Niçin seviyoruz?
Nefsimizi hesabına mı?
Mahlukatın zatı hesabına mı?
Bu sorulara cevap verebiliyor muyuz? Veriyorsak, cevabımız ne?
Önce Akla gelebilecek şöyle bir suale cevap verelim.
Sadede dönelim.
Dünyayı niçin seviyoruz? Ahiret ve cennetin muvakkat fidanlığı olduğu için mi? Yoksa keyif ve eğlence yeri olduğu için mi? Niçin seviyoruz. Sevmiyor muyuz yoksa?
Ahiretin tarlası ve esma-i hüsnanın nakışlarının tecelli ettiği bu mekân sevilmez mi? En büyük ticaret yapılacak olan bu mekân sevilmez mi? Bu iki yüzüyle. Ama
leziz taamları ve meyveleri severim, peder ve valide ve evlâtlarımı severim, refika-i hayatımı severim, dost ve ahbaplarımı severim, enbiya ve evliyâyı severim, hayatımı, gençliğimi severim, baharı ve güzel şeyleri ve dünyayı severim. Nasıl bunları sevmeyeceğim? Nasıl bütün bu muhabbetleri Cenâb-ı Hakkın zât ve sıfat ve esmâsına verebilirim? Bu ne demektir?"(SÖZLER583)
Bir elmayı yerken elmayı mı severiz? Rahman ve Münim isimlerini mi? Annemizi babamızı onlara muhtaç olduğunuz zaman mı severiz? Yoksa onlar bize muhtaç olduğu zaman mı? Ayetteki hürmet emrine mi ittiba ederiz? Yoksa hayatlarını istiskal mi ederiz? Ya eşlerimizi genç ve güzelken mi severiz? Yoksa yaşlandıkça ebedi hayat arkadaş olduklarını düşünüp daha çok mu severiz? Ya hayatı niçin severiz? Sermaye olduğu için mi? Yoksa bir kere daha mı dünyaya geleceğim mantığıyla mı? Elimizde muhafaza edemediğimiz katiyyen gidecek olan latif gençliğinizi hissiyatınıza mağlup olarak gayrı meşru dairede harcayarak mı seversiniz? Yoksa terbiye-i islamiye ile baki bir gençliği kazandırdığı için mi?
Dostlar vardır salihtirler. Onları Salih amelleri cihetinde sevmek
Sende, Hazret-i İsâ (a.s.) gibi, iki kısım insan helâkete gider: Birisi ifrat-ı muhabbet, diğeri ifrat-ı adâvetle. Hazret-i İsâ'ya, Nasrânî, muhabbetinden, hadd-i meşrudan tecavüzle -hâşâ- 'ibnullah' dediler. Yahudi, adâvetinden çok tecavüz ettiler, nübüvvetini ve kemâlini inkâr ettiler. Senin hakkında da, bir kısım, hadd-i meşrudan tecavüz edecek, muhabbetinden helâkete gidecektir."(Mektubat107)
Aklıma ve kalbime en çok sorduğum soru'
Gerçekten
Düşünüyorum düşünüyorum düşünüyorum...
Ağır bir imtihan...
Bir sevgi
Bu yüzden her an imtihan her an cihad burada da söz konusu...
Beklentisiz safi bir sevgiyi elde edecek miyiz?
İhlâs ihlâs ihlâs....
Onun için Onun için Onun için.
Kolay mı? Karşılıksız sevmek
Karşılıksa en büyük karşılık olan rızayı ilahi yetmiyor mu bize yoksa?
alintidir