıvılcımlar saçıyor ruhum Ruhuna değdiği vakit. O kadar çok kıskanıyorum ki seni... Mezarımız bile "bir" olsun istiyorum. Senin adınla sesleniyorum artık ruhuma. Seni o kadar çok seviyorum ki...
Aşk, saklambaç oyunundaki sobe Sen aşka sobelenişimin sebebi. O kadar çok seviyorum ki seni... Yüreğim de dizlerim gibi titriyor yanında. Ne de hoş sana aşık olmak. Gözünün dalıp gittiği anlarda bile Seni kaybetme korkusuyla irkiliyorum.
O kadar çok bekledim ki seni... Geceler gündüz kalırdı Karamsarlığımın yanında Seninle ruh ruha gelmeden önce. Birçok şiirim tanıyamaz artık beni Görseler şimdiki aşık halimi.
Aşk, kelimelerin yetersiz kaldığı an Sen heyecamlı suskunluğumun sebebi. O kadar çok seviyorum ki seni... Mantığım da yüreğim gibi sana taraftar. Ne de hoş sana tutkun olmak. "Seni seviyorum" dediğin anlarda bile
Sabır gerek Yakup gibi tenhalarda gezip Yusuf diye inleyerek... Zaman gerek Yusuf gibi kuyulardan mısır saraylarına yükselerek... Azim gerek Muhammed(s.a.v) gibi Ebucehil'in bile hidayeti için yetmiş kez yanına giderek... Hasret gerek Mecnun gibi Leyla diye aklı ziyan ederek... Edep gerek Hz.Osman gibi meleklerden bile hürmet görerek...
'' Çıplak çıkarsa söz Sadra inşirah gerek Mevsimi sarmışsa güz Vakte inşirah gerek Tene saplanmışsa göz Akla inşirah gerek Küllenmişse kalbde köz Ruha inşirah gerek…”